Eylül ayında TÜİK'e göre tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 arttı. ENAG ise aylık enflasyonu yüzde 2,10, yıllık enflasyonu yüzde 46,61 olarak hesapladı.
Vedat Küçük, iki kurumun açıkladığı yıllık enflasyon arasındaki farkın, emekçilerin yaşadığı ekonomik tabloya ilişkin tartışmayı daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.

"Evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyen eş hakkında Yargıtay kararı
"Evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyen eş hakkında Yargıtay kararı
İçeriği Görüntüle

Küçük, “Emekçinin mutfağında, markette, kirada, ulaşımda ve faturalarda yaşadığı hayat pahalılığı rakamlardan ibaret değildir. İnsanlar her gün daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalırken, ücretlerin bu karşısında erimesi kabul edilemez. Bir çalışanın maaşı ayın ortasını getiremiyorsa, açıklanan enflasyon oranlarının emekçinin hayatında karşılığı yoktur” dedi.

TÜİK verilerine göre Eylül ayında ulaştırma grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 35,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yüzde 39,99 olarak gerçekleşti. Eğitim grubunda ise aylık fiyat artışı yüzde 14,19'a ulaştı.

“Ücretler gerçek yaşam maliyetlerine göre belirlenmeli”

Emekçilerin yalnızca enflasyon karşısında değil, barınma, ulaşım, eğitim ve temel tüketim giderleri karşısında da ciddi bir gelir kaybı yaşadığını belirten Küçük, şöyle konuştu:

Bugün çalışanların temel talebi çok açık: İnsanca yaşamak ve emeğinin karşılığını almak. Ücret artışları masa başında belirlenen oranlara göre değil, emekçilerin gerçek yaşam maliyetlerine göre yapılmalıdır. Asgari ücret, kamu çalışanlarının ücretleri, emekli aylıkları ve tüm ücretler açlık ve yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır.

Küçük, hayat pahalılığının çalışanlar üzerindeki yükünün azaltılması için ücretlerin düzenli olarak güncellenmesi, temel tüketim ve barınma giderlerinin kontrol altına alınması ve emekçilerin satın alma gücünün korunması gerektiğini vurguladı.

“Bizim talebimiz lütuf değil, emeğimizin karşılığıdır. Enflasyon karşısında her gün biraz daha yoksullaşmak istemiyoruz. Emekçinin hakkını, alın terini ve insanca yaşamını savunmaya devam edeceğiz” dedi.