Antalya

CHP'li Erdem'den Bakan Tekin'e istifa çağrısı

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve bir öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ve iktidarı sert sözlerle eleştirdi.

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve bir öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ve iktidarı sert sözlerle eleştirdi. TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesiyle okullardaki güvenlik ihmallerini Meclis gündemine taşıyan Erdem, “Çocuklarımızı koruyamayan bir bakan görevde kalamaz” diyerek Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve birçok öğrencinin yaralandığı saldırının, eğitim sistemindeki ağır ihmalleri ortaya çıkardığını belirten Erdem, “Okullar çocuklarımızın en güvende ve huzurlu olması gereken yerlerdir. Ancak bugün öğrencilerimizin can güvenliği dahi sağlanamıyor. Bu tablo ne tesadüftür ne de münferit bir olaydır. Bu, yıllardır sürdürülen yanlış öncelikli politikalarla eğitimin, liyakatin, adaletin çökmesinin ve ihmaller zincirinin sonucudur” dedi.

“13 YAŞINDA BİR ÇOCUK OKULDA TERÖR ESTİRİYOR, İKTİDAR HÂLÂ BİR SORUŞTURMA AÇMAKLA, OLAYLAR YAŞANDIKTAN SONRA YAPILAN GÖREVLENDİRMELE ÖVÜNÜYOR”

13 yaşındaki bir çocuğun okulda silahlı saldırı gerçekleştirmesinin basit bir “kargaşa” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Erdem, iktidarın olay karşısındaki tavrına tepki gösterdi. “Sayın Kahramanmaraş Valisi’nin açıklamasında sergilenen yaklaşım, iktidarın yaşanan trajedilere ne kadar duyarsız ve yüzeysel baktığını göstermektedir. Suça sürüklenen bu çocuğun böylesine bir vahşeti nasıl gerçekleştirdiğinin tüm yönleriyle araştırılması ve derhal önlem alınması gerekmektedir. Adalet Bakanı ise, her olay olduktan sonra zaten yapılması gereken ilk adım olan soruşturma açmakla övünürken, bu olayların olmasını engellemek için gerekli olan koruyucu ve önleyici tedbirleri almayan Yusuf Tekin ise önlemekle alakalı tek bir kelime edemiyor” ifadelerini kullandı.

“BİR ÖĞRENCİ OKULA SİLAHLA NASIL GİREBİLİR?”

Okullardaki güvenlik açıklarının artık telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Erdem, “Bugün sormak zorundayız: Bir öğrenci silahla okula nasıl girebilmektedir? Okullarda güvenlik önlemleri neden yetersizdir? Çocuklarımızın hayatını korumak için neden somut ve etkili adımlar atılmamıştır? Bu soruların cevabı açıktır: Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı önceliklerini yanlış belirlemiştir” diye konuştu.

Erdem, TBMM’ye sunduğu soru önergesinde; çocukların silahlara erişiminin önlenmesi, okullardaki güvenlik personeli sayısı, şiddet eğilimli öğrencilerin takibi ve okullarda alınan önleyici tedbirler gibi başlıklarda hükümete kapsamlı sorular yöneltti.

“OKUL GÜVENLİĞİ, EĞİTİMİN NİTELİĞİ İHMAL EDİLDİ, İDEOLOJİK GÜNDEMLERE ÖNCELİK VERİLDİ”

CHP’li Erdem, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde okullardaki güvenlik sorunlarının görmezden gelindiğini, buna karşın ideolojik tartışmaların ön plana çıkarıldığını belirtti. Erdem açıklamasında, “10 Kasım anmalarına ilişkin tartışmalar, Atatürk’ün okullardaki görünürlüğünün azaltılması, resmi günlerde Cumhuriyet değerlerinin geri plana itilmesi, tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller, karma eğitime yönelik açıklamalar ve müfredatın ideolojik tartışmaların merkezine taşınması, Bakanlığın asli görevlerini ikinci plana ittiğini açıkça göstermektedir” dedi.

“Ayrııca, En büyük nedenlerden biri olarak; Eğitim sistemimizin AKP iktidarı döneminde uygulanmakta olan politikalarla niteliksizleştirilmesi sonucunda: içinde yaşadığımız ülkenin politik iklimi adaletin olmadığı, bireyesel silahlanmanın kontrolsüz biçimde arttığı, gelir adaletsizliği ve yoksulluğun yaygınlaştığı, akademik başarı yerine kolay para kazanma yollarının övüldüğü, bir toplumsal çürüme düzlemindedir. Bu çürümenin okullara yansıması sonucunda yaşanan bu vahşet; eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapılarak, eğitim sistemimizin yeniden nitelikli hale getirilmesi ve akademik başarınıın öneminin vurgulandığı, gelecek vaad eden bir sistemin en baştan kurgulanması ve hayata geçirilmesi ile önenebilir.

Eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapılmadan; alınan güvenlik önlemleri de bu vahim olaylarının yaşanmasının önüne geçemeyecktir. Bu nedenle artık eğitimin, adaletin içini boşaltan, liyakati ortadan kaldırıp torpil düzenini tüm kurumların tğm kademelerinde yaygınlaştıran, eşitsizlik ve yoksulluğu bitirmek arttııran politikalarla toplumsal çürümeye sebep olan AKP iktidarından kurtulmanın zamanı çoktan geldi. CHP iktidarında her kurum ve sistem hak ettiği niteliğe kavuşacak; hiç kimse saçının teline zarar gelmesinden korktuğumuz çocuklarımızı okula gönderirken bir daha görememekten korkmayacak. Adil ve güvenli bir düzeni en kısa zamanda kuracak, toplumsal dengeyi yeniden sağlayacağız.” açıklamasında bulundu.

