6 C
Antalya
Salı, Şubat 18, 2020
Ana Sayfa Anasayfa HDP'li Turan Zindaşti'nin ilişkilerini sordu

HDP’li Turan Zindaşti’nin ilişkilerini sordu

HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, uluslararası uyuşturucu baronu Zindaşti’nin işlediği suçları ve mafya-emniyet-yargı ve hükümet yetkilileriyle ilgili ve uluslararası bağlantılarını Meclis gündemine taşıdı.

 

HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, Zindaşti’nin Türkiye’de işlediği suçlar, ulusal ve uluslararası bağlantılarının tespit edilmesi, devlet görevlileriyle ilişkilerinin ortaya çıkarılması ve bundan kaynaklı devlet içindeki mafya-emniyet-yargı-hükümet içindeki ilişkilerin ve olayların tüm ayrıntılarıyla incelenmesi amacıyla meclis araştırması açılması için talepte bulundu. 

“Hükümet yetkilileri ile bağlantıları var”

Rıdvan Turan, gerekçe olarak ise şunları belirtti: “Dünyanın sayılı uyuşturucu kaçakçılarından Naci Şerifi Zindaşti, dünyada ve Türkiye’deki çok sayıdaki suçun azmettiricisi olarak bilinmektedir. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hükümet yetkilileriyle de bağlantıları vardır. Uyuşturucu baronu Zindaşti, buradan almış olduğu güçle, Türkiye’de içinde hükümet yetkililerinin de olduğu karanlıkta kalan birçok suç işledi. Süreç kısaca şu şekilde gelişti:

İstanbul Kadıköy’de 07.04.2019’da İlhan Ünğan adında bir kişi silahlı saldırı sonucu öldürüldü.  İlhan Ünğan, İran asıllı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin kızı ve şoförünün 2014’te öldürüldüğü Büyükçekmece’deki suikastın azmettiricilerinden biri olarak kırmızı bülten ile aranıyordu.  Öldürülmeden önce 11 Nisan 2017’de avukatı aracılığıyla savcılığa verdiği şikâyet dilekçesinde Zindaşti ve ayarladığı tetikçilerin kendisini öldüreceklerini belirtip “…mevcut girişim yalnızca bahsi geçen üç şahsın değil, polisin, birtakım bürokratların da içinde yer aldığı organize bir girişimdir…” demiştir.

İddiaya göre; 23 Haziran 2014’te Naci Şerifi Zindaşti’nin kendisi gibi İran asıllı ve uyuşturucu baronu Çetin Koç’un bir sevkiyatını Yunan Polisi ve ABD Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’ne (DEA) ihbar etti. Bunun üzerine Çetin Koç, Zindaşti’ye suikast planladı ancak olayda Zindaşti’nin kızı ve yeğeni öldürüldü. Saldırı sonrası İstanbul’da mafya bağlantılı tetikçiler Dubai’de ise azmettirici olduğu iddia edilen Çetin Koç öldürüldü. Bu insanları öldürenlerden birinin de Kanada’da öldürüldüğü bilgisi Kanada resmi makamlarınca bildirildi. 

“İlk olarak 2007’de tutuklandı”

Zindaşti’nin kızı ve şoförünün öldürülmesiyle ilgili kırmızı bülten ile aranan Orhan Ünğan ise 25 Mart 2016’da “tasarlayarak kişiyi öldürme suçuna azmettirmek” suçundan tutuklandı. Avukatı Kudbettin Kaya, bir duruşmada “Bu dava, basit bir cinayet yargılaması davası değil, başka hesaplar görülmektedir. Ergenekon’a katılan gizli tanık (Naci Zindaşti’yi kastederek) benim hakkımda ifade verip meslek hayatımı bitirme noktasına getirdi. Bir kısım etkili siyasi kişilerin Zindaşti’ye vatandaşlık için referans olduğunu öğrendim…Bu durumu devlete bildirdim ve vatandaşlık verilmesini engelledim. Gelecek oturumda bulunmayabilirim. Öldürülme riskim var veya ben nefsi müdafaa kapsamında birilerini öldürmek durumunda kalabilirim.”  dedikten sonra 1 Kasım 2017’de silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. 

Uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin adı ise ilk olarak 2007 yılında Büyükçekmece’de ele geçen 75 kilo 300 gram eroin operasyonunda geçti ve tutuklandı. Cezaevindeyken 2009’da ABD Adalet Bakanlığı Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) ajanlarıyla görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeyle bağlantılı olarak Zindaşti, darbeci Gülen Cemaati’nin firari savcılarından Zekeriya Öz tarafından 2010 yılında Ergenekon soruşturmaları kapsamında “Terazi” kod ismiyle gizli tanık yapıldı, kurmaca ifadeler verdi. Bu ifadelerle Balyoz davasına bakan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesi’nin hâkimi Zafer Başkurt ile Hrant Dink cinayeti davasına bakan İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Erkan Canak’a kumpas kuruldu. Bu kumpasın amacı ise bu mahkemelere darbeci Gülen Cemaati’nin hakimlerinin atanmasıydı ve ardından Zindaşti tahliye edildi.

Bunun yanında Zindaşti’nin Avukat Kudbedin Kaya aleyhinde, uyuşturucu davalarında rüşvet vererek tahliye kararı aldırdığı da ileri sürüldü. Naci Şerifi Zindaşti’nin, darbeci Gülen Cemaati soruşturmalarında tutuklanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz ile 2007-2013 arası zaman diliminde 30 kez bir araya geldiği, firari eski savcı Zekeriya Öz ile de 2010-2012 arasında 44 kez bir araya geldiği saptandı. Yine darbeci Gülen Cemaati’nin eski emniyet mensuparı ve yurtdışındaki yöneticileriyle görüştüğü tespit edildi. 

