"Sosyal devlet sanatçısına sefalet yaşatır mı?"

Isparta

İYİ Parti Grubu adına TBMM’nde konuşan Milletvekili Aylin Cesur, “Sanatçısına sefalet yaşatan bir devlet, sosyal devlet olamaz” dedi.

İYİ Parti Grubu adına TBMM’nde konuşan Milletvekili Aylin Cesur, “Sanatçısına sefalet yaşatan bir devlet, sosyal devlet olamaz” dedi.

SANATÇILARIMIZ VE SANAT EMEKÇİLERİMİZ İHMAL EDİLDİ

Coivd-19 salgınından en çok etkilenen kesimler arasında sanatçıların olduğunu söyleyen Cesur, sanatçıların Ekonomi Kalkanı paketinde ihmal edildiklerini dile getirdi. 

Cesur, “Tiyatro, konser ve dans gösterilerinin sekteye uğramasıyla, sanatçılarımız ve sahne arkasında çalışan emekçilerimiz salgından en kötü etkilenen kesimlerden” diyerek sanatçıların desteğe duyduğu ihtiyacı belirtti.

SAHNELER KAPANDI, SANAT CAMİASI EVİNE AYLARCA EKMEK GÖTÜREMEDİ

Sanatçılarımızın ihtiyacı olan, KDV indirimleri gibi komik teşvikler değildi diyen Cesur, salon kiralarını ödeyemediği için kapanan sahneler olduğunu, sanat camiasının evine aylarca ekmek götüremediğini belirtti. 

Ankara Sanat Tiyatrosu’nun 58'inci doğum gününde kapandığına dikkat çeken Cesur, Kadıköy'ün sembolü Rexx Sineması’nın kapatılıp yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ve Beyoğlu'na simge olan Atlas Sineması’nın da geleceğinden endişe edildiğini söyledi.

“Gündelik kazanan vatandaşlarımız işletme destekleri ve mantığın dışında bir desteğe ihtiyaç duyuyorlardı” diyen Cesur, buna rağmen sanat camiasının kısa çalışma ödeneğinden dahi faydalanamadığını sözlerine ekledi ve “Sanatçılarımızın değeri bilinmedi, onlar yalnız bırakıldılar ve sanatçısına sefalet yaşatan bir devlet, sosyal devlet olur mu” diye sordu.

ON SEKİZ SENEDİR KÜLTÜR, SANAT VE SANATÇI AYRIŞTIRILIYOR

Almanya’nın ve Belçika’nın sanatçılarını desteklemek için bütçeden 50 milyon Euro, İtalya’nın ise sanat sektörünü desteklemek üzere 130 milyon Euro ayırdığını söyleyen Cesur, “Bizde özel tiyatrolar için geçen yıl 6 milyon 102 bin lira bütçe ayrılmış, bu yıl 12 milyon lira ayrılmış” dedi. Cesur, “On sekiz senedir kültür ayrıştırılıyor; sanat, sanatçı ayrıştırılıyor ve fikri sizinle uygun olmayanlara da bütçe ayırmıyorsunuz” diye devam etti.

TİYATROLARA VERİLEN DESTEKLERDE USULSÜZLÜKLER VAR

Bakanlık tarafından, 328 özel tiyatronun bu yardımlardan yararlandığının açıklandığını ancak bu tiyatroların hangileri olduğunun belli olmadığının altını çizen Aylin Cesur, “Bu tiyatrolar arasında bir iki hafta önce kurulmuş olduğu söylenenler var, bu destekten yararlananlar hakkında ithamlar var. Kimler destek aldı, bu destekler kime gitti açıklanmalı ve bu iddialar açıklığa kavuşmalıdır” dedi.

ONLAR USLARARASI CAMİADA DA GURURUMUZ 

Cesur, pandemi döneminin sanatta dijitalleşmeyi başlatmak ve sanatta devamlılığı sağlamak için iyi bir fırsat olduğunu ancak dünya sanatta dijitalleşmeye giderken, bizde bu adımın atılmadığına dikkat çekti. 

Cesur, “Bugün ışıkçısından kostümcüsüne, sanat çalışanlarımız ve sanatçılarımızla sanat camiamız, ülkemizin geleceğidir. Faaliyetlerini kesmeyin ve uluslararası camiada da bizim gururumuz olan sanatçılarımıza hak ettikleri değeri gelin beraberce verelim” dedi.

