Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü öncesinde partisinin TBMM Grup Toplantısı'nı felaketin merkez üssü Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdi. Bölgedeki konteyner kentlerde süren yaşam mücadelesini ve konut teslimatındaki gecikmeleri sert bir dille eleştiren Özel, depremzedelerin mülkiyet hakkı üzerinden yeni bir ekonomik yükle karşı karşıya bırakıldığını savundu. İktidarın deprem konutları için net bir ödeme planı açıklamadığını ifade eden Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak, "Gel hiç olmazsa sabit ödeme olduğunu söyle, milletin içi rahat olsun. Hiçbir fark alınmayacağını açıkla" ifadelerini kullandı.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
İstiklal madalyalı bu şehirde, Sütçü İmam'ın torunlarıyla birlikte, 6 Şubat'ın yıl dönümüne, 6 Şubat'a üç kala acının merkezindeyiz. Parti tarihimiz açısından, grup tarihimiz açısından istisnai, Kahramanmaraş açısından tarihinde bir ilki yaşıyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Toplantımızı Kahramanmaraş'ta yapıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz.
"KÜRSÜYÜ SIRTLANDIK KAHRAMANMARAŞ'A SİZİN BAĞRINIZA GELDİK"
Deprem bölgesinde hâlâ gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Bize dediler ki; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirmek ve her bir ilde kayıpların, acıların yaşandığı bu illerde yıl dönümünde tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, gölge kabinemizde görevli politika bakanlarımızla birlikte burada olmak istedik.
'Grup toplantısı var Salı günü' dediler. Dedik ki; Cumhuriyet Halk Partisi Meclis'i kuran partidir. Meclis sorunların tartışıldığı, görüşüldüğü, konuşulduğu yerdir. Milli iradenin tecelligahıdır, kutsal çatıdır. Eğer Meclis milletin sesini duymuyorsa, sorununu çözmüyorsa; Meclis milletin bağrının ta kendisidir dedik, kürsüyü sırtlandık Kahramanmaraş'a, sizin bağrınıza geldik.
"ALLAH BİR DAHA NE KAHRAMANMARAŞ’A NE MİLLETİMİZE BÖYLE BİR ACIYI BİR DAHA YAŞATMASIN İNŞALLAH"
Dün sabah Osmaniye’den başladık. Nurdağı ve İslahiye’den sonra bugün Kahramanmaraş’ta, günün erken saatlerinde, gittiğimiz her şehirde olduğu gibi deprem şehitliğimizi ziyaret ettik. Tarifsiz acıları bir kez daha yaşadık. Öyle şeyler gördük, öyle şeyler yaşandı, öyle şeyler yaşadınız ki; bu gerçekten insanın ömründe görüp görebileceği en büyük acılara, en büyük yaslara tanıklık ettik.
5 kişilik bir aile; anne bir tarafta, baba bir tarafta; 8 yaşında büyük babanın yanında, 6 yaşında ortanca annenin yanında, o 5 kişinin ortasında 2 yaşında bebek yatıyor. Ya da 2021 yılında aynı gün doğmuş, 2023’te 6 Şubat’ta birlikte Hakk’ın rahmetine kavuşmuş, iki ikiz kardeş ikişer yaşında yan yana yatıyor. Ne ömürler bitti hiç başlamadan, ne ömürler bitti gelinliğe, duvağa, damatlığa kavuşamadan. Askere gidip de dönemeyenler oldu, yurda gidip evine dönemeyenler oldu, yurttan dönüp evdekilerden hiçbirini göremeyenler oldu.
Bu büyük acıda, resmi rakamlarla 53 bin 537 kaybımız, 107 bin yaralımız vardı. Kahramanmaraş’ımız da; depremin merkez üssü Kahramanmaraş, 12 bin 672 kayıpla, 9 bin 243 yaralısıyla birlikte büyük bir acıyı yaşadı. Hem Kahramanmaraş’ta hem tüm bölgelerde yitirdiklerimizi Allah’tan rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve bu kahraman şehrin tamamına, tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah bir daha ne Kahramanmaraş’a ne milletimize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın inşallah.
"ARTIK EN KISA SÜREDE İKTİDAR OLMA SORUMLULUĞUMUZ VARDIR."
