<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yurttan Sesler</title>
    <link>https://www.yurttansesler.org</link>
    <description>Türkiye'nin dört bir yanından çok sesli haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yurttansesler.org/rss/bartin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 17:42:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/rss/bartin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["TBMM Çocuk Hakları Komisyonu kurulsun"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/tbmm-cocuk-haklari-komisyonu-kurulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/tbmm-cocuk-haklari-komisyonu-kurulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde “Çocuk Hakları Komisyonu” kurulması amacıyla kanun teklifi verdi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde “Çocuk Hakları Komisyonu” kurulması amacıyla kanun teklifi verdi. <br />
Bankoğlu, çocuklara yönelik hak ihlallerinin yapısal bir sorun hâline geldiğini belirterek, Meclis’in bu alanda kalıcı ve doğrudan sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak “Çocukların üstün yararı için Meclis’te kalıcı bir ihtisas komisyonu kurulmalı.” dedi.<br />
MECLİS’TE CİDDİ BİR BOŞLUK VAR<br />
Bankoğlu, çocukların üstün yararının Anayasal ve evrensel bir ilke olduğuna dikkat çekerek, TBMM bünyesinde çocuk haklarına özgülenmiş daimî bir ihtisas komisyonunun bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.<br />
“Dünyada çocuklara bayram armağan eden bir ülkenin Meclisi’nde çocuk haklarını merkeze alan kalıcı bir komisyonun olmaması kabul edilemez” diyen Bankoğlu hak ihlallerinin yapısal hale geldiğine dikkat çekti. CHP’li Bankoğlu çocuk istismarı, ihmal, çocuk işçiliği, erken yaşta evlilik, yoksulluk, eğitimde eşitsizlik, mülteci ve engelli çocukların karşılaştığı sorunlara işaret ederken; bu başlıkların artık münferit değil, yapısal sorunlar olduğunu belirtti. Bu nedenle denetimin ve politika üretiminin kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini ifade ederken kurulmasını teklif ettiği Çocuk Hakları Komisyonu’nun çalışma prensiplerine ilişkin önerisini dile getirdi. <br />
“Verdiğim kanun teklifine göre kurulmasını önerdiğim Çocuk Hakları Komisyonu; çocuklara ilişkin kanun tekliflerini çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda inceleyecek, hak ihlallerini izleyecek, ilgili kamu kurumlarını denetleyecek ve hazırladığı raporları TBMM Genel Kurulu’na sunacak.”<br />
Bankoğlu, teklifin gerekçesine ilişkin “Çocukların haklarını korumak, yalnızca sosyal politikaların değil, yasama ve denetimin de asli görevidir. Çocuk Hakları Komisyonu’nun kurulması, Meclis’in çocuklara karşı taşıdığı tarihsel sorumluluğun bir gereğidir” açıklamasında bulundu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/tbmm-cocuk-haklari-komisyonu-kurulsun</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 15:17:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2025/12/tbmm_cocuk_haklari_komisyonu_kurulsun_h27786_c84fc.JPG" type="image/jpeg" length="43391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Tarikatta zikir çekenleri emekli edenler, genç teğmenleri ihraç etti!"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/tarikatta-zikir-cekenleri-emekli-edenler-genc-tegmenleri-ihrac-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/tarikatta-zikir-cekenleri-emekli-edenler-genc-tegmenleri-ihrac-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda Türkiye Adalet Akademisi üzerine yaptığı konuşmada ordudan ihraç edilen teğmenlerin yaşadığı adaletsizliği anlattı, “teğmenlerimizin yanındayız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda Türkiye Adalet Akademisi üzerine yaptığı konuşmada ordudan ihraç edilen teğmenlerin yaşadığı adaletsizliği anlattı, “teğmenlerimizin yanındayız” dedi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="font-size:18px;">YOKSULLUK KONUŞULMASIN DİYE CADI AVINA BAŞLADINIZ!</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu Meclis kürsüsünde şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Adaletsizlikte tarihe geçmiş bir iktidarın adaletle ilgili teklifini görüşüyoruz. Derece yaptığı hâlde hâkimlik mülakatından elendiği için intihar eden Mert'in kırkı bile çıkmadan hâkimlik kurasında Erdoğan'a akrabalarını tanıştırıp şov yapanların teklifini görüşüyoruz. 36'sı çocuk 72 vatandaşımızın diri diri yanarak Bolu'da hayatını kaybettiği facianın üstünden 22 gün geçti. 10 günde her şeyi ortaya çıkarma sözü veren İçişleri Bakanı ise hâlâ sessiz, Turizm Bakanı koltuğunda, tek bir istifa bile yok. Bu katliamdan hiçbir sorumluluk duymadığınız gibi, otelleri denetlemeyi de ancak akıl edebildiniz. Demokrasimizin en onurlu hareketlerinden biri olan Gezi direnişinin üzerinden 12 yıl geçti, 12 yıl sonra bir menajer tutuklandı, sanatçılar ifadeye çağırıldı. Yoksulluk gündemini değiştirmek için bir anda cadı avına başladınız yine. Belediye başkanlarımız akıl almaz şekilde soruşturmalarla yine tutuklandı, İstanbul Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ifadeye çağrıldı, ne konuşsa üzerine soruşturma açtınız, binlerce bilirkişi içinden yetkinliği olmayan birini bilirkişi olarak atadınız, kılıfına bile uydurmayı lüzum görmeyip bu bilirkişiyi her davaya atadınız, bilirkişi raporuyla belediye başkanımıza jet hızıyla soruşturma başlattınız, gazetecileri jet hızıyla gözaltına aldınız. Koltuğu riske girince jet hızıyla soruşturma açan iktidar, insan canı söz konusu olunca ölü taklidi yapıyor. Tüm bu akıl almaz olaylar 25 gün içinde oldu. Ülkeyi macera romanı hâline getirdiniz.