SANATÇININ YEVMİYELİSİ Mİ OLUR

Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesine özel yasalar lağvedildiğini belirten Cesur, tiyatro alanında ve Devlet Opera ve Balesi’nde yaşanan pek çok sorun olduğuna dikkat çekti. “Sanatçılarımız ve sanat emekçilerimiz ne emeklilik, ne kıdem ne de ihbar hakkına sahipler. Sanatçının yevmiyelisi mi olur?” diye sordu.

YILLARCA VERİLEN EMEKLE OLUŞAN SANAT HAFIZASINI NASIL YOK EDERSİNİZ

Cesur, eleştirilerini “Sanat işinin bir hafızası var, sanatçıları öyle iki üç ay çalıştırıp başka bir yere gönderilerek bu hafıza korunur mu? Yıllarca emek vererek onlar sanatlarını yapar hale getiriyorlar, bu emeği bir anda nasıl yok edersiniz” diyerek sürdürdü.

TEMSİL ETTİĞİNİZ HALKI UNUTMAYIN ve VATANDAŞIN İSTEKLERİNDEN KORKMAYIN

“Sanatın doğasında olup da bugün yapılmayan o kadar çok iş var ki ülkemizde, hepsini düzeltmek gerekiyor” diyen Cesur; “Daha iyi olması için, önce temsil ettiğimiz halkı unutmayalım değerli arkadaşlar. Vatandaşınızın sizden isteklerinden korkmayın” dedi ve korkunun nedeni konuşunca olan kopmalar ise aklıma bir fıkra geldi dedi ve anlattı:

Aslan, kurt ve tilki birlikte ava çıkıyor. Akşam oluyor ve gün sonunda avladıkları bir geyik, bir ceylan ve bir de tavşan. Aslan kurttan avları bölüştürmesini isteyince kurt: “Kralım geyik sizin olsun, ceylan benim, tavşan da tilkinin” diyor. Ve buna öfkelenen aslanın pençesiyle yere seriliyor. Aslan tilkiye dönüyor, bir de sen yap taksimi diyor. Tilki; “Geyik sabah, ceylan öğlen ve tavşan akşam yemeğiniz olsun efendim diyor. Aslan memnun oluyor ve “sen bu güzel taksimi nerden öğrendin merak ettim” diye sorunca; “Şu yerde yatan kurttan” diyor. 

İYİ Parti Isparta Milletvekili Sayın Dr. Aylin Cesur’un, İYİ Parti Grubu adına TBMM 2021 Bütçe Görüşmeleri’nde Devlet Tiyatrosu ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlükleri 2021 Bütçesi üzerine yaptığı konuşmanın metni:

Covid-19 salgınından en çok etkilenen kesimlerden. Tiyatro, konser, dans gibi gösteriler de sekteye uğradı, pek çok sanatçımız ve sahne arkasında çalışan sanat emekçileri bu durumdan olumsuz etkilendi. Ekonomi Kalkanı Paketi’nde de ihmal edildiler. KDV indirimleri gibi komik teşvikler değildi sanatçılarımızın ihtiyacı olan.

Salon kiralarını ödeyemediği için kapanan sahneler oldu, faaliyet gerçekleşemediği için aylarca evine ekmek götüremedi camianın çalışanı. Ankara Sanat Tiyatrosu 58 yıl sonra doğum gününde kapandı yahu.  Kadıköy’ün sembolü Rexx sineması kapandı. Yıkılacağı söyleniyor. Beyoğlu Atlas.

Gündelik kazanarak geçinen vatandaşlarımız, işletme destekleme mantığının dışında bir desteğe ihtiyaç duyuyorlardı. Kısa çalışma ödeneği gibi imkanlardan da faydalanamadılar. Sanatçılarımızın değeri gerektiği gibi bilinmedi, sosyal devletin gereği yerine getirilmedi ve yalnızlığa ve güvencesizliğe terkedildiler. Pandemi var diye sanatçısına sefalet yaşatan devlet sosyal devlet olur mu?

Almanya sanatçılarına, federal bütçeden 50 milyon Euro ayırdı. Almanya’nın bazı eyaletlerinde aylık 2 bin Euro, salgın sebebi ile iş yapamayan sanatçılara verildi.İtalya 130 milyon Euro’yu bütün sanat sektöründe çalışanları desteklemek için kullandı. Belçika aynı amaç için 50 milyon Euro ortaya koydu. Bu ülkeler sanata bu meblağların çok üzerinde bütçe ayırıyor zaten. Sanatsal üretim faaliyetlerinin sürmesi için sanatta ciddi bir dijitalleşme adımı atıldı. Bizde özel tiyatrolar için, geçen yıl 6 milyon 102 bin TL bütçe ayrılmış. Bu yıl ise 12 milyon TL bütçe ayrıldığı ve 328 özel tiyatronun bu destekten yararlandığı söyleniyor.