“2018’de yeniden tutuklandı”

Zindaşti, ABD Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz’la ilişkisi ve 10 cinayetle bağlantısından dolayı 6 Nisan 2018’de yeniden tutuklandı. Yöneltilen suçlar şunlardır: “Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, örgüt faaliyetleri çerçevesinde ülke içi ve dışında adam öldürmek, resmi evrakta sahtecilik, adli görevi kötüye kullanma, gizliliği ihlal, kovuşturma işlemleri sırasında ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak, FETÖ üyeliği” Tutuklananlar arasında baş komiser ve emekli polislerin yer alması dikkat çekti. Soruşturma dosyasındaki en önemli bilgilerden biri de İran medya patronu Saeed Karimian ile Kuveytli iş insanı Muhammad Mer Almuntari’nin 29 Nisan 2017 Sarıyer Maslak’ta otomobillerinin içinde uzun namlulu silahlarla taranarak öldürülmeleri oldu.  İddiaya göre İran’daki mevcut rejime muhalif olan maktuller, Zindaşti’nin organizasyonunda öldürüldü.  

19 Ekim 2018’de (cuma günü) Zindaşti’nin avukatı ‘tutukluluk incelemesi’ için İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurdu. Başvuruyu değerlendiren 5. Sulh Ceza Hâkimi Cevdet Özcan, Zindaşti ve 3 adamı hakkında ‘tahliye’ kararı verdi. Bunun üzerine tutuklular gece saat 23.30 sıralarında Silivri Cezaevi’nden çıktı. Soruşturma savcısı Ercan Devrim karara itiraz etti. Dosyayı ele alan İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimi tekrar tutuklama kararı çıkardı. Ancak Zindaşti ve adamları iki mahkeme arasındaki 3 saat gibi kısa sürede cezaevinden çıkıp sırra kadem bastı. Emniyet yetkilileri Zindaşti ve 3 adamının resmi kayıtlarda yurt dışına çıktığına dair bir ize ulaşamadıklarını ancak yasadışı yollardan yurt dışına firar ettiğini değerlendiriyor. 

“Baskıda bulunuldu”

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olayla ilgili soruşturma başlattı. Basında davaya bakan hâkimin iktidar partisi eski Milletvekili Burhan Kuzu’nun Zindaşti’nin tahliye edilmesi yönünde baskıda bulunduğu bilgisi yer aldı.

Konuyla ilgili HSK Teftiş Kurulu müfettişlerine Zindaşti’nin tahliye kararına itiraz eden Savcı Ercan Demir, 08.10.2019’da ifade verdi. Ercan Demir, tahliye kararı veren hâkim Cevdet Özcan için tutanaklara geçen ifadesinde “… Bana ‘Üzerimde çok baskı var. Çok baskı yapıyorlar’ dedi. Nereden olduğunu sorduğumda ‘Ankara’dan Burhan Kuzu sürekli arıyor’…” demiştir. Burhan Kuzu bu durumu inkâr etmesine rağmen kendisinin Zindaşti’yle beraber AKP’nin Beşiktaş İlçe teşkilatında görevli Aliye Uzun’la beraber yemek yediği fotoğraf basına yansıdı. Devamında ise Aliye Uzun’un, Cumhurbaşkanı ve eşi başta olmak üzere tüm AKP’li üst düzey siyasiler ile fotoğraflar çektiren, Cumhurbaşkanının resmî ziyaretlerde bulunduğu ülkelerde heyette bulunan kişi olduğu anlaşıldı. Aliye Uzun’un, Zindaşti’nin Erdal Akkartal adında bir iş adamıyla ticari bir işinde aracılık yaptığı ve Zindaşti-Akkartal ikilisinin anlaşamayıp çatıştığı ortaya çıktı. Aliye Uzun ve Erdal Akkartal’ın aynı zamanda Cumhurbaşkanının Gana ziyareti sonrası bu ülkede tarım ve hayvancılık yatırımı kararı alan bir şirketin yöneticileri olduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı.

“Birçok suça imza atmış”

Zindaşti ulusal ve uluslararası çapta birçok suça imza atmış, Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde emniyet-yargı ve hükümet bazında bağlantılar kurarak bir takım karanlık işlerin faili olmuştur. Zindaşti bu suçları işlerken en üst düzeydeki hükümet yetkilileriyle ve uluslararası odaklarla iş birliği yapmıştır.  Zindaşti’nin suç ortakları da kamuoyuna yansımıştır. Buradan aldığı güç ve cesaretle Türkiye’de işlediği suçlarda hükümet yetkilileri adeta göz yummuşlardır. Emniyetin, savcılığın ve hükümet yetkililerinin de içinde yer aldığı organize bir yapı söz konusudur. Zindaşti’nin arkasında bulunan bu karanlık güçlerin ortaya çıkarılması elzemdir. Bu durum tüm ayrıntılarıyla incelenmeli yerinde araştırmalar ve tespitler yapılmalı, suç olabilecek unsurlar adli mercilere havale edilmeli, ortaya çıkan sonuçlar bir rapor haline getirilmeli ve kamuoyu aydınlatılmalıdır.”

Gündem

Başkan Hürriyet’ten deprem gönüllülerine teşekkür

Kocaeli İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet, Elazığ’da gerçekleşen deprem sonrasında İzmit’te başlatılan yardım kampanyasında İzmit halkının getirdiği yardım malzemelerinin kolileme ve tasnifleme...