<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yurttan Sesler</title>
    <link>https://www.yurttansesler.org</link>
    <description>Türkiye'nin dört bir yanından çok sesli haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yurttansesler.org/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 15:01:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Resul Emrah Şahan CHP’ye yönelik operasyonların amacını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/resul-emrah-sahan-chpye-yonelik-operasyonlarin-amacini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/resul-emrah-sahan-chpye-yonelik-operasyonlarin-amacini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu CHP'li Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, cezaevinden soruları yanıtladı. Şahan; "Terörsüz Türkiye" adı verilen sürece dair "samimiyet" vurgusu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Kent uzlaşısı" soruşturması kapsamında 23 Mart 2025'te tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, hakkında tahliye kararı verilse de İBB davasındaki tutuklama kararı nedeniyle yaklaşık bir buçuk yıldır cezaevinde bulunuyor.</p>

<p>Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde bulunan Şahan; 'Terörsüz Türkiye' adı verilen süreç ile CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin <a>Halk TV'nin sorularını</a> yanıtladı.</p>

<p>Soruşturmalarla iktidarın, CHP’nin ortaya koyduğu siyasi hattı durdurmayı amaçladığını belirten Şahan; "Terörsüz Türkiye" adı verilen süreç için ise "Artık sözlerin değil, samimiyetin ve icraatın sınandığı bir eşikteyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>- Önce ‘kent uzlaşısından’ tutuklandınız. Sonra bu soruşturmadan tahliye edildiniz ve bu kez de ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ iddiasıyla tutuklandınız. Belediye başkanları içinde siz ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in bu bakımdan bir özgünlüğü var. Seçim ittifakının suç sayıldığı bir soruşturmanın aktörleri oldunuz. Eğer Meclis’te yeni ‘süreç’ başlamasaydı, İBB davası bir ‘terör davası’ olarak mı kurgulanacaktı? Çünkü baştaki ilk suçlamaların ana dayanağı buydu.</strong></p>

<p>Bu sürecin ilk anda hangi niyetle başlatıldığını kesin olarak bilemem elbette. Ama yaşananların bütününe baktığımda, olan biteni siyasi bir operasyon niteliğinde değerlendiriyorum. Çünkü en başta hedefe konulan şey, DEM Parti’nin “Kent Uzlaşısı”, bizim ise CHP olarak “Türkiye İttifakı” dediğimiz zemin oldu. Yani aslında suçlanan, bu ülkenin birlikte yaşama iradesiydi; farklılıklarına rağmen ortak bir gelecek kurabilme kapasitesiydi, kısacası “biz” olma halinin kendisiydi. Oysa bizim anlatmaya çalıştığımız o kadar açıktı ki: Batı’daki Kürtlerin, bu ülkenin farklı toplumsal kesimlerinin, şehirlerin meclislerinde görünür, meşru ve demokratik biçimde temsil edilmesi. Ortada gizli saklı bir yapı yoktu; açık bir siyasal irade, açık bir temsil arayışı vardı. Ama buna rağmen tam da bu zemin kriminalize edildi. Sonra ülkenin siyasi atmosferi değişti ve bu kez başka bir dosya devreye sokuldu. Savunmamda da söyledim; düşünün, temmuz ayında Ahmet Hoca uzlaşı dosyasından tahliye aldığında ben kendi hücremde sanki benim de kapımın kilidi açılmış gibi hissettim. Hani kolu indirseniz, ben de çıkacaktım. Ama çok geçmeden, Ağustos sonunda, apar topar etkin pişmanlık ifadelerinde benim adım sorulmaya başlandı. Eylül’de ise iktidar bloğundan “iç cephe”, “süreç hassasiyetleri” gibi açıklamalar gelmeye başlayınca ben bu kez son dakika, adeta yedek bir tutuklamayla İBB dosyasına eklendim. Yani bir dosyada tahliye ihtimali belirir belirmez, üzerime başka bir kapı kapatıldı. O yüzden ben bu meseleyi dosyalara bakarak değil, yaşanan akışa bakarak okuyorum. Çünkü bazen gerçeği en iyi başlıklar değil, olayların nasıl aktığı anlatır. Ve ben o akışa baktığımda hukuk görüntüsü altında siyasal bir kurgu işletildi diyorum. Ve ortada bir kurgu varsa, o da istenildiği gibi eğilip bükülebilir elbette.</p>

<p>Ama bunların hepsinden çok daha önemli bir şeyin üzerinde durmak istiyorum. Çünkü burada mesele kişilerden çok daha büyük. Hepimizin daha geniş, daha tarihsel bir yerden bakması gerekiyor. Bunu, bugün yaşadığımız hukuksuzlukları küçümseyerek söylemiyorum; tam tersine, tam da onların içinden geçerken, onlara teslim olmadan söylemeye çalışıyorum. Optik bir sorun yaşamadan, kısa mesafeyle uzak mesafeyi birbirinden ayırmak zorundayız. Bir yanda güncel hukuksuzluklar var; ağırdır, yıpratıcıdır, insan hayatında derin izler bırakır. Ama öte yanda, bu ülkenin uzun vadeli en büyük meselelerinden biri duruyor. Biz bugün “İkinci Yüzyıl Cumhuriyeti” diyorsak, “yeni bir eşik” diyorsak, tam da bundan söz ediyoruz. Biz bu meseleye CHP olarak bu hassasiyetle bakarız. Çünkü biz kurucu iradenin olduğu zemindeyiz. Bu memleketin yalnız bugünüyle değil, yarınıyla da konuşmak zorundayız. O yüzden benim derdim sadece kendi davam değil. Ben Türkiye’nin önündeki tarihsel eşiğin ciddiyetinden söz ediyorum. Eğer siz bu kadar büyük bir meseleye yürürken, yakın vadeli siyasi hesaplara, dar operasyonlara, günü kurtarma reflekslerine takılırsanız, o zaman konu birkaç insanın hayatından çıkar, bu memleketin geleceğine gelir. Büyük bir meseleyi küçültmüş, tarihi bir fırsatı heba etmiş olursunuz.</p>

<p>Çünkü bu ülkenin artık samimiyetsizliğe tahammülü yok. Toplumsal rıza ancak samimiyetle kurulur, gerçeklerle kurulur. Ne Kürtü, ne Türkü, ne Aleviyi, ne de başka herhangi bir yurttaşı samimi olmayan bir dille ikna edebilirsiniz. Bu meseleye, bu memleketin vicdanıyla bakmak zorundasınız. Yoksul bir Anadolu kasabasında evladı askerde şehit düşmüş bir annenin acısını da; çok değil, yaklaşık on yıl önce şehrin ortasındaki çatışmalarda evladını kaybeden ve onu defnedemediği için cenazesini evindeki derin dondurucuda saklamak zorunda kalan annenin acısını da hisseden her vicdan, bu sürecin gerçekten hakkıyla tamamlanmasını ister. Türkiye artık acıları yarıştıran değil, acıları anlayan ve onlardan ortak bir gelecek kuran bir siyaset üretmek zorunda.</p>

<p>Bir yandan ‘kardeşlik’, ‘demokratik Türkiye’, ‘yeni süreç’ diyeceksiniz, öte yandan bu toplumsal yakınlaşmanın yereldeki temsil biçimlerini suç gibi göstereceksiniz; o zaman bu çelişkiyi toplum görür. Bu güven üretmez; tam tersine güveni aşındırır. Oysa Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey daha fazla korku değil, daha fazla güven. Daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla ortak akıl ve daha fazla demokrasi.</p>

<p>Ben buradan kişisel bir kırgınlık dili kurmak istemiyorum. Elbette yaşadıklarımız ağır. Aileler açısından, çocuklar açısından, hayatlarımız açısından çok ağır. Ama ben yine de bütün bu sancının, daha adil ve daha kapsayıcı bir geleceğin doğum sancısı olabileceğine inanmak istiyorum. Yeter ki kısa vadeli siyasi hesaplar, uzun vadeli memleket meselesinin önüne geçirilmesin. Yeter ki bu ülkenin geleceği, günübirlik ihtiyaçlara kurban edilmesin.</p>

<p><strong>- Çözüm sürecini ve hazırlanan raporları nasıl değerlendiriyorsunuz? CHP "Barışın yayındayım" demişti. Bundan sonra atılması gereken adımlar neler? Ve bu sürecin başarıya ulaşacağını düşünüyor musunuz? (Başarıyı siz nasıl tanımlıyorsunuz?)</strong></p>

<p>Sürece ilişkin ortaya çıkan raporu elbette önemsiyorum. Sonuçta Türkiye’nin yıllardır ağırlaşarak büyüyen bir meselesiyle ilgili ortaya konmuş bir irade var. Ama açıkçası ben bunu daha çok bir niyet beyanı olarak görüyorum. Çünkü bugün siz Türkiye’yi iyi kurulmuş cümlelerle ikna edemezsiniz. İnsanlar çok daha somut bir yerden, bu ülkede gerçekten bir değişim olacak mı, buna bakıyorlar. Çünkü barış da, demokrasi de, adalet de ancak insanların gündelik hayatında hissedildiğinde anlam kazanır. Yasaya yansıdığında, kurumların işleyişine sindiğinde, hukuksuzluklar gerçekten ortadan kalktığında karşılık bulur. Artık sözlerin değil, samimiyetin ve icraatın sınandığı bir eşikteyiz.</p>

<p>Şiddet sarmalının giderek toplumun tüm katmanlarını sardığı bir ülkede yaşıyoruz. Bakın çocuklar çocukları okulda öldürüyor. Çıplak hakikat bu. Bunu gören bir yerden konuşuyorum.</p>

<p>İnsanlar bu ülkede kendilerini güvende hissetmek istiyorlar. Silahlar sussun, ama güveni tesis edecek olan, bunun ötesine geçip herkese güvenli bir gelecek inşa edebilmektir. Demokrasi, hak ve özgürlükler, yurttaş güvenliğinin temel koşuludur. Korkunun yönettiği bir iklimde kimse gelecekten umutlu olamaz. İnsanlar sabah kapı çaldığında ürperiyorsa, gazeteci yazarken, siyasetçi konuşurken, yurttaş fikrini söylerken başına ne geleceğini hesap ediyorsa, orada korku artık bir yönetim biçimine dönüşmüş demektir. Korkuyla yönetenler de aslında insanın vicdanının güç kavgalarına galip gelmesinden korkuyorlardır. Bu toprakların hafızasından, Anadolu’nun derin ferasetinden korkuyorlardır.</p>

<p>Oysa Anadolu irfanı, baskının değil birlikte yaşamanın dilidir. Bu topraklar korkuyu Kerbela’da bırakmıştır. Cumhuriyet’in kuruluş hikâyesi de böyledir. İdam fermanıyla yola çıkan bir kurucu iradenin, Mustafa Kemal Atatürk’ün memleketidir burası. Bu toplum da tarih boyunca kendisini korkuyla teslim almaya çalışan her anlayışı aşmayı bilmiştir. Bugün de korkuyla yönetenler, geleceğe cesaretle bakabilenlere yenilecektir. Bundan hiç şüphem yok.</p>

<p>Bugün asıl sorulması gereken soru: bu süreç gerçekten barışı büyütmek için mi yürütülüyor, yoksa siyasi ihtiyaçlara göre açılıp kapanacak bir parantez mi? Eğer Tayfun Kahraman, Selahattin Demirtaş hâlâ içerideyse, cezaevinde bulunduğu süre boyunca ailesinden üç kişiyi kaybetmiş Figen Yüksekdağ için adalet işlemiyorsa, seçilmiş milletvekili Can Atalay’ın iradesi yok sayılıyorsa, 22,5 milyon insanın imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmuş Ekrem İmamoğlu hukuksuz biçimde hedef alınıyorsa, biz seçilmiş belediye başkanları hâlâ siyasi operasyonların konusu yapılıyorsak, gazeteciler, sendikacılar, aydınlar üzerinde baskı sürüyorsa; o zaman topluma bu sürecin neden ihtiyaç olduğunu, neye çözüm arandığını, sonunda yurttaşın ne kazanacağını anlatamazsınız. Toplumsallaşmamış barış, tutulamamış bir sözden ibaret kalır.</p>

<p>CHP’ye düşen tarihsel sorumluluk da tam burada büyüyor. Bugün biz ayağımızda prangayla bu ülkenin demokratik geleceğini savunuyoruz. Biz şu sorumluluğu hissediyoruz: İnsanlara ortak bir gelecek duygusu verebilen bir siyaset üretmek zorundayız. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını böyle kurabiliriz.</p>

<p>Burada sihirli bir formül yok. Mesele, milletle sahici bir ilişki kurabilmek, göz hizasında konuşabilmek, samimiyeti büyütebilmektir. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde ortaya konan emeği, iradeyi ve kararlılığı sürdürmek tam bunun parçasıdır. Ne Ekrem İmamoğlu ne bizler; ne yıllardır hukuksuz biçimde içeride tutulan Demirtaş; ne de bu ülkede bedel ödeyen diğer siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar ve hak savunucuları korkuyla yolundan dönecek insanlar değiliz. Biz bu ülkenin daha adil, daha demokratik, daha huzurlu bir geleceği hak ettiğine inanıyoruz. Ve o inanç baskıyla ortadan kaldırılamaz.</p>

<p>Bugün kaybettiğimiz en büyük şey zaman. Oysa zaman, bazen her şeyden daha kıymetlidir. Zaman geçtikçe ortak geleceğe olan inanç zedeleniyor, toplumda yeşermesi gereken güven duygusu ayaklar altında eziliyor. Etrafımız ateş çemberiyken, tepemizde füzeler uçarken artık birbirimizi tüketmeyi bırakmamız gerekiyor. Sayın Özgür Özel’in dediği gibi, biz birbirimizin düşmanı değiliz; düşman dışarıda. Türkiye’nin enerjisini birbirini bastırmaya değil, birlikte ayağa kalkmaya yöneltmek zorundayız. Sürecin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını da tam buradan anlayacağız. Birbirine yaslandıkça güçlenen eşit yurttaşlar; huzurlu, güvenli bir gelecek ve demokratik bir Türkiye hayalinde birleşebilirse, işte o başarıdır.</p>

<p><strong>- Karşımda Türkiye’nin en zengin müteahhitleri var” ve onların istediğini yapmadığınız için tutuklandığınızı söylüyorsunuz. İktidar-sermaye ilişkisi üzerinden bir değerlendirme yaptığınızda tutuklanmanızın bir gerekçesinin de kent rantını belli bir elde toplama olduğunu düşünüyor musunuz?</strong></p>

