<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Yurttan Sesler</title>
    <link>https://www.yurttansesler.org</link>
    <description>Türkiye'nin dört bir yanından çok sesli haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yurttansesler.org/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 02:07:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yuvamız Manisa’nın Miniklerinden “Sıfır Atık” Defilesi]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/yuvamiz-manisanin-miniklerinden-sifir-atik-defilesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/yuvamiz-manisanin-miniklerinden-sifir-atik-defilesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yuvamız Manisa Çocuk Eğitim Merkezleri, çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam farkındalığı oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Sıfır Atık Projesi” kapsamında hazırlanan geri dönüşüm temalı kostümler, minik öğrencilerin yaratıcı dokunuşlarıyla renkli bir defileye dönüştü.</p>

<p>Erken yaşta çevre bilinci kazandırmayı hedefleyen proje kapsamında Atatürk Kent Parkı, Akgedik, Adnan Menderes ve Bozköy çocuk eğitim merkezlerinde düzenlenen etkinliklerde, günlük hayatta atık olarak görülen materyaller sanat eserine dönüştü. Karton, plastik, kağıt ve çeşitli ambalaj atıklarından tasarlanan kostümler izleyenlerin büyük beğenisini topladı.</p>

<p>Sınıf içi etkinliklerle de desteklenen bu süreçte çocuklar, atıkların doğru değerlendirildiğinde nasıl değerli kaynaklara dönüşebileceğini bizzat deneyimledi. Hayal güçlerini çevreci bir mesajla birleştiren minikler, doğayı korumanın önemini büyüklere bir kez daha hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Manisa</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/yuvamiz-manisanin-miniklerinden-sifir-atik-defilesi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/yuvamiz-manisanin-miniklerinden-sifir-atik-defilesi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="75216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB'den özel gereksinimli çocuklar ve ailelerine destek]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/abbden-ozel-gereksinimli-cocuklar-ve-ailelerine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/abbden-ozel-gereksinimli-cocuklar-ve-ailelerine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Öveçler’deki merkezleriyle özel gereksinimli çocuklar ve ailelerine ücretsiz destek sunmayı sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spor ve Oyun Merkezi ile Mola Evi’nin de yer aldığı hizmet birimlerinde uzman ekipler tarafından yürütülen fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve duyu bütünleme çalışmalarıyla hem çocukların gelişimi destekleniyor hem de ailelere rehberlik ediliyor.</p>

<p><strong>3 AYRI MERKEZLE ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ DESTEKLENİYOR</strong></p>

<p>Merkezlerde çocukların gelişimini destekleyen uygulamaların yanı sıra ailelere yönelik danışmanlık hizmetleri de veriliyor. Aileler, çocuklarıyla birlikte merkezlerde vakit geçirme imkânı bulurken sosyal etkinliklere de katılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel gereksinimli çocuklar ve aileleri için hizmete açılan Spor ve Oyun Merkezi’nde oyun grupları ve spor aktiviteleri düzenlenirken, Mola Evi’nde 3–6 yaş arası çocuklar için sosyalleşme ve beceri geliştirme programları uygulanıyor.</p>

<p><strong>AİLELER ÇÖZGER RAPORU İLE MERKEZLERE BAŞVURABİLİYOR</strong></p>

<p>Hafta içi 09.00–17.00 saatleri arasında açık olan merkezler, <strong>“Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi, 1345. Sokak, No:37, Çankaya, Ankara” </strong>adresinde hizmet veriyor. Bilgi ve kayıt için <strong>“0312 482 29 67”</strong> numaralı telefon üzerinden merkezlere ulaşılabiliyor. Kayıt için ise ÇÖZGER (Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu) raporu yeterli oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/abbden-ozel-gereksinimli-cocuklar-ve-ailelerine-destek</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/unknown-3.jpeg" type="image/jpeg" length="82765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kepez’de Yörük ateşiyle bahar şöleni]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/kepezde-yoruk-atesiyle-bahar-soleni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/kepezde-yoruk-atesiyle-bahar-soleni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi Hıdırellez Şenliği ile Antalya Yörük Türkmen Derneği 11. Keşkek Şöleni birlikte kutlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Hıdırellez Şenliği ve 11. Keşkek Şöleni, Varsak Kirişçiler Mesire Alanı’nda büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Yağmurlu havaya rağmen vatandaşların yoğun katılım gösterdiği etkinlikte Yörük kültürü, kıl çadırlar, yöresel oyunlar, develer ve geleneksel ikramlarla birlikte tüm yönleriyle birebir yaşatıldı. Yörük kültürüne özgü geleneksel kıyafetler ise etkinliğe renk kattı. Sanatçılar, Mesut Gaygış, Kadriye Saruhan, Burdurlu İbrahim, Yasin Akkaya ve Sabri Özdemir seslendirdikleri yöresel türkülerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı.</p>

<p><strong>KOCAGÖZ’DEN KEŞKEK VE AYRAN İKRAMI</strong></p>

<p>Baharın gelişi ve doğanın canlanışının kutlandığı Hıdırellez Şenliği ile Yörük kültürünün yaşatıldığı 11. Keşkek Şöleni heyecanına Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de ortak oldu. Davullar eşliğinde, yörüklerin simgesi olan poşu ile alana giren Başkan Kocagöz, önce kıl çadırlardaki vatandaşları selamladı. Yörüklerin geleneksel yöntemlerle yaptığı yayık ayranını karıştırarak, vatandaşlara ikram etti. Etkinlik alanındaki keşkek kazanlarının başına giden Başkan Kocagöz, burada da vatandaşlara kendi elleriyle keşkek ikram ederek, ‘afiyet olsun’ dileklerinde bulundu.</p>

<p><strong>YÖRÜK KÜLTÜRÜ BU TOPRAKLARIN MAYASI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hıdırellez Şenliği ve 11. Keşkek Şöleni’nde konuşan Başkan Kocagöz, alandaki vatandaşlara Gönlü güzel Yörük kardeşlerim” diyerek seslendi. Hıdırellez’in umut, bereket ve paylaşmanın simgesi olduğunu vurgulayarak, aynı sofraya oturmanın, aynı sevinci paylaşmanın, kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini söyledi. Yörük kültürünün bu toprakların mayası olduğunu belirten Başkan Kocagöz, “Anadolu’nun vicdanı, misafirperverliğin ve dayanışmanın en güzel miraslarından biridir. Obasından çadırına, türküsünden sofrasına kadar Yörük geleneği; paylaşmayı, üretmeyi, doğaya saygıyı ve zorluklar karşısında dimdik durmayı öğretmiştir. Kepez Belediyesi olarak bu kadim kültürü yaşatmayı yalnızca bir etkinlik düzenlemek olarak görmüyoruz. Atalarımızdan devralınan değerleri korumak, çocuklarımıza ve gençlerimize aktarmak en önemli sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Kepez’de kapımız da gönlümüz de tüm hemşehrilerimize açıktır. Her mahalleye, her sokağa, her haneye aynı samimiyetle ulaşmak; kimseyi ayırmadan, kimseyi geride bırakmadan hizmet etmek için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>TÜRKÇÜLÜK GÜNÜNÜ KUTLADI</strong></p>

<p>Şölenin bu yıl 3 Mayıs Türkçülük Günü ile aynı tarihe denk geldiğine dikkat çeken Başkan Kocagöz, “Bu anlamlı gün; Türk milletine duyulan sevginin, milli kültüre sahip çıkma iradesinin, dilimize, bayrağımıza, tarihimize ve bağımsızlığımıza olan bağlılığın güçlü bir ifadesidir. Türkçülük; ayrıştıran değil, ortak değerlerde buluşturan bir anlayıştır. Yörük kültürünün taşıdığı hürriyet ruhu da tam olarak bu duruşun en güzel örneklerinden biridir. Bu vesileyle; Türk milletinin asaletini, kültürünü, hürriyet sevdasını ve birlik ruhunu yüreğinde taşıyan herkesin 3 Mayıs Türkçülük Günü’nü kutluyorum” diye konuştu.</p>

<p>Başkan Kocagöz, “Hıdırellez dualarınız kabul, rızkınız bol, sağlığınız daim olsun. Kazandaki keşkeğimiz bereketli, kardeşliğimiz güçlü, muhabbetimiz daim olsun” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>Kepez Belediyesi Hıdırellez Şenliği ve Antalya Yörük Türkmen Derneği 11. Keşkek Şöleni’ne Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/kepezde-yoruk-atesiyle-bahar-soleni</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/kepezde-yoruk-atesiyle-bahar-soleni-2.jpeg" type="image/jpeg" length="57403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir Karaağaç-Artur yolunu yaza hazırlıyor]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/balikesir-karaagac-artur-yolunu-yaza-hazirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/balikesir-karaagac-artur-yolunu-yaza-hazirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en gözde tatil destinasyonlarından olan Gömeç ilçesinde, Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mayıs ayının gelmesiyle asfalt sezonunu açan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına hız verdi. Türkiye’nin en gözde turizm destinasyonlarına sahip olan Balıkesir’de; hem hemşehrilerinin hem de turistlerin daha güvenli, konforlu ve modern yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla çalışmalarına yön veren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın talimatıyla, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından Gömeç ilçesi Karaağaç-Artur arasındaki 4,6 kilometrelik yolda, asfalt serim çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kısa sürede tamamlanacak çalışmalarla Karaağaç-Artur arasındaki yol, yaz sezonu öncesinde vatandaşların hizmetine açılacak.</p>

