Anket

Yüzde 20’lik "sessiz" kitle kararını veriyor: CHP ve AK Parti arasında sadece "0,3" fark!

Ser-Ar Araştırma’nın Mayıs ayı anketinde CHP yüzde 31,2 ile zirvedeki yerini korumaya çalışırken, AK Parti yüzde 30,9 ile ensesine yapıştı.

Türkiye'de erken seçim çağrıları yükselirken, araştırma şirketleri de anket sonuçlarını paylaşmaya devam ediyor.

Ser-Ar'ın 2-6 Mayıs tarihlerinde yaptığı araştırmada CHP ve AK Parti'nin arasında yalnızca 0,3 puanlık bir fark ortaya çıktı.

2 bin 200 katılımcı ile yapılan ankette CHP yüzde 31,2 oy oranı ilk sırada yer aldı. AK Parti ise yüzde 30,9'la CHP'yi takip etti. Üçüncü sırada bulunan DEM Parti'nin oy oranı ise yüzde 9,6 olarak ölçüldü.

Ankete göre partilerin oy oranı şöyle:

  • CHP : %31,5
  • AK Parti : %30,9
  • DEM : %9,6
  • MHP : %7,2
  • ZAFER : %5,6
  • İYİ Parti : %5,4
  • ANAHTAR : %3,5
  • Y.REFAH : %3,1
  • TİP : %1,9
  • DİĞER : %1,9

Araştırmanın değerlendirme kısmında ise şu ifadelere yer verildi:

"Mevcut siyasi tablo değerlendirildiğinde, CHP’nin uzun süredir belediye başkanlarına ilişkin gündem ve çözüm sürecine verdiği destek nedeniyle toplumun öncelikli beklentilerinden uzaklaştığı görülmektedir. Öte yandan AK Parti’nin, özellikle temel seçmen tabanını oluşturan 45 yaş üstü kitlelerin ekonomi, emekli maaşları ve kamu çalışanlarının gelir düzeyine ilişkin beklentilerine yeterli çözüm üretememesi sebebiyle oy oranında %30 bandında sabitlendiği değerlendirilmektedir.

Son aylarda gerçekleştirilen saha çalışmaları ve analizlerde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri; Millet İttifakı’nın dağılması ve yeni bir çözüm sürecinin gündeme gelmesiyle birlikte, AK Parti, CHP, MHP ve DEM Parti dışında alternatif bir siyasi adres arayışında olan yaklaşık %20’lik bir seçmen kitlesinin belirginleşmesidir.

Söz konusu %20’lik seçmen kitlesi, yalnızca Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde belirleyici bir rol üstlenmekle kalmayacak; aynı zamanda seçim sürecinde yürütülecek doğru siyasi strateji ve özellikle güçlü milletvekili aday listeleriyle, mevcut dört parti dışında iki hatta üç farklı partinin daha TBMM’de temsil edilmesinin önünü açabilecek potansiyele sahiptir.

Bu durum, yeni yasama döneminde siyasi dengeleri önemli ölçüde değiştirebilecek bir etki alanı yaratmaktadır. Sonuç itibarıyla; TBMM dışında bulunan siyasi partilerden hangisi bu %20’lik seçmen kitlesinin beklenti ve taleplerini doğru analiz edip etkili bir siyasi dil geliştirebilirse, seçim barajı sorununu büyük ölçüde aşabilecek ve Türk siyasetinde yeni bir denge unsuru hâline gelebilecektir. "