<p>Burada kesinlikle kentlerde sermayenin işleyiş modelini görmezden gelerek konuşamayız. Yedek tutukluluk dosyamın tamamı Türkiye’nin en büyük müteahhitlerinin hukuken tartışmalı isnatlarla örülü ifadelerinden oluşuyor. Aynen şöyle diyorlar, biz “Suçlusun” diyoruz. “Sen suçsuz olduğunu ispat et”. Bu durum bile aslında meselenin ne kadar siyasi ve yapısal bir yerde durduğunu gösteriyor.</p>

<p>Çok uzun zamandır bu ülkede müteahhitler, kamu kurumları karşısında çok güçlü hale geldi. Benimle ilgili konuşan her aktörün, Şişli Belediyesi’ne ihtiyaç duymadığını; taleplerini merkezi hükümet kurumlarıyla resmileştirebilme kapasitesine sahip olduğunu biliyorum. Ama ben buna boyun eğmedim. Yaptığım tek şey, bu kentte halkın ve kamunun hakkının yanında durmak oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla evet, kent rantını belli ellerde toplama iradesinin bu tabloda önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü bugün Türkiye, kamusal alanın adım adım müteahhitlere terk edildiği bir düzene dönüştürüldü. Kamu, kamusal hizmet ve kamu kurumu arasındaki o hayati alan gri ve soğuk bir betonla kaplandı. Yurttaşı müşteri gibi gören bu anlayıştan çıkmak zorundayız. Devlet ile toplum arasındaki doğru ilişkiyi, yurttaşın bu kentte ve bu ülkede sahip olduğu hakları güvence altına alan bir kamu anlayışına dönmek zorundayız. Yerel yönetimler de bunun en somut, en canlı uygulama alanıdır.</p>

<p>Çünkü o binalar Şişli’deki yoksulun, garibanın, kentsel dönüşüm bekleyen çevredeki 5 katlı apartmanların ve bu kentin geleceğinin hakkından yiyor. Ama eminim, toparlayacağız. İstanbul tam da böyle bir şehir çünkü. Harvey, mekânın kendini yeniden üretmesinden söz eder. İstanbul da kendini yeniden üretir; çözümünü de bulur. Yeter ki bizler durmamız gereken yerde duralım. Kent hakkını, milletin hakkını ve oturduğumuz koltukların sorumluluğunu koruyalım.</p>

<p><strong>- Türkiye’nin hem ekonomik hem siyasi gidişatına baktığınızda iktidar değişimi öngörüyor musunuz? Böyle bir ihtimali ilk seçimde mi, sonraki seçimde mi mümkün görüyorsunuz?</strong></p>

<p>Türkiye’de iktidar, millet isterse, elbette değişir. Bu ülkenin demokratikleşme tarihini küçümsememek gerekir. Avrupa-Asya-Ortadoğu-Afrika matrisine yerleşmiş bu ülkede sandıktan çıkan irade, çok önemli bir toplumsal değer olarak kabul edilmiştir.</p>

<p>Önemli olan o iradeyi tecelli ettirecek siyaseti üretebilmektir. O yüzden ben sıklıkla önümüze hedef olarak seçim kazanmayı değil, siyasi kültürün değişimini koyuyorum. Bugün Türkiye’de iktidarın yorulması ve değişim ihtiyacı meselenin sadece bir boyutudur. Daha derin bir tablo var. Hem ekonomik olarak var, hem siyasal olarak var, hem de toplumun ruh halinde var. Esas mesele, toplumun ihtiyaçlarının, kurulan güç ilişkileri içinde giderek önemsizleşmesi, yurttaşın giderek güçsüzleşmesi, haklarından, hayallerinden ve taleplerinden her geçen gün vazgeçmek zorunda bırakılmasıdır.</p>

<p>Bir de artık bunu dünyadan bağımsız düşünemeyiz. Dünya çok sert bir dönemden geçiyor. Bizim coğrafyamız zaten uzun süredir savaşların, gerilimlerin, büyük güç mücadelelerinin içinde. Yeni dünya deseniz daha kırılgan, daha güvensiz, hakların daha kolay geri çekildiği bir yere gidiyor. Böyle zamanlarda iktidarlar da toplumu daha fazla korkuyla, daha fazla güvenlik diliyle, daha fazla kapanmayla yönetmeye çalışıyor.</p>

<p>Tam da bu noktada, yakın zamanda gördük ki, Macaristan’da uzun süredir süren güvenlikçi ve otoriter yönetim, güçlü bir toplumsal değişim talebiyle sandıkta geriletildi. Bu sonuç, dünyada otoriter yükselişin karşısında yurttaşlık haklarına sahip çıkan ve yeni bir siyaset talep eden toplumların güçlenebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla, o buyurgan dilin, toplumu yukarıdan biçimlendirmeye çalışan anlayışın, korkuyla düzen kurma alışkanlığının da bir sınırı var. Evet, bir süre daha can yakabilir. Evet, daha da sertleşebilir. Bunu küçümsemiyorum. Ama bence o anlayış artık geleceği temsil etmiyor. Yeni nesil siyaset, yeni bir siyasi kültürü inşa etmeye başlayacak.</p>

<p>Ben buna Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokratik ve çoğulcu bir eşik diyorum. Bizim bu konuda topluma mutlaka güven vermemiz ve bunu iyi anlatmamız gerek. Nasıl bir ülke tasavvur ettiğimizi, nasıl bir hukuk, nasıl bir ekonomi, nasıl bir birlikte yaşama zemini kurmak istediğimizi çok net biçimde göstermemiz gerek. Eğer bunu sahici biçimde kurabilirsek, toplumun önüne güvenilir bir rota koyabilirsek, değişim de ilk fırsatta olur. Bunun sorumluluğunu duyanları, bizleri, genel başkanımız Özgür Özel’i, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu, Cumuriyet Halk Partisi’ni ve aslında bu ülkenin tüm demokratlarını ne dört duvar durdurabilir, ne de korku sindirebilir.</p>

<p><strong>- Şişli Belediyesi’nde bugüne kadar en yüksek oy oranıyla seçilen belediye başkanısınız. Görevinizde gezici kent lokantasından kent markete kadar birçok yeni uygulamayı hayata geçirdiniz. Şişli’ye dair en çok neyi özlüyorsunuz, yarım kalan ya da devam etmesini en çok istediğiniz proje hangisi?</strong></p>

<p>Şişli özgün yönleriyle, tarihiyle, ekonomisiyle, kültürüyle çok önemli bir ilçe. Şişli’de temizlik hizmetlerinden, sosyal politikalara, zabıta hizmetlerinden bir arada yaşamı koruyan kültürel etkinliklere kadar tüm politikalarımızın bir hedefi vardı: Gündelik hayatta yurttaşı güçlendiren, haklarını tanıyan ve koruyan, yerelin ihtiyaçlarını gören bir siyasal kültür iklimi yaratmak.</p>

<p>Elbette özgürlüğüme kavuştuktan sonra bu anlayışla geliştirdiğimiz tüm projelerin, bilhassa Şişli’nin hakkını Şişli’ye teslim eden kent politikalarının; kadınları destekleyen, gençleri, çocukları güçlendirerek geleceğe hazırlayan sosyal politikaların devam etmesi en büyük arzum. Ancak Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler olarak daha büyük hedefimiz, iktidara geldiğimizde yerel-merkez arasında en doğru kamusal reformları hayata geçirerek demokratik ve iyi işleyen bir dengeyi kurmaktır. Şişli’de hedefimiz yerel yönetimle merkezi hükümet arasında denge kurarak, iyi işleyen bir kamu yönetimi oluşturmak idi. Savunmamda da belirttiğim gibi, 11 aylık görev sürem boyunca diyalog kapılarını açık tutarak bunun için çaba gösterdim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde planlama aklı ile çalışırken de hedefimiz buydu. Türkiye için de hedefimiz adil, demokratik, özgürlükçü, kapsayıcı bir sosyal devleti inşa etmektir.</p>

<p><strong>- Çocuğumun devletle böyle tanışmasını istemezdim dediniz, genç bir siyasetçi olarak, özgürlüğünüze kavuştuğunuzda bu ülkenin çocuklarına, gençlerine nasıl bir devlet anlayışı anlatmak istersiniz?</strong></p>

<p>Bürokrat kökenli bir belediye başkanı olarak “nasıl bir devlet?” sorusu beni çokça meşgul eder. Görevde, makamda, sahada, siyasette, cezaevinde… Fark etmez. Her yerde buna kafa yoruyorum. Çünkü devlet yaşayan bir sistemdir, bu sistemi kime nasıl işlettiğimize bakalım.</p>

<p>Devlet, tüm yurttaşlar için eşit bir şekilde öngörülebilir, iyi işleyen bir sistem kurabildiği ölçüde, dünyanın krizleri karşısında daha dirençli bir toplum oluruz. Araştırmaları iyi takip eden bir bürokrat ve siyasetçi oldum her zaman. Ve görüyorum ki aileler de, gençler de kendilerine adil davranıldığını düşünmüyorlar. İşsizlikten, kayırmacılıktan, kurumların ve kuralların herkese eşit işlememesinden şikâyetçiler. Bu da, özellikle gençler için, zaten krizlerle örülü bir dünya düzeninde, hiçbir zaman güvende olmayacakları kaygısını büyütüyor. Umutsuzluk giderek artan bir şiddete dönüşüyor. Bu şiddet Urfa’da, Maraş’ta çocuklarımızın canını aldı. Gençler her geçen gün artan bir şekilde intihara sürükleniyor. Bunlardan gözümüzü kulağımızı kaçırabilir miyiz? Kaçıramayız.</p>

<p>Aile de bu devlet içinde bir sistem. Anne-baba-çocuk ilişkisinin nasıl kurulacağı, kamu sistemine dahildir. Zamanında sokakta sosyalleşsin, devlet okuluna yollayalım, büyük çocuk küçüğün ödevini yaptırsın, büyür gider deniyordu. Şimdi ise çocuklar ancak anne babanın imkânına göre her açıdan özelleştirilmiş, yapılandırılmış bir şekilde sisteme dahil olabiliyorlar. Ya da büsbütün dışlanıyorlar. Gençlerin geleceğinin sigortası devlet olamazsa, kaçınılmaz son çeteler, bunalıma giren kayıp kuşaklar ve şiddet sarmalı oluyor.</p>

<p>Ben bu ülkenin çocuklarına ve gençlerine, korkmadan temas edebilecekleri bir devlet anlatmak isterim. Hakkını aradığında karşısına engel çıkarmayan, fırsatları eşit dağıtan, kimseyi kayırmayan ve kimseyi geride bırakmayan bir devlet. Çocukları asla gözden kaçırmadan destekleyen, gençlerin değişen ihtiyaçlara göre rota çizmelerine imkân sağlayan, aile sistemini iyi işemesi için destekleyen; geleceğini güvence altına alan bir sosyal devlet. Çünkü gençler devlete güvendiğinde, kendilerine de güvenirler.</p>

<p><strong>- Son olarak, sadece belediye başkanlarının tutuklanması değil, partiyi de yargı üzerinden bir dizayn etme çabası var. Bu operasyonları bir arada değerlendirirseniz ne söylersiniz? Neden CHP böyle topyekûn bir yargı savaşına çekiliyor?</strong></p>

<p>Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu, belediye başkanlarına yönelik yargı operasyonlarıyla sınırlı görmek eksik olur. Bütüncül düşündüğümüzde, ortada daha geniş bir siyasi dizayn çabası olduğunu görüyoruz. Bir yandan yerel yönetimlerde elde edilen başarıyı zayıflatmaya dönük adımlar atılıyor, diğer yandan partinin kurumsal bütünlüğü tartışmaya açılmak isteniyor. Bu iki süreç, aynı hedefe yöneliyor: CHP’nin ortaya koyduğu siyasi hattı durdurmak. Bunun en son ve en açık örneği de, CHP’nin gençlik kollarından başlayarak tüm kurullarında siyaset yapmış, genel başkan yardımcılığı görevi üstlenmiş Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel’in bir gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınmasıdır.</p>

<p>Değişim hareketi ve 2024 yerel seçimleri, CHP’nin yazgısını, dolayısıyla da ülkenin kaderini değiştirdi. İki önemli siyasi hat açıldı: Birincisi, değişimle birlikte CHP Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken, değerlerine sadık kalarak vizyonunu geliştireceğini beyan etti. Yurttaş bu vaadi önemsedi, kayda geçirdi. Arkasından gelen yerel seçimlerde, CHP değişimin sac ayaklarından biri olan Türkiye İttifakı modelini benimsedi. Kapsayıcı siyasetin önünü açtı. Türkiye’de aslında gündelik hayatın dokusuna sinen, ortak bir yaşamı sürdüren farklı kimlik ve toplumsal kesimlere meclis sıralarında yer verdi. Millet, bu siyasette kendini buldu. Böylece 2024 yerel seçimleri, aslında bir sonraki genel seçimin adeta seçim beyannamesi haline geldi.</p>

<p>Bugün yaşadığımız yargı savaşıyla, biz başarımızın bedelini ödüyoruz. Tutukluluklarımız, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu başarının ve yarattığı umudun bir sonucudur.</p>

<p>Türkiye İttifakı modeli ile, iktidar değişikliği isteyen herkesi tabanda birleştiren siyaset sayesinde bu başarı elde edildiyse, o tabanı bir araya getiren her siyasi aktör, her parti, tabelası ne olursa olsun Türkiye’nin geleceğinde var olacaktır. Ne bizim Türkiye’nin geleceği için vereceğimiz mücadeleyi durdurabilirler, ne de kayyum düzenini sürdürebilirler. Bu millet, demokrasiyi düştüğü yerden kaldırmayı hep bilmiştir.</p>

<p>O yüzden, bu dar boğazdan çıkacağımıza inancım tam. Her gün gittiğimiz o mahkeme salonundan, daha da güçlenmiş bir şekilde, ülkemizi de güçlendirecek bir vizyonla çıkacağız. Kimsenin şüphesi olmasın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/resul-emrah-sahan-chpye-yonelik-operasyonlarin-amacini-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/189383.jpg" type="image/jpeg" length="94399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den seçim çağrısı: Hodri meydan, korkmayan çıksın karşımıza!]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-secim-cagrisi-hodri-meydan-korkmayan-ciksin-karsimiza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-secim-cagrisi-hodri-meydan-korkmayan-ciksin-karsimiza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında erken seçim ve ara seçim çağrısını yineledi. Özel, "Hodri meydan, güvenen çıksın karşımıza. Korkmayan çıksın karşımıza, var mısınız?" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP TBMM Grubu'nda açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dileyen Özgür Özel, "Bir kez daha milletimizin başı sağolsun, bir daha böyle acıları yaşamayalım" dedi.</p>