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">TARİKATTA ZİKİR ÇEKEN RÜTBELİLERİ EMEKLİ EDENLER GENÇ TEĞMENLERİ İHRAÇ ETTİ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ordumuzun göz bebeği teğmenlerimiz ve amirleri saray talimatıyla ihraç edildi, yetmedi, ihraç edilen teğmenler sosyal medyada linç edildi, türlü türlü hakaretler, iftiralarla "darbeci", "hain" ilan edildi. Üniformasıyla tarikatta zikir çeken generali ihraç değil, emekli edenler; ülkemizin, ordumuzun kurucusuna bağlılık yemini eden derece yapmış, idealist gençleri ihraç ediyor. İhraç kararınızın gerekçesinde “Mustafa Kemal Atatürk'e bağlılığı ifade eden ‘Mustafa Kemal Atatürk'ün askerleriyiz’ sözünü amacı dışında kullanmak disiplinsizliktir” deniliyor. Bu söz nasıl bir disiplinsizlik oluşturabilir? Bu teğmenler okullarını 1'incilikle bitirmiş, bugüne kadar hiçbir disiplinsizlik suçu işlememişler ama bu teğmenler mezuniyet töreninden sonra kendi aralarında ritüel hâline gelmiş bir subayın yeminini ederek disiplinsizlik işlemişler, öyle mi? Gerçek sorununuz elbette bu değil, gerçek sorununuz laik cumhuriyet, Atatürk’ün ilke ve inkılapları ve tabii ki, "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" sözleri.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">SAVCI SARAY’DA, HAKİMLER KURADA, BİLİRKİŞİ SATILMIŞ OLUNCA GEZİ TERÖR OLUYOR</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Amacınız, birlik ve beraberliği bozarak, düşman yaratarak kendi tabanınızı bir arada tutmak. İktidar, işte bu yüzden, sadece ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusuna bağlılığını ifade eden pırıl pırıl teğmenlerin geleceğini karartmıştır hem de bilerek, isteyerek ve gözdağı vererek. Biz bu yapılanları aslında Balyoz'dan Ergenekon'dan çok iyi biliyoruz, o dönemin Başbakanı "Bu davanın savcısı benim" diyordu. İhraç edilen teğmenlerimiz içinde aslında senaryo benzer. Üstelik, bu kumpasın savcısı da değişmedi. Savcının Saray’da, hâkimin akraba kurasında, bilirkişinin satılmış, yargının araçsallaştırılarak cübbelerin iliklendiği bir düzende Mustafa Kemal'in askerleri darbeci, Gezi direnişi terör, sanatçılar etki ajanı, gerçekleri halka anlatan gazeteciler de suçlu oldular öyle mi?</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">TEĞMENLERİ İHRAÇ EDERKEN ASLINDA VATAN VE HİZMET AŞKINI DA İHRAÇ ETMEK İSTİYORSUNUZ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Geldiğiniz günden beri cumhuriyet değerlerini, ilke ve devrimlerini hedef alan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz teğmenlerimizin yanındayız. Onları ihraç etseniz de onlar bu halkın gözünde Ata'sının onlara miras bıraktığı laik, sosyal ve hukuk devletinin askerleridir. Siz Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde olmaya yemin etmiş teğmenleri ihraç ederken aslında bu inancı, vatan ve hizmet aşkını da ihraç etmek istiyorsunuz. Yıllarca siz millî bayramları coşkuyla kutlamamızı engellediniz, olmadı; Anıtkabir'de slogan attırdınız, tutmadı; Mustafa Kemal'in askerlerini, teğmenlerini ihraç ettiniz ya, yine tutmayacak; yıldıramayacaksınız. Hepimiz Mustafa Kemal'in askerleriyiz.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/tarikatta-zikir-cekenleri-emekli-edenler-genc-tegmenleri-ihrac-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 14:48:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2025/02/tarikatta-zikir-cekenleri-emekli-edenler-genc-tegmenleri-ihrac-etti_c0c84.jpg" type="image/jpeg" length="85012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Amasra Maden Faciasının sorumlularına Başarı Belgesi dağıtmışlar"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/amasra-maden-faciasinin-sorumlularina-basari-belgesi-dagitmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/amasra-maden-faciasinin-sorumlularina-basari-belgesi-dagitmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2025 bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada 14 Ekim 2022’de gerçekleşen Amasra maden faciasındaki ihmalleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2025 bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada 14 Ekim 2022’de gerçekleşen Amasra maden faciasındaki ihmalleri anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Enerji Bakanlığına bağlı Teftiş Kurulu Başkanlığının 43 işçinin hayatını kaybettiği Amasra maden faciasına ilişkin ihmalleri anlattığı teftiş raporunu gösteren CHP’li Bankoğlu, “43 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan ihmallerin cezası yok mu?” diye sordu.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">FACİADA KUSURLU BULUNANLARDAN HİÇBİRİ NE İSTİFA ETTİ, NE GÖREVDEN ALINDI</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu’nun konuşması şu şekilde:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">14 Ekim 2022’de Amasra’da yaşanan faciada 43 madencimiz yaşamını yitirdi. Sayıştay başta, kurumların, odaların, bilirkişilerin onlarca raporu yayınlandı. Her biri ihmali, denetimsizliği, liyakatsizliği bir bir anlattı. Bilirkişi ön inceleme raporunda; TTK Genel Müdürlüğü, Bakanlık yetkilileri, Bakanlar açıkça kusurlu bulundu. Hiçbiri istifa etmedi, görevden alınmadı. Meclis’te araştırma komisyonuna gelen TTK yetkilileri neredeyse hayatını kaybeden işçileri suçlayacaktı. Elimdeki, Bakanlığınızın Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın; teknik, idari, hukuki açıdan faciayı ortaya koyan raporunda TTK’nın tüm ihmalleri tespit edilmiş.”</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">NEDEN TEK BİR KERE BİLE DENETİM YAPILMADI!</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Faciada TTK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışan Kazım Eroğlu, asli ve tali birçok konuda kusurlu ve sorumlu. Rapor elimde. Daha önce 2013'te Kozlu'da 8 madencinin can verdiği patlamada suçlu bulunan bu kişiyi genel müdür yapıtınız. Yetmedi; hesap vermesi gereken bu kişiyi apar topar EYT’den emekli ettiniz! Bu kişinin yargılanmasına neden müsaade edilmedi? Eski TTK Genel Müdür Yardımcısı, yine sizin raporunuzda ihmal fiilleri yazılmış, birçok konuda teknik, işletme ve yönetim kurallarına uymamasına rağmen emekli edildi? Bu kişiler neden patlama öncesi soruşturulmadı? Yine burada tek tek sayamayacağım TTK İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Dairesi Başkanı, İşletmeler Daire Başkanı, haklarında şikayetler olmasına rağmen neden tek bir kere bile denetim yapılmadı?