<p><strong>BÖLGE HALKI ÇALIŞMALARDAN MEMNUN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kış koşulları ve yoğun yağışlar sonrasında yolun oldukça kötü hale geldiğini ifade eden Ergin Savcı “Ahmet Başkanımıza teşekkür ederim, Karaağaç bölgesindeki herkes çok mutlu olmuştur. Güzel bir ekip ve ekipmanlarla güzel bir çalışma yapılıyor.” diye konuştu.<br />
Karaağaç-Artur yolunda yıllardır mağduriyet yaşadıklarını söyleyen Muhammet Ali Arat “Mükemmel bir yol yapıldı şu anda bütün sorunlarımız giderildi. Ahmet Başkanımıza yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz çok sağ olsun. Onun sayesinde oldu bu yollar. Bundan sonra artık burada rahat bir yolculuk yapacağız.” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/balikesir-karaagac-artur-yolunu-yaza-hazirliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-02-at-160806.jpeg" type="image/jpeg" length="11955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dostluk için koştular]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/dostluk-icin-kostular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/dostluk-icin-kostular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de ilk kez düzenlenen Balkan Dostluk Koşusu, bine yakın sporcunun katılımıyla coşkulu bir şekilde tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kosova Rumeli Kültür Sanat ve Turizm Derneği, Gençlik Spor İl Müdürlüğü ve Ata Yahşi Spor Kulübü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası'nın desteğiyle düzenlediği 1. Balkan Dostluk Koşusu, kentte büyük bir coşkuya sahne oldu. Yaklaşık bin kişi, yağmur ve soğuğa rağmen 10 kilometrelik parkuru tamamlamak için alandaki yerini aldı. Balkan göçmenlerinin bir araya gelerek dostluk ve birliktelik mesajı verdiği etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani, önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici de katıldı. Balkan ezgilerinin yükseldiği alanda protokol, parkurun startını birlikte verdi. Gündoğdu Meydanı’ndan koşuya başlayan sporcular, sahil boyunca ilerleyip Karantina Meydanı’na ulaşarak yeniden Gündoğdu Meydanı’na döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Cumhuriyetimizin harcını karan, Balkan kökenli hemşehrilerimizdir”</strong></p>

<p>Koşu öncesi bir konuşma yapan Başkan Tugay, “Ege’nin kalbi İzmir’imizde, kökleri asırlara dayanan sarsılmaz bir dostluğu 1. Balkan Dostluk Koşusu ile taçlandırmak için bir aradayız. Gündoğdu Meydanı’ndan Karantina’ya uzanan bu parkurda, yalnızca adımlarımızı değil, tarihimizi, kültürümüzü ve ortak geleceğimizi de birleştiriyoruz. İzmir, sadece bir Ege kenti değil, Balkanlar’ın Akdeniz’de ve Anadolu’daki en güçlü sesidir. Sokaklarımızda yankılanan ezgilerde, mutfağımızdaki lezzetlerde ve en çok da hemşehrilerimizin bakışlarında Balkanlar’ın ruhunu görürsünüz. Şehrimizdeki Balkan kökenli hemşehrilerimiz, bu kentin dokusunu zenginleştiren en kıymetli hazinemizdir. Unutmayalım ki, Cumhuriyetimizin harcını karan Balkan kökenli hemşehrilerimizdir. En büyük hemşehrimiz, hemşehrisi olmaktan onur duyduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kökleri Balkanlar’da olan bir dünya lideri olarak bu kentin ve bu ülkenin vizyonunu çizmiştir. Onun mirasıyla İzmir, bugün Balkanlar’ın hür sesinin ve demokratik duruşunun kalesidir” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Her zaman teknik iş birliğine hazırız”</strong></p>

<p>Balkanlar’ın yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir kader birliği ve sarsılmaz bir gönül bağı olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, Bakan Blerim Gashani’nin de alanda bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Avrupa’nın en genç ülkesi olan Kosova’yı selamlıyorum. Türkiye, 2008’de bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı ilk tanıyan ülkelerden biri olmanın gururunu taşımaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Kosova Başbakanı Sayın Albin Kurti ile görüştüğümüzde de ifade ettiğim gibi, kendimi gönüllü bir Kosova İyi Niyet Elçisi olarak görüyorum. Bu dostluğu sadece sosyal değil, ekonomik ve sportif açıdan da güçlendirmeye kararlıyız. Özellikle belirtmek isterim ki; Priştine’nin 2030 Akdeniz Oyunları’na ev sahipliği yapacak olması, bizler için büyük bir kıvanç kaynağıdır. 1971’de bu oyunlara ev sahipliği yapmış olan İzmir, organizasyon tecrübesiyle Kosova’nın bu büyük yolculuğunda her zaman teknik iş birliğine hazırdır.”</p>

<p><strong>“Dostluk güçlenecek”</strong></p>

<p>Kosova Gençlik ve Spor Bakanı Blerim Gashani ise, “Bugün, iki ülke arasındaki sonsuz dostluk ve kardeşlik için yanınızdayım. İnsanları tarih boyunca birleştiren ruhu olan bir şehirdeyiz. 1971’de Akdeniz Oyunları bu şehirde gerçekleşti. Bu yarış da burada geleneksel hale gelecek ve umarım kıtalar arasında bir bağ kuracaktır. Sporcularımızın yarattığı enerji hepimizi ısıtacak. Kosova ve Türkiye sadece iki partner ülke değil, birbirimize baktığımızda bile anladığımız iki dost ülkedir. Gücümüzü tarihi kökenlerimizden alıyoruz ve her geçen gün daha da güçleniyoruz. Bugün bir arada olmamız, dostluğumuza farklı bir anlam katıyor. Sporun olduğu her yerde, Kosova ve Türkiye arasındaki dostluk daha da güçlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Beni çok hoş karşıladınız. İş birliği sözünü almak da çok önemli. Avrupa’nın en genç ülkesi olan Kosova, Türkiye ile olan ilişkilerini sadece duygusal değil, her anlamda daha da güçlendirmek için daha çok çalışacaktır. Tüm sporculara başarılar diliyorum” dedi.</p>

<p><strong>Dereceye girenler ödüllendirildi</strong></p>

<p>Yarışmaya desteklerinden ötürü Kosova Rumeli Kültür, Sanat ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Şengöz Başkan Dr. Cemil Tugay'a teşekkür plaketi verdi. 10 kilometrelik parkuru başarıyla tamamlayan sporculara ödülleri verildi. Genel sıralamaları kadınlarda Özlem Özgün birinci, Gülsen Çerçi ikinci ve Özlem Işık üçüncü oldu. Erkeklerde ise Mert Derin birinci Mertcan Koşar ikinci ve Enes Kurt üçüncü olarak yarışı tamamladı. Yarışmada ayrıca yaş kategorilerinde de dereceye girenlere ödüllendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İzmir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/dostluk-icin-kostular</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/03052026-19337.jpeg" type="image/jpeg" length="90721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vedat Küçük: Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/vedat-kucuk-basin-ozgurlugu-demokrasinin-temelidri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/vedat-kucuk-basin-ozgurlugu-demokrasinin-temelidri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve DİSK/Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat KÜÇÜK, basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve DİSK/Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat KÜÇÜK, yaptığı açıklamada, özgür, bağımsız ve tarafsız bir basının halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının teminatı olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Basın emekçileri, zor koşullar altında kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmektedir. Ancak bugün ülkemizde gazeteciler üzerindeki baskılar, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve sansür uygulamaları basın özgürlüğünü ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gazetecilerin özgürce çalışamadığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın emekçilerinin güvenceli çalışma koşullarına sahip olması gerektiğine dikkat çeken KÜÇÜK, işten çıkarmalar, düşük ücretler ve baskı ortamının gazetecileri mesleklerini icra etmekte zorladığını ifade etti.</p>

<p>“Basın emekçilerinin sendikal haklarının tanınması, iş güvencelerinin sağlanması ve mesleklerini özgürce yapabilecekleri bir ortamın oluşturulması şarttır. DİSK olarak her zaman basın emekçilerinin yanında olmaya, onların hak ve özgürlük mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz.”</p>

<p>Açıklamasının sonunda tüm basın emekçilerinin 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlayan KÜÇÜK, “Gerçeklerin karartılmadığı, basının özgür olduğu bir Türkiye umuduyla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/vedat-kucuk-basin-ozgurlugu-demokrasinin-temelidri</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/vedat-kucukjpg-1.webp" type="image/jpeg" length="24232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kent Orkestrası Caz Günü’nde Senfoni Konseriyle Büyüledi]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/kent-orkestrasi-caz-gununde-senfoni-konseriyle-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/kent-orkestrasi-caz-gununde-senfoni-konseriyle-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 30 Nisan Dünya Caz Günü’nü görkemli bir senfonik konserle taçlandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve sanat etkinlikleriyle şehrin sosyal yaşamını canlandıran Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yenilikçi ve vizyoner yaklaşımıyla 30 Nisan Dünya Caz Günü Balıkesir’de unutulmaz bir konserle kutlandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın sahne aldığı ve 28 sanatçının yer aldığı dev kadro, caz müziğin eşsiz eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Yay/Ada Amfi Tiyatro’da gerçekleşen konser, şehre dünya standartlarında bir müzik deneyimi sundu. Senfonik yapısıyla dikkat çeken konserde klasik ve modern cazın etkileyici birlikteliği ustalıkla sunuldu.</p>

<p>CAZ TARİHİNE SAYGI DURUŞU</p>

<p>Koordinatörlüğünü Doç. Dr. H. Hakan Okay’ın üstlendiği projede, gecenin şefliğini Tarık Tal üstlenirken tüm eserler orkestranın özgün yapısına uygun olarak Dr. Murat Keskin tarafından yeniden düzenlendi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası “Senfonik Big Band” formatıyla gerçekleştirilen konserde Keskin aynı zamanda sahnede klavyesiyle orkestraya katkı sağladı. Türk caz müziğin güçlü kadın vokallerinden Dilek Sert Erdoğan etkileyici yorumu ve sahne performansıyla cazın en güzel eserlerini Balıkesirliler için seslendirdi. Balıkesir’in müzik geçmişine bir saygı duruşu niteliği taşıyan konserde; “Blue Bossa”, “All Of Me”, “Blue Moon”, “Cry Me a River” gibi caz repertuarının unutulmaz eserleri hayat buldu. Soğuk havaya rağmen konsere yoğun ilgi gösteren sanatseverler şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<p>“AHMET AKIN BAŞKANIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM”</p>

