CHP'li Erbay: 'Ekonomik tedbirler bir an önce alınmalı'

Gündem

CHP

CHP Muğla Milletvekili ve AB Uyum Komisyonu üyesi Av. Burak Erbay dünyayı ve Türkiye’yi saran ve binlerce insanın hayatını kaybetmesinin yanı sıra ekonomik ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkileyen korona virüs salgını ve etkileri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.


 

Salgın nedeniyle dünyada birçok ülkeyle birlikte Türkiye’nin de zor günlerden geçtiğini belirten Erbay, “Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Ancak bu zor günleri ülke olarak, el ele vererek hep birlikte atlatacağız. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bu salgına karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Zor bir süreç ancak bunun da üstesinden geleceğiz.” dedi. 

Virüs salgınını Türkiye’de görüldüğü 10 Mart tarihinden bugüne kadar vaka sayısının da hayatını kaybeden vatandaşların sayısının da her geçen gün arttığını hatırlatan Erbay, “Salgın nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ayrıca şu an tedavi altında olan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.” diye konuştu.

Sağlık emekçilerine minnettarız


Sağlık çalışanlarının büyük bir fedakarlık örneği göstererek salgına karşı mücadele ettiklerini vurgulayan Erbay, şöyle devam etti: “Bugün bu büyük mücadelenin en ön safında sağlık emekçilerimiz var. Doktorlarımıza, hemşirelerimize, hasta bakıcılarımıza ve bütün sağlık emekçilerimize minnettarız. Onlar evlerinden, ailelerinden, çocuklarından uzakta, bütün zorluklara ve risklere göğüs gererek bu salgına karşı mücadele eden kahramanlarımızdır. En zor şartlar altında bir insanımızı kurtarmak ve bu salgının önüne geçmek için var güçleriyle çalışıyorlar. Tabi ki bu mücadele de sağlık emekçilerimizin yanı sıra eczacılarımıza, emniyet güçlerimize, belediyelerde görevli temizlik görevlilerimize, fırıncılarımıza, market çalışanlarımıza, kuryelerimize teşekkür ederiz.” 

Korona virüs salgını ve salgınla mücadele süreciyle ilgili alınan ekonomik önlemler hakkında da değerlendirmelerde bulunan CHP’li Erbay şunları söyledi:

Bu süreci ortak akılla atlatacağız


"Ülkenin içinde bulunduğu durumda siyasi kaygılar bir tarafa bırakılarak aklın ve bilimin ışığında, birlik ve dayanışma içinde hareket etmeliyiz. Hem genelde hem de yerellerde ortak akılla yapılacak çalışmalar vatandaşlarımızın menfaatine olacaktır. Bu süreci beraber atlatacağız. Yerel yönetimlerin birçok imkanı kaymakamlıklar ya da valilikler tarafından kullanılmaktadır. Birçok konuda beraber çalışmalar yapılmaktadır. Ancak yerel yönetimlerin kendilerinin yaptıkları çalışmalarda zorluklar çıkarılmaktadır. Belediyelerin kendi çalışmalarında kısıtlamalar ve engellemeler olmaktadır. Bu doğru bir tutum değildir. Vatandaşa hizmetin önünü tıkayan bu yanlıştan vazgeçilmelidir. 

Çiftçilerimize acil destek sağlanmalıdır


Salgın nedeniyle açıklanan ekonomik tedbir paketinin yeteri kadar kapsayıcı olmadığı görülmüştür. Ekonomi paketinin hem içeriği hem de kapsamı yeterli değildir. Bu paket bir an önce yeniden ele alınmalı ve kapsamı genişletilmelidir. Bu paket incelendiğinde çiftçilerimize yer verilmediği görülmektedir. Ülkemizde yaklaşık 2 milyon kişi çiftçilikle geçimini sağlamaktadır. Şu an çiftçiler için hasat zamanı ancak çiftçimiz çok zor durumdadır. Hasat için gerekli maliyetleri bile karşılayacak durumda değiller. Diğer yandan hasat yapılsa bile ekonomik durgunluk nedeniyle ürünlerini piyasaya sürmekte büyük zorluklar yaşamaktadırlar. Çiftçilerimizin beklentisi kredi borçlarının en az bir yıl süreyle faizsiz bir şekilde ertelenmesidir. Bu soruna acil çözüm bulunmalıdır. 

