CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’de işçilerin çalışma koşullarına dikkat çekti.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun 2025 Küresel Haklar Endeksi’nde Türkiye’nin işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldığını hatırlatan Karabat, İSİG Meclisi ve Makina Mühendisleri Odası’nın verilerini paylaşarak SGK’nin iş cinayetleri ve meslek hastalıklarına ilişkin tabloyu gizlediğini savundu.
Karabat’ın açıklaması şöyle:
“TÜİK ENFLASYONU, SGK DA İŞ CİNAYETLERİNİ GİZLİYOR
AKP, “işsizlik tek hanede” yalanlarını savunmaya devam etsin, biz Türkiye’de çalışma koşullarındaki gerçek tabloyu gözler önüne serelim.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Küresel Haklar Endeksi 2025 raporuna göre Türkiye, 2025 yılında işçiler için en kötü 10 ülke arasında yer aldı. İşçiler açısından en kötü 10 ülke Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Filipinler, Tunus ve Türkiye oldu.
Çalışanların can güvenliği de sağlanamıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2026 Mart ayı verilerine göre, mart ayında en az 148 işçi hayatını kaybetti. Bunların da 8’i çocuk! Yılın ilk üç ayında yaşamını yitiren işçi sayısı da 432’ye ulaştı. Bu korkunç tablo karşısında ise AKP sadece seyirci oluyor.
Bununla beraber, iş sağlığı ve güvenliği verileri, tıpkı TÜİK’in enflasyon verilerini manipüle ettiği gibi SGK tarafından gizlenmektedir. Makina Mühendisleri Odası’nın son 25 yılı ele alan raporunda şu dikkat çeken tespit yer almaktadır:
“25 yılı kapsayan SGK verilerinde meslek hastalıklarından dolayı ölüm vakası sadece 128; meslek hastalıkları verisi ise 17 bin 690 olarak gösterilmektedir. Oysa ILO’nun uluslararası kabulleri çerçevesi ve ülkemizdeki çalışan sayısı veri alındığında, her yıl en az 10 bin emekçinin meslek hastalıklarından ötürü hayatını kaybettiği de bilinmektedir.”
Tablo, kâr hırsına kapılan işverenlerin işçiyi gözetmediğini, işçinin sağlıklı çalışmasını öncelemesi gereken devletin ise siyaseten tercihini sermaye kesiminden yana koyduğunu gösteriyor. Mühendislikten tıbba ve sosyal bilimlere kadar farklı disiplinlerin ortaklaştığı nokta açık. İş kazaları, iş cinayetleri ve meslek hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir.
Buna rağmen; sermaye lehine şekillenen politikalar, özelleştirme ve serbestleşme süreçleri, kâr maksimizasyonu baskısı, sendikasızlaşma, güvencesiz ve esnek istihdam, kayıt dışılık, ağır çalışma koşulları, kamusal denetimin zayıflaması ve sorumlulara yeterince caydırıcı yaptırım uygulanmaması, emekçilerin yaşamını riske atmaya devam ediyor.
Türkiye, haftalık ortalama 45,7 çalışma saati ile Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) de zirvesinde yer alıyor. OECD ülkelerinin genel ortalaması 37 saat. Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran genellikle 30-35 saat arasında. Sorsan, “Avrupa bizi kıskanıyor” derler.
Burada başka bir veriye de dikkatinizi çekmek istiyorum. Haftada 60 saatten fazla çalışanların tüm çalışanlara oranı da %15,1 gibi korkunç bir seviyede.
Tüm veriler bize insanların, çok kötü şartlar altında tıpkı modern bir köle gibi çalıştığını gösteriyor.”