Ancak vergi borcu olan tiyatrolar bu destekten faydalanamadı. Kim yararlandı? Bir çok şirketin isimlerinin yanında ilgili olduğu tiyatro isimleri açıklanmadı. Bu yardımları alan tiyatroların çoğunun “sözde tiyatrolar” olduğu, esasen gıda ve turizm işletmeleriyle, spor şirketleri, mimarlık ve mühendislik gibi iş kollarında faaliyet gösteren şirketler olduğu, bir kısmının 2 haftalık şirketler olduğu iddiaları var, açıklanmaya muhtaç sorular bunlar. Tiyatro isimleri açıklanmadığı için de bunları tespit edemiyoruz. Nereye gitti bu destekler, neden sahneler kapanıyor?

On sekiz senedir kültür ayrıştırılıyor, sanat, sanatçı ayrıştırılıyor. Fikri dünyanıza uymadığı için kaç kişi bu alanda işini kaybetmiş, kaç kişi sıkıntı yaşamış umurunuzda değil. Haliyle “gereksiz” bulduğunuz bir alana bütçe ayırmıyorsunuz.

Herkesin evine kapandığı ve televizyonlara kilitlendiği bu dönem sanatla vatandaşımızı buluşturmak ve sanatta dijitalleşmeyi başlatmak için iyi bir fırsattı. Senaryo ve oyunlar için ödüllü yarışmalar gibi. Konser dizileri gibi.. Bugün yokluk çeken sanatçılarımız ve ışıkçısından kostümcüsüne, ülkemizin geleceği. Kesmeyin faaliyetlerini! Uluslararası camiada bizi temsil eden ve Türkiye’nin çağdaş bir medeniyet olduğunu bütün dünyaya gösteren onlar. Bir ömür veriyor sanatçılar buna.

Sorun pandemi ile de çıkmadı aslında. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile devlet tiyatroları ve devlet opera ve balesine özel yasalar lağvedildi. Kurumların kendilerine ait disiplin kurulları, edebi kurulları, yönetim kurulları ve Bakanlıktan ayrı bütçesini sağlayan ilgili maddeler kaldırıldı. Sanat özgür bırakılması gerekirken şimdi genel müdürü, kadroyu ve bütçeyi Cumhurbaşkanlığı belirliyor.

Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi’nde süreli sözleşmeli personel mağduriyeti sürüyor. Ne emeklilik, ne kıdem ne de ihbar hakkına sahipler. Sanatçının yevmiyelisi olur mu? Sanatçı öyle 2 ay, 3 ay çalışıp başka yere gidecek bir meslek icra etmiyor. Herkesin edinemeyeceği ciddi bir uzmanlıkları var aslında, hafızası var yani.

Devlet Tiyatroları 2010 yılından beri boş kadro olmasına rağmen kadrolu sanatçı alınmıyor. Anadolu’nun her yerinde sahne yok. Turne ve harcırahlar konusunda bütçe sorunu yaşanıyor. Özel sahneler için de salgın öncesi dönemden kalan başka sorunlar var. Büyük şehirler dışında salon problemi var; olan da çok yüksek fiyatla. Sansür, baskı buraya taşmış durumda. Sanatın doğasında var muhaliflik oysa.

Bunlar vardı kefede çözülmesi gereken ama salgınla artan ve acil çözüm bekleyen sorun, güvencesizlik ve geçim derdi sanatçılarımız için şuan. Ne yapalım da daha iyi olsun? Önce temsil ettiğimiz halkı unutmayalım değerli arkadaşlar. Korkmayın sizden vatandaşın beklediği şeylere el kaldırırken.

Aslan, kurt ve tilki birlikte ava çıkıyor. Avladıkları gün sonunda bir geyik, bir ceylan ve bir de tavşan. Aslan kurttan avları bölüştürmesini isteyince kurt: “Kralım geyik sizin olsun, ceylan benim, tavşan da tilkinin” diyor. Ve aslanın pençesiyle yere seriliyor. Aslan tilkiye dönüyor, sen yap taksimi diye. Tilki; “Geyik sabah, ceylan öğlen ve tavşan akşam yemeğiniz olsun efendim diyor. Aslan bu güzel taksimi nerden öğrendin diye sorunca; “Şu yerde yatan kurttan” diyor. 2020 bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diyorum.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.