Turizmcimiz için zor bir yıl olacak


Ülkemizin ve Muğla’nın ekonomisi için en önemli alanlardan birisi olan turizm sektörü de çok büyük sorunlarla karşı karşıyadır. 2019 yılında ülkemize yaklaşık 52 milyon turist gelmiş ve 35 milyar dolar turizm geliri sağlanmıştır. Ancak turizmcilerle yaptığımız görüşmelerde 2020 senesinin turizm açısından çok zor geçeceği belirtilmektedir. Şimdiye kadar rezervasyonlar nisan ayı sonu için yapılıyordu ama şu an haziran ayına kaydırılmış durumda. Ancak gidişata göre daha ileri bir tarihe ertelenme ihtimali de bulunuyor. Ülkemiz için hem önemli bir gelir kapısı hem de istihdam alanı olan turizm sektörüne yönelik acil tedbirler alınmalıdır. Turizm sektöründe yaklaşık bir milyon 500 bin kişi istihdam edilmektedir. Bu sayı yan sektörler ve aileleriyle birlikte yaklaşık 10 milyon kişiyi etkilemektedir. Ayrıca küçük üretici ve esnaf da büyük oranda etkilenecektir. Bu nedenle turizm ve yan sektörlerini de kapsayan geniş bir turizm destek paketi acilen devreye sokulmalıdır. 

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bitme noktasına gelmiştir


Virüs salgının etkilediği sektörlerin başında küçük ve orta büyüklükteki esnaf ve işletmeler gelmektedir. Alına tedbirler kapsamında kafe, büfe, lokanta, berber salonu, spor salonu, güzellik merkezi gibi birçok işletme kapatılmıştır. Şu ana kadar yaklaşık 250 bin işletme faaliyetini durdurmuştur. Örneğin sadece kuaför ve güzellik salonlarında yaklaşık 540 bin kişi çalışmaktadır. Yine yaklaşık 300 bin kantin çalışanı işsizlik tehlikesiyle karşı karşıyadır. 12 bin seyahat acentesinde yaklaşık 60 bin çalışan şu an işsizdir. Buralarda yaklaşık beş milyon kişi istihdam edilmektedir. Hem işletme sahiplerine hem de çalışanlara yönelik tedbirler yeterli düzeyde değildir. Diğer yandan esnafın destek kredisi alması için bazı zorlayıcı şartlar ileri sürülüyor bankalar tarafından. Şu zor dönemde esnaf arasında hiçbir ayrım yapılmadan kredi sağlanmalı ve kredi koşulları kolaylaştırılmalıdır. Esnafın kira kontratları yeniden ele alınmalı ve mücbir sebepten dolayı yeni sözleşmeler yapılarak kontratlar revize edilmelidir. 

Vatandaşın kredi borçları ve taksitleri ertelenmeli


Vatandaşlarımızın büyük bölümü işsiz kalmıştır. Evine ekmek götürememektedir. Böyle bir durumda vatandaşların kira ve fatura ödemelerine de devlet destek vermelidir. Diğer yandan TOKİ’den konut alan vatandaşların taksit ödemeleri ötelenmiştir ancak 2B kanunundan yararlanarak arazilerini alan vatandaşlar için de taksitlerin ötelenmesi gerekmektedir. Vatandaşların beklentilerinden bir tanesi de budur.

Kısa çalışma ödeneği işlemleri hızlandırılsın


Kısa çalışma ödeneğine bugüne kadar yaklaşık bir milyon çalışan için 70 bin firma başvuruda bulundu. Ancak işlemlerin uzun sürdüğü yönünde şikayetler var. bu konuda da gerekli önlemler alınmalı ve başvuruların daha kısa sürede sonuçlanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Kurs ve sertifika alacaklara online kurs verilmeli


Birçok alanda faaliyet gösteren şirketlerin istihdam etmek istediği personel için gerekli olan uzmanlık sertifikaları ve yetkinlik belgeleri, eğitim kurumlarının kapalı olması nedeniyle alınamamaktadır.  Bu durum da hem personel alacak şirketler için hem de işe başlayacak personel için sıkıntılar doğurmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı bu kursların online şekilde verilmesini sağlayarak bu soruna çözüm üretmelidir."
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.