CHP'li Erdoğdu: "Hiç değilse bu ortamda vergileri arttırmayın”

İstanbul

Erdoğdu, yaptığı açıklamada, geçmişte, sıkı para politikasını temel politika olarak öneren, yüzde 5’lere varan faiz dışı fazla dayatmasıyla ekonomileri içinden çıkılmaz hale dönüştüren, milyonlarca insanın işsiz, aç kalmasına yol açan IMF-Dünya Bankası politikalarına yönelik ciddi eleştirilerin yapıldığını belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Aykut Erdoğdu, son dönemde uygulanmaya çalışılan sıkı para politikasının tek başına ekonomideki dengeleri rayına oturtamayacağını, maliye politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini bildirerek, “Son verilere göre GSYH’nin 760,8 milyar dolardan 707 milyar dolara, kişi başına milli gelirin 9 bin 213 dolardan Eylül 2020 sonu itibarıyla yıllık bazda 8 bin 455 dolara düştüğü, geniş anlamda işsiz sayısının 10,5 milyonu aştığı bir ortamda sadece sıkı para politikası uygulanmaz. Bu ekonomi teorisinin bilinen bir gerçeğidir” dedi.

Erdoğdu, yaptığı açıklamada, geçmişte, sıkı para politikasını temel politika olarak öneren, yüzde 5’lere varan faiz dışı fazla dayatmasıyla ekonomileri içinden çıkılmaz hale dönüştüren, milyonlarca insanın işsiz, aç kalmasına yol açan IMF-Dünya Bankası politikalarına yönelik ciddi eleştirilerin yapıldığını belirtti. Bu politikaların ülkelere acı reçeteler sunduğunu, işsiz sayısının keskin bir şekilde arttığını, ücretlerin reel olarak hızlı bir şekilde gerilediğini, kamuda personel alımlarına emekli olanın yüzde 80’i kadar personel alımı kıstası ile sınırlama getirildiğini, gelir dağılımının bozulduğunu bildiren Erdoğdu, şunları kaydetti:

“1929 bunalımında ABD, bunun tam tersi politikalarla krizden çıktı. Şu anda insanların alım gücü kalmadı. Gerçek işsiz sayısı 10,5 milyonu aştı. İstihdam oranı düştü. İnsanlar çaresiz. Esnaf ve sanatkarlar, küçük ve orta boy işletmeler, çiftçi borç içinde yüzüyor. İnsanlar evlerine ekmek götüremiyor. Alım gücünde olağanüstü gerilemeye karşın fiyatlar çarşıda pazarda el yakıyor. Resmi enflasyon bile yüzde 15’e dayandı. Merkez Bankası, yanlış politikalar nedeniyle rezervlerini elden çıkardı. Swap borcu dahil net rezervler eksi 45 milyar doların üzerinde seyrediyor.

Borçlar çevrilemez hale geldi. Eylül sonu itibarıyla dış borç stoku 435 milyar doları aştı. Kasım verilerine göre bir yıl içinde vadesi gelecek dış borç miktarı 184 milyar dolar. Vatandaşın bankalara borcu 836 milyar, KOBİ’lerin 844 milyar tarım sektörünün borcu 125 milyar lirayı aşıyor.”

DOĞRUDAN MADDİ DESTEK GEREK

Bütün ülkelerin, pandemi ortamında vatandaşlarını ayakta tutmaya çalıştığına işaret eden Erdoğdu, IMF’ye göre küresel mali desteğin 14 trilyon dolara ulaştığını bildirdi. Doğrudan destek veren ülkelerde trilyonlarca doları bulan paketlerin ardı arkası kesilmediğine işaret eden Erdoğdu şöyle devam etti:

“Çoğu ülke, bizim gibi sadece vergi, sigorta ve borçları erteleme yerine doğrudan destek veriyor. Yoksulluğun insanları vurduğunu, derin bir ekonomik bunalım yaşandığını, dükkanların siftah yapmadan dükkanı kapattığını sokağa çıkan herkes görüyor. Üstelik bu ortamda hiç açılmayan çok sayıda işyeri var. Bu ortamda daha nasıl kemer sıkma politikası uygulanacak? İnsanların doğrudan mali desteğe ihtiyacı var. Para basmak çözüm değil. Destek verilecek insanlar tespit edilmeli ve doğrudan gelir desteği sağlanmalı”

PANDEMİYE RAĞMEN 160 MİLYAR LİRA FAZLA VERGİ TOPLANDI

Bütün bunlar yaşanırken, köprü otoyol geçiş ücretlerine yüzde 25 zam yapıldığını, Özel İletişim Vergisinde oranın yüzde 33 artışla yüzde 7,5’den yüzde 10’a çıkarıldığını, elektrik motorlu araçlara 4-5 kata varan ÖTV artışları getirildiğini, enerji fiyatlarına düzenli zam yapıldığını hatırlatan Erdoğdu, “Pandeminin yaşandığı 2020 yılında vergi gelirlerinin yüzde 23,6 artışla 674 milyar liradan 833 milyar liraya çıkması, hükümetin yaklaşık 160 milyar lira daha fazla vergi toplaması işi özetliyor. Hiç değilse bu ortamda vergileri artırmayın” diye konuştu.

HALK İÇİNDE BULUNDUĞU DERİN YOKSULLUKTAN ÇIKARILMALI

Erdoğdu, sıkı para politikasının maliye politikalarıyla desteklenmeden uygulanması halinde döviz kurları ile faizlerin artacağını, halkın alım gücünün düşeceğini, çok daha fazla kişinin işsiz kalacağını, ülkenin krizden çıkışının daha uzun bir zamana yayılacağını bildirdi.

Bu ortamda yapılması gerekenin alım gücünü artırmaya, gelir dağılımını düzeltmeye, enflasyonu kontrol altına almaya, ihracata, istihdama, yatırıma, büyümeye yönelik politikalar izlenmesi, halkın içinde bulunduğu derin yoksulluktan çıkarılması gerektiğini belirten Erdoğdu, “Bunlar gerçekleştirildiğinde Türkiye, IMF-Dünya Bankası’nın ve bazı monetarist (parasalcı) ekonomistlerin iddia ettiğinin tersine, büyüyerek bu krizden çıkabilir” diyerek açıklamasını tamamladı.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.