<p>Özel, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Orta Doğu Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki "Orta Doğu'da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen, insan hakları adına üzerine gittiğimiz ülkeler başarısız oldu" sözlerine de tepki gösterdi.</p>

<p>Özel, "Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik hadsiz bir saldırı gerçekleşti. ABD Büyükelçisi Tom Barrack... Duvarında 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözünün yer aldığı, Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu Meclis'in çatısı altındayız. Gelip bu ülkeyi yönetene güven mektubu sunan, bu ülkeye saygılıyız diyenler Antalya'da oturup bacak bacak üstüne atıp gerilip, yayılıp özensiz cümleler kuruyorlar" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"HERKES LAYIĞIYLA BERABER"</strong></h3>

<p>Dünyada demokrasi ve özgürlüklerin gerilediğini belirten Özel, "Elon Musk ve Donald Trump, Almanya'da AFD'yi destekliyor. Dünyanın tüm otokratları dayanışma içinde, nerede özgürlüğü kısıtlayan bir şey varsa birbirinden öğreniyorlar. Demokrasiye gerileterek, yoksulları daha yoksul bırakan yeni bir sistem kurmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sosyalist Enternasyonel'in İspanya'daki toplantısına katıldıklarını hatırlatan Özel, "Herkes layığıyla beraber. Onlar Avrupa'nın aşırı sağcılarını destekleyen Trump'la, Trump'ın desteklediği Netanyahu'yla aynı saftalar, biz dünyanın tüm demokratlarıyla aynı saftayız" dedi.</p>

<h3><strong>ÖZEL'DEN ERDOĞAN'A GÖNDERME: VİDEO İZLETTİ</strong></h3>

<p>"Şimdi çaresiz kalınca gruplarında perde indirip video izletiyorlar. Geçmişteki konuşmalardan parçalar kesip yalanı oynatıp onun üzerine CHP'ye, kurumsal kimliğine, geçmişine.. Sevr'i yırtıp atanların, Gazi'nin hattını tutturamayanlar, CHP'ye demokrasi dışı yeni bir hat tarif edemezler" diyen Özel, daha sonra Tom Barrack'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili sözlerinin yer aldığı bir video izletti.</p>

<h3><strong>"İLK SEÇİM DEMOKRATLARLA OTOKRAT ARASINDA OLACAK"</strong></h3>

<p>İlk seçimde iktidar olacaklarını söyleyen Özel, "Türkiye'de iktidarın değişmesi için saflar bellidir. Dünyanın bütün demokratlarıyla birlikte yapılacak ilk seçimi bekliyoruz. Herkes emin olsun ki, yapılacak ilk seçim aynı Macaristan'da, Brezilya'da olduğu gibi demokratlarla otokrat arasında olacaktır. Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz. Türkiye’ye demokrasiyi geri getireceğiz" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"OKUL SALDIRILARI MÜNFERİT DEĞİL"</strong></h3>

<p>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları nedeniyle iktidar ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i eleştiren Özgür Özel, "Bu saldırılar münferit değil. Bunlar devletin sosyal alandaki çöküşünün göstergesi. Yıllardır söylüyor, sorunları tespit ediyor ve önerilerde bulunuyoruz. Bu bakan döneminde okullarda 45 şiddet olayı oldu. 6 öğretmen, 11 öğrenci, 2 okul çalışanı ve 1 veli hayatını kaybetti. CHP olarak bu sorunu sadece fiziki bir güvenlik sorunu olarak ele almadık, almıyoruz. Maalesef sosyal bir çöküş var" dedi.</p>

<h3><strong>"SORUMLULUĞU DİZİLERE, FİLMLERE ATIP KURTULAMAZSINIZ"</strong></h3>

<p>AK Parti'nin 2002'den beri tek başına iktidar olduğunu hatırlatan Özel, "Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız. Bu ülkeyi 23-24 yıldır tüm yönleriyle, hiçbir mazeretiniz olmaksızın siz yönetiyorsunuz. Yönetimdeki çürüme, bir sosyal kriz olarak karşımızdadır. Bugün Sayın Bahçeli'nin, Erdoğan'ın yaptıkları tespitler dahi bir krize, bir çürümüşlüğe, bir boşvermişliğe işaret etmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>MADEN İŞÇİLERİNİN EYLEMİNE DESTEK</strong></h3>

<p>Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki oturma eylemine destek veren Özgür Özel, "Orada açlık grevine geçtiler. 110 tane çıplak ayakla yürüyen, çocuğunu ekmeğinin hakkını arayan madencileri gözaltına aldılar. Bu baret size bir şey anlatıyor, Soma'da dinlemediniz işçiler canıyla ödedi. CHP madencinin yanındadır, arkasındadır. İktidarımızda bu sarı baretler işçinin güvenliğinin başında duracak. Hiç kimse hak aramak için baretini yere vurmak zorunda kalmayacak" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"TUTUKLU GAZETECİLERİ SELAMLIYORUZ"</strong></h3>

<p>Tutuklu gazeteci Alican Uludağ'ın Gebze'de çöken binalar hakkındaki bilirkişi raporuyla ilgili haberini hatırlatan Özel, "Meslek odasının metro inşaatı nedeniyle 'bu bina çöker' dediği raporu gazeteci Alican Uludağ haberleştiriyor. Bunun üzerine Ulaştırma Bakanı önce haberi yalanlayıp ardından Uludağ hakkında halkı yanıltıcı bilgi yayma suçu nedeniyle soruşturma açılıyor. Şu anda Alican Uludağ iktidarı rahatsız eden haberleri nedeniyle cezaevinde yatıyor. İşte AK Parti'nin kara düzeni budur, alaşağı edeceğimiz düzen budur. Alican Uludağ ve cezaevlerindeki 17 gazeteci arkadaşımızı dayanışma alkışlarımızla selamlıyoruz" dedi.</p>

<h3><strong>"ONURSAL ADIGÜZEL'LE İLGİLİ YALANDAN DA OLSA HTS KAYDI BİLE YOK"</strong></h3>

<p>Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasına tepki gösteren Özgür Özel, "Onursal'ın hak yemediğini, kimsenin hakkını yedirmediğini bilmeyen yoktur. Hiçbir kanıt yok, yalandan da olsa bir HTS kaydı bile yok. Ataşehir Belediye Başkanını tutuklayacak bir şey bulamamışlar, belediye çalışanlarını suç örgütü yapmışlar, belediye başkanı da bunların başıymış" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Ne zamanki yerel seçimleri kazandık, Türkiye'nin birinci partisi olduk, iktidarın seçimle değişeceğini gösterdik o gün bugündür huzurumuz yok, saldırı altındayız" diyen Özel, "Bizimle hizmette yarışamayanlar AK Parti yargı kollarıyla üzerimize saldırmaktadır. Onlardaki esas korku Allah korkusu yerine sandık korkusudur" şeklinde konuştu.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklandığı davanın 1 yıl sonra başlamasına da değinen Özel, "Bir yıldır ülkenin huzur ve refahından çalıyorlar. Ekrem Başkan'ı aldılar bomboş bir iddianameyle rezil oldular. Şimdi Ekrem Başkan her gün bir yalanı çökertirken, Aziz İhsan Aktaş'ta 700 yılla yargılanan serbest gezerken, iftira attıkları cezaevinde. En son Aziz İhsan Aktaş'ın malvarlığındaki tedbiri de kaldırdılar" dedi.</p>

<p>Ara seçim çağrısını yineleyen Özel, "Ara seçime de genişletilmiş ara seçim de erken seçime de hazırız. Hodri meydan, güvenen çıksın karşımıza. Korkmayan çıksın karşımıza, var mısınız?" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-secim-cagrisi-hodri-meydan-korkmayan-ciksin-karsimiza</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/thumbs-b-c-fa4a8e8d3220f736339a7851d1516446.jpg" type="image/jpeg" length="42057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den Erdoğan’a Orban hatırlatması: Aynı olacak sonunuz!]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-erdogana-orban-hatirlatmasi-ayni-olacak-sonunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-erdogana-orban-hatirlatmasi-ayni-olacak-sonunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP, gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'e destek olmak için Ataşehir'de miting düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasının ardından CHP, Ataşehir Belediyesi önünde miting düzenledi.</p>

<p>'Ataşehir İradesine Sahip Çıkıyor' başlığı ile yapılacak miting için yurttaşlar alanda toplandı.</p>

<p>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajını okudu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Değerli İstanbullular, kıymetli Ataşehirliler, benim canım hemşehrilerim… Ataşehir’in iradesi, Ataşehir’in onuru, Onursal Adıgüzel Başkanımızı gece yarısı operasyonuyla gözaltına aldılar. Biz mertçe direndikçe, onlar namertçe yollara daha çok sapıyorlar. Biz, Silivri mahkemesinde yalanlarını ve iftiralarını yüzlerine vurdukça, onlar yeni kumpasların peşinde koşuyorlar. Yalanlarını daha büyük yalanlarla örtmeye uğraşıyorlar. Milletten kaçıyor, yalanlara sarılıyorlar.”</p>

<h2><strong>“ÖYLE BİR BATAKLIĞA SAPLANDILAR Kİ…”</strong></h2>

<p>“Öyle bir bataklığa saplandılar ki; iftiralarını ve yalanlarını büyüttükçe, milletin gözünde küçülüyorlar. Onlar baskıyı, zorbalığı artırıp bizi korkutmaya ve sindirmeye çalıştıkça; bizim cesaretimiz ile direncimiz artıyor. Bir yanda bir avuç koltuk sevdalısı, öbür yanda milyonlarca vatan sevdalısı bizler varız! Bir yanda koltuklarını kaybettiğinde bir hiç olacak gözü dönmüşler, öbür yanda milyonlarla birlikte çoğalacak bizler varız! Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile…”</p>

<h2><strong>“HAKLI BİR DAVAYA KENDİNİ ADAMIŞ MERT, İNANÇLI VE İYİ YÜREKLİ 10 MİLYONLARIZ…”</strong></h2>

<p>“Ülkemize dayattıkları bu adaletsiz ve çürümüş düzeni değiştireceğiz. Her birimizi hapsetseniz, dışarıda tek bir Cumhuriyet Halk Partili kalmasa bile başaracağız. Çünkü bizim davamız, Cumhuriyet ve demokrasi davası. Bizim davamız, herkes için adalet ve hürriyet davası. Bizim davamız; herkes için refah, bolluk ve bereket davası. Haklı bir davaya kendini adamış mert, inançlı ve iyi yürekli 10 milyonlarız. Elbette kazanacağız. Can havliyle çırpınanların memlekete yaydığı karanlığa bakmayın. Sandık kurulacak, millet mührü vuracak. Onlar kaybedecek, milyonlar kazanacak. Her şey çok güzel olacak! Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”</p>

<h2><strong>ÖZGÜR ÖZEL YURTTAŞLARA SESLENİYOR</strong></h2>

<p>CHP lideri Özgür Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:</p>

<p>"<em>Birileri karşımıza çıkmış, İstanbul'da Ekrem olmaz, kayyum olsun diyor. Ataşehir'i kendimize ayırdık diyor. Siz bilemezsiniz diyor. Korkuturum, sindiririm diyen, bak bu meydana da biraz daha kudur! Onursal Adıgüzel, 18 yaşından beridir partimizin bir neferidir. Gençlerin desteği ile ön seçimle milletvekili adayı olmuş, genelbaşkan yardımcısı olmuş, Ataşehir'de önemli işler yapmış, Ata'nın şehrinde çalışan, topluma önderlik eden bir başkan olarak sizin gönlünüze taht kurmuş bir kardeşiniz. Adıgüzel'e ne bir baz kayde ki olsa ne yazar İstanbul'da herkesin bir yerlerde baz kaydı var ama ne baz kaydı ne de bir para kaydı var. Ne iz var ne kanıt ona rağmen Onursal'ı sorumlu tutuyorlar.</em></p>

<p><em>Sırf 19 Mart darbesi devam etsin diye, CHP'ye iktidar yolunda çelme çakılsın diye yapılan bir operasyon. Büyük bir özgüvenle, Onursal'ın abisi ve partisinin başkanı olarak diyorum ki bunun hesabı sorulacaktır.</em></p>

<h2><strong>"YÜZDE 65 İLE AŞAĞI İNDİ ORBAN. AYNI OLACAK SONUNUZ!"</strong></h2>

<p><em>Halk da Allah da sizden hesap soracak. Yaz boyunca iftiracıları okuduk. Daha bugün Silivri'de Beşiktaş davasında attığı iftiradan vazgeçti, yalan söyledim dedi. Hakim bile 'bunu nasıl yaparsın, senin ifadenle tutuklananlar oldu' dedi. Atılan her adım CHP'nin siyasi yolculuğunu engellemek içindir. Güya geçmişte CHP'li olup, parayla satın alınanlar, bugün de başka bir iftirayla benimle, sizinle Onursal'ın arasına nifak sokacaklar. Haftasonu herkes sevdeikleriyle birlikteydi, ben Pedro Sanchez ile ilerici liderlerle Barselona'daydım. Macaristan'ın diktatörüne 'kardeşim' diyen Erdoğan, aman Orban canım Orban dedi, yüzde 65 ile aşağı indi Orban. Aynı olacak sonunuz!</em></p>

<p><em>Tom Barrack, küstah küstah, 'Buralarda demokrasi işlemiyor, yumuşak monarşiler, tek adamlar lazım' diyor. Biz senin gibi bütün emperyalistlerin alnını karışlarız. 'Trump çok akıllı, Trump Erdoğan'a meşruiyet veriyor' diyor. Erdoğan, senin arkanda, Tom Barrack mı var, Trump'ı var? Benim arkamda millet var. Deli Trump'ın küstah elçisi 'istenmeyen kişidir' gitsin meleketine. Bize diyorlar ki, böyle konuşma, Trump yanında olmazsa seçimi kazanamazsın. Biz onları denize dökenlerdeniz. Alayınızı yenmek için tek ihtiyacımız olan, seçimi kazanmaktır."</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-erdogana-orban-hatirlatmasi-ayni-olacak-sonunuz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/189352jpg.webp" type="image/jpeg" length="21550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Karabat verilerle ortaya koydu: 'Yolsuzluk iftirasına dünyada inanan yok']]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ozgur-karabat-verilerle-ortaya-koydu-yolsuzluk-iftirasina-dunyada-inanan-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ozgur-karabat-verilerle-ortaya-koydu-yolsuzluk-iftirasina-dunyada-inanan-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adı altında CHP'li belediyeleri hedef alarak yapılan operasyonların uluslararası verilerde karşılık bulmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adıyla yürütülen operasyonların uluslararası verilerde karşılık bulmadığını belirterek, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi’nde ülkenin puanının son yıllarda gerilediğine dikkati çekti.</p>

