2022-06-25 12:42:53

Bilerek ve İsteyerek…

Tevfik Kızgınkaya

25 Haziran 2022, 12:42

Diplomasını görmesek de,

Bir rivayete göre ekonomist olan bir kişi,

İktisat bilimine ve ekonomi literatürüne kazandırdığı

“Faiz sebep enflasyon sonuç” teorisi ile

Boşalttı ülkenin hazinesini,

Kapattı ya da sattı, tüketti

Cumhuriyetin 70 yılda biriktirdiklerini.

Var etti,

Cumhuriyetin yok etmeyi hedeflediği

Cehaleti, yoksulluğu ve sefaleti.

*

Aslında oldukça zeki bir kişi,

Toplamış etrafına kendi gibi zekileri,

Bir de her sözüne evet diyenleri.

Parmaktaki bir yüzükle girdiler siyasete,

Bugün ulaştılar, büyüklüğü bilinmeyen zenginliklere.

Bu kadar zeki ve işini bilen bir kişi.

Bilmez mi memleketin, milletin halini?

Bilmeden ve istemeden yapabilir mi,

Ülke ekonomisinde bu kadar yanlışı ve felaketi?

Dr. Murat Kubilay’ın söylemiyle,

“Bu yaşananlar salt hatalı politika veya cahillik sonucu değil;

Bir kısmı bilerek, isteyerek ve tabii sonuçları da öngörülerek yapılan ihanetin doğal sonucu.”

*

Nedense böylesi ekonomistlerin,
Çillerler ve benzerlerinin ekonomi bilgileri,
Hep kendi keselerine yaradı,
Nalıncı keseri misali,
Nedense hep tam takır oldu ülkenin hazinesi.

*

İktidara geldiklerinde,

Dışardan sıcak para yağıyordu memlekete.

Bollukta harcamak pek keyifli geldi, İktidar sahiplerine.

Borçla bolluğu hep yaşamak niyetiyle,

Verdiler yüksek faizi,

Almadılar kazançlardan vergiyi,

Dinlediler borç verenlerin dediklerini,

Bıraktılar üretimi, desteklediler yabancı malların tüketimini,

Bol keseden harcadılar memleketin tüm gelirini.

Daha yılın yarısında,

Tükettiler 1 trilyon 751 milyar liralık bütçeyi,

Getirdiler meclise yarısı kadar (880 milyar 500 milyon lira) ek bütçeyi.

Pahalılık, enflasyon karşısında yetmemiş maaşı ailesini geçindirmeye,

RTE’nin maaşına da yüzde 40,4 zam konmuş bütçeye.

*

Bütçe deyince bakmak gerekiyor ekonominin haline,

Dr. Murat Kubilay yazmış tweet dizisinde.

“TCMB’nin swaplar hariç net rezervi düşmüş eksi 53,8 milyar dolara,

Satılabilir rezerv düşmüş 10 milyar doların altına,

10,7 milyar dolar rekor dış ticaret açığı oluşmuş,

Sadece 2022’nin Mayıs ayında…”

*

Sıcak paranın akışı kesilince,

Alınan borçların ödeme zamanı gelince,

Satacak ne fabrika ne tesis ne de kaynak kalmayınca elde,

Selam durdular, dün katil dedikleri krallara, prenslere,

Ülkenin onuru, milletin gururu hak getire…

*

Din, iman, Nas diye söylenenler bahane,

Kasalara dolan dolarlar şahane...

İktidarın gerçek amacı Aziz Konukman’ın sözlerinde.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu politikasında ısrarı,

Ancak birilerini daha fazla zengin edip diğerleri ne yaparsa yapsın demektir”.

Doğrudur, kendi çıkarını düşünenler,

Düşünmezler,

Tarlada, fabrikada, atölyede, tezgahta ter dökeni,

Emeğiyle çalışıp, onuruyla yaşamaya çalışan emekçiyi, emekliyi,

Hak ettikleri emekliliklerini alamayan EYT’lileri,

Okul sıralarında dirsek çürüten öğrencileri, gençleri…

Önlemezler,

Yaşamın yükünü taşıyan kadınlara yönelen şiddeti.

*

Mızrak sığmıyor artık çuvala,

Derdin bini bir para...

