İBB Davası'nda duruşmalar 11'nci gününde tutukluların ve avukatlarının savunmaları ile devam ediyor
Dün tutuklu belediye başkanları Murat Çalık ile Resul Emrah Şahan'ın savunmaları yapıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, tutuklanmasının ardından yaklaşık bir yıl sonra dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Çalık, yaklaşık 5 saat süren savunmasında kendisine yöneltilen suçlamalara karşı çıktı.
SALONDA GÖZALTI İŞLEMİ YAPILDI
Duruşma sırasında izleyici sıralarında fotoğraf çektiği öne sürülen bir kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Salonda olduğu belirlenen şüpheli gözaltına alındı. Bu gelişme, dava sürecinde ilk gözaltı olarak kayıtlara geçti. Dünkü duruşmada sahte olduğu iddia edilen basın kartıyla salona giren ve ardından gözaltına alınan kişinin ardından, Silivri’de yeni bir uygulama devreye alındı.
BASIN KARTI KONTROLÜ
Jandarma, duruşma salonuna girişte basın mensuplarının 'turkuaz basın kartı'nı kontrol etmeye başladı. Kartların üzerindeki QR kodlar okutularak geçerliliği denetlendi. Daha sonra gazetecilerle anlaşıldı QR kod okutulmama kararı alındı. Ancak Turkuaz basın kartı bulunmayan gazetecilerin salona girişine izin verilmiyor.
BUGÜN DURUŞMADA YAŞANANLAR ŞÖYLE:
15.00 | MURAT KELEŞ SAVUNMA VERİYOR
Murat Keleş, savunmasına "Aynı aileden 4 erkek tutukluyuz. Ailemizin kadınları yalnız bırakıldı. Bu vicdanları yaralıyor." diyerek başladı.
Savcılığa götürüldüğünde kendisine "Senin bir suçun yok" denildiğini belirten Keleş, "Amcam hakkında tanıklık yapmamın beklendiğini anladım" ifadelerini kullandı.
KELEŞ'İN SAVUNMASINDAN ÖNE ÇIKANLAR:
"Babamın babam olması, amcamın amcam olması suç olmuş. Amcam ile bir kafede oturmuşluğum bile yoktur. 19 Mart'tan sonra işe gidip gelmeye devam ettim, ama kaçma ve delil karatma şüphesiyle tutuklandım. Amcam ya da babam tutuklandıktan sonra da ne biriyle görüşmek için bir çaba sarf ettim ne de herhangi bir çabam oldu"
Herhangi bir örgütün üyesi olmadığını ifade eden Keleş, hakkındaki suçlamaların etkin pişmanlık ifadelerinden kaynaklandığını ve somut bir delil olmadığını belirtti. Keleş, "Ahmet Sari'yi amcamın yanında görmüşlüğüm vardır. Ancak kendisinden hiçbir şekilde para almadım" dedi. Tahliyesini talep eden Keleş'in ardından avukatı Yağmur Kavak savunmasına başladı.
14.00 | ARADAN SONRA DURUŞMA DEVAM ETTİ: ÇALIK HASTANEYE KALDIRILMIŞ!
Müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin beyanda bulunan Çalık'ın avukatları, tahliyesini talep etti. Avukatlar, dün savunmasını yapan Çalık'ın gece saatlerinde hastaneye kaldırıldığını belirtti.
Çalık'ın ardından Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş'in savunması başladı.
12.00 | TAHLİYE TALEPLERİNİ DİNLENECEK
Heyetin açıklamasına göre; İBB Davasında haftaya Pazartesi, savunma olacak. Salı, çarşamba ve perşembe tahliye talepleri dinlenecek, savunma olmayacak. Savunma yapmayanlara söz hakkı verilecek. Savunması tamamlananlara söz hakkı verilmeyecek. Perşembe akşamı, tahliye kararı açıklanacak. Perşembe akşamı mahkemenin ilk tahliyelerini açıklaması ön görülüyor.