<p>Özgür Karabat, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Türkiye’de “yolsuzlukla mücadele” adı altında yürütülen operasyonların uluslararası verilerle örtüşmediğini belirtti.</p>

<h3><strong>TÜRKİYE EN HIZLI GERİLEYEN ÜLKELERDEN</strong></h3>

<p>Karabat, “Yolsuzluk iftirasına dünyada inanan yok, işte gerçek veriler” başlıklı açıklamasında şunları kaydetti:</p>

<p>“Türkiye’de son bir yıldır ‘yolsuzlukla mücadele’ başlığı altında özellikle CHP’li belediyelere yönelik çok sayıda operasyon yapılıyor. Peki bu süreç uluslararası göstergelere nasıl yansıyor? Verilere bakalım. Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) verisi en temel referanslardan biri. Türkiye’nin puanı yıllardır düşüyor: 2020: 40, 2021: 38, 2022: 36, 2023: 34, 2024: 34, 2025: 31.</p>

<p>Yani son 5 yılda Türkiye toplamda 9 puan kaybetmiş durumda. Bu, aynı endekste en hızlı gerileyen ülkelerden biri olmak anlamına geliyor. 2025 verisi özellikle dikkat çekici. Türkiye 31 puana gerileyerek 182 ülke arasında 124’üncü sıraya düştü. Bu seviye, 42 olan dünya ortalamasının oldukça altında. Eğer yürütülen operasyonlar uluslararası ölçekte ‘etkili bir yolsuzlukla mücadele’ olarak algılansaydı, bunun CPI verisine en azından sınırlı bir pozitif yansıması beklenirdi. Ancak tam tersi oluyor. Operasyonların yoğunlaştığı dönemde Türkiye’nin puanı düşmeye devam ediyor. Eğer gerçekten güçlü bir yolsuzlukla mücadele yürütülüyorsa, bu neden en temel küresel endekste en ufak bir iyileşme olarak bile görünmüyor? Çünkü tüm dünya, Türkiye’de yolsuzlukla mücadele edilmediğini, otoriter rejim inşası için yargı operasyonları yapıldığını biliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TRUMP VE BARRACK'IN EMİRLERİYLE TASFİYE</strong></h3>

<p>19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte çok sayıda belediyeye operasyon yapıldı. Ancak bu süreç, uluslararası göstergelerde yolsuzlukla mücadelede iyileşme olarak yansımıyor. Tüm dünya Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanının yargı ile esir alındığını görüyor. Bir ülkede yolsuzlukla mücadele gerçekten etkiliyse, bunun en temel çıktılarından biri neden uluslararası güven endekslerine yansımıyor? Çünkü Türkiye’de esas yapılan, Trump ve Tom Barrack’ın emirleri altında demokrasinin tasfiye edilmesidir. Sadece yolsuzlukta değil, diğer pek çok alanda da AKP Türkiye’yi dünyada dibe çekmektedir: Türkiye dünyadaki araştırmalarda artık demokrasi değil, seçimli otoriter sistem olarak da bilinen ‘Hibrit rejim’ kategorisinde yer alıyor.</p>

<h3><strong>SEFALET ENDEKSİNDE 5'İNCİ SIRADAYIZ</strong></h3>

<p>Türkiye ayrıca, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sırada. Sefalet Endeksi’nde dünyada 5’inci sırada. Temel Haklar kategorisinde 143 ülke arasında 134. sırada. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içinde 159. sırada.</p>

<p>Toplumsal desteğini kaybeden AKP, kurduğu yargı cuntası ile muhalefeti sindirmek ve tüm bu gerçekleri gizlemeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar güneş balçıkla sıvanmaz. Halkımız bunların hesabını eninde sonunda sorar.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ozgur-karabat-verilerle-ortaya-koydu-yolsuzluk-iftirasina-dunyada-inanan-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/305990.jpeg" type="image/jpeg" length="28491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okulda 10 kişiyi öldüren saldırganın babasının ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/okulda-10-kisiyi-olduren-saldirganin-babasinin-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/okulda-10-kisiyi-olduren-saldirganin-babasinin-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta dün okula saldırı gerçekleştiren ve 10 kişiyi öldüren İ.A.M'nin tutuklanan polis babası Uğur M.'nin verdiği ifade ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine saldırı düzenleyen ve 9'u çocuk 10 kişinin can kaybının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirdiği saldırıyı gerçekleşen 8'inci sınıf öğrencisi İ.A.M.'nin polis olan babası Uğur M. önce gözaltına alındı, ardından tutuklandı.</p>

<p>Uğur M.'nin emniyette verdiği ifade ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'PSİKOLOG TAKİP EDİLMELİ DEDİ'</strong></h2>

<p>Yeni Şafak'ta yer alan habere göre oğlunun psikolojik sıkıntıları olduğunu söyleyen baba, "Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktadır. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durum olmadığını oğlum çok zeki olduğunu söylediler, yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa oğlumu götürüyordum, söz konusu psikolog ise oğlumun topluma uyumu noktasında problem yaşayacağını biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir dedi' ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>'SİLAH NAMUSTUR' DEDİM</strong></h2>

<p>Oğlunun silah kullanmaya olan merakını olduğunu söyleyen baba, oğlunu poligona götürüp silahla atış yaptırdığını söyleyerek şöyle konuştu:</p>

<p>''Yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını kendisine ne zaman yaptıracağımı sordu, yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifoniyerin üzerine bırakmıştım oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım, kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim, yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim, bu söylemimdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti, ileride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkes silah alabiliyor dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimin eline silah alabileceğini taşıyabileceğini söyledim, oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi, bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir.</p>

<h2><strong>'BİRLİKTE ATIŞ YAPTIK'</strong></h2>

<p>"Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım, oğluma da birkaç el atış yaptırdım, oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını hedef alınarak atış yapılacağını söyledim, ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti, fotoğrafları daha sonra Whatsapp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim.''</p>

<p>Oğlunun çevrim içi oyun oynadığını anlatan baba, ''Oğlum interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynardı, odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır bize bir şey göstermek istemezdi, biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 14 yaşındaki bir öğrencinin düzenlediği silahlı saldırıda 8’i öğrenci, 1’i öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Saldırganın babasına ait silahları kullandığı, saldırının ardından öldüğü açıklanmıştı.</p>

<p>Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılmış, çok sayıda müfettiş ve savcı görevlendirilmiş, saldırganın anne ve babası gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Kentte eğitime 2 gün ara verilirken, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından saldırıya ilişkin yayın yasağı getirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/okulda-10-kisiyi-olduren-saldirganin-babasinin-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/188826jpg.webp" type="image/jpeg" length="50606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den 80 il başkanıyla 4 saatlik kritik zirve]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-80-il-baskaniyla-4-saatlik-kritik-zirve</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-80-il-baskaniyla-4-saatlik-kritik-zirve" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un tutuklanmasının ardından partinin 80 il başkanına çağrı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün genel merkezde düzenlenen olağan İl Başkanları Toplantısı başkanlığına katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font><font><font><font>CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un önceki pazar günü tutuklanmasının ardından Genel Başkan Özgür Özel, partinin 80 il başkanından Ankara'ya gelmelerini istedi. Özel, bugün partinin haftalık grup toplantısının ardından CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı başkanlığına katıldı. Saat 16.00 itibarıyla basına kapalı olarak başlayan toplantı, yaklaşık dört saat ileri sürdü. Toplantıda Özel'e Yurt İçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin grubu yaptı. Toplantıya ayrıca Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın da katıldı.</font></font></font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font><font><font><font>Özel, CHP'ye yönelik olarak bir yıl boyunca devam eden operasyonlara partinin yol haritasını belirlemek üzere, il başkanlarından görüş ve öneri aldı. İl başkanlarını tek dinleyen ve notlar alan Özel, toplantı boyunca devam eden konuşmasında kaydedilen notlara ilişkin yanıtlar verdi.</font></font></font></font></p>

<p><font><font><font><font>Özel, yarın saat 11.00'de ise partisinin Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplayacak. Burada partiye yönelik devam eden operasyonlara ilişkin yeni yol haritalarının başkanlardan alınan görüşler ve önerilerle şekillenmesi bekleniyor.</font></font></font></font></p>

<p><font><font><font><font>Toplantıdan çıkan sonuç raporlamasının tüm il başkanları tarafından eş zamanlı olarak kendi illerinde açıklanacağı öğrenildi.</font></font></font></font></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozelden-80-il-baskaniyla-4-saatlik-kritik-zirve</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/188647jpg.webp" type="image/jpeg" length="10957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu: Devleti yeniden ayağa kaldırmak için her bedeli ödemeye hazırız]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/devleti-yeniden-ayaga-kaldirmak-icin-her-bedeli-odemeye-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/devleti-yeniden-ayaga-kaldirmak-icin-her-bedeli-odemeye-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu yaptığı paylaşımda adalet talebinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası devam ederken CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’de gazetecilerden, depremzedelere, Sinan Ateş cinayetinden, emeklilerin haklarına ilişkin eylemlerin ve haberlerin yer aldığı bir video paylaştı.</p>

<p>İmamoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Adalet devletin temelidir. Bugün o temel çürütülmüştür ve milletimizin üzerine yıkılmaktadır. Memleketin her köşesinden “adalet istiyoruz” haykırışları yükselmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İmamoğlu’nun paylaşımı şöyle:</strong></p>

<p><em>Adalet devletin temelidir. Bugün o temel çürütülmüştür ve milletimizin üzerine yıkılmaktadır. Memleketin her köşesinden “adalet istiyoruz” haykırışları yükselmektedir.</em></p>

<p><em>Adalete güvenmeyenlerin oranının %85 olduğu bir ülkede ne ekonomi düzelir ne de iç cephede tahkimat olur.</em></p>

<p><em>Milletimizin gözyaşlarını dindirmek, devleti adaletle yeniden ayağa kaldırmak için her bedeli ödemeye hazırız.</em></p>

<p><em>Millet kazanacak, herkes rahat bir nefes alacak.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/devleti-yeniden-ayaga-kaldirmak-icin-her-bedeli-odemeye-haziriz</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 21:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187808.jpg" type="image/jpeg" length="91908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'den ortak açıklama: 1 Mayıs'ta Taksim'deyiz]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/disk-kesk-tmmob-ve-ttbden-ortak-aciklama-1-mayista-taksimdeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/disk-kesk-tmmob-ve-ttbden-ortak-aciklama-1-mayista-taksimdeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB yaptıkları ortak açıklama ile 1 Mayıs'ın nerelerde kutlanacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), 2026 yılı 1 Mayıs programını ortak bir açıklamayla açıkladı.</p>

<p>Sendikalar ve meslek örgütleri adına açıklamayı yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, gerçek bir demokrasi için halkı Türkiye'nin dört bir yanında 1 Mayıs meydanlarında birleşmeye çağırdı.</p>

<p>4 kurumun 1 Mayıs'ı birlikte örgütledikleri bütün bileşenler olarak 2026 1 Mayıs'ı için çalışmalarını başlattıklarını kaydeden Çerkezoğlu, tüm illerde gerekli başvuruları yaptıklarını vurguladı.</p>

<h2>İSTANBUL'DA ADRES: TAKSİM</h2>

<p>"İstanbul'da 1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı'dır" diyen Çerkezoğlu, DİSK olarak 1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak için 25 Mart'ta İstanbul Valiliği'ne resmi başvuru yaptıklarını kaydetti. Çerkezoğlu, diğer iller için de gerekli adımları attıklarını belirtirken, İstanbul için yaptıkları başvurunun Valilik tarafından henüz sonuçlandırılmadığını söyledi.</p>

<h2><strong>İL İL KUTLAMA ALANLARI</strong></h2>

<p>DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, başvurusu yapılan ve 1 Mayıs'ın kutlanacağı diğer illerdeki meydanları ise şu şekilde sıraladı:</p>

<p>Ankara: Tandoğan Meydanı</p>

<p>İzmir: Gündoğdu Meydanı</p>

<p>Antalya: Cumhuriyet Meydanı</p>

<p>Mersin: Cumhuriyet Meydanı</p>

<p>Adana: Uğur Mumcu Meydanı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsun: Cumhuriyet Meydanı</p>

<p>Kayseri: Mimar Sinan Parkı</p>

<p>Eskişehir: Cumhuriyet Meydanı</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/disk-kesk-tmmob-ve-ttbden-ortak-aciklama-1-mayista-taksimdeyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187821jpg.webp" type="image/jpeg" length="71990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silivri’de Ekrem İmamoğlu için kurulan temsili hücre yıkıldı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/silivride-ekrem-imamoglu-icin-kurulan-temsili-hucre-yikildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/silivride-ekrem-imamoglu-icin-kurulan-temsili-hucre-yikildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun kaldığı koşulları simgeleyen "temsilî hücre" yıkıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için bir direniş sembolü olarak Silivri'deki Dayanışma Evi'nde kurulan temsilî hücre, yıkıldı. Sosyal medya platformu X üzerinden paylaşılan görüntülerde, İmamoğlu'nun cezaevindeki yaşam alanını birebir yansıtan yapının söküldüğü, alanın tahta parçaları ve döküntülerle dolduğu görüldü.</p>

<p>Yıkım işleminin hangi resmî karara dayandığı ve hangi kurum tarafından gerçekleştirildiği konusunda yetkili makamlar henüz bir açıklama yapmadı.</p>

<p>İmamoğlu davası öncesi Silivri'de temsili hücre kuruldu İmamoğlu davası öncesi Silivri'de temsili hücre kuruldu</p>