Halkın sesi yükselmeye başlayınca,

Sıra geldi basını ve sosyal medyayı susturmaya.

Halbuki, iletişim teknolojisi ile küreselleşmişti dünya,

Habere ve bilgiye ulaşılacaktı sınırsızca,

Müjdeler verilmişti insan hakları, özgürlükler ve demokrasi adına.

Sömürü düzeninin yürütücüsü iktidarın gerçek yüzü çıkınca ortaya,

Yükselince Halkın sesi basında ve sosyal medyada,

Basın Kanunu’nda bazı düzenlemeler yapmak geldi iktidarın aklına.

Dezenformasyon denmiş gerçek haberin adına,

Ülkenin ve Halkın halini, derdini ve de isteğini

Basında, sosyal medyada anlatana, yazana,

Hapis cezası yazılmış demokrasi adına.

Bu düzenin mağduru gerçek gazetecilerin örgütleri “nihayet” gelince yan yana,

Tepkiler çoğalınca kamuoyunda,

“Sus, konuşma, yazma” tasarısı geri çekilmiş komisyonlara.

*

RTE-AKP düşmüş iktidarının derdine,

Kaybetmemek uğruna

Demokrasi tramvayından inme niyetinde.

Susturmaya çalışacak gerçekleri anlatanı, yazanı,

Yaratmaya çalışacak,

Batırdığı ekonomiyi, yoksullaştırdığı Halkı,

Ancak kendisinin kurtaracağı algısını.

*

Victor Hugo, yıllar öncesinden seslenmiş böylesi iktidarlara,

“Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz,

Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk.”

Yoksulluğu kaldırmak istemesi gerekenler,

Yoksulluğu yaşattıkları

Dertlerini, isteklerini dile getirmemesini istedikleri,

Demokrasilerde gerçek söz ve karar sahibi olan,

Yurttaşlardır, Halktır.

Halka önderlik yapması gerekenler ise,

Bu sömürü düzeninin mağduru olan,

Emekçiden, emekliden, çiftçiden, esnaftan…

Yaşamın yükünü çeken kadınlardan,

Geleceğin sahibi gençlerden yana olan siyasettir, siyasi partilerdir.

Halkçı, Devrimci, Yurtsever anlayışla,

Cumhuriyetimizin ilkeleri doğrultusunda,

100 yıl önce Cumhuriyeti kuran iradenin gösterdiği

Çağdaş Uygarlık yolunda yürümeye kararlı olan siyasi partiler,

Ülkemizin ve Ulusumuzun geleceğinde var olacaklardır.

Yorumlar (8)

ALİ Ekber Güvenç 2 Yıl Önce

Her zaman olduğu gibi yine çok güzel tespitler yapmışsın hocam, kaleminize yüreğinize sağlık. basını takip etmeye çalışıyorum inanın bu tespit ve yorumları yapabilen bir kaç kişi çıkar.tsk.

A 2 Yıl Önce

Teşekkkürler

Arzu Kuşdili 2 Yıl Önce

Kaleminize, yüreğinize sağlık. Gözlerinin içine sarsılmaz demokrasi ve adalet bilinciyle "Kral çıplak." demek gerekiyor artık.

Mustafa Bayraktar 2 Yıl Önce

Ülkeyi yoketmeye gelenler aldıkları emirlerin gereğini yapıyorlar üstat

Veysel Dinç 2 Yıl Önce

Şiirsel bir dille taşlama ve gerçekçi bir taşlama... Eline, yüreğine sağlık Tevfik Bey.

Emine Temur 2 Yıl Önce

Dükkanda para bitti (bitirdiler) şimdi komdaorda can çekişiyorlar ordan burdan para dileniyorlar ama nafile bunun çözüm olmayacağının farkında değiller. Beceriksiz bir şekilde ülkeyi uçurumun ucuna getirdiler.

Remzi Dilan 2 Yıl Önce

Şiir gibi bir anlatım. Ancak, zeki sözcüğünün devamına ünlem koymanız ya da kurnaz sözcüğünü kullanmanız daha uygun olurdu bence. Tebrikler.

ŞEMSİ KURTBAY 2 Yıl Önce

SAĞ OLUNUZ...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.