<p>Eşsiz bir atmosferde keyifli bir konser deneyimi yaşadıklarını söyleyen Ali Rıza Fırtına, “Çok kaliteli bir konserdi. Bu kadar hareketli ve coşkulu olacağını beklemiyordum. Seyirciler de aynı şekilde çok iyiydi. Ahmet Akın Başkanımıza çok çok teşekkür etmek istiyorum.” sözleriyle memnuniyetini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MÜTHİŞ BİR KONSERDİ”</p>

<p>Konseri çok beğendiğini belirten Nilgün Önce, “Konseri müthiş buldum. Çok güzel bir performanstı. Memnun kaldım. Biz Ayvalık’tan geliyoruz. İyi ki gelmişim. Çok teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu.<br />
Caz konserinde tüm parçalara eşlik ettiklerini ve çok beğendiklerini söyleyen Görkem Aslan, “Üniversite öğrencileri için motivasyon kaynağı olan müthiş bir konserdi. Biz çok mutlu olduk.”dedi.<br />
Konserde çok keyifli zaman geçirdiklerini dile getiren Devrim Şener, “İnanılmaz bir şey. Balıkesir için çok büyük bir olay. Cazın daha da yaygınlaşmasını istiyoruz. Geniş ve bilinçli bir kitle var. Her şey çok güzeldi.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/kent-orkestrasi-caz-gununde-senfoni-konseriyle-buyuledi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-124506.jpeg" type="image/jpeg" length="99732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cemil Tugay: İzmir’de arkeoloji ve gastronomiyi birleştirmemiz lazım]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-izmirde-arkeoloji-ve-gastronomiyi-birlestirmemiz-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-izmirde-arkeoloji-ve-gastronomiyi-birlestirmemiz-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı.</p>

<p><strong>Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej </strong></p>

<p>Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı.</p>

<p><strong>“İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” </strong></p>

<p>Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Urla’nın önce kökenini bilmek lazım”</strong></p>

<p>Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi.</p>

<p>Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu.</p>

<p><strong>“İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar”</strong></p>

<p>Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız”</strong></p>

<p>İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İzmir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-izmirde-arkeoloji-ve-gastronomiyi-birlestirmemiz-lazim</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/01052026-194512-3.jpeg" type="image/jpeg" length="84759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ahmet Aydın: Emekçiler onurlu yaşamın teminatı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/chp-antalya-buyuksehir-belediye-meclis-uyesi-ahmet-aydin-emekciler-onurlu-yasamin-teminati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/chp-antalya-buyuksehir-belediye-meclis-uyesi-ahmet-aydin-emekciler-onurlu-yasamin-teminati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve EKDAĞ Genel Müdürü Ahmet Aydın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emekçilerin hak mücadelesine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını vurgulayan Aydın, emeğin yok sayılmasına karşı verilen mücadelenin simgesi olduğunu ifade etti. Türkiye’nin büyümesi ve kalkınmasında işçilerin büyük pay sahibi olduğunu belirten Aydın, üretimin alın teriyle ayakta durduğunu söyledi.</p>

<p>Emekçilerin haklarının korunmasının bir tercih değil sorumluluk olduğunu kaydeden Ahmet Aydın, “Emeği görmezden gelen, hakkını geciktiren her anlayışın karşısında durmak görevimizdir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın açıklamasında, onurlu yaşamın teminatının emekçiler olduğunu belirterek, işçilerin yanında olmaya devam edeceğini dile getirdi. Hak mücadelesinde yaşamını yitiren işçileri de anan Aydın, tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/chp-antalya-buyuksehir-belediye-meclis-uyesi-ahmet-aydin-emekciler-onurlu-yasamin-teminati</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-124747.jpeg" type="image/jpeg" length="53223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun izin verilmeyen konuşmasının tam metni: Mahkemede bunları söyleyecekti]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglunun-izin-verilmeyen-konusmasinin-tam-metni-mahkemede-bunlari-soyleyecekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglunun-izin-verilmeyen-konusmasinin-tam-metni-mahkemede-bunlari-soyleyecekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Davası'nda tahliye talepleri alınırken söz isteyen Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasına izin verilmedi. İmamoğlu konuşmasında soruşturma ve yargılama sürecini eleştirecekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ilk duruşmasının 30. celsesi bugün görülüyor.</p>

<p>Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde görülen duruşmada tutuklu yargılanan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, söz istedi fakat mahkeme heyeti talebi reddetti.</p>

<p>Daha sonra Ekrem İmamoğlu'nun tahliye talebi için yapacağı konuşmanın metni paylaşıldı. İmamoğlu'nun konuşmasında şunları söyleyecekti:</p>

<p><em>"Sayın Başkan, Değerli Heyet, bugün 30 Nisan. Bir ayı daha geride bırakıyoruz. Ancak tutsaklık, zamanı normal akışından koparan bir haldir; 1 saatle 1 günün, 1 ayla 1 yılın birbirine karıştığı, insanın takvim duygusunu yitirdiği ağır bir sınavdır.</em></p>

<p><em>Özgürlüklerin gasp edildiği, hapishanelerin tıka basa doldurulduğu, tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp fiili infaza dönüştürüldüğü, algı yaratmak adına her yolun meşru sayıldığı bir süreçten geçen Türkiye’de, zulmün en sert biçimleri yaşanmaktadır.</em></p>

<p><em>Bugün siyasetin, yargı eliyle yürüttüğü hukuka aykırı operasyonların anlamı nedir? Kime ne kazandırmaktadır? Bu ağır bedeller neden ödetilmektedir? Bütün bunları anlamaya, çözmeye, bu karanlık tablonun ardındaki amacı kavramaya çalışıyorum."</em></p>

<h3><strong>"YAŞANANLARIN TEK BİR KİŞİNİN ÇIKARINA KATKISI VAR"</strong></h3>

<p><em>"Ne yazık ki yaşananların tamamı; kanuna, hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Üstelik bu yapılanların Türkiye’nin bugününe de, yarınına da, geleceğine de hiçbir faydası yoktur. Memlekete kazandırdığı hiçbir şey yoktur ama bir kişinin çıkarına katkısı vardır.</em></p>

<p><em>Rakibine, rakibi olan siyasi partiye ve hatta tüm muhalif kesimlere yönelen siyasi operasyonların içindeyiz. Kendisini millet iradesinin üstünde gören, seçimle geldiğini unutup makamı şahsi mülkü sanan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu kibirli anlayış, sandıkta yenemediği rakiplerini yargı eliyle tasfiye etmeyi, hukuk yoluyla devre dışı bırakmayı tek çare olarak görmektedir."</em></p>

<p><em>Sonuç olarak bugün yaşanan bütün bu zalimliklerin, hukuksuz operasyonların ve baskı düzeninin temelinde bir kişinin gelecek seçimi de kaybedeceğine dair duyduğu derin korku vardır. Talimatlarla yürütülen bu süreçler dün başladı, bugün sürdürülüyor. Ancak bütün bu çabaların millete karşı hiçbir kalıcı faydası yoktur."</em></p>

<h3><strong>"İKTİDARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRMAYA AYARLANMIŞ BİR İNFAZ DÜZENİDİR"</strong></h3>

<p><em>"Milletimize duyurmak isterim ki; önümüzdeki seçimde; hukukun üstünlüğünü tanıyan, kendisini de hukukla sınırlı gören, millet iradesini yeniden güçlendiren, Meclis’in itibarını ve yetkisini sahibine yani millete iade eden demokratik anlayış kazanacaktır. Kanun önünde herkesin eşit olduğu fikrini yeniden bu ülkenin temeline yerleştiren irade kazanacaktır. Benim bu hedef için çalıştığımı cümle alem bilmektedir.</em></p>

<p><em>Bu davanın başlangıcından bugüne 82 gün geçti. 29 celsede 39 kişi ifade verdi. Kaç ay daha sürecek, kaç yıl daha devam edecek belli değil. İBB operasyonunun başladığı günden bu yana aranan şey adalet olmamıştır. Burada çalışan mekanizma hukuku değil, siyasi takvimi esas alan; iktidarın önündeki engelleri kaldırmaya ayarlanmış bir infaz düzenidir. Ve bu düzenin bedelini yalnız sanıklar değil, bütün millet ödemektedir.</em></p>

<p><em>Maddi ve manevi ağır yükler bugün her evde, her iş yerinde, fabrikada, atölyede hissedilmektedir. Çocukların, öğrencilerin, gençlerin, emeklilerin, emekçilerin sırtına; bir avuç insanın kaybetme korkusunun faturası yüklenmektedir."</em></p>

<h3><strong>"AĞIR TECRİT KOŞULLARINDA TUTULUYORUM"</strong></h3>

<p><em>"Bakınız, bugün burada yürütülen süreç sıradan bir yargılama değildir. Ben, 12 metrekarelik bir hücrede ağır tecrit koşullarında tutuluyorum. Ekrem İmamoğlu şahsında, 16 milyon İstanbullunun iradesi o daracık dört duvar arasına hapsedilmek, fikren ve bedenen çürütülmek isteniyor.</em></p>

<p><em>Şunu herkes bilsin, tarihe de not düşsün: Milyonların oyuyla seçilmiş bir siyasetçiyi, hukuku ayaklar altına alarak zindanlarda çürütmeye çalışmakla onu başka yöntemlerle susturmak arasında özde hiçbir fark yoktur. Çünkü her iki yolun da hedefi aynıdır: milli iradeyi ortadan kaldırmak. Ama kaldıramayacaklar; milletin iradesi dimdik ayakta kalacaktır."</em></p>