<h2><strong>12 METREKARELİK HÜCRENİN AYRINTILARI</strong></h2>

<p>Yıkılan temsilî hücre, İmamoğlu'nun bir yıldır içinde tutulduğu fiziksel koşulları kamuoyuna göstermek amacıyla birebir ölçülerde inşa edilmişti. 12 metrekarelik kapalı yaşam alanı ve 24 metrekarelik havalandırma (yürüyüş) alanından oluşan yapıda şu detaylar yer alıyordu:</p>

<p>Yalnızca bir yatak, bir masa ve bir sandalye.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dış dünyayla tek iletişim aracı olan 37 ekran tüplü bir televizyon.</p>

<p>Duvarda bir Mustafa Kemal Atatürk portresi ve İmamoğlu'nun cezaevindeki bir açık görüş sırasında ailesiyle çektirdiği fotoğraf.</p>

<p>Ziyarete açıldığı dönemde yoğun ilgi gören bu yapı, İmamoğlu'nun hayatını idame ettirdiği koşulları yerinde görmeye gelen binlerce vatandaşı ağırlamıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/silivride-ekrem-imamoglu-icin-kurulan-temsili-hucre-yikildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187858jpg.webp" type="image/jpeg" length="33060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayşe Ateş: Sinan'ı katledenleri koruyan güç artık pamuk ipliğine bağlı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ayse-ates-sinani-katledenleri-koruyan-guc-artik-pamuk-ipligine-bagli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ayse-ates-sinani-katledenleri-koruyan-guc-artik-pamuk-ipligine-bagli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, son dönemde MHP'de yaşanan gelişmeler sonrası açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP, bugünlerde İstanbul il örgütünün feshedilmesi ve İzzet Ulvi Yönter’in görevinden istifasıyla gündemdeyken, 2022’de silahlı saldırı sonucu öldürülen Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, dikakt çeken açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'ONLARI KORUYAN GÜCÜN...'</strong></h2>

<p><em><strong>Yeniçağ Genel Yayın Yönetmeni Berna Can</strong></em>’a konuşan Ayşe Ateş, “Süreç bekledikleri gibi ilerlemedi. Evet, ellerinde tasmayla meydan okudular ama nihayetinde boynunda tasmayla gezen, Sinan'ı katledenler oldu. Derler ya ‘Kurdun boynuna tasma geçmez, geçerse itin boynuna geçer.’ Onları koruyan gücün artık pamuk ipliğine bağlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İpin kopuşunu da zaman içerisinde müşahede edeceğiz” dedi.</p>

<h2><strong>'BU İŞ ÇOK UZADI DİYORDUM'</strong></h2>

<p>“Bugün İzzet Ulvi Yönter'in kamuoyuna yansıyan, MHP'den dışlanma hadisesinin mazisi eski” diyen Ateş, şöyle devam etti: “Ankara'da geçtiğimiz aylarda yaşanan bazı olaylar var. O olayları da içine alan bir sosyal medya paylaşımım olmuştu. Beklediğim bir durumdu. Ne zaman olacağını öngörememekle birlikte son dönemde kendi kendime, ‘Bu iş çok uzadı’ diyordum.”</p>

<p><strong>SİNAN ATEŞ'İN ÖLDÜRÜLMESİ</strong></p>

<p>Sinan Ateş, 30 Aralık 2022 tarihinde; akrabası Selman Bozkurt ile Çankaya'nın Kızılırmak Mahallesi'ndeki 1456. Sokak'ta, bir aracın arkasına saklanmış Eray Özyağcı'nın silahlı saldırısına uğradı. Özyağcı tarafından sıkılan bir mermi Bozkurt'a, beş mermi ise Ateş'e isabet etti. Bozkurt omzundan yaralandı, Ateş ise ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.</p>

<p>Ölümü, MHP ve Ülkü Ocakları ile yakından ilişkilendirildi; olaya ilişkin soruşturma kapsamında MHP Yöneticisi Emre Yüksel, eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş ve iki polis tutuklandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ayse-ates-sinani-katledenleri-koruyan-guc-artik-pamuk-ipligine-bagli</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187864.jpg" type="image/jpeg" length="72708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası 18. gününde]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ibb-davasi-18-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ibb-davasi-18-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası 18. gününde devam ediyor. Bugün yapılan duruşmada İBB'deki veri sızıntısı eylemlerine ilişkin savunmalar yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası’nın 18. celsesi Silivri’de görülmeye devam ediyor.</p>

<p>Beyoğlu davasının birleştirilmesiyle, tutuklu sanık sayısının 92'ye, toplam sanık sayısının ise 414'e yükseldi.</p>

<p>Dün 4 kişinin savunması tamamlanmıştı. Dünkü oturumda İBB HANEM uygulamasına ilişkin Eylem 13 kapsamındaki isimler savunma yaptı. Bugün de aynı çerçevede devam edilecek ve veri sızıntısına ilişkin iddialara yanıt verilecek.</p>

<p><strong>DURUŞMADA YAŞANANLAR</strong></p>

<h2><strong>17.00 - YUSUF UTKU ŞAHİN'İN SAVUNMASI: POLİSLER BİLE ŞAŞIRDI</strong></h2>

<p>Reklam İstanbul çalışanı Yusuf Utku Şahin kürsüye çıktı ve savunmasına başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ben hep özel şirkette çalıştım, İBB bünyesinde hiç çalışmadım. Herhangi bir kamu kurumu, ihale süreci ya da idari yapılanmayla bir ilgim veya görevim olmamıştır. Dosyada adı geçen birçok yapı ve kavramı ilk kez emniyette tarafıma yöneltilen sorular sayesinde duydum. Soruların büyük bir kısmına bu nedenle “bilmiyorum” şeklinde cevap vermek zorunda kaldım. Zira gerçekten bilgim ve bağlantım bulunmamaktadır.</p>

<p>Hatta bu durum o kadar açıktı ki, soruları yönelten polis memurları dahi zaman zaman şaşırmış, “acaba yanlış sorular mı yöneltildi” şeklinde kendi aralarında değerlendirmede bulunmuşlardır.</p>

<p>Benim herhangi bir iş yerimde kullanılan bilgisayar, telefon veya dijital materyallere de el konulmamıştır. Çünkü ben, yaptığım işin tamamen şeffaf ve teknik bir iş olduğunu bildiğim için, gerektiğinde her türlü incelemeye açık olduğumu baştan itibaren ifade ettim.</p>

<p>Dosyada geçen “iletişim çadırı” gibi ifadeleri de ilk kez burada duydum. Bu kavramın ne olduğunu dahi bilmiyordum. Ancak sonrasında bunun teknik olarak bir veri merkezi veya reklam analiz altyapısına benzetildiğini anladım."</p>

<h2><strong>14.30 - AYKUT ERDOĞDU'DAN İKTİDARA YAKIN BASINA CEVAP</strong></h2>

<p><strong>Aykut Erdoğdu:</strong> Söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Duruşma tutanaklarI şu açıdan önemli. Ben mesela burada ifade verdiğimde, Savcı Bey’in veya sizin… Cevap veremediğim bir soru oldu mu? Olmadı. Manşetten şu bilgi girdi: “Aykut Erdoğdu sorulara cevap veremedi!” Oysa ki duruşma tutanağı olsaydı…</p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı:</strong> Aykut Bey, o SEGBİS kısmını sanırım yükledik herhalde şimdi sistemde olması lazım.</p>

<p><strong>Aykut Erdoğdu:</strong> Şunu söylemek istiyorum. Günübirlik… Bu önemli…</p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı:</strong> O şimdi o zabıttan alınan bir husus değil. Basın…</p>

<p><strong>Aykut Erdoğdu:</strong> Anladım. Sadece şunu anlatmak istiyorum Sayın Başkan: Bizi korumak için -bu Türkiye'nin en önemli davası- gerekli zabıt kâtibi sayısı hemen arttırılarak, günübirlik yüklerseniz, bizi bu iftiralara karşı… Sadece benim sorunum değil. Bir sürü arkadaşta var. Bir de son; bütün televizyon kanallarının birçoğu, Sabah… “Aykut Erdoğdu, yemekler konusunda yalan söyledi. Yemek veriliyordu” diye. Günah, bize günah. Şu güne kadar yemek veriliyor muydu bize? Dün Sayın Başsavcı geldi, yemek verildi.</p>

<p><strong>Mahkeme Başkanı:</strong> Evet. Teşekkür ederiz.</p>

<h2><strong>GAZETECİLERİN DURUMU TARTIŞILDI: TURKUAZ AYRIMIM YOK</strong></h2>

<p>İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın avukatlarından Hüseyin Ersöz söz aldı ve dava süresince yaşanan bazı sıkıntıları aktardı</p>

<p>Ersöz, "UYAP'ta hiç duruşma tutanağı görmedik sayın hakim. Hangi kararlar alındı ve neler konuşuldu bilmiyoruz... Elimizde evrak yok.. Ekran yok. Bizler notlar alıyoruz ama dosyada görmek istiyoruz. Gazetecilerin dışarı çıkarılması için karar aldınız, görmedik. Kararları sözle uyguluyorsunuz biz kararları görmüyoruz. İtirazlar tutanağa geçirildi mi bilmiyoruz.. Ekrem İmamoğlu'na savcının dün sormuş olduğu soru var. Savcı usul kurallarıyla bağdaşmayacak şekilde söz aldı. Bizim mikrofonlarımız kapalıydı. Duruşmanın yönetimi sizde hakim bey" dedi.</p>

<p>Bu konuşmanın ardından duruşmanın hakimi şunları söyledi: Biz gazeteciler için bir karar vermedik. İlk gün belirlenen düzen üzerinden gidiyoruz. Bizim verdiğimiz bir karar yok, hatta yardımcı olduk.</p>

<p>Gazeteciler açısından sorunun devam ettiği, turkuaz kart talep edildiği hatırlatması üzerine hakim "<strong>Benim turkuaz ayrımım yok dedi. UYAP'ta evrak eksikliği personel yetersizliğinden kaynaklanıyor, büyük dosyalarda böyle sorunlar olabiliyor. Celse olarak tüm talepleri not aldım, zaptı kapatırken bunları karara bağlayacağım</strong>" dedi.</p>

<h2>12.00 - ULAŞ YILMAZ SAVUNMA YAPTI</h2>

<p>Orhan Gazi Erdoğan'ın ardından İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz kürsüye çıktı. Yılmaz savunmasında şunları söyledi:</p>

<p>Benim burada olmam, altı aya yakındır hapiste olmam, Hukuk Güvenliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Özgürlüğümden mahrum bırakılmamın tek nedeni özensiz bir soruşturma, varsayımlara dayalı bir iddianamedir. Ailemden, sevdiklerimden, 2,5 yaşındaki kızımdan uzak bırakılmak vicdana sığmamaktadır. Bana en çok ihtiyaç olduğu bir zamanda kızıma babalık yapamamak bir zulüm, manevi bir işkencedir. Peki ben neden işimden ve ailemden ayrıldım? Günlerce tahtakuruları dolu, pislik içinde yerlerde bekletildim? Aylarca cezaevinde yer yatağında yattım? Neden 28 kişilik koğuşta 55 kişi dip dibe kaldım? 10 metrekarede 10 kişinin neredeyse üst üste yaşadığı, leğende çamaşır yıkadığı, 55 kişi aynı tuvaleti, banyoyu kullandığı bir yerde hangi gerekçeyle tutuldum?</p>

<p>Ben neden sadece haftada 10 dakika telefonla ailemle görüşebiliyorum? Büyümekte olan kızımla 1 dakika daha geçirmek için neden onlarca dilekçe vermek zorunda bırakılıyorum? İçinde bulunduğumuz durumda, bu soruların hiçbirinin ikna edici bir yanıtı olamadığını biliyorum.</p>

<p>Altı aya yaklaşan esaretin telafisinin mümkün olmadığının ben de herkes gibi farkındayım. Hakkımdaki mesnetsiz isnatlara karşı yaptığım savunmalar göz önüne alınarak, adaletin tecelli etmesini; Adil Yargılanma Hakkı ve Hukuk Devleti ilkesinin hukuk kitaplarında yazılı kavramlardan ibaret kalmamasını istiyorum. Aileme ve işime kavuşmayı diliyorum. Bu çerçevede tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.</p>

<h2><strong>KOĞUŞTA 2 KİŞİ ÖLDÜ</strong></h2>

<p>Bizim bölümde 2 kişi öldü. Birisi gripten öldü eşyalarını çöp poşeti ile verdiler. Diğeri elimde öldü kalp krizinden. Biz bunları neden yaşıyoruz? Bu bize ne öğretecek ben o kadar dil öğrendim kamuda çalıştım. Bu soruların hiçbir cevabı yok. Eşime, kızıma kavuşmak istiyorum. Bu durum çok ağrıma gidiyor umarım sizin başınıza gelmez.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan, Eylem 13 kapsamında Dijital Yayın Koordinatörü Ulaş Yılmaz’a soru sordu. Özkan’ın odağı ‘casusluk’ iddialarının merkezindeki Hüseyin Gün oldu.</p>

<p>Necati Özkan: Hüseyin Gün’ü tanıdınız mı?</p>

<p>Ulaş Yılmaz: Sizinle birlikte bir sunuma katılmıştık. Hüseyin Gün’ü orada gördüm.</p>

<p>Necati Özkan: O sunum neydi?</p>

<p>Ulaş Yılmaz: Sosyal medya takibine ilişkindi. Hüseyin Bey de bir tarama takip programından bahsetti. Türkiye’de neredeyse tüm bakanlıklar bu tarz programlar kullanır. Sosyal medyada analiz çıkartan bir program. Hüseyin Bey ‘lokalde sorunları yakalayabilir miyiz, örneğin Silivri’nin en çok dile getirilen sorunu nedir?’ Gi bir sunum yaptı. Ancak sunumu çok mantıklı gelmedi.</p>

<p>Necati Özkan: yani Hüseyin Gün bir proje satmak istedi doğru mu?</p>

<p>Ulaş Yılmaz: Evet, kanaatimi de olumsuz olarak bildirdim. Beyefendinin de üslubu da çok üstenciydi. Sunduğu şey de kaba tabirle çok ‘tırttı’. Çok amatördü. Türkiye’de bunu çok daha ucuz şekilde yapacak şirketler var demiştim. Zaten İBB’de veri var. Zaten 153’e şikayetini bildiren insanlar var.</p>

<p>Necati Özkan: Yani kaba tabirle bizim ‘sepetlediğimiz’ beyefendi örgüt Yöneticisi olarak buraya oturtuldu değil mi?</p>