</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">ACINIZI PAYLAŞIYORUZ DEDİĞİNİZ İNSANLARIN, ACISININ ÜSTÜNDE TEPİNİYORSUNUZ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Amasra Müessesi’nde yönetim hiyerarşisi kalmamış; bu kişilerin kendi ifadeleri var. Kurum içerisinde keyfi görevden almalar, oradan oraya atamalar, hepsi sizin raporunuzda var. Neden tek bir kere bile Amasra denetlenmedi? En önemlisi, Bakanlığınız faciada kusurlu bulunan yetkililerle ilgili Savcılığın soruşturma taleplerini reddetti! Müfettişlerin/yetkililerin yargılanmasına neden izin vermediniz? Açılan davalar sonucunda bu soruşturma izni, tam 16 ay sonra çıktı! Suçlama yine “görevi kötüye kullanma”, yatarı yok! Takipçisiyiz dediğiniz davalara, soruşturma izni vermediniz. Acınızı paylaşıyoruz dediğiniz insanların, acısının üstünde tepinir gibi, sorumluları terfi ettirdiniz!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">AMASRA FACİASININ “KADER” OLMADIĞI BAKANLIĞIN RAPORLARIYLA SABİT!</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yine sizin raporunuza göre ihmali ve açık kusuru nedeniyle 43 işçinin ölümüne neden olanlar, yani görevini kasıtlı olarak yapmayanların hiç sorumluluğu, suçu yok mudur? Bu kişiler dokunulmaz mıdır? Burada Komisyon’da söyleyin bilelim! Biz dokunamıyoruz, şu şunun tanıdığı akrabası deyin bilelim! Ama kader, fıtrat demeyin. Facianın kader olmadığı sizin raporlarınızda açıkça sabit!</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ MEVZUATINI BİLİNÇLİ OLARAK UYGULAMAMA: CEZASI SIFIR!</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki, Enerji Bakanlığı’nda disiplin işlemleri neye göre yapılıyor? 43 kişinin canına mal olan bu facianın asli sorumlularına verilen cezaları okuyorum. İş sağlığı güvenliği mevzuatını bilinçli olarak uygulamama: cezası sıfır! İş güvenliği talimatlarına uymama: Cezası, yok! Talimata rağmen ocakta denetim yapmama: Cezası, yok! Ocakta ağır risk olmasına rağmen patlama yapma: Cezası, yok! Ocakta metan değerlerinin dikkate alınmayarak üretime devam etme: Cezası, maaştan 1 günlük kesinti! Patlama öncesinde gaz değerlerinin arttığını görmesine rağmen işçilere bilgi vermeme: Cezası, uyarma. Bu arada, patlamada TTK Genel Müdürü, Yardımcısı EYT’den emekli edildiği için cezaları yok! Diğer ceza alanlar da Başarı Belgeleri nedeniyle alt sınırdan ceza alıyor.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">FACİANIN SORUMLULARI KENDİLERİ BAŞARI BELGELERİ DAĞITTIKLARI İÇİN DAHA AZ CEZA ALIYORLAR</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:18px;">Bakın, faciadan sorumlu kişilere çok başarılı oldukları için kendilerine başarı belgeleri dağıtmışlar. Belgeyi veren kim, facianın asli sorumlusu. Belgeyi alan kim, yine facianın sorumlusu. Al gülüm, ver gülüm; düzen kurulmuş. Nasılsa Bakanlık da denetlemiyor! Bakan, faciadan 1 ay önce kuruma gelmiş; ama kurumdan haberi yok. Kurumu denetlemekle görevli TTK yetkilileri işini yapmıyor. Amasra’da müdürler keyfi kararlar alıyor. Hepsine, koruma kalkanı olan başarı belgeleri dağıtılıyor. Sayın Bakan, herkese başarı belgesi dağıtın da sorumlularınız mağdur olmasın! Şimdi burada birkaç kişinin oyuncağı haline gelmiş bir kurumun bütçesine onayı bizden hangi yüzle isteyeceksiniz? Biz sorumluları biliyoruz. Hesap vermekten kaçanlar bilsin ki: Amasra Katliamının hesabı mahşere kalmayacak.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/amasra-maden-faciasinin-sorumlularina-basari-belgesi-dagitmislar</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 11:23:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2024/11/_06cbe.jpg" type="image/jpeg" length="82999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Türkiye artık çalışken ölen çocukların ülkesi"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/turkiye-artik-calisken-olen-cocuklarin-ulkesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/turkiye-artik-calisken-olen-cocuklarin-ulkesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2025 bütçesi üzerine TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada çocuk işçiliği ve çocuk iş cinayetlerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2025 bütçesi üzerine TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada çocuk işçiliği ve çocuk iş cinayetlerini anlattı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">ÇOCUKLAR DEVLET KONTROLÜNDE MESEMLERDE ÖLDÜRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Sayın Bakan çocuklar ölüyor. Kimi mevsimlik işlerde, kimi gecekondudan bozma evlerde, kimi istismar sonucu işlenen cinayetlerde… Kimi de devletin kontrolünde eğitim merkezlerinde! MESEM yani Mesleki Eğitim Merkezleri, hükümetinizin Türkiye’yi ucuz işgücü haline getirme politikasının bir parçası olarak kuruldu ve yaygınlaştırıldı. Bugün 2 milyona yakın çocuk, eğitimden koparılmış vaziyette, yoksulluk ve hayat pahalılığı gibi gerekçelerle bu merkezlerde çalıştırılıyor. Mesleki Eğitim Kanunu 41. Madde; mesleki eğitim yapılan merkezlerin “iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlık şartları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir, demektedir” Ama son yıllarda yaşanan “çocuk iş cinayetleri” nedeniyle buraların denetlenmediği, çocukların üstelik 12 saatten uzun süre, güvensiz iş ortamlarında güvencesiz çalıştırıldığını görüyoruz.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">ÇOCUK İŞÇİLİĞİ DEVLET ELİYLE MEŞRULAŞTIRILMIŞTIR</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocukların şantiyelerde, sanayide, inşaatta çalıştırıldığını, 8-9 yaşında iş hayatına girdiğini görüyoruz. Çocuk iş cinayeti kavramını ilk kez sizin döneminizde konuşur olduk. Peki, denetlemekle görevli Bakanlığınız somut ne yapıyor? Bakın, açık ve net söyleyelim: Hiçbir şey. 2017-2023 yılları için Çocuk İşçilikle Mücadele Programı açıklanmıştı. Yine Bakanlığınızın 2024-2028 Strateji Plan ve Faaliyet Raporunda çocuk işçilikle mücadeleye ilişkin birtakım önlemler yapıldığı yazıyor. Peki sonucunda bir gelişme var mı, yok. Bugün bir araya gelmemesi gereken iki kelime “çocuk ve işçilik” resmen devlet eliyle meşrulaştırılmıştır. Son bir yılda 0-14 yaş arası en az 22 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 15-17 yaş arasında yine en az 44 çocuğun bu sözde eğitim merkezlerinde, eğitim kamplarında öldürüldüğünü İSİG raporlarında görüyoruz.