Erdoğan Toprak: "Çöküşün gizlendiği ortaya çıktı!"

İstanbul

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Merkez Bankası (MB), Enflasyon Raporu’nda yıl sonu beklentisini yüzde 22,3’ten yüzde 58’e yükseltti. Enflasyon hedefini 36 puan birden artıran yeni MB Başkanı Gaye Erkan, 2021’den bu yana uygulanan yeni ekonomi modeli ile ekonomik gerçeklerin ve çöküşün gizlendiğini ortaya koydu" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, “Merkez Bankası (MB), Enflasyon Raporu’nda yıl sonu beklentisini yüzde 22,3’ten yüzde 58’e yükseltti. Enflasyon hedefini 36 puan birden artıran yeni MB Başkanı Gaye Erkan, 2021’den bu yana uygulanan yeni ekonomi modeli ile ekonomik gerçeklerin ve çöküşün gizlendiğini ortaya koydu. Yüzde 58 enflasyon hedefine karşılık, yüzde 17,5’a çıkarılan politika faiziyle enflasyon arasındaki makasın 40 puanın üstünde olması ciddi bir zafiyet ve çelişki. Bu durum, iktidarın enflasyon ve dövizdeki artışla ciddi mücadele için ‘enflasyonun üzerinde politika faizi’ icazeti vermediğini gösteriyor. Ayrıca ortada bir ekonomik program olmadığı, yeni ekonomi yönetiminin de iktidarın günü kurtarma amacına hizmet dışında bir fonksiyonunun bulunmadığı anlaşılıyor” dedi.

Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu bugün yayınladı. Toprak’ın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklar şöyle:

“21 YILDIR, KAMUDAN ADRESE TESLİM DAVET USULÜ İHALELERLE KAZANILAN SERVETLERİN ÜSTÜ HEP ÖRTÜLDÜ”

“Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ‘Kara para, yolsuzluk, rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması’ nedeniyle yaklaşık iki yıldır Gri Liste’de olan Türkiye’yi buradan çıkartmak için çalışmalara hız verdiklerini açıkladı. Aynı günlerde İtalya’da yakalanan 5 ton kokainin teslim adresinin Türkiye olduğu duyuruldu. 

21 yıldır, yargıdaki yolsuzluk-rüşvet davalarının, mafyadan rüşvet alan siyasilerin, kamudan adrese teslim davet usulü ihalelerle kazanılan servetlerin üstü hep örtüldü. Siyasi nüfuz ticareti tebliğini çıkartan MASAK Başkanı, ertesi gün görevden alındı. O yüzden yeni bakanın Gri Liste’den çıkma çabalarına nereye kadar izin verileceğini, hangi aşamada kendisine ‘ileri gittin, buraya kadar’ denileceğini yakında birlikte göreceğiz.

“2022 SONU İTİBARIYLA TÜRKİYE’DEN ERİŞİME ENGELLENEN İNTERNET WEB SİTESİ SAYISI 712 BİN 558’E ULAŞTI”

İktidarın düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılarının hangi noktaya vardığı, İfade Özgürlüğü Derneği’nin Engelli Web 2022 Raporu ile somutlaştı. 2022 sonu itibarıyla Türkiye’den erişime engellenen internet web sitesi sayısı 712 bin 558’e ulaştı. Bunun yanı sıra sulh hukuk mahkemelerinde tek hakimin aynı günde verdiği kararlarla binlerce habere erişim engeli getirildi.

Haber engellemeleri ve URL yasaklarıyla kamuoyunun gerçekleri bilmesi, haber alması doğrudan yasaklanıyor. İfade Özgürlüğü Derneği’nin Engelli Web Raporu da erişime engellenerek kamuoyunun yasaklama kararlarının gerekçesini, yapılan hukuksuzlukları öğrenmesi de engellenmiş oluyor.

“İKTİDAR, TÜRKİYE’Yİ EKONOMİK ÖZGÜRLÜK ENDEKSİ’NDE DE ‘AĞIRLIKLA ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKELER’ KATEGORİSİNE SÜRÜKLEDİ”

Türkiye’yi her alanda dünya sıralamasında çok gerilere taşıyan iktidar, Ekonomik Özgürlük Endeksi’nde de ‘Ağırlıkla Özgür Olmayan Ülkeler’ kategorisine sürükledi. Ekonomik özgürlük kriterlerinde dünyada 104’üncü sırada yer alan Türkiye; mülkiyet hakları, hukuk, devletin ve bütçenin şeffaflığı, yatırım ve finansal özgürlük gibi alanlarda dünya ortalamasının gerisinde kaldı.