<p>Ulaş Yılmaz: Evet</p>

<h2><strong>10.45 - ORGAN GAZİ ERDOĞAN SAVUNMA YAPTI</strong></h2>

<p>Bugün ilk olarak sözü Orhan Gazi Erdoğan aldı. Erdoğan'ın savunması şöyle:</p>

<p>Sayın Başkanım, olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla 5 ayı aşkın bir süredir, 6. aya girecek şekilde dört duvar arasında günlerimi geçiriyorum. Tabii bu 5-6 ay dışarıda çok fazla anlam ifade etmeyebilir; ancak dört duvar arasında, özellikle belli bir yaştan sonra, buradaki 5 ay dışarıdaki 15 aya, 6 ay ise 18 aya tekabül ediyor.</p>

<p>Yani ömrünüzden bunun 3 katı gidiyor. Dışarıda yapmak istediğim birçok şey var. Bu olaylar yaşanmadan önce planladığımız en yakın tarih, evladımın nikahıydı. "Bu ay çıkarsın, öbür ay çıkarsın" diyerek bu tarihi sürekli ertelemek zorunda kalıyoruz. Bu tarihi alabilmek için sizin kararınızı beklemeye devam ediyorum.</p>

<p>Neticede tahliyemi ve sonrasında beraatimi talep ediyorum. Sanırım Türkiye'de iddianamesi en kısa sürede hazırlanan kişi de benim. 7 Kasım'da tutuklandım, 11 Kasım'da iddianame çıktı. Avukatım iddianameyi getirdiğinde orada "ikrar" ibaresini görünce şok oldum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ibb-davasi-18-gununde</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187823jpg.webp" type="image/jpeg" length="59739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan Özgür Özel'e 'ara seçim' yanıtı: 'Gündemimizde yok!']]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/erdogandan-ozgur-ozele-ara-secim-yaniti-gundemimizde-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/erdogandan-ozgur-ozele-ara-secim-yaniti-gundemimizde-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Özgür Özel'in "erken seçim" açıklamalarına yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.</p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına yanıt veren Erdoğan, "<em>Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken ya da ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum</em>" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:</strong></p>

<p>Biz ülkemizin itibarını hem ulusal hem de uluslararası ölçekte artırmanın mücadelesini veriyoruz. Önümüze bakıyoruz, Türkiye'yi güçlü, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz. Teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük.</p>

<p>Muhalefetin israf diyerek 'ne gerek var' diyerek kötülediği yatırımlarımız bugün görüyoruz ki küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı.</p>

<p>Hürmüz dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğalgazın çok önemli kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerjide değildir petrokimya ürünleri, gübre, ilaç hammaddeleri ve helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Hürmüz'ün kapanması enerji, tarım, sanayi, teknolojiye küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğalgaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/erdogandan-ozgur-ozele-ara-secim-yaniti-gundemimizde-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187581jpg.webp" type="image/jpeg" length="11787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda 16. gün: Tutuklu sanıkların savunmalarına geçildi]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ibb-davasinda-16-gun-tutuklu-saniklarin-savunmalarina-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ibb-davasinda-16-gun-tutuklu-saniklarin-savunmalarina-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda 16. gün görülüyor. Bugün tahliyeler için alınan avukat savunmalarından sonra tutuklu sanıkların savunmaları ile devam edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>89 kişinin tutuklu olduğu İBB davasında bugün 5. hafta ya girildi.</p>

<p>15. günde son savunmayı İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş yapmış, ardından avukatların tahliye talepleri alınmıştı.</p>

<p>Mahkeme geçen hafta bir ara karar vermiş, savcının 8 ismin tahliyesini istemesine karşın, 18 kişi tahliye edilmiş ve 89 kişinin tutukluluğuna devam kararı çıkmıştı.</p>

<p>16. günde savunma kürsüsünde 18. isim olarak İBB Yol Bakım ve Altyapı Daire Başkanı Seyfüllah Demirel savunma yaptı.</p>

<p><strong>DURUŞMADA YAŞANANLAR:</strong></p>

<h2><strong>14.00-</strong> <strong>ZAFER KELEŞ SAVUNMA VERDİ</strong></h2>

<p>16. gün celsesi öğlen aranın ardından yeniden başladı. Kürsüye İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in kardeşi Zafer Keleş çıktı.</p>

<p>Keleş'in savunmasından önce çıkanlar:</p>

<p>11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Yani benim burada aslında olmam, kardeşim Fatih Keleş ile alakalı olan bir kısımdır. Fatih Keleş’in de olayı, Ekrem İmamoğlu ile beraber bir yol arkadaşı olması. Bizim çocuklarımız da nihayet burada. Ben tutuklanırken, hakkımda sadece bir beyan verilmiştir. Bir kişi bir beyan vermiş. O beyan ne? “Bakırköy Belediye binasında, Florya’da kardeşine para taşırmış!” Ya böyle bir şey olabilir mi? Bakırköy Belediye binasının olduğu yerde, 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yoktu da Zafer Keleş gidecek oradan para taşıyacak? Böyle bir isnat olur mu? Ben 65 yaşındayım ya... Ben bankadan 1 milyon lira para çeksem 3 tane adam çağırıyorum yanıma. Gelin de şu parayı şuraya bırakalım. 3 milyonla, 5 milyonla, 20 milyonla İstanbul içinde vırt atacağım, gezeceğim, para taşıyacağım. Ben otobüste giderken, otobüs şoförünü kolluyorum sabaha kadar, bir yere vurmasın diye. Ha bu aralar uçakta pilotu da başladım kollamaya. Ben pimpirikli adamım, ne işim var benim burada? Benim ne işim var para taşımakla bilmem neyle?</p>

<p>Bana atfedilen suçlar bunlar şimdi. Ben bu suçlamaların Sayın Başkan, hiçbirisini asla kabul etmiyorum. Başka eylemlerle ilgili; aynı eylemleri de yine kabul etmiyorum da tabii okuyacağım onların ifadesini. Bir beyanla tutuklandım içeride. Yaz bir at kenara, bir daha yaz at kenara; iki olmadı üç yaz bir daha, dört yaz bir daha, olmadı beş artı bir de bir örgüt de yapıver beş artı bir. Nedir bu? Yani ben şahsen çok üzülüyorum. Neyse... Yani bu suçlamalarla 10 aydır, 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben burada tutuluyoruz yani</p>

<p><strong>İMAMOĞLU: BALIKLARI RÜYAMIZDA YİYİORUZ</strong></p>

<p>Ekrem İmamoğlu duruşma araya giderken izleyicilerin geçmiş olsun dileğine "Biraz boğazımda kızarıklık var ama iyiyim" dedi.</p>

<p>İzleyicilerin "balık yiyin başkanım balık" demesine üzerine gülerek "Balığı rüyada yiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU DEMİREL'E SORULAR SORDU:</strong></p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>: Sayın Seyfullah Bey, saygıdeğer daire başkanımız; az önce söylediniz ama sizin de göreve başlamadan önce bir tanışıklığımız, bir muhabbetimiz olabilir de olmayabilir de. Yani bunun bir suçu olduğu için söylemiyorum ama iyi anlaşılması adına, bir tercih açısından bir ideolojik iş birliğimiz ya da bir masamız, hayatımızın böyle bir evresi oldu mu, olmadı mı?</p>

<p><strong>Seyfullah Demirel:</strong> Böyle bir iş birliğimiz olmadı. Tanışıklığımız yoktu. Bir kelime söyledi; 'İdeolojik olarak bir yakınlığımız var mı?' dedi. Yoktur. Sayın Başkanımız 2014 yılında Beylikdüzü Belediyesi'nden belediye başkanımız seçildi, Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçildi. Biz de 2014 yılında, ben de eşim -avukatım, avukatlığımı da yapacak- Avcılar'da, Milliyetçi Hareket Partisi'nden belediye başkanı adayıydık. Bizim Ekrem başkanla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde göreve başlatılmadan önce herhangi bir tanışıklığım, herhangi bir görüşmem yoktu ama belediyeci olduğum için herkesi tanıyoruz çünkü 32 yıldır ben bu teşkilata hizmet ediyorum.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>: Dolayısıyla ikinci soruma geçiyorum. Dolayısıyla biz sahayı, kamuyu araştırıp ve referanslar, şu şekilde, bu şekilde önümüze gelen listelerden -yine daha önce size ve sayın heyetinize anlattığım gibi- bir insan kaynakları prensibi ve bilimi üzerinden analizler neticesinde bir görev teklifi size yapıldı. Az önce söylediğiniz için böyle söylüyorum, soru haklı halinde değil, yoksa soru soracaktım. Görev teklifi şeklinde size yapıldı. Siz de bu talebi kabul ettiniz. Bu görüşmelerde ve bu kabuldeki, kabulden sonra zaten biz size hayırlı olsun dedik sadece. Bu görüşmelerde de ve bu kabulde herhangi bir özel şartımız, herhangi bir özel anlaşmamız ya da herhangi bir yönlendirmemiz gibi gibi gibi bir koşul, sizi kamu ahlakı ve terbiyenizin dışında bir koşulla karşılaştınız mı?</p>

<p><strong>Seyfullah Demirel:</strong> Karşılaştık sayın hakim bey. Sayın başkanımızla bizim ilk tanışıklığımız Yol Bakım Daire Başkanlığı'nda başkanımıza ve üst düzey yöneticilere Yol Bakım Daire Başkanlığı'nın brifingini vermiştik, Yol Bakım Daire Başkanlığı'nı tanıtmıştık. Bu tanıtımdan sonra yerleşkeyi, daire başkanlığımızın yerleşkesini gezerken -bunun için söylüyorum tam da bu konuyla ilgili- kış çalışmalarıyla ilgili sayın başkanımıza tuz depolarını vesaireyi vesaireyi gösterdik. Bu işin nasıl yapıldığını, kamyonların nasıl hazırlandığını... Başkanımız orada bize çok ilginç bir talimat verdi. 'Sayın Seyfullah Bey' dedi, 'ben Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaparken bir kamyon tuz İstanbul Büyükşehir Belediyesi istedi, bana bir kamyon tuzu çok gördü, vermediler.' Bir önceki genel sekreterimiz Oğuz Bey de Murat Bey de yanımızdaydı. 'Size talimatımdır' dedi, 'hangi belediye parti ayırmadan, parti ayırmadan kim ne kadar tuz isterse vereceksiniz.' Ki İstanbul'da tuz çok önemlidir, ilçe belediyeleri genelde tuz almaz Büyükşehir Belediyesi'nden alırlar. Tabii biz başkanımızın talimatlarını yerine getirmedik. Herkesin hak ettiği kadar tuz verdik. Herkese istediği kadar tuz veremedik. (gülüşülüyor) Ama bu süreç boyunca Sayın İmamoğlu'yla çalıştığım süreç boyunca bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Bize gayrimeşru sayılabilecek hiçbir belediye başkanı -daha önce çalıştığım belediye başkanlarım dahil- hiçbirisinden ben hiçbir şekilde gayrimeşru bir teklif şimdiye kadar almadım, sayın başkanımız da dahil.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>: Dolayısıyla hani şunu da sormak isterim ama sayın hâkim, bu çok ilginç bir hatırlatma oldu. Çünkü Beylikdüzü Belediye Başkanıyken, kış koşullarında herkesin Büyükşehir depolarından tuz aldığını biliyoruz ama biz tuz alamadık. Alamadık. Ve bu çok işte o dönemde burada da bürokrat arkadaşlarımız var, sonra belediye başkanı. Alamadık yani. Sonra bizim müteahhit arkadaşlardan biri 2, 3 kamyon tuz getirdiğini gördük. "Nasıl aldın?" dedik. "Kantarın başındakiyle anlaştık aldık" dedi. Biliyor musunuz? Bunları yaşadık yani. Onun için ben bunu kimseye yaşatır mıyım? Hatırlattığın için teşekkür ederim.</p>

<p>Biz Seyfullah Bey'le burada sadece selamlaşıyoruz son 3, 4 haftadır. Yani bunlar asil insanlar. Bunlar çok sayıda. Burada saygıdeğer insanlardan çok var ve gerçekten içim kavrulduğu için bunları ilave ediyorum. Size, yani menfaat açısından, kişisel vesairenin, İstanbul'un menfaatinin dışında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde herhangi bir mesaimiz oldu mu?</p>

<p><strong>Seyrullah Demirel:</strong> Hayır.</p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>: Saygıdeğer hâkim, değerli heyet; bakın yani bunu söylemek zorundayım, gerçekten içim kavruluyor. Yani şu bilirkişi tespitlerinin iyi incelenmesi lazım. Ben buradan müdafi dostlarıma da söylüyorum, ben eksik söyleyebilirim, ben avukat falan değilim yani. Ama bütün bu bilirkişilerle ilgili suç duyurusunda bulunulması gerektiğini düşünüyorum. Ben bir başka salonda siz de biliyorsunuz bir başka bilirkişi davasıyla yargılandım. Hani az önce çok değerli bir soru sordunuz, "Niye yazsın?" dediniz. Haklısınız. Niye yazmalı? Yazmamalı. Ama ben iddia ediyorum ki iddia makamıyla bilirkişi arasında bir menfaat ilişkisiyle kurulu düzenle yazılmış raporlar olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu kadar kasti cümleler kurulmaz. Başka tespitler de var. Ben sorularımı sordum. Teşekkür ederim, sağ olun başkanım.</p>

<h2><strong>11.10: SEYFÜLLAH DEMİREL SAVUNMA YAPTI</strong></h2>

<p>İBB Yol Bakım ve Altyapı Daire Başkanı Seyfüllah Demirel ifade için kürsüye çıktı.</p>

<p>Demirel'in savunmasından öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>"Ben hemşeri bağlantısıyla bu konuma gelmedim. Liyakatımla geldim. Daha önceki belediyelerde ne yaptıysam İBB’de de aynı kriterle çalıştım. Daha önceki belediyelerde tutuklanmayıp bu belediyede tutuklanmamı manidar görüyorum. Biz İBB’de İmamoğlu ile değil başka biriyle çalışıyor olsaydık hatta o kişi CHP’den biri olsaydı biz sizin karşınıza gelmeyecektik.</p>

<p>114 milyon 381 bin liralık bir iş. Alt yüklenicilere İSFALT gibi kısmi teklif açabilirsiniz. İSFALT elbette ki alt yüklenicilere yaptıracak. Çalıştırmak için ekip mi kurması lazım, böyle bir şey olur mu? Açık ihaleler yaparız, benim önüme gelir, ben ona işi yaptırırım.</p>