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">EN DÜŞÜK ÜCRETE EN UZUN SAATLER ÇALIŞAN İŞÇİLER BİZDE</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">MESEM’ler, sadece yetişkinleri değil çocukları da ucuz iş gücü olarak gören bir iktidarın, bir kirli koalisyonun ölüm merkezleridir, çocuk işçiliğin yasal kılıfıdır! Avrupa’ya, dünyaya “en ucuz ve en masrafsız işçi bizde” diye tüm işçilerin haklarını bir bir tırpanladınız; en düşük ücrete en uzun saatler çalışan işçiler bizde. İşçiler yetmedi, bir de çocuklarımızın şantiye köşelerinde, en ağır işlerde, en uzun saatlerde çalıştırılmasına göz yumuyorsunuz. Bu paralar da işçinin maaşından Fon’dan yandaşa, iş güvenliğini yok sayan patronlara aktarılıyor. Son üç yılda MESEM programlarına aktarılan kamu kaynağı 15 milyar liraya yaklaştı.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">SİZ ÇOCUĞUNUZU BÖYLE EĞİTİR MİSİNİZ SAYIN BAKAN?</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Türkiye’de 2013-2023 yılları arasında 671 çocuk işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu ölümler 2024’te de artarak devam ediyor. Kanun’da açıkça yazıyor: Öğrenciler tehlikeli, ağır işlerde çalıştırılamaz. Peki bu ölümler nedir Sayın Bakan? 16 yaşında Eren, sondaj çalışması yapılırken elektrik akımına kapılarak öldü. 17 yaşında Ulaş, elektrik direğinden arıtma havuzuna düşerek öldü. 14 yaşında Arda, sac büküm makinasına sıkışarak feci şekilde öldü. Ölümler bir yana yaralanmalar, uzuv kayıplarıyla sonuçlanıyor. Bu çocukların hayatı kararıyor. Beyzanur’un, aracın yakıt deposunun şamandırasını değiştirirken meydana gelen patlamada vücudunun yüzde 80’i yanıyor. Siz çocuğunuzu yakıt deposunun şamandırasını değiştirerek eğitir misiniz Sayın Bakan? Bu nasıl eğitim, bu neyin eğitimi Sayın Bakan?</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">TÜRKİYE ARTIK SUNTALARIN ARASINDA KALIP ÖLEN ÇOCUKLARIN ÜLKESİ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk işçiliğinin temel nedenlerini kendi raporunuzda zaten açıklamışsınız: “İşverenlerin talebi, aile bireylerinin işsizliği, eğitim hizmetinden faydalananama, yoksulluk…” Bunu ben değil, sizin raporunuz söylüyor! Bu sorunlara çözümü geçtim, çocukların işçileştirilmesine, öldürülmesine göz yumuyorsunuz. Önceki gece annesi hurdacılık yaptığı için evde boğularak hayatlarını kaybetmemiş olsalardı Nefes, Peri ve Işık’a vaat edeceğiniz, bekleyen gelecek farklı mıydı? Türkiye sayenizde artık hurda toplamaya giderken 5 çocuğu boğularak ölen annelerin, çocuğu şantiyelerde suntaların arasında kalıp ölenlerin, sanayide elektrik akımına kapılanların, inşaatlarda üzerine beton blok düşenlerin, geleceği kararanların ülkesi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span style="font-size:18px;">NORMALLEŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞINIZ HİÇBİR KÖTÜLÜĞÜ KABUL ETMİYORUZ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çocuk yoksulluğunda AB'de birinci, OECD'de ikinci sıradayız. 15-17 yaş grubunun işgücüne katılım oranı yüzde 16'dan yüzde 22'ye çıktı. Buna karşı 2025 bütçesinde “çocukların korunması programına” niye 1000 TL ayırdınız, bunları açıklayın. Çocukların yeri okuldur, oyundur; mesleki eğitimse bunun koşulları şartları bellidir. Çocukları bu ölüm kamplarına terk edemezsiniz. Bu milleti ne çocuk cinayetlerine, ne çocukların aç yatmasına, ne eğitimden mahrum çocuklara, ne de çocuk işçilere alıştıramayacaksınız. Normalleştirmeye çalıştığınız hiçbir kötülüğü hiçbir felaketi kabul etmiyoruz.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/turkiye-artik-calisken-olen-cocuklarin-ulkesi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Nov 2024 13:04:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2024/11/turkiye_artik_calisken_olen_cocuklarin_ulkesi_h23967_327c9.png" type="image/jpeg" length="94964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bartın'da yollara dökülen çöpler Meclis gündeminde]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/bartinda-yollara-dokulen-copler-meclis-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/bartinda-yollara-dokulen-copler-meclis-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Batı Karadeniz Bölgesi'nde katı atıkların düzensiz bertaraf edilmesi ve gelişigüzel vahşi depolama yöntemlerinin uygulanmasının bölgenin uzun süredir çözüm bekleyen önemli bir çevre sorunu olduğunu belirterek, Bartın’daki vahşi çöp döküm sahasına giden yola dökülen çöpleri Meclis gündeminde taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Batı Karadeniz Bölgesi'nde katı atıkların düzensiz bertaraf edilmesi ve gelişigüzel vahşi depolama yöntemlerinin uygulanmasının bölgenin uzun süredir çözüm bekleyen önemli bir çevre sorunu olduğunu belirterek, Bartın’daki vahşi çöp döküm sahasına giden yola dökülen çöpleri TBMM gündeminde taşıdı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu yaptığı açıklamada; “Bartın’da kentin katı atıklarının toplandığı vahşi depolama alanının dolması üzerine bölgemizde çok ciddi çöp krizi yaşanmakta. Kent merkezi, ilçe ve beldelerden toplanan çöplerin atıldığı Karasu köyü İnkumu tatil beldesi tepesindeki depolama alanının dolması, çevrede büyük bir kirliliğe neden olmakta. Günlük yaklaşık 150 ton çöpün taşındığı alanın yetersiz kalması nedeniyle çöpler, depolama sahasına çıkan yola kadar yığılmış ve yaklaşık 1 kilometrelik bir alan çöple dolmuş vaziyette. Bartın’ın Boğaz Mahallesi’ne ulaşımı sağlayan yol, biriken çöp yığınları nedeniyle neredeyse tamamen kapanırken, çöp sızıntılarının yağmur sularıyla Bartın Irmağı’na karıştığı da gözlemlenmekte. Bu durum, çevre halkında büyük tedirginlik yaratırken, çevre kirliliğinin boyutu hem karadan hem de havadan çekilen görüntülerle tespit edildi. Bölgedeki çöp depolama ve döküm faaliyetleri doğaya, çevreye ve canlı yaşamına yaptığı etkileri telafisi mümkün olmayan zararlara neden olmaktadır.” dedi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">KAMAN KÖYÜ’NE YAPILAN 50 MİLYONLUK TESİS ÇÜRÜMEYE TERKEDİLDİ</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Karasu köyü İnkumu tatil beldesi tepesindeki İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasının kapısının zincirle kapatılması ve çöp toplayan kurumlara çöp dökecekleri yeni bir yer gösterilmemesini eleştiren CHP’li Bankoğlu, Bartın Mahalli İdareler Birliğince, ihalesi 17 Mart 2020’de yapılan ve Amasra Kaman Köyü hudutları içerisinde 98 hektarlık alan Katı Atık Bertaraf Tesisleri kurulmuş olduğunu ve 1,5 ay önce işletmeye açılmasına rağmen bu alanın kullanılmayarak Bartın'ın çöplerinin hala Boğaz Mevkii İnkum Tepesinde bulunan Vahşi Depolama alanına dökülmeye devam ettiğini belirtti. Yeni yapılan katı atık tesisinin çürümeye terk edildiğini ve neden kullanılmadığına anlam veremediklerini söyleyen Aysu Bankoğlu, “Çöp alanından etrafa yayılan kötü kokuların, derelere, yer altı sularına hatta denize kadar ulaşan çöp sızıntı suları nedeniyle canlı yaşamının olumsuz etkilendiği, çöp depolama alanı çevresindeki yerleşim yerlerinin pis kokular ve çevre kirliliği nedeniyle yaşanamaz hâle dönüşmüştü. Bartın Mahalli İdareler Birliğince, ihalesi 17 Mart 2020’de yapılan ve Amasra Kaman Köyü hudutları içerisinde 98 hektarlık alana kurulan Katı Atık Bertaraf Tesisleri 1,5 ay önce açılmasına rağmen kullanılmamakta ve çürümeye terk edilmektedir. 50 milyonluk tesis yaptıklarını söyleyen bakanlık bu tesisi neden kullanmıyor da çöp toplayan kurumlar çöpleri dökecek yer bulamayıp ağzına kadar dolmuş olan ve kapısı zincirlenen alanın çevresindeki yollara çöpleri dökmek zorunda kalıyor? Anlamak mümkün değil. Bu tam bir AKP iş bilmezliği ve sorumsuzluğudur. Rantı halka tercih eden AKP hükümeti Amasra Kaman Köyü hudutları içerisindeki Katı Atık Bertaraf Tesislerinin kapılarını derhal açıp Bartın halkını soktuğu bu rezil durumdan kurtarmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><br />
<span style="font-size:18px;"><strong>“ÇÖP SAHASI ORMANLIK ALANDA VE VALİLİĞE BAĞLI BARTIN MAHALLİ İDARELER BİRLİĞİ’NİN SORUMLULUK ALANINDA. BELEDİYELERE NEDEN CEZA YAZIYORSUNUZ?”</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bartın çöplüğünde yer kalmadığı için Boğaz Mahallesi’ne doğru inen yol güzergahı boyunca dökülen çöplerle ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, vatandaşlardan gelen yoğun şikayetler üzerine bölgede inceleme başlatmış, yetkililer çöplerin iş makineleri yardımıyla yol kenarlarına çekilerek yolun açılması için çalışmalar başlatıldığını duyurdu. Ancak, bölgedeki vahşi depolama alanının dolmasının yol açtığı çevre felaketinin çözümü için daha kalıcı önlemler alınması gerektiğini söyleyen Bankoğlu, tepesindeki İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasının ormanlık alanda yer aldığını, valilik yönetiminde olan Bartın Mahalli İdareler Birliği sorumluluğunda olduğunu ve bu sorumluluğunu yerine getirmediğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Aysu Bankoğlu konuyla ilgili, “Vatandaşlarımız, canlıların yaşam alanını, havasını, suyunu kirleten, sağlığını ve psikolojisini bozan Karasu köyü İnkumu tatil beldesi tepesindeki depolama alanının hiç vakit kaybetmeden kapatılmasını ve Bartın İl Özel İdareleri, Amasra, Kurucaşile, Ulus, Abdipaşa, Kumluca, Kozcağız Belediyelerinin toplamış oldukları evsel atıklar olmak üzere ilin tüm çöplerinin Kaman Köyü’ndeki Katı Atık Bertaraf Tesisine dökülmesini talep etmektedir. Bu sorunun muhattabı Bartın Valiliği başkanlığındaki Bartın Mahalli İdareler Birliği’dir. Bakanlık yaptığı açıklamada, Bartın şehir merkezine 9 kilometre uzaklıktaki İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası’na giden yola dökülen çöplere ilişkin başlattığı incelemeler sonucu Çevre Kanunu’na istinaden; Bartın İl Özel İdaresi, Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi ve Ulus Belediyesi'ne 1 milyon 299 bin 54'er TL olmak üzere toplam 6 milyon 495 bin 270 TL idari ceza uygulanmıştır. Bu cezalar neden kesilmiştir? Valiliğe bağlı olan Bartın Mahalli İdareler Birliği’nin sorumluluk alanında olan ve dolduğu için kapıları zincirle kapatılan çöp sahası yerine, ceza yazılan kurumlara yeni bir yer göstermek yine valiliğin işidir. Görevini yapmayan Bartın Mahalli İdareler Birliği dolayısıyla Bartın valiliğinin, çöp dökecek yer bulamayıp, dolan çöp sahasının etrafındaki yollara çöp dökmek zorunda kalan kurumlara yazdığı bu cezayı derhal iptal etmeli ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile valilik sorumluluğunu yerine getirerek Bartın’daki çöp sorununu çözmelidir. Eğer bir ceza kesilecekse Bartın Mahalli İdareler Birliği kendine ceza kesmelidir, belediyelere değil.” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ceza uygulanan belediye ve kurumlar haricinde Hasankadı Belediyesi, Kumluca Belediyesi, Abdipaşa Belediyesi, Kozcağız Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi, Amasra İlçe Özel İdare ve Ulus İlçe Özel İdare’nin de çöp topladığını ve çöp dökümü yaptığını ve bu kurumlara ceza yazılmadığını söyleyen Bankoğlu, cezai işlem uygulanmayan bu kurumların çöpleri nereye döktüğünü, Bartın’da kimsenin bilmediği başka bir çöp alanı olup olmadığını da sordu.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">ÇÖPLER TEKRAR DOLU OLAN ALANA DÖKÜLMEYE BAŞLANDI</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bartın’da İnkumu tepesinde bulunan vahşi depolama alanına giden yola dökülen çöplerin Bartın Irmağı kıyısına kadar inmesi ve yolların çöple dolması sonrası çıkan görüntülerin kamuoyunun gündemine gelmesiyle yaşanan tartışma büyük yankı bulmuş ve tepkiler sonrası Bartın İl Özel İdare yolu temizleyerek çöpleri dolu olan ve kapısı kapatılan İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası’na tekrar nakletmeye başladı. Konuyla ilgili olarak “Önce çöp sahasının kapılarını belediyelere kapattılar. Ormanlık alanı çöplük haline getirip insanımızı, doğamızı, vahşi hayatı ve sularımızı kirlettiler. Çöp yığınlarının oluşturduğu rezil görüntüler ortaya çıkınca yeni yaptıkları Kaman Köyü’ndeki tesisi işletmeciyle anlaşamadıkları için faaliyete geçiremediklerinden dolayı tekrar İnkumu’ndaki dolu sahayı açtılar. Ağzına kadar dolu olan çöp alanına şu an çöpleri döküyorlar. Bunun adı kaş yapayım derken göz çıkarmaktır, çevre facialarının önünü açmaktır.” diyen Aysu Bankoğlu