<h3><strong>"MİLLETİN İRADESİ BU KUMPASI AŞACAKTIR"</strong></h3>

<p><em>"Bu nedenle burada görülen dava, yalnızca şahsıma yönelmiş bir haksızlık değildir. Bu dava, Türkiye’nin demokrasi birikimine karşı kasten planlanmış, siyasi sonuç üretmeye dönük bir müdahale girişimidir. Ama başaramayacaklar; milletimizin iradesi bu kumpası da aşacaktır."</em></p>

<h3>"TUTUKLULUKLAR SÜRESİ BELİRSİZ BİR CEZALANDIRMA HALİDİR"</h3>

<p><em>"Sayın Başkan, Sayın Heyet, geçtiğimiz ay bu dosyada 18 kişinin tahliye edilmesi, geçtiğimiz hafta ise iddianamesini bekleyen iki şoförün özgürlüğüne kavuşması elbette sevindirici gelişmelerdir; arkadaşlarımızın evlerine dönmesi kıymetlidir. Ama inanın, yetmez. Bir yıldır yaşananların, çekilenlerin, bu insanların maruz kaldığı muamelenin yanında bu tahliyeler yetmez; çünkü bu dosyada hâlâ özgürlüğünü bekleyen çok daha fazla hayat var. Dosyalar ayrılmış olabilir, klasörler bölünmüş olabilir, isimler başka başlıklara taşınmış olabilir; ama adaletin sınırları dosya ayrımlarıyla çizilmez, sorumluluk dosyadan ayrılınca ortadan kalkmaz.</em></p>

<p><em>Onur Gülin, Doğukan Arıcı, Fikri Murat Demir, Çağatay Takaoğlu, Savaş Can, Arzu Can, Burak Arslan, İlkay Onok, Engin Gönül, Faruk Ceyhan… Bu isimler bir liste değildir; her biri evine dönmeyi bekleyen bir hayat, kapıda bekleyen bir ailedir. Ama o kapılar yaklaşık bir yıldır açılmıyor. Bu insanların dosyaları ayrıldı ama iddianameleri hâlâ yazılmadı; ortada bir iddia yok ama ortada bir tutukluluk var. Neyi savunacaklarını bilmeden, neyle suçlandıklarını bilmeden, ne zaman hâkim karşısına çıkacaklarını bilmeden içeride tutuluyorlar. Bu artık bir tedbir değildir; süresi belirsiz bir cezalandırma halidir. Ve bu süreç giderek daha tehlikeli bir yere evriliyor; insanlar fiilleriyle değil, ilişkileriyle yargılanıyor. Bu insanlar bir annenin evladı, bir çocuğun babası, bir ailenin umudu… İnsan bunlar insan!"</em></p>

<h3><strong>"MİLYONLARIN SESİNİ KISMAYA ÇALIŞIYORLAR"</strong></h3>

<p><em>"Bir de halkın iradesini temsil eden belediye başkanlarımız var. Seçilmiş bu insanlar aylardır hâlâ iddianame bekliyor, neyle suçlandıklarını dahi bilmeden belirsizlik içinde tutsak ediliyor. Bu artık kişilere dönük bir işlem değil, doğrudan halkın iradesine yönelik bir gasptır. Sandıkta yenemediklerini yargı eliyle etkisizleştirmeye çalışıyor, milletin verdiği yetkiyi masa başında gasp ediyorlar. Seçilmiş başkanları susturarak aslında milyonların sesini kısmaya çalışıyorlar.</em></p>

<p><em>Yüzü aşkın insanın yargılandığı bu tabloda; evladının ilk kez 'baba' dediğini mahkeme salonunda öğrenen Ramazan Gülten, hiç görev almadığı bir uygulama üzerinden kurgulanan iddialarla aylardır tutuklu olan 26 yaşındaki Iraz Bayrak, 7 yaşındaki kızıyla tehdit edilen Elçin Karaoğlu… 'Biz çocuklar çok büyük şeyler istemiyoruz. Ne oyuncak ne hediye… Biz sadece babalarımızı istiyoruz' diyen Çağlar Türkmen’in oğlu Ediz’in bu sözleri hiç mi vicdanınızı sızlatmadı?"</em></p>

<h3><strong>"BU DOSYADA ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOL,'İTİRAFÇI' OLMA İRADESİNDEN Mİ GEÇİYOR"</strong></h3>

<p><em>"Bu insanların her biri ayrı bir hayat, ayrı bir hikâye, ayrı bir umut. Bekliyorlar. Belirsizlik içinde, ailelerine hasret, adaleti bekliyorlar. Ve son üç haftadır bu salonda dinlediğimiz savunmalar artık bu dosyayı sadece hukuki bir metin olmaktan çıkardı; yüzü aşkın avukatın belgeleriyle anlattığı süreç, başta parçalı görünen anlatımların bir bütün haline geldiğini gösterdi. Açıkça söylemek isterim ki ben burada sadece bir dosyayı dinlemedim; bir sürecin nasıl kurulduğunu, nasıl ilerletildiğini ve nasıl sonuçlar doğurduğunu izledim. Bazı anlarda durup nefes almak zorunda kaldım, gerçekten nefesim kesildi; çünkü anlatılanlar yalnızca hukuki tartışmalar değil, insanların hayatına doğrudan temas eden gerçeklerdi.</em></p>

<p><em>Önyargısı olmayan hiçbir insan bu tabloya kayıtsız kalamaz. Ben kalamadım. Ve bu nedenle bugün burada verilecek kararın, artık bu bütün tabloyu görmezden gelerek verilemeyeceğini düşünüyor, buna inanmak istiyorum.</em></p>

<p><em>Şimdi bu tabloyu bütün olarak gördüğümüzde, ortaya çıkan çelişkiyi görmezden gelmek mümkün değildir. Çünkü bir tarafta; neyle suçlandığını bilmeden, iddianamesini bekleyerek aylarca içeride tutulan insanlar var. Diğer tarafta ise aynı dosyada 'itirafçı' olarak yer alan kişiler için bambaşka bir süreç işliyor. Bu kişiler açısından ev hapsi kaldırılıyor, yurt dışı yasağı kaldırılıyor, şirketleri üzerindeki kayyumlar kaldırılıyor; hayatları normale dönüyor. Ve bu kararlar, bu salonda günlerdir dinlediğimiz o ağır tabloyla yan yana geldiğinde ister istemez şu soruyu doğuruyor: Aynı dosyada, aynı süreçte, aynı iddiaların gölgesinde bir kısmı belirsizlik içinde tutulurken, bir kısmı için hayatın bütün kısıtları bu kadar kısa sürede ortadan kalkıyorsa, burada uygulanan ölçü nedir?</em></p>

<p><em>Daha açık söylemek gerekirse; bu dosyada özgürlüğe giden yol, hukuki değerlendirmeden mi geçmektedir, yoksa 'itirafçı' olma iradesinden mi? Bu salonda öyle şeyler dinledik ki, insanın kabul etmesi mümkün değil; akrabalığın, aynı aileden olmanın, aynı soyadı taşımanın neredeyse başlı başına bir suç gibi muamele gördüğü bir tabloyla karşı karşıyayız. Soruyorum: Akraba olmak suç mu? Hangi kanunda yazıyor bu, hangi hukuk düzeni bunu kabul eder? Bir baba üzerinden evlada, bir evlat üzerinden aileye baskı kurulur mu; bir insanın iradesi, ailesi üzerinden kırılmaya çalışılır mı? Sadece bir iftiracının beyanları ile bir ailede 3 kişi rehin tutulur mu?"</em></p>

<h3><strong>CANLI YAYIN OLSAYDI İFTİRALAR GÖRÜLÜRDÜ"</strong></h3>

<p><em>"Akrabası içeride, evladı içeride, yeğeni içeride, müvekkilini savundu diye avukatı içeride olan bir düzende insanlar nasıl adalete güvenecek? Delil yokken, sadece iddialarla, sadece beyanlarla insanların aylarca özgürlüğünden mahrum bırakıldığı bir yerde hukuk nasıl ayakta kalacak? Açık söylemek gerekir ki bu, bir yargılama değil; sınırları belirsiz, ölçüsü kaybolmuş bir baskı halidir ve böyle bir tabloyu ne vicdan kabul eder ne hukuk taşır.</em></p>

<p><em>Bu duruşma canlı yayınlansaydı ne olurdu biliyor musunuz? Bu salonun duvarları arasına sıkıştırılmak istenen gerçekler, 86 milyon insanın vicdanına ulaşırdı. Dizi dizi dizilen iftiralar görülürdü. Birbiri ardına sıralanan yalanlar görülürdü. Hukuksuz müdahaleler, zulüm, kötü muamele, siyasi operasyonun yargıdaki aparatları tek tek açığa çıkardı."</em></p>

<p><em>Canlı yayın olsaydı; tek bir somut delil ortaya koyamayanların çaresizliği görülürdü. İddia var, belge yok. Suçlama var, ispat yok. Manşet var, hakikat yok. Nerede delil, nerede para, nerede kamu zararı? Sadece beyan, beyan, beyan! Canlı yayın olsaydı; talimat verenlerin görgüsüzlüğü de yüzsüzlüğü de milletin önüne serilirdi. Bu davanın, bir kişinin rakibinden korktuğu için kurgulandığını 86 milyon izler, görürdü. Siyasi iktidarın gerçek yüzü saklanamazdı."</em></p>

