Sakarya

"40 Milyonluk Şantaj” Dosyasında Perde Kapandı

Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu hakkında uzun süredir kamuoyunda dolaşıma sokulan iddialarla ilgili kritik davada mahkemenin verdiği karar, dosyanın seyrini değiştirdi.

Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu hakkında uzun süredir kamuoyunda dolaşıma sokulan iddialarla ilgili kritik davada mahkemenin verdiği karar, dosyanın seyrini değiştirdi.

Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık avukat Ergin Gümüş, Başkan Mutlu Işıksu’ya yönelik eylemleri nedeniyle “şantaj” suçundan hapis ve adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. Karar yalnızca bir yargı hükmü değil; aylar boyunca kamuoyuna servis edilen anlatının da ciddi şekilde tartışmalı hale geldiğini ortaya koydu.

Aylarca konuşulan iddiaya mahkeme huzurunda açık ret

Dosyanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise, kamuoyunda uzun süre dolaşıma sokulan “ilişki” iddiasının mahkeme huzurunda açık şekilde reddedilmesi oldu. Tanık Elif Saçar, duruşmada verdiği ifadede “Başkan ile herhangi bir ilişkim yoktur.” dedi. Aynı tanık, dosyada kendisine ait olduğu öne sürülen sosyal medya yazışmalarını da reddetti.

Dosyaya göre süreç; sanık avukatın Mutlu Işıksu’nun makamına giderek önüne 20 milyon ve 40 milyon TL talepli iki ayrı dilekçe koymasıyla başladı. Görüşme boyunca gizlice ses kaydı alan sanığın, “elimizde yazışmalar var” diyerek belediye başkanını baskı altına almaya çalıştığı iddia edildi. Ancak beklediği “uzlaşma” zemini oluşmayınca ve Başkan Mutlu Işıksu iddiaları gerçekçi bulmayınca, dosyaya göre görüşmenin seyri değişti.

Mahkeme tutanaklarına giren ifadelerde; süreç içerisinde “rezillik çıkar”, “kariyerin zarar görür” şeklinde baskı içerikli söylemlerin kullanıldığı anlatıldı. Bunun üzerine Mutlu Işıksu’nun doğrudan “Benden bir talebiniz mi olacak?” diye sorduğu, sanığın ise önündeki milyonluk dilekçeleri işaret ettiği kaydedildi. Başkan Mutlu Işıksu’nun ise iddiaları reddederek somut delil talep ettiği belirtildi.

Dosyada dinlenen tanıkların anlatımları ise olayın yalnızca bir makam görüşmesinden ibaret olmadığını gösterdi. Tanık Elif Saçar’ın ifadelerine göre; süreç önceden planlandı, Avukat Ergin Gümüş ile sanığın kardeşi ve Elif Saçar’ın eşi Hakan Saçar tarafından kendisine baskı yapıldı ve “40 milyon alınacak” şeklinde konuşmalar gerçekleştirildi. Hatta iddialara göre bu paranın nasıl paylaşılacağı dahi konuşuldu.

Dosyada ifade veren diğer tanık Ensar Turhan da toplantılar öncesinde “40 milyon” rakamının konuşulduğunu Elif Saçar’dan duyduğunu, görüşmelerde “talepler” ve “itibarın zedelenmesi” üzerinden baskı kurulmaya çalışıldığını söyledi. Tanık ayrıca, makam odası görüşmesi sonrasında sanık Ergin Gümüş'ün “para talebinin olduğu” yönünde ifadeler kullandığını belirtti.

En dikkat çekici detaylardan biri ise şu oldu: Dosyada adı geçen kişiler sürekli “dava açacağız” demelerine rağmen uzun süre doğrudan dava yoluna gitmedi. Savcılık mütalaasında da bu durum açık şekilde değerlendirildi ve “randevunun baştan itibaren şantaj amacıyla alındığı” kanaatine yer verildi.

Cumhuriyet Savcısı, dosyadaki konuşmalar, kayıtlar ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde sanığın baştan itibaren şantaj kastıyla hareket ettiğinin anlaşıldığını belirtti.

“Gerçek delil” sorusu

Mahkeme dosyasındaki en kritik başlıklardan biri de iddiaların dayanağı olarak gösterilen yazışmaların niteliği oldu. Dosyaya yansıyan savunma ve beyanlarda; söz konusu içeriklerin doğruluğunu ortaya koyacak teknik doğrulama tartışma konusu haline gelirken, iddiaların dayanağı olduğu öne sürülen TikTok hesapları ve yazışmalarla ilgili çelişkili ifadeler dikkat çekti.

Dahası; sanık avukatın mahkemedeki savunmasında “Ceyda’ya inanarak hareket ettiğini” ifade etmesi ayrıca dikkat çekti.

Kamuoyundaki anlatıyla mahkeme kararı ters düştü

Uzun süre kamuoyunda “Mutlu Işıksu genç bir kadını susturmak için para teklif etti” yönünde yoğun bir propaganda yürütüldü, sosyal medya üzerinden algı operasyonları yapıldığı iddiaları gündeme geldi. Ancak bugün gelinen noktada; mahkeme, sanığın şantaj suçunu işlediği kanaatiyle cezaya hükmetti.

Kararın ardından gözler şimdi devam eden diğer hukuk süreçlerine çevrildi. Özellikle sahte yazışmalar ve organize medya operasyonu iddiaları ile kamuoyunda oluşturulan algıya ilişkin yeni dava dosyalarının da gündeme gelmesi bekleniyor.

Kulislerde konuşulan değerlendirmelerden biri ise şu oldu:

“Mutlu Işıksu hakkında aylarca dolaşıma sokulan anlatının merkezindeki kişi bugün şantaj suçundan ceza aldıysa, bundan sonra herkes dönüp şu soruyu soracak: Başından beri kamuoyuna servis edilen hikâye ne kadar gerçekti?”