Balık, bayramların yalnızca dini ve kültürel birer kutlama günü olmanın ötesinde, toplumsal değerlerin yeniden hatırlandığı ve ortak gelecek tahayyülünün güçlendirildiği özel zamanlar olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği zorlu süreçlere işaret eden Balık, bayramların bu anlamda daha büyük bir sorumluluk yüklediğini vurguladı.
Açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün günümüz koşullarında daha da hayati bir anlam kazandığı ifade edilerek, savaşların, çatışmaların ve sömürü düzeninin gölgesinde barışı savunmanın aynı zamanda emeği ve insan onurunu savunmak anlamına geldiği belirtildi.
Hasan Balık, gerçek bir bayramın ancak silahların sustuğu, halkların karşı karşıya getirilmediği ve emeğin en yüksek değer olarak kabul edildiği bir toplumsal düzende mümkün olabileceğini dile getirdi. Kamu emekçilerinin haklarının güvence altına alındığı, liyakatin esas alındığı ve herkesin insanca yaşayabildiği bir Türkiye hedefinin altı çizildi.
Açıklamada ayrıca; barışın egemen olduğu, adaletin sağlandığı ve emekçilerin hak ettiği değeri gördüğü bir geleceğin inşa edilmesi gerektiği vurgulanarak, dayanışmanın büyütülmesi ve emeğin haklarının korunmasının ortak sorumluluk olduğu ifade edildi.
Hasan Balık, Ramazan Bayramı’nın barış, kardeşlik ve emeğin yüceliğini güçlendiren bir döneme vesile olması temennisinde bulunarak, tüm yurttaşların bayramını kutladı.