“AKP, OKULLARDAKİ ŞİDDETİN HER AŞAMASINDAN SORUMLUDUR”

Muhalefetin okullardaki şiddet eğiliminin araştırılması için verdiği tüm önergelerin iktidar tarafından reddedildiğini hatırlatan Erdem, “Başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere, okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini araştırmak için verilen tüm önergeleri reddeden AKP iktidarı, bugün yaşanan bu vahim olayların her aşamasından sorumludur” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAYAN BAKAN GÖREVDE KALAMAZ”

Açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e doğrudan çağrıda bulunan Erdem, “Eğitim sistemini ideolojik tartışmaların alanı haline getiren, Cumhuriyet değerleri üzerinden gerilim yaratan bir anlayış çocuklarımızın güvenliğini sağlayamamıştır. Bunun siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Çocuklarımızı koruyamayan, okulları güvenli hale getiremeyen bir Milli Eğitim Bakanı görevde kalamaz. Sayın Yusuf Tekin’i derhal istifa etmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdem, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için başsağlığı dileyerek, “Bu acının takipçisi olacak, sorumlular hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

TBMM Başkanlığıı’na sunulan soru önergesinde, Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle yöneltilen sorular ise şöyle:

1-İdeolojik tartışmaların, eğitim sisteminin asli sorunları olan okul güvenliği, altyapı eksiklikleri ve öğrenci-öğretmen refahı gibi alanların geri planda kalmasına yol açtığı yönündeki eleştirilere karşı tutumunuz nedir?

2-18 yaşından küçüklerin silahlara erişiminin engellenmesi ile ilgili Bakanlıkların ortak bir çalışması var mıdır? Ailelere bu konuda geniş kapsamlı bir eğitim benzeri bilgilendirme çalışması yapılacak mıdır? Küçük yaştaki insanların silahlara erişip erişmediğinin takibinin nasıl yapılması planlanmaktadır?

3-Bakanlığınız tarafından okullardaki şiddet olaylarının engellenmesi, önlenmesi, öğrenci ve öğretmenlerin şiddet olaylarından korunması adına; göreve geldiğiniz tarih itibarıyla atılan adıımlar nelerdir?

4-Okullarda şiddet eğilimi gösteren çocuklara yönelik olarak ne tür önlemler alınmaktadır? Hakkında şiddet eğilimi olduğu gerekçesi ile önlem alınan öğrenciler daha sonrasında ne tür yöntemler ile takip edilmektedir?

5-Ortaokul ve liselere öğrenci ve personeller tarafından getirilen silah benzeri veya delici ve kesici aletlerin okul içerisine sokulmaması ve güvenliğin sağlanması ile ilgili ne tür önlemlerin alınması planlanmaktadır?

6- Saldırıları gerçekleştirilen şahıslar ile ilgili olarak daha öncesinde herhangi bir şiddet eğilimi tespiti yapılarak bu kişiler hakkında herhangi bir tedbir uygulanmış mıdır? Uygulanmamış ise gerekçesi nedir?

7 – Okul çevresine öğrencilerin “okuldan kaçmasını” önlemek amacıyla çekilen tel örgüler eğitim görmekte olan öğrencilerin güvenliğini nasıl sağlamaktadır?

8- Okullarda kaç güvenlik görevlisi görevlendirilmiştir? Türkiye genelinde güvenlik görevlisi bulundurmayan okul sayısının, toplam okul sayıısına oranı nedir? Okullarda görev yapan güvenlikk görevlilerinin görev ve yetki tanımlarıı nedir?

9- Okullarda güvenlik önlemlerinin arttırılması ve şiddet olaylarının engellenmesi hususunda bakanlığınız tarafından atılacak adımlar nelerdir?

10- Bu tür olayların yaşanmasına sebep olan koruyucu ve önleyici tedbirlerin alıınmamamıış olmasının gerekçesi nedir?

11- Okullarda son yıllarda artan şiddet ve silahlı saldırı olaylarına ilişkin Bakanlığınız tarafından, sorunun kaynağına ilişkin kapsamlı bir analiz yapılmış mıdır? Yapılmışsa, bu analizlerde şiddetin temel nedenleri olarak hangi bulgular tespit edilmiştir?

12- Eğitim sisteminin bilimsel niteliğinin güçlendirilmesi, akademik başarının teşvik edilmesi ve okullarda güvenli ortamın sağlanması amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü veya planladığı yapısal reformlar nelerdir?

13- Toplumsal eşitsizliklerin ve artan bireysel silahlanmanın eğitim ortamlarına yansımasının önlenmesine yönelik olarak, diğer kurumlarla koordineli biçimde yürütülen çalışmalar var mıdır?

14- Okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesine yönelik rehberlik, psikolojik destek ve erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda hangi somut adımlar atılmıştır?

15- Eğitim sisteminde nitelik kaybının giderilmesi ve daha adil, bilimsel ve çağdaş bir yapının yeniden inşası konusunda Bakanlığınızın kısa ve uzun vadeli politikaları nelerdir?

16- Bu kapsamda; söz konusu ihtiyaçlara ilişkin Bakanlığınızın görüş ve değerlendirmeleri nelerdir?

17- Bakanlığınızın, eğitim sisteminde öncelik verdiği yukarıda yer alan ideolojik ve sembolik düzenlemeler yapmak yerine, doğrudan öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamaya yönelik acil tedbirler alması hususunda; sorumluluklarınızı yerine getirmediğiniz için istifa etmeyi planlamakta mısınız?