<p>2003 yılından 2025 yılına kadar İSFALT’tan başka kimse bu işin ihalesini almamış. Tüm ihaleleri İSFALT almış. Tüm yıllarda ihaleleri İSFALT alınca ihaleye fesat karışmış olmuyor da biz alınca mı ihaleye fesat karıştı? Şartnamemiz de değişmedi bizim. Yıllar içerisinde işlenen belgenin tutarı da değişmedi.</p>

<p>Hem Karayolları'nda müdürlük yapıp bilirkişi olarak görevlendirileceksiniz hem de her gün yaptığınız bir işi geleceksiniz burada çarpıtacaksınız. İBB’nin yaptığı bir işe geleceksiniz farklı anlam kazandıracaksınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2019 yılına kadar, bizden önce kış çalışmalarıyla ilgili istenen belge sadece yapıp yapmadığıydı. 2019’dan sonra rekabeti artırabilmek için —tüm samimiyetimle söylüyorum bunu ben istedim; ego sahibiyim, yaptığım işlerde rekabeti severim— her ay bir önceki yıla göre belediyeyi ne kadar kâra geçirdik diye rapor hazırlayıp üst yönetime gönderiyorduk. Bıkmıştık bunları hazırlamaktan.</p>

<p>İş deneyim belgesine şunları ilave ettim: Kış şartlarıyla mücadele işleri, katı atık toplama işleri, araç gereç ekip çalıştırma, bakım onarım işlerinden herhangi biri benzer iş olarak kabul edilecek; bizim ihalemize teklif verebileceklerdir. Rekabeti artırmak için yaptım bunu.</p>

<p>Ama bilirkişiler bunu; aralarında doğal bağlantı olmayan kış şartlarıyla mücadele ve katı atık toplama gibi işlerin bir arada ihale edilerek işin hacminin yükseldiği ve isteklilerin ihaleye girmesinin engellenerek rekabetin kısıtlandığı şeklinde yorumlamışlar. Bizim dosyamızda birim fiyatı bile yok. O iş başka iş, karıştırmışlar; ben öyle bir ihaleye çıkmadım. Karayolları'nda müdürlük yapan bir bilirkişinin bunu bilmemesi ihtimal dahilinde değil. Bunu niye yazıyor? Savcılık makamı da ona inanıyor. En az 10 yerde geçiyor. Yapmadığımız şeyle neden suçlanıyoruz? Niye yatıyoruz? Benim görmediğim torunum var, daha yeni doğdu. Ben niye buradayım? Bu yalancılar yüzünden buradayım. Ben ihaleye fesat karıştırmadım. İhaleyi daha da büyüttüm herkes girebilsin diye ama biz cezaevindeyiz."</p>

<h2><strong>ERDOĞDU İSYAN ETTİ</strong></h2>

<p>Aykut Erdoğdu duruşma aralarında aşağıda yaşadıklarına isyan etti:</p>

<p>İşkence bu. Aşağıda yemek yok. Bu kadar kötü muamele olur mu. Ben milletvekiliyim benden kimseye zarar gelmez.</p>

<h2><strong>İMAMOĞLU SÖZ ALDI: YEMEK İSYANI</strong></h2>

<p>Duruşmanın ilk dakikalarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz istedi. İmamoğlu şunları söyledi:</p>

<p>"Yargılamanın bundan sonraki seyri hayırlara vesile olsun; çünkü hayra ihtiyacımız çok yüksek. Arkadaşlarımızın şikâyeti var: Bazı hazır paket ürünleri alıp buraya getirenler, bu sabah getirememişler, alamamışlar. Sizin buna bir katkınız olabilir mi diye bu notu iletmek istedim.</p>

<p>Öğle vakti yemek arzumuz vardı, bu hafta çözüleceği konusunda katkı talep etmiştik; yine sizin de katkınız olursa…</p>

<p>Bir diğer husus; perşembe çok geç biten savunmalar sonrası 18 arkadaşımız tahliye oldu, bu bizi elbette sevindirmiştir. Yaklaşımınızı önemsediğimizi ifade etmek isterim. Farklı bir bakışla yön vermeniz gerektiğine, bir ihtiyaç olarak dikkat çekmek istiyorum. İnsanların özgürlüğünden bir gün dahi almak, bedeli ödenmeyecek bir zaman dilimine dönüşüyor. Alınan her kararın eksi ya da artı bir katkı sağlayacağını söylemek zorundayım.</p>

<h2>OLUMLU ADIMLARIN YANINDAYIZ</h2>

<p>Sadece tutsaklık değil, adli tedbirlerle ilgili de süreçler var. Evde hapis yatandan, malına mülküne el konulana kadar insanların hayatları etkileniyor. Burada hâlâ babalarından, akrabalarından dolayı tutuklu olanlar var. Devletine hizmet etmiş insanların çektiği acılar var. Bunun ele alınması için ara kararın ay sonunu beklemesindense, şimdiden değerlendirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekmek isterim. Tutuklu olan şoförler, ağır ameliyat geçirenler var...</p>

<p>Burada özellikle birtakım uygulamalara maruz kalanlar, tutsak olanlar ve dışarıda adli tedbirler altında ezilenler varken; etkin pişmanlıkla ilgili sahada naralar atmanın da doğru olduğunu düşünmüyorum.</p>

<p>Kadınlar, evlatlar, kardeşler, aileler var; sırtınızda çok büyük bir yük var. Biz karşınızda yargılanan insanlar olarak, attığınız her olumlu adımda yanınızda olacağımızı, aksi takdirde de tepki göstereceğimizi söylemek istedim.</p>

<h2>BÜYÜK YÜK VAR SIRTINIZDA</h2>

<p>Çünkü bir operasyonlar gündemi yaşıyoruz. Bunlara girmeyeceğim elbette, burayı ilgilendirmiyor. Ama yaşanıyor. Siyasi olan tarafı var yaşanıyor. Birtakım adli işler, tutuklananlar, gözaltına alınanlar… Bir bakıyorsunuz tamamı serbest bırakılmış, tamamı şu an sahada geziyor. Merkez Bankası'nı dolandıran insanlar sahada geziyor; 3 ayda serbest bırakılmış! Ama burada hayatını devletine adamış insanlar tutuklu, süreçte yargılama geçiriyorlar.</p>

<p>Gerçekten çok masum insanlar var. Tekrar altını çiziyorum; kadınlar var, evlatlar var, kardeşler var, aileler var… Çok büyük yük var sırtınızda. İyi yargılama ve adil yargılama sürecinde, karşınızda yargılanan insanlar olarak attığınız her adımda yanınızda olacağımızı, ama aksi takdirde de gereken tepkiyi göstereceğimizi de ifade etmek isterim. İnşallah hayırlara vesile olan bir yargılama sürecini, bu mahkemede bütün arkadaşlarıma yaşatırsınız. Bunları söylemek istedim. Teşekkür ederim.</p>

<p>İmamoğlu'nun sözleri üzerine mahkeme başkanı da yanıt verdi. Başkan, "Tutukluluk değerlendirmelerimize süreç içinde devam edeceğiz söylemiştik. Konutu terk edemeyen kimse yok, kaldırdık. Kumanya konusunu ilettik, sadece akşam yemeği için böyle bir şey sağlayabildiklerini normalde mevzuata aykırı olduğunu söylediler, ama çözüm yolu bulmaya çalışırız ona da." dedi.</p>

<h2><strong>TAHLİYE EDİLEN İSİMLER</strong></h2>

<p>Kadriye Kasapoğlu Ali Üner, Altan Ertürk, Baran Gönül, Başak Tatlı, Davut Bildik, Ebubekir Akın, Esra Huri Bulduk, Evren Şirolu, Fatih Yağcı, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Mahir Gün, Mustafa Bostancı, Nazan Başelli, Sabri Caner Kırca, Sırrı Küçük, Zehra Keleş.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ibb-davasinda-16-gun-tutuklu-saniklarin-savunmalarina-gecildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187490jpg.webp" type="image/jpeg" length="11620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'ndan tahliyeler sonrası ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglundan-tahliyeler-sonrasi-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglundan-tahliyeler-sonrasi-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'ndaki tahliyelerin ardından açıklama yapan Ekrem İmamoğlu, "Sırf benimle çalışıyorlar diye eziyet edilen insanlardan; en azından bir kısmının tahliye olmasına sevindim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, dün 18 tutuklunun tahliyesine karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davada tutuklu olarak yargılanan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, tahliyelerin ardından açıklama yaptı.</p>

<p>İmamoğlu, sosyal medyada paylaşılan açıklamasında "Bir yılı aşkın süredir devam eden 19 Mart Darbesi sürecinde tutuklanan, sırf benimle çalışıyorlar diye eziyet edilen insanlardan; en azından bir kısmının tahliye olmasına sevindim" dedi.</p>

<p>"Annelerin ve babaların evlatlarına, evlatların anne ve babalarına kavuşmaları bir nebze de olsa hepimizi rahatlatmıştır" diyen İmamoğlu, "Allah milletimizi iftiralardan ve hukuksuzluklardan korusun! Önce Adalet, Önce Hürriyet!" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglundan-tahliyeler-sonrasi-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/175308jpg-1.webp" type="image/jpeg" length="84240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Tüm engellemelere, alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozel-tum-engellemelere-alcakliklara-ragmen-dimdik-ayaktayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozel-tum-engellemelere-alcakliklara-ragmen-dimdik-ayaktayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li belediyelerin iktidar tarafından engellerle karşılaştığını söyleyen Özgür Özel, "Tüm engellemelere, silkelemelere, alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve ilçe belediye başkanlarıyla değerlendirme toplantısı yaptıktan sonra toplu açılış törenine katıldı.<br />
Bugünkü törende, 31 Mart'ın ikinci yıldönümü itibariyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin en kapsamlı temel atma ve açılış etkinliği yapıldı.</p>

<p>İBB Başkanı Cemil Tugay, konuşmasına belediye başkanlarına yönelik bütün operasyonlara karşı "kalkan olduğu" için Özel'e teşekkür etti.</p>

<h3><strong>"NÜFUSUN YÜZDE 65'İNE HİZMET VERİYORUZ"</strong></h3>

<p>31 Mart 2023 yerel seçimlerinde İzmir'deki başkan adayından 29'u seçimi kazandığını hatırlatan CHP lideri Özgür Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"İzmir'de Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız dahil, gösterdiğimiz 31 belediye başkanımızın 29’unun seçildiği, İzmir tarihinde toplam tüm partilerden ve Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanı varken 9 kadını aday gösterip 8'ini İzmirlilerin göreve getirdiği, yine 12 genç aday gösterip 11 tanesinin İzmirliler tarafından göreve getirildiği, İzmir açısından tarihi, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine, ekonomisinin yüzde 80’ine yerel yönetimlerde hizmet verme olanağını yakaladığımız, 411 belediyeyi kazandığımız, 15 büyükşehri kazandığımız, 21 ilçe belediyesini kazandığımız ve bizim dışımızda 7 bölgede il ve büyükşehir belediyesi olan başka bir partinin olmadığı, Cumhuriyet tarihi boyunca bir siyasi partiye nasip olmuş en büyük yerel seçim başarısını 2 yıl önce hep birlikte başardık."</p>

<h3><strong>"SEÇMEN BİZE BİR KREDİ VERDİ"</strong></h3>

<p>Seçmenin kendilerine kredi verdiğini belirten Özel, "Bize seçmen bir kredi verdi. Verdiği kredi alıp tüketelim diye verilmiş bir tüketici kredisi değildir bir seferlik. O yüzden kıymetini bileceğiz. Seçmen bize yatırımcı kredisi verdi. İki yıl sonra inceleyecek durumu. Yatırımcı kredisinde parayı veren banka, yatırımın iyi kullanıldığını görüyorsa daha fazla kredi açmak ister. Kötü görüyorsa krediyi geri çağırır" dedi.</p>

<h3><strong>"BİR ŞEY BULAMAYINCA 55 YILLIK BARAJIN PARASINI KESMEYE BAŞLADILAR"</strong></h3>

<p>İktidarın CHP'li belediyelere engel olduğunu söyleyen Özgür Özel, "İktidar belediyelerimizi madden ve manen tüm olanaklarla silkelemeye çalışıyor. Mesela en karikatür örneği Çanakkale'de. Çanakkale Belediyesi'nden kesecek bir şey bulamamış ama yolladığı paranın da yüzde 40’ını kesmek istiyor. 62 yıl önce temelini Demirel'in attığı, 55 yıl önce Ecevit'in açılışını yaptığı barajın parasını, bugünkü Çanakkale Belediyesi'nden 55 yıl sonra kesmeye başlıyor. İzmir'e gelmesi gereken paranın da olabilecek en üst düzeyi kesiliyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Belediyesi'nin faaliyetlerine değinen Özel, "İki yılda her şeye rağmen 42,5 milyar liralık yatırım yapıldı İzmir'de. Buca metrosu yüzde 50’yi aştı. 14 ilave istasyonla proje fuara kadar ulaştığı uzatıldı. 22 yeni tramvay alımı başladı. 45 yeni otobüs hattı açıldı. 125 yeni otobüs filoya katıldı. Üç deniz taşıtı filoya katıldı. 90 dakikalık ücretsiz aktarma imkanına geçildi. 13 milyar liralık altyapı yatırımları yapıldı" şeklinde konuştu.</p>

<p>Seçimden önce CHP'li adayların belediye başkanı seçilmesi halinde sosyal yardımları keseceğinin iddia edildiğini hatırlatan Özel, "Tüm engellemelere, silkelemelere, alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız. AK Parti döneminin 4.6 katı sosyal yardımla tarih yazıyoruz sosyal belediyecilikte" dedi.</p>

<p>Törende Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında tamamlanan konutların anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ozgur-ozel-tum-engellemelere-alcakliklara-ragmen-dimdik-ayaktayiz</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187064.jpg" type="image/jpeg" length="26160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Hastane diye adliyeye götürüp ifade imzalattılar']]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/hastane-diye-adliyeye-goturup-ifade-imzalattilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/hastane-diye-adliyeye-goturup-ifade-imzalattilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda itirafçı olarak adı geçen Elif Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, müvekkilinin hastane diye adliyeye götürülerek ifade imzalatıldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İBB Davası'nın bugünkü celsesinde sanıkların tahliye talepleri alınıyor.</p>

