Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada teklifin birçok maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu, AKP iktidarının ülkeye kaynağı belirsiz para getirenlere ayrıcalık tanıyan düzenleme ile bir kesime imtiyazlar vermesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar konuşmasının devamında şunları belirtti;

Ekonomi Varlık Barışıyla Değil, Hukuk ve Üretimle Düzelir

“AKP’nin getirdiği kanun teklifi Anayasa’nın 10'uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine, yine, 73'üncü maddesindeki vergi adaleti ilkesine, mali güce göre vergilendirme esasına ve sosyal devlet anlayışına aykırılık teşkil etmektedir. Getirilen bu teklif maddesiyle vergi sisteminde ayrıcalıklı bir mükellef grup yaratılmakta, servet transferi düşük vergili hâle getirilmektedir. Yurt dışından getirilecek olan kaynağı belirsiz paranın zaten şüpheyle yaklaşılan ekonomi piyasamıza olumsuz etkileri bu iktidar tarafından analiz edilmiyor. Varlık barışlarıyla gelen kaynağı belirsiz paralar ülkemize, suçtan kaynaklanan gelirleri aklayan ülke imajı vermektedir. Bu nedenle, söz konusu maddenin teklif metninden çıkarılması gerekmektedir. Yirmi dört yıllık iktidarınızda uygulanan ekonomik politikaların ülke ekonomisine getirdiği durumu en acı şekilde yaşıyoruz.

Dünyada enflasyonda zirveyiz. Yargı eliyle siyaseti dizayn eden anlayış yüzünden Hukuka Güven Endeksi'nde geriye düşmekteyiz. Hukukun üstünlüğünün olmadığı bir ülkede ekonominin iyi olması da beklenemez. İktidar döviz girişi için varlık barışı getireceğine sıkıntılar yaşayan turizm sektörü için adımlar atmalıdır.”

Konuşmasında Antalya turizmine de değinen CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, yüksek enflasyon ve artan maliyetler nedeniyle turizm sektörünün bu yıl önlem alınmazsa zor bir sezon geçireceğini belirterek, gerçekçi ekonomik politikalarla imtiyazlı bir kesimin değil, turizm sektörünün desteklenmesi gerekliliğini vurguladı.

CHP’li Coşar konuşmasında şunları ifade etti;

Yüksek Enflasyon ve Artan Maliyetler Turizmde Rekabet Gücümüzü Azaltıyor

“Turizm ülke ekonomisinin yüzde 12'sini oluşturmaktadır. İktidar her sektör gibi turizmde de politika üretemiyor.

Dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı
Dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı
İçeriği Görüntüle

Antalya turizmin başkenti olarak anılır; Türkiye'nin dünyaya açılan, tanıtımını sağlayan önemli kapılarından biridir. 2025 yılında Antalya yaklaşık 17 milyon ziyaretçi ağırlamıştır. Türkiye genelinde turizm geliri 65,2 milyar dolar olarak belirtilmektedir ancak bu veriler turizm esnafının kasasına, emekçinin sofrasına ve turizmcinin yatırımlarına yansımamaktadır. Bu sezona girerken turizm sektöründe kaygı verici gelişmeler olmaktadır. Antalya'ya 2026 yılı nisan ayında hava yoluyla gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 18 düşmüştür.

Turizmde güven ilk sıradadır. Orta Doğu'daki çatışmalar ve bölgemizde yaşanan riskler turizmi olumsuz etkilemiştir. Talepte daralma yaşanmaktadır ancak düşüşün tek nedeni bu değildir. Ülkemiz turistler için artık pahalı bir ülke durumuna gelmiştir. Artan maliyetler yüzünden rekabet ettiğimiz Akdeniz ülkeleri arasında en pahalı ülke durumuna geldik. Turizmcinin önünde yüksek enflasyon, artan maliyetler, enerji giderleri, kira artışları, artan petrol fiyatlarına bağlı jet yakıtı, ulaşım giderleri ve vergi yükü vardır. AKP'nin yarattığı ekonomik krizin faturasını turizmci, turizm esnafı, tedarikçi, çiftçi, nakliyeci ve sektörden geçimini sağlayan yüz binlerce kişi ödüyor.

Destek Olunmazsa, Turizmci Sezona Umutla Bakamaz

Antalya'da turizmci ve turizm esnafı sezon açılışına artık umutla bakamıyor. Turizm esnafı iş yapmadan dükkânını kapatır olmuştur çünkü borçlar ve maliyet artışları umutlarını yok eder hâle getiriyor.

Turizm esnafı SGK borcunu, vergi borcunu, kira borcunu, elektrik faturası, kredi borcunu düşünüyor, yetmiyor e-haciz korkusuyla sezona başlıyor. Sezona başlamışken turizmci için acil olarak SGK ve vergi borçları yapılandırılmalı ya da ertelenmelidir. ÖTV vergi yükleri hafifletilmeli, sektörün nefes alması sağlanmalıdır.

Yaşadığımız ekonomik krizden dolayı durma noktasına gelen iç turizm vatandaşlarımıza verilecek tatil kredisiyle hareketli hâle getirilmelidir. Bu destekler ve tedbirler alınmazsa 2026 turizm sezonu için kriz kapıdadır. İktidar hâlâ "Rekor turist geldi." masalları anlatmasın, turizm sadece konaklamadan ibaret değildir. Ulaşım tur operatörleri, turizm esnafı dâhil birçok hizmet sektörünü barındırır, bu nedenle bütüncül politikalara ihtiyacımız vardır.

Bütçeye Sağlanan Katkıya Rağmen, Antalya Hizmet Alamıyor

D400 hattındaki trafik çilesi hâlen sürmektedir. Manavgat, Alanya, Serik, Kemer ve merkez akslardaki ulaşım yükü her sezon ağırlaşmaktadır. "Havalimanı rekor kırıyor." deniyor ama havalimanına ulaşmak ya da oradan konaklama tesisine gitmek işkenceye dönüşüyor. Kentin bütçeye katkısı artıyor ama sorunlarına çözüm bulunmuyor. Bu iktidar ekonomik krizden çıkışın yolunu varlık barışında görüyor. Oysa çıkışın yolu hukukun üstünlüğüyle üretime, üreticiye, turizmciye, esnafa sağlanacak imkânlarla mümkündür.”