Heyet Başkanının açıklaması:
"Şöyle; bizim planlamamız, normalde Nisan sonuna kadar savunmaları bitirmekti. Ancak sarkma mutlaka olacak gibi. Yani bizim de öngörümüz o yönde. Normalde Nisan sonuna kadar tamamlamayı düşünüyorduk. Planlamamız o şekildeydi. Sanık savunmalarımızı tamamlamayı planlıyorduk. Ancak tabii biraz bir gecikmemiz olacak gibi. Ara değerlendirmelerimizi yapacağız yine. Yani o anlamda şeyimiz yok. Şimdi şöyle, onunla da ilişkin de normalde ama kapanmayacağı için daha önce de belirttim, arada 30 günlük tutukluluk değerlendirme süremizi de mutlaka bir değerlendirme yapmamız lazım. Biz onu dosya üzerinden yapmak istemedik. Burada olduğu için sanık müdafilerimize söz hakkı vermeyi düşünüyoruz o anlamda tahliyeye ilişkin. "
Mehmet Murat Çalık'ın avukatının savunmasının alınması ile duruşmaya ara verildi.
11.10 | AVUKATLAR SORU SORUYOR
İmamoğlu'nun ardından tutuklu sanık Fatih Keleş, Çalık'a sorularını yöneltti. Keleş'in ardından, avukatı Baran Kaya, "Bu süreçte kimseye elden para gönderdiniz mi?" diye sordu. Çalık'ın yanıtı "Hayır" oldu. Ardından Mehmet Murat Çalık'ın avukatı Fatih Selami Mahmutoğlu'nun savunması başladı.
Müvekkilinin 1 yıldır tutuklu olduğuna değinen Mahmutoğlu, iddianamenin iade edilmesi gerektiğine vurgu yaptı, sürecin hukuksuz ve özensiz yürütüldüğünü belirtti ve "Müvekkil örgüt üyeliğinden tutuklu. İrtikap suçundan dava açılmadı, rüşvet suçundan açıldı. Müvekkilim kaç suçtan tutuklu?" dedi.
Etkin pişmanlıktan yararlanan isimlerin ifadelerinin değersiz olduğunu belirten Mahmutoğlu, itirafçı Adem Soytekin'in örgüt yöneticisi olarak yargılandığını ve var olduğu iddia edilen örgüt adına suç işlediğini kabul etmesi koşuluyla etkin pişmanlıktan yararlanabileceğini belirterek, "Sayın Adem Soytekin, bu dosyada örgütün yöneticileri arasında olduğunuzu kabul ediyor musunuz? Ben bu metinden bunu görmedim. E o zaman bu nasıl bir etkin pişmanlıktır?" dedi.
MAHMUTOĞLU'NUN KONUŞMASINDAN BİR KISIM:
"Bu gerçekten ceza hukuku alanında çalışanlar bakımından affedilmez bir hatadır, son derece yanlıştır. Siz daha delilleri toplamamışsınız, evet ama kişiyi tutuklamaya devam ediyorsunuz. Bu kabul edilebilecek bir şey değildir. Yeni, 6 nolu karar: "Delillerin henüz toplanmamış oluşu." 7 nolu karar: Rüşvet, üye olma, irtikap, yine "delillerin toplanmamış olması" ve benzeri. 8 nolu karara geliyoruz. Raporlar, HTS kayıtları, gizli sanık beyanları, etkin pişmanlık vesaire... Uzatmayayım, sizin bölüme geliyor. Sizin bölüm Sayın Başkan, 5 Aralık 2025. Suçun vasıf ve mahiyeti... Sayın Başkanım, müvekkil Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinin ilgili hükmüne göre "üye olmaktan" suçlanıyor. O zaman soruyu şöyle sormak gerekir: Eğer müvekkile bu uyuyorsa, suçun vasfı ve mahiyeti yukarıda "kurucu olduğunuz zaman, yönetici olduğunuz zaman" katalog suçlar gerekçesinde atıfta bulundu. E bu katalog suçlardan değil; o zaman burada sizin yazmış olduğunuz vasıf ve mahiyeti acaba müvekkile yönelik mi, diğer sanıkları da kapsar bir şekilde genel bir ibare mi? Bu bir soru işareti olarak durmaktadır.