<p>Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven'in avukatı Mehmet Ruşen Gültekin, müvekkilinin hastane denilerek adliyeye götürüldüğünü ve itirafçı yapılmak istendiğini söyledi.</p>

<p>Gültekin, "Müvekkilim 10 Nisan'da savcılığa nasıl çağrıldı? Savcı çağırıp "Etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin?' demiyor, zaten müvekkilin böyle bir dilekçesi de yok. Cezaevindeki infaz koruma memuru geliyor, 'Seni ambulansla hastaneye götüreceğiz' diyor. Elif hayatı boyunca emniyete gitmemiş, safiyane bir şekilde hastaneye gittiğini sanarak araca biniyor; ancak hastaneye değil, Çağlayan Adliyesi’ne götürülüyor. Avukatı aranıyor, o da geliyor. Bu ayrıntıları dilekçelerimizde sunduk" dedi.</p>

<p>Güven'e burada ifade imzalatıldığını öne süren Gültekin, "Orada, gerçeğe aykırı şekilde ve ifade vermeyi dahi bilmeyen birine kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor. O ifadesi iddianamenin her yerine parçalanarak serpiştirilmiş. Kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Etkin pişmanlık ne, bilmiyor müvekkilim" diye konuştu.</p>

<p>Elif Güven'in ifadesinin iddianamede bölünerek yer aldığını belirten Mehmet Ruşen Gültekin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bir de o ifadesi çok ilginç; iddianamenin her yerine serpiştiriliyor. Efendim biz biliriz, 'ifadenin bölünmezliği' ilkesi var. Buna rağmen her tarafına gezilip parçaları var; eylemin altına yerleştiriyor. Çıldırmak istersin, böyle iddianame mi olur diyeceğiz, diyemiyoruz; onunla yargılanıyoruz çünkü. Ama parçalanıyor, bölünüyor; 'aha burada itiraf etti' diye insanları da birbirlerine düşürmek için bu oyunların peşinde koşulmuş. Belli ki öyle olmuş, yazık."</p>

<h3><strong>İDDİNAMEDE YER ALAN İFADEDE NE DEMİŞTİ?</strong></h3>

<p>İddianameye göre, Elif Güven 10 Nisan 2025'te alınan ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söylemişti.</p>

<p>Reklam işleriyle ilgili ihale hazırlık sürecinde rol aldığını söyleyen Güven, "Yaklaşık maliyet hesaplandıktan sonra ihaleye en az 3 firma çağırırız. Bazen Murat Ongun bize bu firmaları da çağırın diyerek bize isimleri verir. Vermiş olduğu firma isimleri İlbak, Urban, Reklamist, Advercity isimli firmalardır. Genelde aynı firmaların isimleri Medya A.Ş'de döner. Yine Kültür A.Ş'de de bu firmaların isimleri bilinir ve birçok reklam işini bu firmalar alır. Her ne kadar Kültür A.Ş'nin Genel Müdürü Murat Abbas ise de Kültür A.Ş'nin de reklam ihalelerinde söz sahibi Murat Ongun'dur. Belediyenin diğer iştiraklerinin de reklam konusunda bir işi ihaleye çıkaracağında Murat Ongun söz sahibidir" ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Murat Ongun'un ifadesine değinen İpek Güven, "Her ne kadar ihale süreçlerinden bilgisi olmadığını belirtmiş ise de, kendisi yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle ihalelerden önce yönetim kurulu kararı alındığından haberinin olmaması mümkün değildir. Kaldı ki bahsettiğim üzere bazen firma isimlerini bize kendisi verirdi" demişti.</p>

<p>İhale süreçlerinde bir usulsüzlük olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını belirten Güven şunları söylemişti:</p>

<p>"Kağan Sürmegöz daha önce İBB reklam yönetim müdürüydü. Daha sonra emlak daire başkanı oldu. Ancak reklamlarla ilgili bu kişi de söz sahibidir. Reklam ihaleleri yapılmadan önce Murat Ongun'la ihaleleri görüşürler. Yaklaşık maliyetleri ekibiyle birlikte hazırlar. Bazen çağrılacak firmaları söylerdi. Bu firmalar yine İlbaklar, Urban ve Advercity isimli firmalardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hüseyin Köksal'ı ismen biliyorum. Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşıdır ve reklam firması vardır. Murat Kapki'yle ortaklık yapar. Açık hava reklam işini Medya A.Ş'den almışlar. Medya A.Ş'nin yapmış olduğu ihalelerde yüklenicilerin sözleşmeye aykırı davranışları tespit edildiğinde gerekli yaptırımları uyguluyoruz ancak Kültür A.Ş'nin vermiş olduğu bazı ihalelerde firmalara yaptırım uygulanmadığını soruşturmada öğrendim.</p>

<p>İhale süreçlerinde bir usulsüzlük, alınacak firmaları belirlemek için görüşmeler yahut yaklaşık maliyetin firmalara bildirilmesi gibi usulsüzlükler yapılmışsa da benim bunları bilmem mümkün değildir. Benim ihale süreçlerindeki rolüm teknik şartnameleri hazırlamak ve bazen de ihale komisyonunda bulunmaktır.</p>

<p>Hep aynı firmaların isminin Medya A.Ş'de geçmesinin nedeni ise sektördeki güvenilir firma sayısının az olması nedeniyledir. Benim bu firmaları kendi inisiyatifimle yahut anlaşmalı bir şekilde çağırmam söz konusu değildir. Bu firmalardan bazıları önceki dönemlerde de belediyeden iş almışlardır. Görevim gereği sorumlu olduğum kısımlarda usulsüzlük yapmadım. Bildiklerimi de samimiyetle anlattım. Üzerime atılı suçlamaları da kabul etmem. Herhangi bir maddi menfaatim de olmadı. Hesaplarım incelenebilir. Bu nedenle serbest bırakılmayı talep ediyorum."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/hastane-diye-adliyeye-goturup-ifade-imzalattilar</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/185261-2.jpg" type="image/jpeg" length="84281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Kaya hakkında iddianame hazırlandı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ali-kaya-hakkinda-iddianame-hazirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ali-kaya-hakkinda-iddianame-hazirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyuşturucu soruşturmasında tutuklanan Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Ali Kaya hakkındaki soruşturma tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Ali Kaya hakkında “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçlamasıyla iddianame düzenlendi.</p>

<p>İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, Ali Kaya'nın 7.5 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Kaya, 6 Şubat günü tutuklanmıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ali-kaya-hakkinda-iddianame-hazirlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/187095.jpg" type="image/jpeg" length="28421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Günaydın 22 vekilin istifası kulisini değerlendirdi: Şartlar uygun olduğunda...]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/chpli-gunaydin-22-vekilin-istifasi-kulisini-degerlendirdi-sartlar-uygun-oldugunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/chpli-gunaydin-22-vekilin-istifasi-kulisini-degerlendirdi-sartlar-uygun-oldugunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın CHP'li 22 vekilin istifasına ilişkin açıklama yaptı. Günaydın Anayasa'yı işaret ederek "şartlar uygun olursa" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel geçtiğimiz gün ara seçim için çağrıda bulundu. Bu çağrı sonrası CHP kulisleri de hareketlendi. 22 vekilin CHP'den istifa edeceği iddialarına ilişkin ise CHP'li Gökhan Günaydın açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Gökhan Günaydın Anayasa’ya işaret ederek “Koşullar oluşursa ara seçim mümkün” dedi. Günaydın, Özgür Özel'in açıklamalarına atıfla "Sayın Genel Başkan’ın da ifade ettiği gibi, bu süreç TBMM Başkanı ziyaret edilerek sürdürülmeye gayret edilecektir. Kimin sandıktan kaçtığını, kimin kaçmadığını bu alanda da görmüş olacağız." dedi.</p>

<h2><strong>SEÇİMİN KOŞULLARI</strong></h2>

<p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Anayasa’daki düzenlemelere dikkat çekerek ara seçimin hangi koşullarda mümkün olacağını anlattı.</p>

<p>Uygun şartların oluşması halinde seçimlerin yapılabileceğini ifade eden Günaydın "Sayın Genel Başkan’ın da ifade ettiği gibi, bu süreç TBMM Başkanı ziyaret edilerek sürdürülmeye gayret edilecektir. Kimin sandıktan kaçtığını, kimin kaçmadığını bu alanda da görmüş olacağız" dedi.</p>

<p>Günaydın'ın mecliste basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamaların ilgili bölümü şöyle:</p>

<p><em>Anayasa’nın 78. maddesi, 84. maddesi ve İçtüzük’ün 136. maddesi bu konuları düzenliyor. Yani son seçimler üzerinden üç ay geçtikten sonra ara seçim talebinde bulunulabilir. Koşul ne? Üye tam sayısının yüzde 5’inin boşalması. Yani 30 milletvekilinin boşalması gerekiyor.</em></p>

<p><em>2025’in sonunda 30 ay dolmuş olacak. Peki ne zamana kadar yapılabilir? Önümüzdeki seçimlerden bir yıl öncesine kadar yapılabilir. Eğer bu tanımlamaya uyarsak ve önümüzdeki seçimlerin anayasal süresinin 2028 Mayıs olduğunu dikkate alırsak, demek ki 2026’nın Nisanı ile 2027’nin Nisanı arasında bir ara seçim yapmak teorik olarak mümkün.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>8 milletvekilinin üzerine 22 milletvekilinin daha Meclis’i boşaltması gerekecek. Tabii 1995 sonrası anayasada yapılan bir değişiklikle istifa, tek taraflı yeterli bir işlem olmaktan çıkarıldı ve Genel Kurul’un kararına bağlandı.</em></p>

<p><em>Arkadaşlar, bir milletvekili bunu istiyorsa bunu onaylamamak ne demek? Bu bir anayasa hükmü, doğru. Ama burada milletvekilinin iradesini alıyorsunuz ve başka bir iradeye onu mahkûm ediyorsunuz.</em></p>

<p><em>Şimdi ara seçimden kaçıyor muyuz, kaçmıyor muyuz? Bunu göstereceğiz. 22 milletvekili istifa ettiğinde, eğer “ben o vekillerin istifasını kabul etmiyorum” denirse, bu ara seçimden kaçıldığının çok açık göstergesi olur.</em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/chpli-gunaydin-22-vekilin-istifasi-kulisini-degerlendirdi-sartlar-uygun-oldugunda</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/186948jpg.webp" type="image/jpeg" length="50717"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta İl Genel Meclis seçimlerinde kriz: Yavuzyılmaz ile jandarma arasında gerilim]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/zonguldakta-il-genel-meclis-secimlerinde-kriz-yavuzyilmaz-ile-jandarma-arasinda-gerilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/zonguldakta-il-genel-meclis-secimlerinde-kriz-yavuzyilmaz-ile-jandarma-arasinda-gerilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta İl Genel Meclis seçiminde kriz çıktı. Jandarma belediye binasına girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak'ta İl Genel Meclis seçiminde büyük kriz çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP'li adayın iki oyu tartışmalı bir şekilde iptal edildi. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, hukuksuzluk olduğunu savunup sonuca itiraz etti.</p>

<p>Seçimi kazandığı söylenen AKP'li aday kürsüde konuşma yapmak istedi. CHP tarafı izin vermedi. Jandarma geldi. Yavuzyılmaz, kapı önünde jandarmaya karşı direnişe başladı.</p>

<p>Zonguldak İl Genel Meclisi’nde yeni yönetimi belirlemek için yapılan seçim, oy sayımı sırasında çıkan “harf hatası” tartışması nedeniyle gerginliğe sahne oldu. CHP ile AKP’nin 16’şar üyeyle temsil edildiği mecliste, sayımın ardından salon karıştı. CHP cephesi, kendi oylarının usulsüz biçimde geçersiz sayılmak istendiğini savundu. Gerginliğin büyümesi üzerine jandarma çağrıldı.</p>

<p>CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, seçim salonu önünde yaptığı açıklamada sürece müdahale ettiklerini söyledi. Yavuzyılmaz, “Herhangi bir oldu bittiye müsaade etmeyeceğiz” dedi.</p>

<p>Yavuzyılmaz, salondaki tartışmaya ilişkin açıklamasında, seçim sürecinin tarafsız yürütülmediğini ileri sürdü. Yavuzyılmaz, “Burada kendilerince hem kendisi İl Genel Meclisi Başkanı olacak, hem seçimi yönetecek, hem divanda bulunacak, hem de aday olacak, hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarını kafasına göre iptal edecek. Buna müsaade etmiyoruz. Bir oldu bitti açıklamasına izin vermiyoruz” diye konuştu.</p>

<p>CHP’li üyelerin, İl Başkanı ve milletvekilleriyle birlikte salonda kaldığını belirten Yavuzyılmaz, seçim sonucunun bu şekilde ilan edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi.</p>

<h2>VALİYE TELEFON</h2>

<p>Tansiyonun düşmemesi üzerine bina önünde Zonguldak Valisi ile de görüşen Yavuzyılmaz, sorunun salonda değil, ayrı bir toplantı odasında çözüme kavuşturulmasını önerdi. Yavuzyılmaz, “Onlar 3 kişilik bir heyet oluştursun. Biz de oluşturalım. Onlar görüşsünler. Nasıl bir açıklama, nedir, ne değildir bir bakılsın” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/zonguldakta-il-genel-meclis-secimlerinde-kriz-yavuzyilmaz-ile-jandarma-arasinda-gerilim</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/186929jpg.webp" type="image/jpeg" length="52350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'nin kurultay davasında erteleme kararı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/chpnin-kurultay-davasinda-erteleme-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/chpnin-kurultay-davasinda-erteleme-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddiasıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya devam etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddiasıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dava kapsamında; CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de aralarında olduğu 12 sanık hakkında 1 ila 3 yıl arası hapis cezası isteniyor.</p>

<p>CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na yönelik usulsüzlük iddialarına ilişkin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen <strong>dava 6 Mayıs'a ertelendi.</strong></p>

<p></p>

<h3>NE OLMUŞTU?</h3>

<p>Davanın üçüncü duruşmasında ara karar açıklanmıştı. Ara kararını açıklayan mahkeme, dosyanın İBB davası dosyasıyla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılmasına, birleştirme yönünde görüş gelirse duruşma kurulmaksızın birleştirme kararının verilmesine karar vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/chpnin-kurultay-davasinda-erteleme-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/eec4b268-202a-4dd6-a96f-dace786466cb.jpg" type="image/jpeg" length="37808"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