Ekonomik Özgürlük Endeksi 2022 sonuçları, gelişmiş demokratik ülkelerin, batılı ve küresel sermayenin kaynak ve yatırım için bir ülkede aradığı kriterlerin neredeyse tamamında Türkiye’nin dünya ortalamasının da çok altında olduğunu ortaya koyuyor.  Endeksteki kriterler ve ülkeler sıralamasında ortaya çıkan bu tablo, aynı zamanda iktidarın yatırım-sermaye çekmek için ilk olarak hangi alanlarda ivedi adımlar atması gerektiğini de gözler önüne seriyor.

“GENÇLERİN GELECEĞİNİ YOK ETMEK, ÜLKEYE YAPILACAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”

İktidarın eğitim sistemini adeta yangın yerine dönüştürdüğü, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla açığa çıktı. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin sınav sonuç istatistikleri 100 binin üzerinde lise mezununun YKS’de ‘sıfır’ çektiğini ortaya koyarken alan sınav sorularına verilen yanıt ortalamaları ise gençlerin geleceğinin ellerinden alındığını gösterdi.

İktidar, yıllardır bütçede Milli Eğitim’e ayrılan payı sürekli artırdığını, en büyük kaynağı eğitime ayırdığını savunuyor. Kitapların bedava dağıtılmasıyla övünüyor. Ancak üstteki doğru ortalamalarına bakıldığında sonuç, tıpkı ekonomide yerli-milli yeni ekonomi modeli gibi, eğitim sisteminin de tam anlamıyla çöktüğünü, gençlerin bilgisiz ve donanımsız olduğunu sergiliyor. Gençlerin geleceğini yok etmek, ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

“İKTİDARIN, GÜNÜ KURTARMA AMACINA HİZMET DIŞINDA BİR FONKSİYONUNUN BULUNMADIĞI ANLAŞILIYOR” 

Merkez Bankası (MB), Enflasyon Raporu’nda yıl sonu beklentisini yüzde 22,3’ten yüzde 58’e yükseltti. Enflasyon hedefini 36 puan birden artıran yeni MB Başkanı Gaye Erkan, 2021’den bu yana uygulanan yeni ekonomi modeli ile ekonomik gerçeklerin ve çöküşün gizlendiğini ortaya koydu. 

Yüzde 58 enflasyon hedefine karşılık, yüzde 17,5’a çıkarılan politika faiziyle enflasyon arasındaki makasın 40 puanın üstünde olması ciddi bir zafiyet ve çelişki. Bu durum, iktidarın enflasyon ve dövizdeki artışla ciddi mücadele için ‘enflasyonun üzerinde politika faizi’ icazeti vermediğini gösteriyor. Ayrıca ortada bir ekonomik program olmadığı, yeni ekonomi yönetiminin de iktidarın günü kurtarma amacına hizmet dışında bir fonksiyonunun bulunmadığı anlaşılıyor.

“SANAYİ, İNŞAAT, PERAKENDE TİCARET VE REEL KESİM GÜVEN ENDEKSLERİNİN TAMAMINDA GERİLEME YAŞANDI VE GELECEĞE DÖNÜK BEKLENTİLER KÖTÜLEŞTİ” 

Ekonomik Güven Endeksi eşik değer olan 100’ün altına inerken endekse yansıyan hanelerin gelecek 12 ayda daha da yoksullaşma endişesi, iktidara ve ekonomi yönetimine güvensizliği büyüttü. Sanayi, inşaat, perakende ticaret ve reel kesim güven endekslerinin tamamında gerileme yaşandı ve geleceğe dönük beklentiler kötüleşti.

Merkez Bankası ve TÜİK tarafından birlikte gerçekleştirilen güven endeksi anketlerinde haziran ayında ortaya çıkan sonuçlardaki kötüleşmenin, temmuz anketinde hazirana kıyasla daha da ileri boyutlara ulaşması, sanayiciden tüccara, inşaatçılardan hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelere ve nihayet hanelere, bireylere kadar yaygınlaşması, ülke genelinde topyekûn büyüyen kaygıları ortaya koyuyor.