Kaman Köyü’nde bulunan ve kullanılmayan yeni alanın derhal faaliyete geçirilerek işletmeci ve bakanlığın bu sorunu çözmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Bankoğlu, TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanından şu sorulara yanıt istedi;</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Canlıların yaşam alanını, havasını, suyunu kirleten, sağlığını ve psikolojisini bozan Karasu Köyü İnkumu tatil beldesi tepesindeki İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasının kapatılması gündeminizde midir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasına giden yol neden basit bir düzenekle kapatılmıştır? Neden çöp taşıyan araçların çöplüğe giden yola girişi önlenmiştir? Çöplük girişi kapatıldığı için içeri giremeyen çöp kamyonlarının çöpleri depolama alanı dışındaki çevre yollara dökmesine izin verilmektedir? Bu durum yaşanan çevre felaketini daha da artırmamakta mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bu sahadaki çevre kirliliğine neden olan fazla çöpler neden Kaman Köyü’ne yapılan çöp depolama alanına taşınmamıştır da kapasitesi dolan İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasına nakledilmiştir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Kaman Köyü’ne yapılan 50 milyonluk katı atık tesisi neden işletilememektedir? Tesis neden 3 aydır kullanılmamaktadır? Bu tesisin akıbeti nedir ve ne olacaktır? Tesisi işletmeyen işletmeciye bir yaptırım uygulanacak mıdır? İşletmeci ile yapılan protokol şartları nedir? İşletmecinin sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı ihalenin iptali söz konusu olacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnşaası tamamlandıktan sonra Kaman Köyü Katı Atık Bertaraf Tesisleri’ne herhangi bir zamanda çöp dökümü gerçekleşmiş midir? Tesisisin çöp döküm sahası değil, katı atık ayrıştırma tesisi olduğu göz önüne alındığında; bu dökülen çöpler ayrıştırılmış mıdır? Ayrıştırılmış ise hangi şartlar doğrultusunda ayrıştırma işlemi yapılmış ve depolaması nasıl yapılmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Çöp sızıntılarının yağmur sularıyla karıştığı ve kirlenen Bartın Irmağı’nın ıslahıyla ilgili bir çalışmanız olacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Ormanlık saha alanında, İnkumu tepesinde bulunan İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası kimim mülkiyetinde ve sorumluluk alanındadır? Bu alan Bartın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne bağlı İl Mahalli Çevre Kurulu’nun mu Bartın Mahalli İdareler Birliği’nin mi sorumluluk ve yetki alanındadır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasına giden yol hangi kurum tarafından kapatılmıştır? Bu kararı Bartın Mahalli İdareler Birliği mi almıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasına giden yolun kapatılması sonrası ilde çöp toplayan kurumlar olan Bartın İl Özel İdaresi, Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi ve Ulus Belediyesine ait çöp kamyonlarına çöp dökecekleri alternatif bir alan gösterilmiş midir?</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:18px;">Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik’inin “kapatma ve kapatma sonrası bakım süreci” kapsamındaki 28.maddesinde; “Düzenli depolama tesisinin tamamen ya da kısmen kapatılması; lisansta belirtilen koşullar gerçekleştiğinde veya işletmecinin talebi ve Bakanlığın onayıyla veya Bakanlığın gerekçeli kararıyla gerçekleştirilir. Kapatma sonrası yapılan izleme ve kontrol işlemleri sırasında ortaya çıkabilecek olumsuz çevresel etkiler konusunda tesis sahibi Bakanlığı bilgilendirir. Tesis sahibi Bakanlığın belirttiği önlemleri almakla ve bundan doğan maliyeti karşılamakla sorumludur.” denilmektedir. İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahasının işletmecisi kimdir? İşletmeci ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında sahanın kapasite aşımı nedeniyle kapanması konusunda bir diyalog gerçekleşmiş midir? Gerçekleşmiş ise işletmeci bakanlığınıza gerekli bilgilendirmeyi yaparak çözüm talebi ve/veya önerisinde bulunmuş mudur? Yönetmelikte belirtildiği gibi bu alanda doğan maliyet işletmeci tarafından karşılanacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bartın ili şehir merkezine 9 kilometre uzaklıktaki İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası’na giden yola dökülen çöplere ilişkin Çevre Kanunu’na istinaden; Bartın İl Özel İdaresi, Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi ve Ulus Belediyesi'ne 1 milyon 299 bin 54'er TL olmak üzere toplam 6 milyon 495 bin 270 TL idari ceza uygulanmasının nedeni nedir? Bahsi geçen çevre kanunu maddeleri nelerdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cezai işlem yapılan bu kurumların alana girişinin yol kapatılarak engellenmesi, başka bir alana yönlendirme yapmayarak kurumlara çöp dökülecek alan tahsis edilmemesi, Amasra Kaman Köyü hudutları içerisindeki Katı Atık Bertaraf Tesislerinin kullanılmaması sonucu araçların İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası etrafına ve civar yol kenarlarına çöpleri dökmesinin sorumlusu kimdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Neden Kaman Köyü Katı Atık Bertaraf Tesislerinin işletilememesini ve ceza uygulanan kurumlara çöp döküm alanı yönlendirmesi yapılmasını sağlamayan Bartın Mahalli İdareler Birliği’ne değil de çöp dökecek alan bulamayıp dolu durumdaki çöplüğün etrafına çöpleri bırakmak zorunda kalan Bartın İl Özel İdaresi, Bartın Belediyesi, Amasra Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi ve Ulus Belediyesine cezai işlem uygulanmıştır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cezai işlem yapılan kurumlara sorumluluk alanları dışında yapılan bu cezai işlem hukuki midir? Bu cezaların iptali konusunda bir tasarrufunuz olacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası orman alanında mıdır? Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik’inin “uygun olmayan döküm sahalarının ıslahı” kapsamındaki 31.maddesi “Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce ilgili mevzuatta belirtilen teknik kriterleri karşılamayan döküm sahalarının ıslahına ilişkin hususlar Bakanlıkça yapılacak düzenlemelerle belirlenir.” denilmektedir. Yönetmelik gereği ormanlık alanlara çöp sahası kurulamayacağı ve bunun bakanlığınızca belirleneceği belirtildiği göz önüne alındığında, Bartın’daki ormanlık alanın çöp denizine dönüşmesi sonucu ilgili bakanlık birimlerinize de, Aksi durum Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik’inin “Bu Yönetmeliğe aykırı davrananlar hakkında Çevre Kanununun ilgili maddeleri uygulanır.” denilen 32.maddesi gereği bakanlığınız bünyesinde sorumluluklarını yerine getirmeyen birimlerinize de idari yaptırımlar uygulamanız gerekmemekte midir? Bu yönde bir tasarrufunuz olacak mıdır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bartın ilinde kullanımda olan ve kullanılmayan kaç adet vahşi çöp döküm alanı vardır?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bartın ilinde çöp toplama ve vahşi çöp döküm alanlarına döküm yapma yetkisi olan kurumlar nelerdir?</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Cezai işlem uygulanan kurumlar haricinde Bartın ilinde Hasankadı Belediyesi, Kumluca Belediyesi, Abdipaşa Belediyesi, Kozcağız Belediyesi, Kurucaşile Belediyesi, Amasra İlçe Özel İdare ve Ulus İlçe Özel İdare de çöp toplarken neden bu kurumlara cezai işlem uygulanmamıştır? Bu kurumlar İnkumu Vahşi Çöp Döküm Sahası haricinde başka bir alanına mı çöp dökümü yapmaktadır?</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/bartinda-yollara-dokulen-copler-meclis-gundeminde</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Oct 2024 10:40:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2024/10/bartin-da-yollara-dokulen-copler-meclis-gundeminde_2e7fb.jpg" type="image/jpeg" length="92985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Tek gündem var, pahalılık!"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/tek-gundem-var-pahalilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/tek-gundem-var-pahalilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu TBMM’nin tatile girmesi ardından çalışmaya devam ettiklerini, ülke gündeminin tatile müsaade edecek durumda olmadığını belirten bir basın açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu TBMM’nin tatile girmesi ardından çalışmaya devam ettiklerini, ülke gündeminin tatile müsaade edecek durumda olmadığını belirten bir basın açıklamasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu özellikle enflasyonun ve işsizliğin tahammül sınırlarını zorladığını belirtirken “Ülkemiz ne yazık ki AKP’nin elinde oyuncak olmuş adeta deneme tahtasına dönmüş. Beceriksiz, bilgisiz ve basiretsiz yönetimleriyle halkın nefesini her bakımdan kesmiş durumdalar. Anayasayı tanımayan, kural kanun bilmeyen, ekonomiyi deneme yanılmayla yürütmeye çalışan, keyfi kararlarla sabırları taşıran bu hükümet bir an evvel gitmelidir. Tarımın en verimli sezonunda gıda fiyatlarının güya düşmesi beklenirken her şey ateş pahası. Kiralar, ulaşım, eğitim fiyatları uçmuş. Fiyat algımız alt üst oldu. Millet; pahalı, çok pahalı ve fahiş fiyatlı üçgeninde sıkışıp kalmış, çaresiz halde. En tehlikelisi de artık herkes çok öfkeli. Elektriğe, doğalgaza ardı ardına muazzam zamlar geldi. Yaklaşan kış bugünden de zor geçecek. Bütün bunlar olurken zalimliklerini dünyaya ilan ettikleri Hayvan Hakları Yasası, Filistin meselesi, HAMAS liderinin öldürülmesi için milli yas ilan etme, sosyal medya uygulaması Instagram’ı yasaklamak gibi şeylerle gündem değiştirme çabasındalar. Ülkenin tek gündemi var. Pahalılık!” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu ağır sözlerle eleştirdiği hükümeti “Birazcık ama birazcık halkını düşünüyor, onların iyiliğini istiyorlarsa erken seçimin kaçınılmaz olduğunu kabullenirler. Saray eşrafı israfa tam gaz devam ediyor. Millet açlıktan inim inim inlerken ülkenin partili cumhurbaşkanı 300 kişilik uçakla futbol maçı izlemeye Almanya’ya gitti. Ucu bucağı görülmeyen bir konvoyla Berlin’i baştan başa geçti. Almanya yine kıskançlıktan çatladı. Ardından NATO toplantısı için Amerika’ya gitti. Anlaşılan o ki tasarruf tedbirleri doğrultusunda ancak 5 uçakla gidebildi. Uçakların Amerika gidiş gelişinin maliyeti 2,5 milyon dolar. Hesaplayan arkadaşlarıma Türk lirası galiba diye uyardıysam da hayır 2,5 milyon Amerikan doları dediler. Kaç Türk lirası derseniz 83 milyon lira yani 7 bin emekli maaşı sadece sarayın uçaklarının yakıt parası. Türk Hava Kuvvetlerine ait operasyonlarda kullanılsın diye alınmış 152 milyon avroluk bir nakliye uçağı da Tayyip Erdoğan’dan önce oraya makam araçlarını götürdü. Milletin vergilerine bakın neler oluyor. Bakanların, eşin, dostun ve gazetecilerin de lüks otellerde konaklaması, yeme içmesi bu hesabın dışında. Gelişmiş ülkelerin kapılarını aşındırıp borç para dilenen hükümetin bu gösteriş merakı nasıl etki etti biliyoruz. Dünyada en yüksek enflasyona sahip 3’üncü ülkenin cumhurbaşkanı diyerek haberler yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Peki öte yanda neler oldu derseniz, dünyanın en zengin milletlerinden İsveç ve Finlandiya’nın başbakanları ise aynı toplantıya ortak bir uçak kiralayarak gittiler. Yani itibardan tasarruf ettiler. Belli ki ülkelerini, milletlerini hiç düşünmüyorlar. Yazıklar olsun. Bunlar olurken 6 bakanlıktan daha çok bütçesi olan Diyanet, cuma hutbelerinde 10 bin lira emekli maaşına, asgari ücrete zam bekleyenlere, açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verenlere şükür telkin ediyordu. Sonra da 15 milyonluk makam aracına doymayan Diyanet Başkanı, özel kalemine 4 buçuk milyona lüks bir araç daha alıyordu. Halk ağır vergiler altında ezilirken saltanat kayığındakiler sefa sürmeye devam ediyor anlayacağınız. Sonra da gelsin zam yağmurları, her türlü vergi artışı, gelsin belediyelerin kendi dönemlerindeki yolsuzluklarından ödenmemiş SGK borçlarını tahsil etme kurnazlığı... Ne yaparlarsa yapsınlar halkın gözünde çürümüş, her yerlerinden adaletsizlik, yolsuzluk, israf ve yalanlar akan bir yönetim oldukları gerçeğini örtemiyorlar. Yolun sonuna geldiler” eleştirisinde bulundu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:18px;">TBMM’nin kapanması ile