banner14

İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'kumpas' soruları

banner74

Gündem 13.02.2020, 10:50 13.02.2020, 10:50
İmamoğlu'ndan Erdoğan'a 'kumpas' soruları

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İmamoğlu’nun danışmanı FETÖ’nün belediyeler imamı” iddiasına yanıt verdi.


 

Adı geçen Erkan Karaaslan’ın devletin birçok kurumuyla iş yapan bir kişi olduğunu belirten İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi? Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu” sorularını yöneltti.

SORULARI YANITLADI


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul Planlama Ajansı”nın tanıtım toplantısı öncesinde kameraların karşısına geçti ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Sorulan sorular ve İmamoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

“AK Parti ile CHP arasında FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları sürüyor. Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği videoda ‘İmamoğlu’nun danışmanı FETÖ İmamı’ cümlesi vardı. Bu iddiaya ne diyorsunuz?”

- Bana arkadaşlarım ifade ettiklerinde açıkçası bu habere inanmak istemedim. Sonra arkadaşlarım videoyu gösterince çok üzüldüm, utandım. Ülkemde bu tür yalan ifadelerin bu mercilerden aktarılması konusunda utandım, çok üzüldüm. Önce şunu söyleyeyim: Bahsi geçen vatandaşımız, benim danışmanım değil. Bahsi geçen vatandaşımızın hizmet ettiği birçok kamu kurumu var. MİT gibi bu ülkenin gizli güvenliğinden sorumlu kuruluşları var. Onlarca bakanlık, onlarca AK Partili belediye başkanlıkları var. Ben, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğumda halihazırda, AK Partili belediye başkanı döneminden itibaren, 2012’den beri hizmet eder konumdaydı. Bu arkadaşımız, bizim dönemde de bir kısım hizmetler verdi. Bunlar kayıtlı, bunlarla ilişkili araştırmalar yapıldı. Soruşturmaya bile gerek duyulmadı. Bu yalan ifadeleri kullanmakta nasıl böyle bir boşluğa düşerler, bu makamlar böyle yalan ifadeleri nasıl kullanırlar? Çok üzüntülüyüm, tekrar altını çizeyim. 2012’den itibaren Beylikdüzü Belediyesi’ne hizmet eden bir şahıstan bahsediyoruz.


“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN HABERİ VAR MI YOK MU?”



- Bugüne kadar polemik yaratmamak adına hiç paylaşmadığım bir şeyi sizinle paylaşacağım. Polemik niye yaratmak istemedim? Çünkü seçimle ilgili süreçte bunları kullanacak bir insan değildim ve kulağıma gelen, belgesiyle tanıklarıyla bana aktarılan bazı kişileri kurumları, kamu kurumlarını zedeleyici ifadeler olduğu için de uzak durduğum birçok şeyle karşı karşıya kaldım. Bunların hiçbirisini açıklamadım. Çünkü benim işim polemik değil. Benim işim vatandaşlaydı ve vatandaşa ne yapacağımızı anlattık. Bazı soruları soracağım açıkçası. Demek ki benim de bunları açıklama vaktim geldi. Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi?  Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu?


“AMAÇ HİZMET ETMEK Mİ ÇAMUR ATMAK MI?”



- Samimi ifadelerimle kendisine bir mektup yazdım. Randevu talep edeli 6-7 ay oldu. Mektubu da yazlı tahmin ediyorum bir ayı geçti, kırk gün oldu belki. Ben İstanbul adına çok samimi, bir vatandaş gibi, bir hemşeri duygusuyla kendisine çok içten bir mektup yazdım. Çevresindeki insanların, yalanla, dolanla, yalancı tariflerle kendilerini aldatmaması konusunda İstanbul’la ilgili brifing verme süreciyle ilgili talebimi ilettim. Benim mektubumdan sonra, yine yalan ifadelerle benim üzerime bir takım laflar atıldı, söylendi. Süt dendi bilmem ne dendi. Şimdi bakıyorum ki hala, yalan ifadelere devam ediliyor. Hem de Sayın Cumhurbaşkanı’nın makamı üzerinden, ona sunulan bilgilerle benim de içinde tutulmaya çalıştığım bir kumpasa karşı, artık böyle ifade ediyorum, yapılan bir açıklama bugün ortada. Çok üzülüyorum. Bu makama karşı çok üzülüyorum. Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tüm samimi duygularımla mektup yazarak, kendisine bu mesajları ileten kişi olarak, ben bu tüm samimi ifadelerimi geri çekiyorum. Gerek kalmadı. Çünkü işimiz ne? İşimiz, İstanbul’a hizmet etmek mi? Türkiye’ye hizmet etmek mi? Yoksa bu makamlar üzerinden çamur atmak mı? Bakın neredeyse on bir ay sonra ben bunu açıklıyorum. Sebebi polemik yaratmamak. Muhatapları kendileri bulma haizine sahipler.