<h3><strong>"ERDOĞAN VE BAHÇELİ, NEDEN SÖZÜNÜZDEN DÖNDÜNÜZ?"</strong></h3>

<p><em>"Şimdi sormak istiyorum; Sayın Erdoğan, sözünüzden neden döndünüz? Sayın Bahçeli, kamuoyu önünde kabul gören canlı yayın talebiniz neden rafa kaldırıldı? Niçin sözünüzün gereğini yapmadınız? Benim sesimden mi korktunuz? Bir fotoğrafımdan mı korktunuz? Yoksa sandıkta benimle yarışmaktan mı korktunuz? Milletin kararından mı korkuyorsunuz? Yoksa millet nezdinde tükenişinizi, oylarınızın yüzde 1’lere kadar gerileyeceğini gördünüz de ondan mı korktunuz?</em></p>

<p><em>Bunun adı şudur: Naklen yayından kaçmak! Bu korkaklıktır. Yüzyılın hukuksuzluğunun ifşa edilmesinden endişe duyulmuştur. Yüzyılın hukuksuzluğu. Öyle bir metin yazıldı ki; gerçekle ilgisi yok. Öyle isimler yan yana dizildi ki; hukukla bağı yok. Öyle senaryolar kuruldu ki; vicdanla ilgisi yok.</em></p>

<p><em>Yetmedi… Kopyala yapıştır iddialar, ithal senaryolar, dışarıdan alınmış siyasi ezberlerle dosya şişirildi. Gerçek bulunamayınca kurgu üretildi."</em></p>

<h3><strong>"HİÇ Mİ VİCDANINIZI YARALAMADI?"</strong></h3>

<p><em>"Sayın Başkan; İftiracıların bir kısmı dışarıda. Neredeyse tamamının tedbirleri kalktı. Blokeler kaldırıldı. Yurt dışı yasakları kaldırıldı. Şirketlerine ilişkin kararlar kaldırıldı. Ama bütün bunların yanında bugün Silivri’de ne var? Bir yıldır iddianame bekleyen emekçiler var. Bu salonda korumalar var. Memurlar var. Bürokratlar var. Belediye başkanları var. Kadınlar var. Hastalar var. Sadece burada 90’a yakın tutuklu insan var. Evlatlar var, anneler var, burada baba olup burada evlenen var. Yazık değil mi bu insanlara?</em></p>

<p><em>Bu iftiracıların tedbirleri, blokeleri yasakları, şirketlerindeki kayyumları bir bir kalkarken bir emeklinin maaşına konulan blokeyi kaldırmak hiç mi aklınıza gelmedi? Bir öğrencinin yurt dışı yasağını kaldırmak hiç mi aklınıza gelmedi? Babası nedeniyle cezaevinde çürüyen evlatların dramı hiç mi içinizi sızlatmadı? Kardeşi olduğu için, akrabası olduğu için, avukatı olduğu için, yanında çalıştığı için insanların özgürlüğünden edilmesi hiç mi vicdanınızı yaralamadı?"</em></p>

<h3><strong>"BIRAKIN, İNSANLAR TUTUKSUZ YARGILANSIN"</strong></h3>

<p><em>"Akraba olmak suç mu? Avukat olmak suç mu? Çalışan olmak suç mu? Bütün bu sorulara, vicdanı sızlatan duruma bugün son vermelisiniz. 14 aydır hapiste olan insanlar var. Merak ediyorum, sormak istiyorum: Bu insanlar daha kaç ay tutsak kalacak? Kaç ay daha cezaevinde tutulacaklar? Bir 14 ay daha mı? Bir yıl daha mı? Ortada tek bir somut delil yokken, yalnızca iftiracı beyanlarıyla masum insanları daha ne kadar içeride tutacaksınız? Kaç ay daha tutuklu yargılayacaksınız? Mademki iftiracılar dahi tutuksuz yargılanabiliyor, o halde bu insanlar neden yoksun bırakılıyor özgürlüklerinden? Bırakın, insanlar tutuksuz yargılansın!</em></p>

<p><em>Üstelik burada, ceza alsa dahi infazda yatacağı süreyi çoktan doldurmuş insanlar var. Soruyorum: Bu insanları daha ne zamana kadar içeride tutacaksınız? Hangi gerekçeyle, hangi vicdanla, hangi hukuk anlayışıyla özgürlüklerini gasp etmeyi sürdüreceksiniz? Bu iftiranamenin yazarları kendi payına düşeni, tam da kendine yakışanı yaptı. Hukuku zorladı, insanları rehin aldı, medya eliyle itibar suikastleri yarattı, cezayı yargılamadan önce vermeye kalktı. Daha bu hafta hepimiz gördük; şablon sorularla üretilen cevapları, imzasız ve barkodsuz sözde ifadeleri, delil diye dosyaya sürülen hukuk garabetlerini. Bu dosyada somut delil yok ama kurgu çok, iftira çok, malzeme çok!"</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"ZAVALLILAR…"</strong></h3>

<p><em>"Soruyorum Sayın Başkan: Bu hukuksuzluğun hesabını kim soracak, bunları kim cezalandıracak? Bir de ibretlik bir tablo var karşımızda. Yirmi iki yıl önceki tapu kayıtlarını didik didik inceliyorlar. Soruyorum: Bu kadar mı aciz duruma düştüler? Bu kadar mı delilsiz kaldılar? Bu kadar mı çaresizler ki bugünü ispat edemeyip yirmi iki yıl öncesinin kapılarını çalmaya başladılar? Bana acziyet nedir diye sorsanız, işte tam da bu tabloyu gösteririm. Zavallılar…</em></p>

<p><em>Peki siz ne yapacaksınız? Aynı kararları vererek bütün bunları onaylayacak mısınız? Yoksa hukukun mahkeme salonunda hâlâ nefes aldığını mı göstereceksiniz? Masumiyet karinesi sizin de mi gündeminizde değil? Tutuksuz yargılama ilkesinin bir hak olduğu sizin de mi aklınızdan çıktı? AYM kararları… AİHM kararları… Bunlar sizin için de mi yok hükmünde?"</em></p>

<h3><strong>"YETER ARTIK, ÖFKEM ÇOK BÜYÜK"</strong></h3>

<p><em>"Sayın Başkan, Savcılık ne yaptıysa aynısını yapmanızı beklemiyorum. Daha fazlasını yapmanızı hiç beklemiyorum. Tam tersini bekliyorum. Cesaret bekliyorum. Hukuk bekliyorum. Vicdan bekliyorum. Yeter artık. İnanın öfkem çok büyük. Bu vicdansız iftiranameye karşı öfkem çok büyük. Bu masum insanları hangi delille tutuyorsunuz? Hangi delille tutmaya devam edeceksiniz? Hangi somut gerekçeyle özgürlükleri kaldırıyorsunuz? Sıfır delil, sıfır ispat, sonsuz mağduriyet… Böyle adalet olmaz Sayın Başkan.</em></p>

<p><em>Bu salondan her gün feryat yükseliyor. Anaların, babaların, evlatların, özgürlüğünden mahrum insanların feryadı bu salondan her gün yükseliyor. Yazıktır, günahtır. Tutmayın. Yapmayın. Bu zulmü büyütmeyin. Türkiye’de hukuka, adalete susamış milyonların varlığını ve hukuka hizmet eden, gerçekten devletin adaletine hizmet edenlere nasıl sarılacağını unutmayın.</em></p>

<p><em>Defalarca söyledim, arkadaşlarımı bırakın ben buradayım dedim. Bugün bu salonda yine tekrar ediyorum. Derdinizle benimle, birilerinin derdi benimle… Bu masum insanları, arkadaşlarımı bırakın, ben buradayım. Bütün arkadaşlarımı, evlatları, kadınları, akrabaları, emekçileri, bürokratları, siyasileri, herkesi evine yollayın. Yazıktır, günahtır. Kul hakkı yemeyin.</em></p>

<p><em>Ben sizden bir lütuf değil; hukuk istiyorum. Bir ayrıcalık değil; eşitlik istiyorum. Kanun önünde herkesin eşitliğine katkı sunmanızı istiyorum. Bir ihsan değil; adalet istiyorum.</em></p>

<p><em>Sayın Başkan, Sayın Heyet, geçtiğimiz ay bu kürsüden söyledim, "Bazen de tarih, adaleti sağlamakla görevli hakimlere, yargıçlara ve mahkemelerde rol verir. Onlar verdikleri kararlarla sadece tarihteki yerlerini almazlar; ülkelerinin haysiyetini ve şerefini de kurtarırlar" dedim. İzin verin, tarihin size verdiği bu rol ile adalet yerini bulsun. Teşekkür ederim."</em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ekrem-imamoglunun-izin-verilmeyen-konusmasinin-tam-metni-mahkemede-bunlari-soyleyecekti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/190111jpg.webp" type="image/jpeg" length="62992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MASKİ’den Teknoloji Hamlesi: Su İşlemleri Artık Cebinizde]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/maskiden-teknoloji-hamlesi-su-islemleri-artik-cebinizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/maskiden-teknoloji-hamlesi-su-islemleri-artik-cebinizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan “MASKİ Online” mobil uygulaması hizmete girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri “MASKİ Online” uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek.</p>

<p><strong>“Abonelerimize Hız ve Konfor Sunuyoruz”</strong></p>

<p>Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kartlı Sayaçlarda NFC Dönemi</strong></p>

<p>Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: “NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Manisa</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/maskiden-teknoloji-hamlesi-su-islemleri-artik-cebinizde</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/3-2.jpeg" type="image/jpeg" length="65277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Akın’dan 1 Mayıs Mesajı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/ahmet-akindan-1-mayis-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/ahmet-akindan-1-mayis-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir basın mesajı yayımladı. Başkan Akın meğin kutsallığına vurgu yaparak alın teriyle hayatını kazanan tüm işçi ve emekçilerin bayramını kutladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir Büyükşehir Başkanı olarak göreve geldiği ilk günden beri hakça bir düzen, eşit paylaşım ve emekçinin haklarının korunması için mücadele ettiklerini belirten Başkan Akın, konuşmasının devamında şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün 1 Mayıs; bugün emekçinin, işçinin bayramı. Bugün, sabahın erken saatlerinde işinin başına giden, akşam evine helal lokma götürme mücadelesi veren milyonların günü. Emeğin, alın terinin, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği anlamlı bir gündeyiz.</p>