Sabahleyin şehitlik ziyaretinden sonra Sanayi ve Ticaret Odamızdaydım. Sanayi ve Ticaret Odamızın başkanı, odanın tüm bileşenlerini temsil eden bir heyetle bizi karşıladı. Ayrıca akademik odalara; Tabip Odasına, Eczacı Odasına, Ziraat Mühendisleri Odasına, mühendis mimarların bütün odalarına, akademik odalarına ev sahipliği yaptılar. Biz orada sağlıktan tarıma, eğitimden ulaşıma, Kahramanmaraş’ın hepinizi rahatsız eden, milletvekilimiz tarafından Meclis’te dile getirilen, örgütümüz tarafından; il başkanımız, yönetimi tarafından, ilçe yönetimlerimiz tarafından düzenli bize rapor edilen, bölgeye gönderdiğimiz milletvekillerimizin, parti meclisi üyelerimizin sürekli bildirdiği bu sorunları; gördüğümüzü, göremediğimizi konuştuk, not ettik ve bu konuda muhalefet görevimizi yapmaya devam edeceğiz.
Ancak şu kadarını söyleyelim; ana muhalefet olarak bir denetim sorumluluğumuz vardır. Eksikleri söyleme, uyarma sorumluluğumuz vardır. Ancak genel vaziyete bakınca son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim; Kahramanmaraş’a bakınca, deprem bölgesine bakınca, ülkedeki emeklilerin durumuna bakınca, çalışanların durumuna, çiftçinin durumuna bakınca, gençlerin durumuna bakınca elbette milletin verdiği görevle bir muhalefet sorumluluğumuz vardır ama memlekette hal böyleyken artık en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır.
Bunun için de sadece sorunları gören, söyleyen değil; bu sorunlara hangi çözümleri ürettiğimizi, geldiğimizde nasıl yöneteceğimizi, nasıl acıları dindireceğimizi, yaraları saracağımızı, nasıl Kahramanmaraş’ı yeniden kalkındıracağımızı Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizde, politika başkanlarımızla, gölge kabinemizle birlikte anlatıyoruz, çalışıyoruz, devam edeceğiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Maraş’ta ve tüm illerimizde artık sorun tespit eden değil, sesinizi duyuran değil; sizi duyan ve nasıl sorunlarınızı çözeceğini, iktidarımızda 100 yıl önce olduğu gibi işgalden kurtulmuş, yıkımdan kurtulmuş, salgın hastalıklarla baş eden, açlıkla, yoksullukla baş eden bir ülkeyi nasıl ayağa kaldırdıysak; 100 yıl sonra yine kurucumuzun önderliğinde bu ülkeyi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında nasıl birlikte ayağa kaldıracağımızı hep birlikte konuşacağız, hep birlikte başaracağız.
"132 MİLYAR DOLAR İKTİDARA GELDİĞİNDEN BUGÜNE SIRF DEPREMDE HARCASIN DİYE PARA VERİLMİŞ CEBİNE"
Şüphesiz depremin yıl dönümündeyiz. Deprem odaklı ve depremin yarattığı sorunları ve çözümlerini konuşan bir grup toplantısı olacak. Şöyle bir hatırlayalım. Biz bu felakete, biz bu felakete 6 Şubat 2023 günü sabaha karşı yakalandığımızda nasıl bir Türkiye'deydik? İki aylık bir iktidar mı vardı ne yapsın daha? Yeni gelmişler. İki yıllık bir iktidar mı vardı? Tamam iki yıldır iktidardalar ama depreme hazırlık kolay iş mi? Böyle bir mazereti olan iktidar döneminde yakalanmadık biz bu depreme. Biz bu depreme 21 yıldır Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile nasip olmayan 21 yıl süreyle üst üste tek başına koalisyon ortağı falan olmadan mazeret üretemeyecek bir süredir iktidarda olan bir süreçte bir gecede yakalandık. 21 yıldır iktidarda.