Yine sizin kararınızdan okuyorum: "Atılı suçların kanunda görülen cezaların alt ve üst sınırının kaçma şüphesini somutlaştırması." Bu müvekkil bakımından hiç uygun bir ifade değildir. Yani iki başlığımız da müvekkil açısından uygun olmamıştır. Asıl şu da herhalde; daha önceki yukarıdaki gerekçeler sizin de içinize sinmediği anlaşılıyor ki bir toparlama yapmışsınız. Bu toparlamada "Anayasa'nın 13. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bağlamında orantılı olması". Bu cümleyi şöyle okuyabiliriz: Anayasa'nın 13. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırılık şeklinde okuyabiliriz. Uygunluk değil, tam aksilik. Devam eden 11 nolu karar, 12 nolu karar, 13 nolu karar, 14 nolu karar bu mealde gitmektedir.
Şimdi lafları çok uzatmayalım, herkes söyledi; bu ifadeler gerekçeden yoksunluk vesaire... Gelelim müvekkilin bu suç bakımından özel durumuna. Şimdi 14 başlığı okuduğumuzda Sayın Başkanım, tereddüt etmediğim bir konu var. Müvekkil örgüte üye olmaktan dolayı tutuklu. Peki. Dün 11. mahalle üzerinden anlatılan vakadan dolayı sizin de güzel bir uyarınız oldu. Müvekkile ben bunu daha sonra izah etmek durumunda kaldım. Rüşvet suçu bakımından... bizim oradaki kanaatimiz çok failli bir suç olmadığı aşamada, teklif edilip de kabul edilmeyen anlamında kullandığımızı ifade edelim. Orada bir yanlış anlama olmasın. Şimdi irtikap suçundan Sayın Başkanım dava açılmadı, rüşvet suçundan dolayı dava açıldı. Gerçekten ben evraklar üzerinden bunu anlayamadım Sayın Başkanım. Bizim müvekkilimiz kaç suçtan dolayı tutukludur şu anda? Yani bunu affınıza sığınarak sormak mecburiyetinde kaldım çünkü ben bu okumalardan anlamadım. Bir de şunu söyleyeyim; dün yaptığı savunmada açıkça şunu söyledi, Hani bu iddianamelerdeki eksiklikler diyoruz ya, şimdi ben de artık karıştırıyorum işte 11. mahalle, 2 nolu, 6 nolu onları bırakalım ama savunmasının alınmadığı olaylar bakımından tutuklu değil. Yazmıyor zaten. Örgüte üye olmaktan anladık, irtikaptan değil. Biz rüşvetten dolayı mı tutukluyuz Sayın Başkanım? Siz daha sonra nasıl uygun görürseniz... Ben sadece bir soru sormuş oldum. Aslında bunu yapmamın nedeni şuydu: Gerçekten bu süreç hukuksuzluklar üzerinden artı özensizlikler üzerinden yürümüştür.
Şu anda ben hiç kimseye böyle gereksiz iltifatı sevmem. Şu anda konuşuyoruz. Duygum şu anda niye iyi Başkanım? Çünkü yüzümüze bakıyorsunuz."
Mahkeme Başkanı: Estağfurullah.
Avukat Mahmutoğlu: O sulh ceza hakimliklerinde nedense yargıçlarımızın hepsi tavana bakıyor. Bir göz teması kuramadık. Hangi gün, hangi saatte tutuklama duruşmasına gireceğimizi bilmedik. Adliye koridorlarında kamu görevlilerine asla aşağılama söylemiyorum.
11.00 | İMAMOĞLU'NUN SORULARI: DERS NOTU SATMAYA BENZEMEZ
İmamoğlu: Soru sorma meraklısı değilim ama iddianame denilen benim iftiraname diye adlandırdığım bu belge kalkıp soru sormama şart koşuyor diye düşünüyorum. Hepimiz zan altında kaldığımız için bunu bu diyalogları açıklamam şart diye düşünüyorum.