“SANIK ŞU ANDA SERBEST”



- Kaldı ki bir şeyi daha söylemek istiyorum. Suçladıkları ‘FETÖ’nün imamı dedikleri şahıs’. Böyle ayıp bir ifşa olur mu? Bu vatandaş şu anda serbest. Mahkemesi görülmüş ve serbest. Böyle bir ifşa olabilir mi? “FETÖ’nin İmamı”  diye başlık atıyorsunuz, İmamoğlu da danışmanı diyorsunuz. Her karar alınıyor. Herkes bir takım haksızlığa, hukuksuzluğa uğradığı, çok pratik kararların alındığı bu ülkede, bu vatandaşımız suçsuz veya yargılanması devam ediyor, sokakta. Siz FETÖ’nin İmamı”   diye başlık atıyorsunuz bir oturumda, bir grup toplantısında ve onun altına da İmamoğlu danışmanı diyorsunuz.  Kim inanır size? Üzülüyorum. O makama da çok üzülüyorum.

“Açıklamalarınızdan yola çıkarak, bu videonun hazırlanmasından Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadığı anlamı mı ortaya çıkıyor?”
-Ben bilmem. Ben öyle bir yargıda bulunmam. Ben diyorum ki, bu kumpastan haberiniz var mıydı, yok muydu?

 

“11 aydır dile getirmediğiniz konular mektupta yazıyor muydu?
-           Ben mektupta İstanbul’u anlattım. Ben bunları unutmak bile istedim. Daha önce bana gelen bu bilgileri unutmak bile istedim. Kaldı ki vatandaş tahliye edildi. Süreç kapandı diye düşündük. Şu anda dediğim gibi o kabinedeki bakanın bana karşı kurmak istediği kumpastan haberi var mıydı yok muydu? O kabinedeki bakan, hala kabinede.

“Bakanı açıklayacak mısınız?”

-           Ben kendimi bilirim. Benim adım Ekrem İmamoğlu. Ben kendimi bilirim. Ne söylediğimi bilirim. Benim adım Ekrem İmamoğlu.

“Cumhurbaşkanına yönelik randevunuzu geri çekiyor musunuz?”

-           Tabii ki randevu talebimi geri çekiyorum. Zaten bir anlamı yok ki. Benim bu kadar samimi randevu talebime karşı verilen bu cevap verilen bu ifade bunun kullanılma biçimi çok yazık.


İŞTE O BELGE


İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, 6 Mart 2019’da, “GİZLİ” ibaresiyle bir yazı yolladı. Yazıda, şu ifadeler kullanıldı ve talepler şöyle sıralandı:

“Daire Başkanlığımıza intikal eden ilgi talimat yazınız ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık Erkan Karaaslan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında verilen ara karar gereğince, sanık hakkında bu zaman kadar yapılan soruşturmalarda FETÖ silahlı terör örgütünün belediyeler imamı olduğu iddia edilen herhangi bir kişinin tespit edilip edilmediği, sanık hakkında bu yönde elde edilmiş herhangi bir beyan veya delil bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucunun duruşmanın bırakıldığı 07.03.2019 tarihinden önce  gönderilmesi talep edilmiş; bu kapsamda hazırlanan bilgi notu yazımız ekinde gönderilmiştir. Arz ederim.”