<p>Bizler biliyoruz ki bir ülkenin gerçek gücü, emeğe verdiği değerle ölçülür. İşçisiyle, memuruyla, üreticisiyle, esnafıyla omuz omuza veren bir toplum; geleceğe daha güçlü yürür. Bu yüzden emeği korumak, emekçinin hakkını savunmak sadece bir sorumluluk değil; aynı zamanda vicdani bir görevdir.</p>

<p>Bizler de bu sorumluluğun bilincinde olarak Balıkesir’imizde de her zaman ‘önce insan, önce emek’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Emekçi kardeşlerimizin daha iyi şartlarda çalışması, hak ettikleri yaşam standartlarına kavuşması için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki emek varsa üretim vardır, üretim varsa kalkınma vardır. Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine erişmenin başlıca yolu; yoğun ve özverili bir şekilde, dayanışma içinde çalışmaktan geçer.</p>

<p>1 Mayıs, sadece bir bayram değil; aynı zamanda birlik ve dayanışmanın en güçlü ifadesidir. Farklılıklarımızı bir kenara bırakarak Kuvayımilliye ruhuyla ortak değerlerde buluştuğumuz, omuz omuza verdiğimiz bir gündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle başta ‘Balıkesir Ailem’ olmak üzere ülkemizin dört bir yanında alın teri döken tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; sağlık, huzur ve bereket dolu yarınlar diliyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Balıkesir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/ahmet-akindan-1-mayis-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-30-at-102714.jpeg" type="image/jpeg" length="89517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cemil Tugay: Türkiye, çiftçisiyle, köylüsüyle şifa bulacak]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-turkiye-ciftcisiyle-koylusuyle-sifa-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-turkiye-ciftcisiyle-koylusuyle-sifa-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali’nin açılışını yaptı. Dört gün sürecek festival, adına yakışır renkli kortejle başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin süs bitkisi ve çiçek üretiminde lider merkezi Bayındır’ın mis kokulu çiçek festivali başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Bayındır Belediyesi tarafından bu yıl 30 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında 27’nci kez düzenlenen Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali, rengarenk kortejle başladı. Festivalin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bayındır Kaymakamı Murat Mete, ev sahibi Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran, geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.<br />
 </p>

<p>27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali, Atatürk Caddesi girişinde kurdele kesimiyle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol kurdele kesiminin ardından cadde boyunca sıralanan çiçek stantlarını gezdi. Tahta bacak gösterileri, çiçek kızlar ve bando eşliğinde ilerleyen korteje vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yaşlı genç herkesin akın ettiği festivalde Bayındır’ın eşsiz çiçeklerinin kokusu ilçeyi sardı. Renkli kortej Bayındır Şehir Stadyumu’nda son buldu. Açılış töreni öncesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu yerli ve yabancı çok sayıda esere yer verdiği performansıyla keyifli anlar yaşattı. Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu geleneksel zeybek gösterisini sergiledi.<br />
<br />
<strong>“Bir kentin adının çiçekle anılması herkese nasip olmaz” </strong></p>

<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, festivalin açılış konuşmasında sektöre emek veren tüm emekçilere teşekkür ederek sözlerine başladı. Başkan Tugay, “27 yıl önce başlayan bu festivalin sahibi üreticilerdir, yurttaşlarımızdır. Bu festival onların eseridir. Çok güzel oldu. Bir ilçenin adının çiçekle anılması çok güzel ve kıymetli. Çiçek güzelliktir, barıştır, sevgidir. Öylesine güzel bir sembolü bir tarafında üretme dönüştürmüş, diğer tarafında kendi ismiyle özdeşleştirmiş bir yer Bayındır. İnsanlar en derin duygularını çiçeklere emanet etmiş. Çiçek, hiçbir dili konuşmadan her şeyi anlatabilen bir bitki. Bu gururu taşımak her kente nasip olmaz” diye konuştu.<br />
 </p>

<p>Festivalin 1998 yılında sadece 8 üreticiyle, naylon çadırlarda başladığını, aradan geçen 27 yılda uluslararası dev bir organizasyona dönüştüğünü ifade eden Başkan Tugay, “Ülkemizdeki eksik tarım politikalarına rağmen üretimden vazgeçmeyen çiftçilerimizle, Bayındır'ın ülke ekonomisinde, kent ekonomisinde önemli bir yeri var. Bugün Bayındır'da çiçekçilik yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlıyor; yılda 150 milyonun üzerinde süs bitkisi üretiliyor. Bugün İzmir; dış mekân süs bitkilerinde Türkiye üretiminin üçte birinden fazlasını karşılıyor. Kasımpatı’da, Statice’de, iç mekan süs bitkilerinde ülke sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Nergis üretiminde Türkiye’de ikinci sıradayız. Bu başarıların çok önemli bir kısmı, toplam arazisinin yarısından fazlasında üretim yapan Bayındır’ın, sizlerin başarısı” dedi.<br />
<br />
<strong>“Bayındır’da üretimin devamlılığı için 127 milyon lira destek”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Bayındır’da üretimin devamlılığı için desteklere devam edeceklerini söyleyen Başkan Tugay, “Bayındır Çiçek Festivali; bize, kırsal kalkınmanın, kooperatifleşmenin, yerel üretimin nasıl güçlenebileceğinin somut bir örneğini görme fırsatı sunuyor. Üreticiyle tüketiciyi doğrudan buluşturan, aracıları azaltan, emeğin değerini koruyan bir festival bu. Bayındır’da sadece son dönemde; üretimin devamlılığı için 127 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık. On binlerce fidanı üreticilerimizle buluşturduk. Toprak analizi, eğitim ve teknik desteklerle üretimi güçlendirdik. Sulama altyapılarını destekledik. Afet yaşayan üreticimizin yanında olduk. Hiçbir zaman üretimi uzaktan izleyen bir anlayışla hareket etmedik. Biz, daima üreticinin yanında duran, riskini paylaşan bir yaklaşım benimsedik. Her bir üreticimize emeği için, kattığı değer için, onca zorluğa rağmen vazgeçmediği, toprağını terk etmediği için minnettarım” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
Başkan Tugay, “Küçük Menderes Havzası, Türkiye’de en fazla süt üretimi, tarımsal üretim ve çiçek üretimi yapan topraklarıdır. Bu elbette bereketli topraklarından kaynaklanıyor ama onun kadar çalışkan güzel yürekli insanlarından kaynaklanıyor. Gün oldu bu toprakları işgal ettiler, efeler bayrak açtı, dağlara çıktılar. Onların ve atalarının yüreğine sağlık. Bize ne boyun eğmek, ne diz çökmek yakışır. Toprağımız, insanımız, tarihimiz burada. Sadece çalışmamız gerekiyor. Birbirimize sevgi ve saygıyla bakmamız gerekiyor. Aramıza kim nifak sokmaya çalışıyorsa onu alaşağı etmemiz gerekiyor. Ben Bayındır’la, İzmir’le gurur duyuyorum. Ben asil ve güzel milletimizle gurur duyuyorum. İnanıyorum ki; bu ülkenin evlatları, bu şehrin evlatları Türkiye’yi iyileştirecek. Türkiye, çiftçisiyle, köylüsüyle şifa bulacak. Türkiye üreticisiyle, gençleriyle, inanan yurttaşlarıyla şifa bulacak. Türkiye iyi olacak; bu sizlerin sayesiyle olacak” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Festivalin açılış konuşmasını yapan ev sahibi Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, “Her yıl sabırsızlıkla beklediğimiz festivalimizde bir aradayız. Bayındır’da çiçek, sadece bir ürün değil emektir, alın teridir, kentin geçmişi ve geleceğidir. Bayındır’ın seralarında yetişen çiçekler ülkemizin dört bir yanını süslemektedir. Yetiştirdiği çiçeklerle katkı sunan fedakar üreticilerimize teşekkür ediyoruz. Bizler de üreticimizin yanında olmaya Bayındır’ı yarınlara taşımaya devam ediyoruz. Bayındır sadece tarımın hayvancılığın çiçeğin değil dostluğun kardeşliğin de şehridir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Bayındır Çiçek Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kadir İrdem ise, “Çiçekçiliğimizin ve Bayındır’ımızın dünyaya tanıtılması için düzenlenen bu etkinliğe katkısı olan herkese teşekkür ederim. Bu festival, geçmişten beri bu toprakta devam eden çiçekçiliğin tanıtımına katkıda bulunurken aynı zamanda hem ilçemizin hem de ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaktadır. Bizleri bugünlere taşıyan emekçi dostlarımıza teşekkür ederim. Çünkü emek en yüce değerdir. İzmir Büyükşehir Belediyemizin kooperatiflere verdiği desteği çok iyi biliyoruz” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Sakarsu, Başkan Tugay’a katkılarından dolayı plaket takdim etti.<br />
<br />
Bayındır Çiçek Festivali bu yıl da 4 gün boyunca birbirinden renkli kültür sanat etkinlikleriyle hafızalarda iz bırakmaya hazırlanıyor. Festival süresince Atatürk, Hanife Öğretmen ve Alpay Alpat caddeleri ilçedeki çiçek üreticilerinin stantları ziyaretçileri ağırlayacak. Stantların yanı sıra çok sayıda üretici pazarları, sergiler, atölyeler ilçenin dört bir yanına yayılacak. Bayındır Şehir Stadyumu'nda kurulacak Ana Sahne'de festival boyunca saat 21.30'da konser programları gerçekleştirilecek. 1 Mayıs Cuma günü Hüseyin Turan, 2 Mayıs Cumartesi günü Melek Mosso, 3 Mayıs Pazar günü ise Gökçe sahne alacak. Alternatif sahnelerde de gün boyu İzmir Büyükşehir Belediyesi orkestraları, yerel müzisyenler ve Bayındır Kent Konseyi Kadın Çiçeklerin Sesi Ritim Grubu dinletiler sunacak. 2 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00'te "En İyi Çiçek Üreticisi ile En İyi Balkon ve Bahçe Yarışması" ödül töreninin yapılacağı festival, 3 Mayıs Pazar günü Gökçe konserinin ardından sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İzmir</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/cemil-tugay-turkiye-ciftcisiyle-koylusuyle-sifa-bulacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/30042026-185819-1.jpeg" type="image/jpeg" length="62287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Kıran'dan mücadele ve dayanışma vurgusu]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/chp-muratpasa-ilce-baskani-kirandan-mucadele-ve-dayanisma-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/chp-muratpasa-ilce-baskani-kirandan-mucadele-ve-dayanisma-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Av. Can Okan Kıran, direnişlerini kazanımla sonuçlandıran maden işçilerine ilişkin yaptığı açıklamada, örgütlü mücadelenin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Can Okan Kıran, direnişlerini kazanımla sonuçlandıran maden işçilerine ilişkin yaptığı açıklamada, örgütlü mücadelenin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Av. Can Okan Kıran, günlerdir hakları için mücadele eden maden işçilerinin elde ettiği sonucun tüm emekçiler adına önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Direnen, yan yana gelen ve mücadeleden vazgeçmeyen işçiler bir kez daha kazanmıştır” dedi.</p>