CHP’nin düzenlediği ve büyük bir katılımla gerçekleşen Fındık Mitingi’ne katılmak için Giresun’a geçen Bankoğlu, ardından Trabzon’da da temaslarını sürdürdü. Daha sonra CHP Bartın Kadın Kolları’nın da katıldığı CHP 15. Olağan Kadın Kolları Kurultayı için Ankara’ya geçen Bankoğlu ardından Amasra Maden Faciası’nın 8’inci duruşmasına katılmak için Bartın’a geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bankoğlu açıklamasının sonunda “Maden Davası vesilesiyle halkımızın ve benim de büyük tepki gören milli yas meselesine değinmek gerekiyor. Askerlerimiz, madencilerimiz, vatandaşlarımız öldürülürken ilan edilmeyen yas, bir örgüt lideri için ilan edildi. Bunu kabul etmiyoruz. Milli hiçbir unsur barındırmayan bu milli yası eleştirenlere cibiliyeti bozuk diyen bir cumhurbaşkanı olabilir mi? Milletine karşı bu nasıl bir üsluptur. Yazıklar olsun. Seçilmişlerin ve özellikle de hükümeti yönetenlerin milleti azarlamaya hakkı yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi bahsettiğimiz normalleşme önce seviyeli, makama yakışan bir üslupla başlar. İnsana, düşüncelerine, fikirlerine saygı ile başlar. Bizim için halkımızın siyasi görüşünden önce emekçinin, emeklinin, öğrencinin, iş arayanların, kadınların, doğanın hakkını korumak ve bunun için mücadele vermek önceliklidir. Emekliler için, fındık üreticisi için, üzüm üreticisi için, öğrenciler için, kadınlar için yani bu ülkede haksızlığa uğrayan herkes için varız. Hakkın, hukukun, doğrunun partisi olmaz” açıklamasıyla sözlerini noktaladı.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/tek-gundem-var-pahalilik</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Aug 2024 10:02:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2024/08/tek-gundem-var-pahalilik_1ecd4.jpg" type="image/jpeg" length="23362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Bakan: "Aziz Nesinlik bir dava"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/chpli-bakan-aziz-nesinlik-bir-dava</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/chpli-bakan-aziz-nesinlik-bir-dava" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Av. Murat Bakan ve CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ve Amasra Belediyesi’nin avukatı Berkay Dal’ın zimmet iddiasıyla Bartın Ağır Ceza Mahkemesi`nde yargılandıkları davanın duruşması katıldı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Av. Murat Bakan ve CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır ve Amasra Belediyesi’nin avukatı Berkay Dal’ın zimmet iddiasıyla Bartın Ağır Ceza Mahkemesi`nde yargılandıkları davanın duruşması katıldı.  Duruşma öncesi Bartın Adliyesi önünde basın açıklaması yapan CHP’li Bakan, “Hakikaten Aziz Nesin’in hikayelerine konu olacak bir duruşmadan, davadan bahsediyoruz. Dava konusu olay belediyenin duruşması için, belediyenin avukatı belediyenin mazotuyla duruşmaya gitti diye yargılanmasıdır. Bir hukukçu olarak, aynı zamanda milletvekili olarak böyle bir iddianameye imza atan savcının yerinde olmak istemezdim” dedi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">Belediyenin davası için kullanılan mazottan zimmet çıkartan yargı!</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">CHP’li Murat Bakan’ın değerlendirmeleri şu şekilde: “Yargılama itibariyle komik bir davadan bahsediyoruz. Bir avukatın, bir hukukçunun yargılama giderini alması kadar ve masraflarını alması kadar doğal bir şey yok. Zaten bu Avukatlık Kanunu`nda bizim yönetmeliklerimizde usullerimizde, kaidelerimizde olan bir şeydir. Bir zimmet suçu çıkma ihtimali olmayan bir davadan zimmet çıkartan ve bu yargılamayı olağanüstü bir hızla dava açacak noktaya gelen bir yargılama sürecinden bahsediyoruz.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Amasra Belediye Başkanımız, belediye bütçesinin 3 katı kadar borçla devraldığı belediyeyi, belediye bütçesi seviyesine getiren; belediye işçilerinin maaşlarını ödeyebilmek için belediyenin misafirlerine çay dışında bir şey ikram etmeyen, 17 ay maaş ödeyememiş bir belediyede belediye işçilerinin maaşını ödeyen ve gerçekten Türkiye’ye namusluluğuyla, dürüstlüğüyle ve başarısıyla rol model olmuş bir belediye başkanıdır. 6 bin nüfuslu bir yerde bir başarı hikayesi yazmış belediye başkanını belediyenin duruşmasına giden belediyenin avukatına mazot verdiği iddiasıyla burada mahkeme karşısına çıkartıyorlar”</span></p>

<p></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">Siyasallaşmış yargı, yozlaşmış bir hukuk! Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sen bir hukukçusun, niye o koltukta oturuyorsun?</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;">Şimdi ben buradan sesleniyorum; Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, burası senin ilin ve sen bir hukukçusun, sen bu şehrin milletvekilliğini yaptın. Senin kentinde böyle bir siyasallaşmış yargı, yozlaşmış bir hukuk! Sen Adalet Bakanı olarak o koltukta niye oturuyorsun! Bu iddianameyi okuyup da bu yargılamayı takip etmesi gereken önce Adalet Bakanı`dır. O’na bir zuldür bu! Türkiye’de adalet sisteminin geldiği yeri göstermektedir. Dönsünler, baksınlar; Türkiye’de neler oluyor, beşli çete neler yapıyor, ihaleler kimlere aktarılıyor, nasıl ihale veriliyor yandaşlara? Onlara baksınlar. Bin liralık mazot için ve devletin, kamunun davası için kullanılan mazot için böyle bir yargılama olmaz. Ayıptır, yazıktır, günahtır... Biz, belediye başkanımızın da belediyenin avukatı meslektaşımızın da yanındayız. Yanında olmaya da devam edeceğiz. Bu duruşmadan beraat bekliyoruz. Olması gereken budur. Bu ülkede hala dürüst, namuslu yargıçlar var. Büyük baskı altındalar ama var olduklarını biliyoruz. Dolayısıyla yargıdan umudumuzu kesmedik, duruşmayı takip etmeye geldik.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bartın</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/chpli-bakan-aziz-nesinlik-bir-dava</guid>
      <pubDate>Fri, 10 May 2024 10:18:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/images/haberler/2024/05/chp-li-bakan-aziz-nesinlik-bir-dava_037fd.jpg" type="image/jpeg" length="33663"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
