CHP'li Toprak: "Vergi paketleri günü kurtarmanın ötesinde bir şey değildir"

 CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 500 milyar TL'lik yeni vergi paketiyle ilgili "Yıl sonuna kadar hedeflenen 2,1 trilyon liralık borçlanma hedefinin dörtte biri. İktidarın göstermelik tasarruf tedbirlerinden sonra vergi paketleriyle istikrar sağlanacağına ikna çabası, günü kurtarmanın ötesinde bir şey değildir" dedi.

İstanbul 23.06.2024, 11:30
CHP'li Toprak: "Vergi paketleri günü kurtarmanın ötesinde bir şey değildir"

 CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 500 milyar TL'lik yeni vergi paketiyle ilgili "Yıl sonuna kadar hedeflenen 2,1 trilyon liralık borçlanma hedefinin dörtte biri. İktidarın göstermelik tasarruf tedbirlerinden sonra vergi paketleriyle istikrar sağlanacağına ikna çabası, günü kurtarmanın ötesinde bir şey değildir" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, haftalık değerlendirme raporunu bugün yayınladı. İsviçre’deki Uluslararası Ukrayna Konferansı’na Türkiye Dışişleri Bakanlığı dışında Fener Rum Patrikhanesi Patriği Bartholomeos’un da ‘ekümenik’ sıfatıyla ayrı bir resmi heyetle katılmasını 'Lozan Anlaşması’nın ve egemenliğin ihlali' olarak değerlendiren Toprak, "Patrikhaneyle ilgili somut ve net düzenlemeler süratle yapılarak uygulamaya konulmalıdır. Uluslararası bir konferansta Türkiye’nin iki ayrı resmi heyetle temsili bugüne kadar benzeri yaşanmamış bir diplomasi çelişkisidir! İktidar, Patrikhanenin ekümenik iddiasının tanınmadığını dünyaya ilan etmelidir. Bu kapsamda Fatih Kaymakamlığı’nın 2022 Ağustos’undaki açıklaması doğrultusunda çıkartılacak yönetmelik ve diğer hukuki düzenlemeler hızla yürürlüğe konularak uluslararası talepler tümüyle sonlandırılmalıdır" ifadelerini kullandı.

"Günü kurtarma paketi"

Toprak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Küresel piyasa araştırma ve yatırım kurumları, uygulanan ekonomi modelinin yabancıları memnun ettiğini ancak halkın ağır mağduriyet yaşadığını belirterek modele toplumsal destek olmadığını vurguluyor. Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe girenlerde rekor artış bunu teyit ediyor.

TBMM’ye getirileceği açıklanan 500 milyar TL'lik yeni vergi paketi, yılsonuna kadar hedeflenen 2,1 trilyon liralık borçlanma hedefinin dörtte biri. İktidarın göstermelik tasarruf tedbirlerinden sonra vergi paketleriyle istikrar sağlanacağına ikna çabası, günü kurtarmanın ötesinde bir şey değildir. Geniş kesimlerin üzerindeki dolaylı vergi ve ücretlilerin gelir vergisi yükünün azaltılmasını içermeyen bu vergi paketi, iktidarın yıllardır servet aktardığı kesimlere yönelik toplumsal tepkiyi hafifletip dikkatleri başka yöne çekerek gündemi değiştirmek amacıyla hazırlanmış bir günü kurtarma paketidir.

"86 milyon yurttaşımızın en büyük güvencesi CHP'dir"

İktidar ittifakı, yerel seçim sonrası ortaya çıkan siyasi normalleşme ve toplumsal gerginliğin azaltılması taleplerini ‘varoluşlarına tehdit’ diye algılayıp yine çatışma ve siyasi kamplaşmadan medet uman söylemlere yöneldi. Kavga ve çatışmadan beslenen bu tarzı sürdürmek, siyasi bir çaresizliktir. Ne yeni anayasa ve demokratikleşme vaatlerinin inandırıcılık sorunu ne de siyasi cinayetlerle yaratılmak istenen korku atmosferinin toplumdaki barış huzur refah içinde birlikte yaşama beklentilerini gölgelemesi artık söz konusu olamayacaktır. Bu konuda tüm toplumsal kesimlerin ve 86 milyon yurttaşımızın en büyük güvencesi Ana Muhalefet Partisi olarak CHP’dir.

İktidarın sürdürdüğü yoğun iç borçlanma ve yüksek faiz politikasıyla hazinenin borçlanma faizi hızla yükseliyor. En son 2003 temmuzunda yüzde 40,85 faizle borçlanan hazine, aradan geçen 21 yılın ardından geçtiğimiz mayıs ayında yüzde 39 faizle borçlanarak ağır kriz ve yüklü borçlanma dönemine geri döndü!

Hazinenin 2024 bütçesinde bu yıl için planlanan 2,1 trilyon TL’nin de üzerinde iç borçlanmaya gitmesi, daha yüklü borç için daha yüksek faiz ödemesi kaçınılmaz olacaktır. Vergi toplamak, kayıt dışı ekonomiyi, kara parayı, kaynağı belirsiz varlıkları kontrole alıp, ciddi anlamda tasarruf yapmak yerine yüksek tefeci faiziyle borçlanmayı tercih eden iktidarın bu politikası, ülkenin siyasi ve ekonomik bağımsızlığı, toplumun ve özellikle gençlerin geleceği adına çok ciddi tehlikelerin ve tehditlerin işaretidir.