<p>Maden işçilerinin ağır çalışma koşulları altında alın teri döktüğünü ifade eden Kıran, verilen mücadelenin yalnızca bir iş kolunu değil, emeğiyle yaşamını sürdüren milyonları ilgilendirdiğini söyledi.</p>

<p>Kıran açıklamasında, “Maden işçilerimizin kararlı direnişi, örgütlü gücün neleri değiştirebileceğini göstermiştir. Bu kazanım, emeğin hakkının ancak birlikte mücadele edilerek alınabileceğinin en açık göstergesidir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün yaklaşmasına da dikkat çeken CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Av. Can Okan Kıran, tüm yurttaşlara meydanlarda buluşma çağrısı yaptı. Kıran, “1 Mayıs yalnızca bir anma günü değil, emeğe ve dayanışmaya sahip çıkma günüdür. Tüm emekçileri, gençleri, kadınları ve alın teriyle yaşamı var eden herkesi omuz omuza meydanlarda olmaya davet ediyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasının sonunda dayanışma vurgusu yapan Kıran, “Emeğin olduğu yerde umut vardır. Direnen işçiler kazanır ve o umut meydanlarda büyür” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/chp-muratpasa-ilce-baskani-kirandan-mucadele-ve-dayanisma-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/screenshot-70.png" type="image/jpeg" length="78364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belediye-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Ali Kuş'tan 1 Mayıs'ta meydanlara çağrı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/belediye-is-sendikasi-antalya-sube-baskani-ali-kustan-1-mayista-meydanlara-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/belediye-is-sendikasi-antalya-sube-baskani-ali-kustan-1-mayista-meydanlara-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Ali Kuş, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla emekçilere meydan çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belediye-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Ali Kuş, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla emekçilere meydan çağrısında bulundu.</p>

<p>Ali Kuş yaptığı açıklamada, işçilerin alın terinin değersizleştirildiği, hayat pahalılığının her geçen gün arttığı bir dönemde 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama değil, hak arama ve dayanışma günü olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Kuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Emeğin yok sayıldığı, işçinin geçim derdiyle baş başa bırakıldığı bu düzene karşı sesimizi hep birlikte yükselteceğiz. Daha adil ücret, güvenceli çalışma koşulları, eşitlik, demokrasi ve insanca yaşam taleplerimizi 1 Mayıs alanlarında haykıracağız. İşçiler, emekçiler, emekliler, gençler ve kadınlar olarak omuz omuza duracak; dayanışmanın gücünü Antalya’dan bir kez daha göstereceğiz.”</p>

<p>Tüm emekçilere çağrıda bulunan Ali Kuş, 1 Mayıs günü saat 14.00’te Aydın Kanza Parkı’nda buluşacaklarını belirterek şu çağrıyı yaptı:</p>

<p>“Ekmeğimiz, emeğimiz ve geleceğimiz için tüm işçi ve emekçi kardeşlerimizi 1 Mayıs alanına davet ediyoruz. Birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/belediye-is-sendikasi-antalya-sube-baskani-ali-kustan-1-mayista-meydanlara-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/650855353-18402037615179792-7857216782862342144-n-2.webp" type="image/jpeg" length="78993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sezgin Sevinç'ten 1 Mayıs'ta mücadeleyi büyütme çağrısı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/sezgin-sevincten-1-mayista-mucadeleyi-buyutme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/sezgin-sevincten-1-mayista-mucadeleyi-buyutme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Yerel-Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Sezgin Sevinç, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada emekçilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekerek tüm çalışanları dayanışmayı büyütmeye çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Yerel-Sen İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Sezgin Sevinç, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada emekçilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekerek tüm çalışanları dayanışmayı büyütmeye çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sezgin Sevinç açıklamasında, artan hayat pahalılığı, düşük ücret politikaları ve güvencesiz çalışma koşullarının işçi ve kamu emekçilerini her geçen gün daha fazla yoksullaştırdığını belirtti. Emekçilerin alın terinin karşılığını alamadığını ifade eden Sevinç, 1 Mayıs’ın hak, hukuk ve adalet mücadelesinin simgesi olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Sevinç açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</strong></p>

<p>“Bugün milyonlarca işçi ve emekçi geçim sıkıntısıyla yaşam mücadelesi verirken; emeğin değeri görmezden gelinmekte, çalışanlar düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına mahkûm edilmektedir. Kamu emekçileri üzerindeki baskılar artarken sendikal haklar da her geçen gün daha fazla hedef alınmaktadır. Ancak biliyoruz ki emeğin gücü birlikten gelir. Dayanışmayı büyüttüğümüzde, haklarımızı birlikte savunduğumuzda bu karanlık tabloyu değiştirebiliriz.”</p>

<p>1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını vurgulayan Sevinç, emekçilerin insanca yaşam, eşitlik, demokrasi ve özgürlük taleplerini meydanlarda dile getireceğini ifade etti.</p>

<p>Tüm emekçilere çağrıda bulunan Sevinç, “İşçiler, kamu emekçileri, kadınlar, gençler ve emekliler olarak omuz omuza durmalı; emeğimize, geleceğimize ve haklarımıza hep birlikte sahip çıkmalıyız. 1 Mayıs alanlarında dayanışmayı ve mücadeleyi büyütelim” dedi.</p>

<p>Sevinç açıklamasını, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>İstanbul</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/sezgin-sevincten-1-mayista-mucadeleyi-buyutme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/tum-yerel-sen-istanbul-3-nolu-sube-baskani-sezgin-sevinc-bagimsizlik-mucadelesi-ile-emek-mucadelesi-ayni-damardan-beslenir-h26690-77185.webp" type="image/jpeg" length="89756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüm Yerel-Sen Antalya Şube Başkanı  Hasan Balık'tan 1 Mayıs çağrısı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/um-yerel-sen-antalya-sube-baskani-hasan-baliktan-1-mayi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/um-yerel-sen-antalya-sube-baskani-hasan-baliktan-1-mayi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Yerel-Sen Antalya Şube Başkanı Hasan Balık, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla emekçilere alan çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Yerel-Sen Antalya Şube Başkanı Hasan Balık, 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla emekçilere alan çağrısı yaptı.</p>

<p>Hasan Balık yaptığı açıklamada, artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek, 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışmanın en güçlü şekilde gösterileceği gün olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Balık açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</strong></p>

<p>“Bugün emeğin değersizleştirildiği, işçilerin ve kamu emekçilerinin yoksulluğa mahkûm edildiği bir süreçten geçiyoruz. Alın terimizin karşılığını almak, adaletli bir yaşam kurmak ve geleceğimize sahip çıkmak için omuz omuza mücadele etmek zorundayız. 1 Mayıs; yalnızca bir bayram değil, emeğin, dayanışmanın ve hak arayışının ortak sesidir.”</p>

<p>Antalya’daki tüm işçi ve emekçilere çağrıda bulunan Hasan Balık, 1 Mayıs günü saat 14.00’te Aydın Kanza Parkı’nda buluşacaklarını belirterek şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Emeğimiz, geleceğimiz ve insanca yaşam hakkımız için tüm emekçileri 1 Mayıs alanlarında buluşmaya çağırıyoruz. Gelin, birlik olalım; haklarımız, demokrasi ve eşitlik için sesimizi birlikte yükseltelim. 1 Mayıs’ta saat 14.00’te Aydın Kanza Parkı’nda buluşalım, emeğin gücünü hep birlikte meydanlara taşıyalım.”</p>

<p>Balık, açıklamasını “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın örgütlü mücadelemiz” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/um-yerel-sen-antalya-sube-baskani-hasan-baliktan-1-mayi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/tum-yerel-sen-antalya-sube-baskani-hasan-balikjpg.webp" type="image/jpeg" length="28578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vedat Küçük'ten 1 Mayıs çağrısı]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/vedat-kucukten-1-mayis-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/vedat-kucukten-1-mayis-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada emek, adalet, demokrasi ve barış çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, 1 Mayıs öncesi yaptığı açıklamada emek, adalet, demokrasi ve barış çağrısında bulundu. Küçük, işçilerin ve emekçilerin artan hayat pahalılığı, güvencesiz çalışma koşulları ve gelir adaletsizliği altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, “Bu düzen emeği değil sermayeyi koruyor” dedi.</p>