“BORÇ STOKUNUN 12-13 TRİLYON TL’YE ULAŞMASI SÜRPRİZ SAYILMAZ”

İktidarın ‘liralaşma’ stratejisine karşın, haziran sonu itibarıyla toplam borç stokunda dolarizasyonun ve dövize endeksli borçların payı yüzde 70’e yaklaştı. Döviz cinsi borçların artan payı ve haziranda yüzde 30’a varan kur artışları, toplam borç stokunu bir ayda 882 milyar TL yükseltti.

Döviz kurlarındaki artış nedeniyle borç stokunun bir ayda 882 milyar TL arttığı dikkate alındığında, MB beklenti anketinde 30 TL’yi aşacağı öngörülen dolar kurunun ve MB’nin yıl sonunda yüzde 58 olarak hedeflediği enflasyon artışının etkisiyle gerek döviz cinsi ve dövize endeksli gerekse TÜFE’ye endeksli borçlardan dolayı yıl sonu toplam borç stokunun 12-13 trilyon TL’ye ulaşması sürpriz sayılmaz.

“ET VE SÜT KURUMU, DARBOĞAZDAKİ YERLİ BESİCİ VE ET ÜRETİCİSİ YERİNE POLONYALI BESİCİLERİN İMDADINA YETİŞTİ” 

Et ve Süt Kurumu (ESK), darboğazdaki yerli besici ve et üreticisi yerine Polonyalı besicilerin imdadına yetişti. ESK, Polonya’dan ‘TIR bazlı’ karkas taze kırmızı et ithalatını duyurdu. ESK, Polonya etinin toptan kilosunu, KDV hariç 195 TL’den satacak. Muhtemelen tüketiciye satış fiyatı 250-300 TL’den düşük olmayacak.

ESK’nin İstanbul’da KDV hariç kilosunu 195 TL’den vereceği kırmızı etten elde edilecek kıymanın market ve şarküterideki nihai satış fiyatı, şehirlerarası soğutuculu TIR’larla nakliye, soğuk hava depolarında muhafaza, işleme, işçilik, şehir içi nakliye ve KDV ilavesiyle en iyimser tahminle 300-350 TL düzeyinde olacak. Polonya’dan et ithaline ödenecek milyonlarca dolar yerli besicinin, et fiyatının ve tüketicinin sübvanse edilmesinde kullanılırsa, et ve tüm temel gıdalarda KDV sıfırlanırsa et fiyatını aşağı çekmek daha mümkün olacaktır. 

“ZELENSKİY’NİN GİRİŞİMLERİ, ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞININ FİTİLİNİ KARADENİZ’DE ATEŞLEYECEK CİDDİ RİSKLER İÇERİYOR”

Karadeniz’de sıcak savaşın yayılması endişesi büyüyor. NATO’nun Karadeniz’de tahıl taşıyan gemilere ‘savaş gemileriyle’ eşlik etmesini talep eden Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ayrıca Odessa’ya misilleme olarak Rusya’nın Novorossiysk limanını bombalama çağrısı yaptı.

Sürecin bir plan dahilinde ilerlediği, ABD ve batılı ülkelerin tahıl anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmeyerek Rusya’yı çekilmeye zorladıkları ve ardından da bunu bahane ederek Ukrayna lideri Zelenskiy’e ‘NATO’yu Karadeniz’e çağırma’ rolü verdikleri anlaşılıyor. Zelenskiy’in Karadeniz’de sıcak savaş olasılığını artıracak, çatışmayı yaygınlaştırıp savaşın taraflarını genişletecek bu girişimleri, aynı zamanda üçüncü dünya savaşının fitilini Karadeniz’de ateşleyecek ciddi riskler içeriyor.

“KIBRIS KONUSUNDA ADADAKİ İKİ TARAFI BİR ARAYA GETİREN SICAK BİR GELİŞME YAŞANDI” 

Son dönemde İsveç’in NATO üyeliğine onay vermeyi kararlaştıran iktidarın buna karşılık Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin canlandırılmasını gündeme getirmesi ile başlayan tartışmalarda demokratikleşme, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler, insan hakları vb. engellerin ötesinde en önemli sorunlardan birisi olan Kıbrıs konusunda, Ada’daki iki tarafı bir araya getiren sıcak bir gelişme yaşandı.

Kıbrıs Barış Harekâtının 49’uncu yıl dönümünün kutlandığı bir aşamada Ada’nın güney ve kuzeyindeki liderlerin bir vesile ile de olsa bir araya gelmeleri, ortak açıklama yapmaları ve iş birliğinden yana tavır sergilemeleri olumlu bir adımdır. Çözüm müzakerelerinin yeniden başlamasına zemin hazırlayabilir.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.