"CUMHURBAŞKANI'NIN HABERİ YOK MU?"


Adı geçen Erkan Karaaslan’ın devletin birçok kurumuyla iş yapan bir kişi olduğunu belirten İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi? Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu” sorularını yöneltti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul Planlama Ajansı”nın tanıtım toplantısı öncesinde kameraların karşısına geçti ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Sorulan sorular ve İmamoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

“AK Parti ile CHP arasında FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmaları sürüyor. Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği videoda ‘İmamoğlu’nun danışmanı FETÖ İmamı’ cümlesi vardı. Bu iddiaya ne diyorsunuz?”

"ÇOK ÜZÜLDÜM"



- Bana arkadaşlarım ifade ettiklerinde açıkçası bu habere inanmak istemedim. Sonra arkadaşlarım videoyu gösterince çok üzüldüm, utandım. Ülkemde bu tür yalan ifadelerin bu mercilerden aktarılması konusunda utandım, çok üzüldüm. Önce şunu söyleyeyim: Bahsi geçen vatandaşımız, benim danışmanım değil. Bahsi geçen vatandaşımızın hizmet ettiği birçok kamu kurumu var. MİT gibi bu ülkenin gizli güvenliğinden sorumlu kuruluşları var. Onlarca bakanlık, onlarca AK Partili belediye başkanlıkları var. Ben, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğumda halihazırda, AK Partili belediye başkanı döneminden itibaren, 2012’den beri hizmet eder konumdaydı. Bu arkadaşımız, bizim dönemde de bir kısım hizmetler verdi. Bunlar kayıtlı, bunlarla ilişkili araştırmalar yapıldı. Soruşturmaya bile gerek duyulmadı. Bu yalan ifadeleri kullanmakta nasıl böyle bir boşluğa düşerler, bu makamlar böyle yalan ifadeleri nasıl kullanırlar? Çok üzüntülüyüm, tekrar altını çizeyim. 2012’den itibaren Beylikdüzü Belediyesi’ne hizmet eden bir şahıstan bahsediyoruz.

“SAYIN CUMHURBAŞKANI’NIN HABERİ VAR MI YOK MU?”



- Bugüne kadar polemik yaratmamak adına hiç paylaşmadığım bir şeyi sizinle paylaşacağım. Polemik niye yaratmak istemedim? Çünkü seçimle ilgili süreçte bunları kullanacak bir insan değildim ve kulağıma gelen, belgesiyle tanıklarıyla bana aktarılan bazı kişileri kurumları, kamu kurumlarını zedeleyici ifadeler olduğu için de uzak durduğum birçok şeyle karşı karşıya kaldım. Bunların hiçbirisini açıklamadım. Çünkü benim işim polemik değil. Benim işim vatandaşlaydı ve vatandaşa ne yapacağımızı anlattık. Bazı soruları soracağım açıkçası.

Demek ki benim de bunları açıklama vaktim geldi. Sayın Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 31 Mart 2019 seçimlerinin birkaç gün öncesinde bahsi geçen Erkan Karaarslan’ın avukatını İzmir’e hangi bakanınız davet etti? Hem de bilet alarak! Bu vatandaş o zaman tutukluydu. İki: Halihazırda kabinenizde bulunan bu bakan ‘İmamoğlu’na önce FETÖ, yoksa yolsuzluk suçu at, amacımız onları bitirmek’ dedi mi demedi mi?  Tekrar ediyorum. Bu Bakan, hala aktif olan bu Bakan, “İmamoğlu’na öncelikle FETÖ üzerinden, yoksa yolsuzluk suçu at. Amaç onları bitirmek” dedi mi demedi mi? Bu kumpastan son sorum da şu: Bugün bu yalan ifadeleri kullanan Sayın Cumhurbaşkanı’nın haber var mı yok mu? Onun onayıyla mı yapıldı? Yoksa haberi yok mu?


“AMAÇ HİZMET ETMEK Mİ ÇAMUR ATMAK MI?”