Türkiye’nin sanayisi üretim ve yatırım alarmı veriyor. Sanayi üretiminde ortaya çıkan gerileme yanında teşvik belgesine bağlanan yatırımlarda geçen yıla göre yüzde 50’ye yaklaşan düşüş yaşandı. Yeni yatırım teşviklerindeki istihdam sayısı ise 26 binden 15 bine indi. Enflasyonun yüzde 75’e ulaştığı süreçte yatırımlardaki gerilemenin yüzde 50’ye yaklaşması ciddi bir kötüleşmeyi işaret ediyor. OECD, IMF, Dünya Bankası, Küresel Yatırım Bankaları vb. uluslararası kuruluşlar Türkiye’nin büyüme hızı beklentisini aşağı çekti. Türkiye’ye ağır bedeller ödeten iktidar, yerli-yabancı bir avuç kesimi servete boğan politika tercihleriyle Türkiye’yi derin bir açmaza sürüklüyor.

TÜİK’in 2023 Hane Halkı Bütçe Araştırması sonuçları, toplumun geniş kesimlerinin harcamalarında konut ve gıda harcamalarının ilk sırada yer aldığını gösterdi. Tasarruf, kültür, gezi, eğitim vb. para ayıramayan pek çok aile sadece karnını doyurup kira ödeyerek yaşamını sürdürüyor. TÜİK verileri; Türkiye’de ailelerin büyük kısmının sadece gündelik yaşamını sürdürebilecek bir bütçeyle temel insani ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, ülke gelirinin büyük kısmına el koyan yüzde 20’lik grupla diğer yüzde 80’lik kesim arasında yaşam ve harcama tercihlerinde büyük uçurumlar oluştuğunu işaret ediyor. Toplumun sosyal statü ve yaşamsal talepler yönünden keskin şekilde ayrıştığı açığa çıkıyor. Sosyal barış, toplumsal huzur ve gelir paylaşımında adalet için çok acil hayati adımlar atılması gereği kaçınılmaz şekilde kendini dayatıyor. 

"İktidar daha ilk günden tüm planlamaları altüst etti"

Buğdayda kiloda 1 TL, arpada 25 kuruş taban fiyat artışıyla üreticiyi perişanlığa sürükleyen iktidar, TMO depoları geçen yıldan dolu olduğu için ürün alımı yapmıyor. Rusya ve Ukrayna buğdayıyla doldurulan depolarda yer olmadığı için ürününü taban fiyatın altında satmaya zorlanan üretici, ikinci bir mağduriyet yaşıyor! Bir yandan yerli buğdaydan üretilen unun ihracatına yasak getirilirken diğer yandan ekim sonuna kadar buğday ithalatı yasaklandı. Rus buğdayından un üreterek ihraç eden değirmencileri sıkıntıya sokan bu kararlar, yerli buğday, un, makarna, bisküvi vb. sektörleri darboğaza itecek mağduriyetler daha da artacak. İktidar, 2024’te tarımda planlı döneme geçmeyi vaat ederken daha ilk günden tüm planlamaları alt üst etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 3-4 Temmuz’daki Şanghay İş Birliği Örgütü’nün (ŞİÖ) Astana’daki Devlet Başkanları Zirvesinde bir araya geleceklerini açıklaması, Türkiye’ye yapacağı ziyaret programının gündemden düştüğünü gösterdi. Şanghay İş Birliği Örgütü’ne (ŞİÖ) üye olmaktan söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar herhangi bir adım atmadı. BRICS konusunda da durum aynı. Yeniden bu kozların batıya karşı öne sürülmesi yanında Rusya ile ŞİÖ-BRICS üzerinden arayı düzeltme çabalarının sonuç vermesi mümkün görünmüyor. İktidarın sıkça değişen bu hamlelerle ne batıdan ne de Rusya ve Çin’den bir sonuç almayı beklemesi gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. 

"AB ile ikili ilişkilerde ayrışmaların yaşanmasına neden olacak"

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağ partilerin elde ettiği sonuçlar; başta Fransa, Almanya ve Belçika olmak üzere çoğu Avrupa ülkelerinde, taşları yerinden oynattı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, erken seçim kararı aldı. Belçika’da hükümet istifa etti. Aşırı sağın zaferi Türkiye-AB ilişkilerinde zorlu bir dönemin habercisi. AB’nin genişlemesine ve başta Ukrayna, Türkiye olmak üzere yeni ülkelerin tam üyeliğine karşı olan aşırı sağ partiler, demokrasi, hukuk devleti, insan haklarından önce dini inanç, etnik köken ve ırkı önemsiyor. Bu yaklaşım AB ilişkilerinde Türkiye aleyhine havanın genişlemesine, Türkiye ile bağların koparılmasına kadar varabilecek süreçleri zorlayacaktır. Böyle bir atmosfer AB ile ikili ilişkilerde yeni gerilim süreçlerinin ve ayrışmaların yaşanmasına neden olacaktır."

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21