<p>Vedat Küçük açıklamasında, ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini, işçilerin daha uzun saatler boyunca düşük ücretlerle çalıştırıldığını ifade etti. Vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çeken Küçük, işçilerin patronlardan daha fazla vergi yükü taşıdığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada gençlerin geleceksizlik nedeniyle yurt dışına yöneldiği, kadınların güvencesiz bırakıldığı, emeklilerin ise insanca yaşam koşullarından mahrum edildiği vurgulandı. Doğa talanı, rant politikaları ve deprem bölgelerindeki uygulamalara da tepki gösteren Küçük, kamu kaynaklarının halk yerine sermaye çevreleri için kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Eğitim ve sağlık hizmetlerinin piyasalaştırıldığını ifade eden Küçük, çocukların yoksulluk, uyuşturucu ve tarikat baskısı altında bırakıldığını belirtti. Sendikal hakların engellendiğini, grev hakkının gasp edildiğini savunan Küçük, “İtiraz eden herkes yargı baskısıyla susturulmak isteniyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Demokrasi ve hukuk vurgusu yapan Küçük, toplumun kutuplaştırıldığını ve muhalefetin baskı altına alındığını belirterek, barış ve kardeşliğin en çok emekçilerin ihtiyacı olduğunu söyledi. Bölgesel savaş politikalarına ve emperyalist müdahalelere de değinen Küçük, halkların ortak mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>1 Mayıs alanlarında birlik çağrısı yapan Vedat Küçük, “Bu ülkenin emekçileri adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güce sahiptir. Tek başına kurtuluş yok. Yeter ki birleşelim, örgütlenelim ve mücadeleyi büyütelim” dedi.</p>

<p>Küçük, tüm emekçileri 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde meydanlarda buluşmaya çağırarak açıklamasını “Yaşasın 1 Mayıs” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/vedat-kucukten-1-mayis-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/03/vedat-kucukjpg-1.webp" type="image/jpeg" length="57453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Bu ülke, alın teriyle ayakta duranların ülkesidir"]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/bu-ulke-alin-teriyle-ayakta-duranlarin-ulkesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/bu-ulke-alin-teriyle-ayakta-duranlarin-ulkesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesi yaptığı açıklamada emekçilerin sesi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesi yaptığı açıklamada hayat pahalılığı, güvencesizlik ve baskılar altında ezilen emekçilerin sesi oldu: “Asgari ücret 28.075 lira ama geçim mümkün değil. Emeğin hakkı teslim edilmeden bu ülkeye adalet gelmez.”</p>

<p><strong>“Milyonlar geçim derdiyle mücadele ediyor”</strong><br />
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Mayıs dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de emekçilerin her geçen gün daha ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. Sabahın erken saatlerinde işe giden milyonlarca insanın, akşam eve dönerken ay sonunu nasıl getireceğini düşündüğünü belirten Kış, hayat pahalılığının emeğin değerini her gün biraz daha aşındırdığını ifade etti.<br />
“Asgari ücret 28.075 lira. Kağıt üzerinde artan ücretler, mutfakta eriyor” diyen Kış, kiraya, faturaya ve temel gıda harcamalarına yetişemeyen milyonların artık geçim değil, hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyledi. “Hayat pahalılığı altında ezilen, emeğinin karşılığını alamayan, aylarca maaşını bekleyen işçiler var. Bugün Türkiye’de çalışmak, insanca yaşamak için değil, ayakta kalabilmek için verilen bir mücadeleye dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“1 Mayıs yalnızca emek değil, tüm hakların günüdür”<br />
Kış, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü olmadığını, aynı zamanda toplumsal adaletin ve demokratik hakların güçlü biçimde dile getirildiği bir gün olduğunu vurguladı. Türkiye’de emek mücadelesinin yalnızca ücretle sınırlı olmadığını belirten Kış, güvencesizlik, adaletsizlik ve geleceksizlik sorunlarının da büyüdüğüne dikkat çekti.<br />
“Türkiye’de 1 Mayıs; emeğin yanı sıra adaletin, demokrasinin, eşitliğin ve özgürlüklerin de talep edildiği bir gündür” diyen Kış, işçilerin yalnızca daha iyi ücret değil, aynı zamanda insanca yaşam koşulları talep ettiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Hak arayan işçiye baskı uygulanıyor”</strong><br />
Açıklamasında işçilerin demokratik haklarına yönelik baskılara da değinen Kış, grevlerin yasaklandığını ve hak arayan emekçilerin engellendiğini belirtti. “Hak arayan işçiye biber gazı sıkılan bir düzende adaletten söz edilemez” diyen Kış, tüm baskılara rağmen emeğin sesinin susturulamayacağını vurguladı.<br />
“Ancak bilinmelidir ki emeğin sesini kısmaya hiçbir baskı yetmez. Çünkü bu ülke, alın teriyle ayakta duranların ülkesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Alanlarda olmaya devam edeceğiz”</strong><br />
Kış, açıklamasının sonunda 1 Mayıs’ta emekçilerle birlikte alanlarda olacaklarını belirterek, emeğin onurunu savunmaya devam edeceklerini söyledi. 1 Mayıs’ın dayanışmanın ve ortak mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayan Kış, şu değerlendirmede bulundu:<br />
“1 Mayıs; emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günüdür. Aynı zamanda insanca yaşam talebinin en güçlü şekilde dile getirildiği gündür. Bizler de bu bilinçle, bu sorumlulukla 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız. İşçinin hakkını savunmaya, emeğin onurunu korumaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>“Emeğin hakkı teslim edilmeden refah mümkün değil”</strong><br />
CHP’li Kış, Türkiye’de gerçek refahın ancak emeğin hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br />
“Bu ülkenin gerçek gücü emekçileridir. Onların hakkı teslim edilmeden ne ekonomik kriz aşılabilir ne de toplumsal barış sağlanabilir. Emeğin değersizleştirildiği bir düzende refah da adalet de mümkün değildir. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, eşitlik ve adalet mücadelesi!”<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/bu-ulke-alin-teriyle-ayakta-duranlarin-ulkesidir</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/gulcan-kis-1.png" type="image/jpeg" length="74889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir’den Afetzede Üreticilere Destek]]></title>
      <link>https://www.yurttansesler.org/manisa-buyuksehirden-afetzede-ureticilere-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yurttansesler.org/manisa-buyuksehirden-afetzede-ureticilere-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula, Selendi, Gördes ve Kırkağaç ilçelerinde meydana gelen fırtınada seraları zarar gören 23 üreticiye sera tepe naylonlarını teslim etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manisa genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları ve fırtına nedeniyle seraları hasar gören çiftçilerin mağduriyetini gidermek amacıyla başlatılan çalışmalar tamamlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerince yapılan saha incelemelerinin ardından, üretime ara vermek zorunda kalan 23 üreticiye ihtiyaç duydukları sera naylonları ulaştırıldı.</p>

<p><strong>Başkan Dutlulu, “Üretim Sürecinin Aksamaması Temel Gayemiz”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, sosyal belediyecilik anlayışıyla üreticinin her koşulda yanında olduklarını vurguladı. Başkan Dutlulu, “Doğal afetlerden etkilenen, alın teriyle toprağı işleyen çiftçimizin yanındayız. Son dönemde yaşanan afetler nedeniyle Kula, Selendi, Gördes ve Kırkağaç ilçelerimizde seraları hasar gören 23 üreticimize, sera tepe naylonlarını yüzde 100 hibe desteğiyle teslim ettik. Amacımız, çiftçimizin emeğinin yerde kalmaması ve üretim sürecinin aksamadan devam etmesidir. Alın terine güç katmaya, çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Amacımız Üretimin Sürdürülebilirliğini Sağlamak”</strong></p>

<p>Teslimat sürecine ilişkin bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Kalkınma Şube Müdürü Mustafa Eralp, önceliklerinin tarımsal faaliyetlerin kesintiye uğramaması olduğunu belirtti. Eralp, süreci şu sözlerle özetledi: “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, yaşanan doğal afetlerin ardından hızla hareket ederek üreticilerimizin yanındaki yerimizi aldık. Başkanımız Besim Dutlulu’nun bu konudaki hassasiyetiyle hızla çalışma başlattık. Zarar gören 23 çiftçimizin seralarını yeniden aktif hale getirebilmeleri için yüzde 100 hibeli sera naylonlarını teslim ettik. Temel gayemiz, hem Manisa hem de ülke ekonomisi için kritik önemdeki üretim sürecinin devamlılığını sağlamaktır.”</p>

<p><strong>Üreticilerden Teşekkür</strong></p>

<p>Fırtınada serası hasar alan Selendili üretici Mehmet Kara, “Başvurumuzun ardından ekipler yerinde incelemelerini gerçekleştirdi. Mağduriyet yaşadığımız bu süreçte bizlere destek olan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>Gördes’te serasında domates üreticiliği yaptığını ifade eden Mehmet Çetin ise sağlanan destek sayesinde üretime kısa sürede yeniden başlayacaklarını ifade ederek, “Belediyemiz sağ olsun başvurumuza hızlı yanıt verdi. En kısa sürede seralarımızı yenileyerek işimizin başına döneceğiz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Manisa</category>
      <guid>https://www.yurttansesler.org/manisa-buyuksehirden-afetzede-ureticilere-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yurttanseslerorg.teimg.com/crop/1280x720/yurttansesler-org/uploads/2026/04/1-2.jpg" type="image/jpeg" length="48666"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
