"İktidarın dış ticaret politikası yok"

İstanbul

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Türkiye’nin dış ticarette 2020 yılını da hüsranla kapattığını, ihracatın yüzde 6,3 gerilemesine karşın ithalatın yüzde 4.3, dış ticaret açığının ise yüzde 69,1 arttığını bildirdi.

CHP İstanbul milletvekili ve KİT komisyonu üyesi Aykut Erdoğdu, Türkiye’nin dış ticarette 2020 yılını da hüsranla kapattığını, ihracatın yüzde 6,3 gerilemesine karşın ithalatın yüzde 4.3, dış ticaret açığının ise yüzde 69,1 arttığını bildirerek, “2020 yılında 169,5 milyar dolarlık ihracatla son 3 yılın en düşük ihracatını gerçekleştirdik. Pandemiye rağmen ithalat 219 milyar doları buldu, dış ticaret açığı 50 milyar dolara dayandı” dedi. 

Erdoğdu yaptığı açıklamada, Türkiye’nin acilen bu dış ticaret sorununu çözmesi, ithalata dayalı bir ekonomiden yerli üretime ve ihracata dayalı bir ekonomiye dönüşmesi gerektiğini belirterek, yüksek döviz kurları nedeniyle çok pahalı ithal fiyatlara ve ekonomik krize rağmen ithalatını artırmak zorunda kalmasının tek açıklaması olacağını bildirerek şunları kaydetti:

“Türk ekonomisi ithalata bağlı bir ekonomi haline getirildi. İhracat yapmak için bile çok büyük miktarlarda ithalat yapıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Sadece 2013-2020 döneminde 1 trilyon 320 milyar dolar ihracat yapan bir ülke, 1 trilyon 827 milyar dolarlık ithalat yapıyor ve 507,2 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyor. 2019 yılında yüzde 86 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı 2020 yılında yüzde 77,2’ye geriliyor. Bu iktidarın dış ticaret politikası yok. Olsaydı 8 yılda 500 milyar doların üzerinde dış ticaret açığı verilmezdi. Hala buna halka ‘başarı’ olarak anlatıyorlar. Bu halkın aklıyla alay etmektir.”

 70 CENTE MUHTAÇ KALIRIZ

Türkiye’nin ne kısa ne orta ne de uzun vadeli bir dış ticaret politikası olmadığını ifade eden Erdoğdu, 19 yıldır iktidarda olanların bu konuda hiçbir şey yapmadığını ve sadece izlediğinin net bir şekilde görüldüğünü kaydederek şöyle devam etti:

“İktidarın acilen dış ticarette bir şeyler yapması gerekiyor. ABD Dolarının 7 lira civarında dolandığı, Türk Lirasının aşırı değersiz olduğu bir ortamda bile ülke yeterince ihracat yapamıyor ve ihracatı düşüyorsa, buna karşın çok pahalı ithalata rağmen ithalat artmaya devam ediyorsa bu durum sürdürülemez. TL hafif değerlense ithalat patlar, dış ticaret açığı ise döviz kıtlığı yaşadığımız, Merkez Bankası rezervlerini eksi 50 milyar dolara indirdiğimiz, 128 milyar dolarlık banka rezervini boş yere harcadığımız bir ortamda ithalat yapamaz, 1970’lerde olduğu gibi 70 cente muhtaç kalırız.”

BÖLGEYLE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMALI, İHRACATA ODAKLANMALIYIZ

Türkiye’nin ne yapıp edip yerli üretimi artırması, ithalata dayalı bir ekonomi olmaktan çıkması, ihracata odaklanması gerektiğini bildiren Erdoğdu, “İçinde bulunduğumuz bölgedeki bütün ülkelerle barış içinde yaşamadığımız takdirde dış ticaretimizi düzeltemeyiz. Bugün çok güçlü olduğumuz kanatlı sektöründe bile yanı başımızdaki Ortadoğu’ya dahi ihracatta zorlanıyorsak,  Arap ülkeleri bizden tavuk eti, canlı küçükbaş hayvan ve koyun eti almıyor, dünyanın öbür ucundan Brezilya’dan, Tayland’dan milyarlarca dolarlık tavuk eti alıyorlarsa, Avustralya, Yeni Zelanda’dan canlı küçükbaş hayvan ve koyun eti alıyorsa bu durum sadece onların suçu olamaz, bizim de yapmamız gereken şeyler olduğunu gösterir” diye konuştu.

LATİN AMERİKA’DAN UZAK ASYA’YA HER YERDE OLMALIYIZ

Türkiye’nin bir petrol ve doğal gaz ülkesi olmadığını, tüm dünyada kabul edilen rezerv paraya da sahip bulunmadığına işaret eden Erdoğdu, ülkenin turizm ve navlun dışında da çok fazla döviz elde edebileceği bir alan olmadığını bildirdi. Ülke olarak yaşamını sürdürmesi için gerekli ithalatı karşılayabilecek yüksek teknolojiye ve ihracata dayalı bir ekonomik yapının kurulmasının şart olduğunu anlatan Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

“Ülke olarak ihracattan başka şansımız yok. Bunun gerçekleşebilmesi için başta yüksek teknolojiye dayalı olmak üzere sanayi ve tarımın desteklenmesi gerekiyor. İhracat teşvik edilmeli, Türkiye, en büyük ihracatı yaptığı AB ile iyi ilişkiler yürütmeli, ihracatta Latin Amerika’dan Uzak Asya’ya hiçbir ülke ve bölgeyi atlamamalı, her yerde var olmalı. Öncelikle komşularımızla iyi ilişkiler yürütmeli. Çünkü ihracatta başa güreşen ülkelerin istisnasız tamamı, dış ticaretlerinde en büyük payı yakın çevresindeki ülkeler alır.”   

Açıklamasında, ihracata dayalı bir ekonomi olma, ithalattan kaçınma konusunda iktidarın halka örnek olması gerektiğini vurgulayan Erdoğdu, “Saraydaki ağaçlar bile her türlü bitkinin, ağacın yetiştiği bu ülke yerine Almanya’dan, İtalya’dan getiriliyorsa halka, ‘ithal ürün kullanma’ denemez. Yerli ve milli ürün kullanma konusunda öncelikle ülkeyi yönetenler halka örnek olmalı” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.