Savcılık beyanla hareket etmiş uydurma bir iftiraname ortaya çıkmış. 2018 aralık ayında benim belediye başkanlığı adaylığım kesinleşti. Ben kendisine Beylikdüzü Belediye Başkanı adayı olmanı istiyorum. Sen ne dersin? diye teklif ettim, ilk cevabı da olumsuz oldu. bu şekilde oldu dimi ilk diyaloğumuz
Çalık: Evet sayın başkanım
İmamoğlu: İkinci olarak benim adaylığım parti meclisinden çıkar. ona da ısrarda bulundum, lütfen düşün diye, olurunu aldım, meclistekilerin olurunu da aldım ve o şekilde Beylikdüzü belediye başkanı oldu. Bunu da şunun için anlatıyorum.
Biz nemenem bir örgütüz ki 2014'te kurulmuşuz Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz, Büyükşehiri de ele geçireceğiz ama daha Beylikdüzü adayımız belli değil. Başkanım aday oldunuz, çalıştınız, Meclis üyesi listesi yaptınız. Ben size bir kişi dahi bunu da üye yapın dedim mi? Bir kişi dahi?
Çalık: Herhangi zorlamanız olmadı. Ama şunu söyleyeyim belediye başkanlık adaylığı noktasında bana baskınız oldu. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama hiç pişman değilim. Meclisten herhangi bir arkadaş öneriniz olmadı. Ben meclis üyelerini zaten tanıyordum. O yüzden hangisiyle yol yürüyebiliriz, sizin döneminizde olan çok sevdiklerinizi bile liste dışında bırakmışımdır, siz de hiç dönüp neden diye sormadınız.
Ekrem İmamoğlu: Şimdi şöyle söyleyeyim: Sayın Başkan, bu çok önemli gerçekten. Mehmet Murat Çalık da çok ciddi bir sürece değindi ve ifadelerde bulundu. Ağır bir yük taşıyoruz yani bizler. Çok ağır yük taşıyoruz ve burada verdiğimiz Beylikdüzü'nü savunmak, İstanbul'u savunmak, kendimizi savunmak değil. Bu gerçekten tarihe geçecek bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Dış müdahalelere maruz kalıyoruz Sayın Başkan. Yani ve gerçekten hala maruz kalıyoruz. Hala İstanbul Savcılığı ya da farklı makamların müdahaleleriyle karşılaşıyoruz ve zorda kalıyoruz.
Bu soruları sorarak sizi aydınlatmanın, sizi bilgilendirmenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü zor bir iş yapıyorsunuz ve biz zor bir süreçten geçiyoruz. Yalan ve iftirayla onlara cevap verme zorunda, bir de tutukluluk haliyle bütün arkadaşlarımın yaşadığı ortamı yaşıyoruz. Ağır bir iş bu yani. Çok ağır bir iş bizim için. İnsanların, çocukların, kadınların, ailelerin buradaki kişilerin mağduriyetlerine girmeyeceğim ama gerçekten bu iş ağır bir iştir. Ve lütfen bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum, bunu koruyarak devam edin ama bu ülke, bu millet sizden gerçekten önemli bir sorumlulukla bu süreci yönetmenizi bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız.
GÜRLEK'E YANIT
Gerçekten bu iş öyle basit siyasi cümleler kurarak... Niye müdahaleden bahsettim Sayın Başkan? Hala hem makamı İstanbul'dayken hem makamı Ankara'dayken hala şu yürüttüğünüz diyalogla işin doğrusunu bulma gayretinizde "asrın yolsuzluğu" diye tariflenen bir işlemin içindeyiz. Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, arsızın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. İlginize, özeninize teşekkür ediyorum. Mehmet Murat Çalık başkanım, Allah seni korusun.
İMAMOĞLU'NDAN UYARI: FOTOĞRAF ÇEKMEYİN
"Çekilen fotoğraflar bizim yargılamamıza da zarar verdiğini söyleyebilirim. Bu hususta herkesin özenli davranması faydalı olacaktır. Sizin olmadığınız sırada çekilen görüntüler çok önemli değil ama sizin burada olduğunuzda çekilen görüntüler bize de zarar veriyor."
10.20 | DURUŞMAYI İMAMOĞLU AÇTI
Tutuklu sanıklar alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona getirildi ve duruşma başladı. Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık’a soru sordu. Soru öncesi heyet izleyicileri ve vekilleri sosyal medyadan görüntü paylaşılmaması konusunda uyardı.