Depreme hazırlanmak için ne lazımsa vardı, ne lazımsa. Ne vardı biliyor musunuz en önemlisi? Toplumsal duyarlılık ve rıza vardı. 1999 depremi olmuştu. Üçüncü gün daha herkesin çadırı yok diye Tayyip Bey Bülent Ecevit'e en ağır sözleri söylemişti. Bir hafta sonra, bir hafta sonra, bir hafta sonra efendim hala daha millete bir çorba bir çeyrek ekmek veriyorsunuz. Nerede üç öğün sıcak yemek? Nerede şunlar nerede bunlar? Dedikleri bir süreçte topluma biz olsak şöyle yaparız biz olsak böyle yaparız onu eksik yaptılar bunu eksik yaptılar diyerek rahmetli Ecevit'e ölünce mi bırakacaksın be adam yaşlısın işte hastasın bırak ben geleyim diyecek saygısız bir dille söylerken kendi partisinin, partisinin geçmişte siyaset yaptığı partisinin kurucusu Erbakan Hocaya yaş yetmiş iş bitmiş deyip ona değil bana görev dediği bir sürede millet depremin acısı ve yaraları sarmak için uygulanan ekonomik programa tepkisiyle geldi çağırdı al yönet dedi. Toplumsal rıza tamdı depremle mücadele depreme hazırlık için.
Diğer taraftan kanuni hazırlık tamdı ve bitmişti. Hatırlayın halen demiyor muyuz 99'dan sonraki kanunla yapılan yapılar yıkılmıyor diyoruz. Deprem yönetmeliği depremle ilgili kanunlar her şey hazırdı. Üç, para lazım değil mi? Para ve kaynak da hazırdı. O günlerde iki yıllığına, iki yıllığına deyip başlayıp bugüne kadar 26 yıldır Tayyip Erdoğan'ın sürdürdüğü bugünkü adı ÖTV Özel Tüketim Vergisi, o günkü adı Deprem Vergisi. Kanunu çıkmıştı ve iki yıl alınacaktı. O günden bugüne kadar önce 21 yıllık iktidarın 3 trilyon dolar vergi topladığını söyleyeyim toplam vergi. Bu yüzyıllık cumhuriyet tarihinde toplanan verginin toplamının iki katına yakındır. Ama o günden bugüne toplanan 41 milyar sadece deprem vergisi, 41 milyar dolar toplanmış deprem vergisi. 65 milyar dolarlık özelleştirme yapmış önceden kendine kalanı satmış parayı cebine katmış 26 milyar dolar da sekiz kez çıkardığı imar affıyla yani depreme dayanıksız binalar kolonu kesilmiş çatısı bilmem ne olmuş çıkardığı imar aflarıyla da 26 milyar oradan para toplamış toplam 132 milyar dolar iktidara geldiğinden bugüne sırf depremde harcasın diye para verilmiş cebine.
"KANUNU UYGULASA VAR O GECEDE BİR KİŞİ BİLE ÖLMEZDİ"
Bu depremde yıkıldı ya evler yapılıyor ya Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bedava verelim dedi bedava olmaz dedi ya şimdi evleri yaptım diye övünüyor ya konuşacağız toplam maliyeti kendileri açıkladı 40 milyar dolar depremin depreme şu ana kadar harcanan toplam para 90 milyar dolar devraldığı Türkiye'den bugüne kadar toplanan deprem vergisi özelleştirme ve aldığı imar affı paraları 132 milyar dolar. Para da gani gani. Yani şunu açık söyleyelim. 6 Şubat gecesi biz depreme yakalandığımız sırada eğer gelirken millete verdiği sözü tutsa kanunu uygulasa var olan parayı kullansa doğru yere bu evleri yine yapardı yıkıp kendi yapardı o gecede bir kişi bile ölmezdi. O yüzden elbette deprem Allah'tan ama buna karşı hazırlanmak kulun görevi bu memleketin vatandaşları da görevi Erdoğan'a vermiş ve o gece biz depreme hazırlıksız yakalandıysak bunu savunacak bir tane de mazeret vermemiş. Herkes bunu böyle bilecek doğrusunu bileceğiz doğrusunu konuşacağız.
"120 MİLLETVEKİLİYLE ERTESİ GÜN GÖREV DAĞILIMINI YAPMIŞ SAHADAYDIK"
Hepimiz canlı tanığıyız. Depremi duyduk Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak sabahın 9’unda mesaj çektik. İlk bulduğunuz vasıtayla deprem bölgesine gidin, nerede olduğunuzu bildirin diye. Açık tek havalimanı Adana Havalimanı’ydı, Şakirpaşa. Çoğu arkadaşımız oraya uçtular. Kara yollarından da varabildikleri yerlerle 120 milletvekiliyle ertesi gün görev dağılımını yapmış sahadaydık.