- Samimi ifadelerimle kendisine bir mektup yazdım. Randevu talep edeli 6-7 ay oldu. Mektubu da yazlı tahmin ediyorum bir ayı geçti, kırk gün oldu belki. Ben İstanbul adına çok samimi, bir vatandaş gibi, bir hemşeri duygusuyla kendisine çok içten bir mektup yazdım. Çevresindeki insanların, yalanla, dolanla, yalancı tariflerle kendilerini aldatmaması konusunda İstanbul’la ilgili brifing verme süreciyle ilgili talebimi ilettim. Benim mektubumdan sonra, yine yalan ifadelerle benim üzerime bir takım laflar atıldı, söylendi. Süt dendi bilmem ne dendi.

Şimdi bakıyorum ki hala, yalan ifadelere devam ediliyor. Hem de Sayın Cumhurbaşkanı’nın makamı üzerinden, ona sunulan bilgilerle benim de içinde tutulmaya çalıştığım bir kumpasa karşı, artık böyle ifade ediyorum, yapılan bir açıklama bugün ortada. Çok üzülüyorum. Bu makama karşı çok üzülüyorum. Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tüm samimi duygularımla mektup yazarak, kendisine bu mesajları ileten kişi olarak, ben bu tüm samimi ifadelerimi geri çekiyorum. Gerek kalmadı. Çünkü işimiz ne? İşimiz, İstanbul’a hizmet etmek mi? Türkiye’ye hizmet etmek mi? Yoksa bu makamlar üzerinden çamur atmak mı? Bakın neredeyse on bir ay sonra ben bunu açıklıyorum. Sebebi polemik yaratmamak. Muhatapları kendileri bulma haizine sahipler.


“SANIK ŞU ANDA SERBEST”


 

Kaldı ki bir şeyi daha söylemek istiyorum. Suçladıkları ‘FETÖ’nün imamı dedikleri şahıs’. Böyle ayıp bir ifşa olur mu? Bu vatandaş şu anda serbest. Mahkemesi görülmüş ve serbest. Böyle bir ifşa olabilir mi? “FETÖ’nin İmamı”  diye başlık atıyorsunuz, İmamoğlu da danışmanı diyorsunuz. Her karar alınıyor. Herkes bir takım haksızlığa, hukuksuzluğa uğradığı, çok pratik kararların alındığı bu ülkede, bu vatandaşımız suçsuz veya yargılanması devam ediyor, sokakta. Siz FETÖ’nin İmamı”   diye başlık atıyorsunuz bir oturumda, bir grup toplantısında ve onun altına da İmamoğlu danışmanı diyorsunuz.  Kim inanır size? Üzülüyorum. O makama da çok üzülüyorum.

“Açıklamalarınızdan yola çıkarak, bu videonun hazırlanmasından Cumhurbaşkanı’nın haberi olmadığı anlamı mı ortaya çıkıyor?”
- Ben bilmem. Ben öyle bir yargıda bulunmam. Ben diyorum ki, bu kumpastan haberiniz var mıydı, yok muydu?

 

“11 aydır dile getirmediğiniz konular mektupta yazıyor muydu?
- Ben mektupta İstanbul’u anlattım. Ben bunları unutmak bile istedim. Daha önce bana gelen bu bilgileri unutmak bile istedim. Kaldı ki vatandaş tahliye edildi. Süreç kapandı diye düşündük. Şu anda dediğim gibi o kabinedeki bakanın bana karşı kurmak istediği kumpastan haberi var mıydı yok muydu? O kabinedeki bakan, hala kabinede.

"RANDEVU TALEBİMİ GERİ ÇEKİYORUM"


“Bakanı açıklayacak mısınız?”

- Ben kendimi bilirim. Benim adım Ekrem İmamoğlu. Ben kendimi bilirim. Ne söylediğimi bilirim. Benim adım Ekrem İmamoğlu.

“Cumhurbaşkanına yönelik randevunuzu geri çekiyor musunuz?”

- Tabii ki randevu talebimi geri çekiyorum. Zaten bir anlamı yok ki. Benim bu kadar samimi randevu talebime karşı verilen bu cevap verilen bu ifade bunun kullanılma biçimi çok yazık.
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26