Gediz’deki kirliliğin yalnızca belirli bölgeleri ilgilendirmediğini söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, havza bazlı mücadele çağrısı yaparak, “Manisa’da nehre karışan bir kirletici, Menemen Ovası’ndaki toprağa, İzmir Körfezi’ndeki denize ve sonunda hepimizin sofrasına ulaşıyor. Bu nedenle bu kirlilik artık noktasal bir sorun olmaktan çıkmıştır” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Her kurum amasız, fakatsız iş birliği içinde olmalıdır. Gediz temiz akana, İzmir Körfezi temizlenene ve topraklarımız sağlık saçana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi. Besim Dutlulu ise “Havza üzerindeki tüm belediyeler, ilgili tüm kuruluşlar bir araya gelmeli. Gediz’i, Manisa’yı ve İzmir Körfezi’ni korumak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gediz Havzası'ndaki çevre kirliliğine karşı ortak ses verdi. Dünya Çevre Günü kapsamında Manisa Saruhanlı Otel’de düzenlenen basın toplantısına Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Erk Kayabaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Tülay Yeşillik katıldı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay basın toplantısında Gediz Nehri'nde tespit edilen ağır metallerin ve kimyasal yükün yalnızca su kaynaklarını değil, tarım arazilerini, gıda güvenliğini ve İzmir Körfezi'nin ekolojik dengesini de tehdit ettiğini söyledi. Başkan Tugay, havza genelinde topyekûn mücadele çağrısı yaptı.

MANULAŞ ve SPİLAŞ Çalışanlarına 60 Bin TL’lik Promosyon
MANULAŞ ve SPİLAŞ Çalışanlarına 60 Bin TL’lik Promosyon
İçeriği Görüntüle

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çiftçi eğitimlerinden kirliliğin azaltılmasına yönelik çalışmalara kadar her alanda iş birliğine açık olduklarını belirterek “Bilimsel veriler ışığında, şeffaf ve ortak bir yol haritası oluşturalım. Havza üzerindeki tüm belediyeler ve ilgili tüm kuruluşlar bir araya gelsin. Gediz’i, Manisa’yı ve İzmir Körfezi’ni korumak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir saat süren toplantının ardından Başkan Tugay ve Başkan Dutlulu basın mensuplarının sorularına yanıt verdi.

Tugay: 401 kilometrelik yaşam koridorunu konuşuyoruz

Ortak basın açıklamasında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gediz Nehri'nin yalnızca bir su kaynağı değil, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen bir ekosistem olduğunu söyleyerek, “Bugün burada, sınırları haritalarla çizilmiş idari alanları değil; Murat Dağı'ndan doğup Ege Denizi'ne dökülen 401 kilometrelik bir yaşam koridorunu, yani Gediz'imizi konuşmak için bir aradayız. Gediz Deltası Kuş Cenneti ve İzmir Körfezi bizim için çok önemli. İzmir Körfezi’nde çok uzun yılların getirdiği bir kirlilik var. Biz biliyoruz ki İzmir Körfezi’nin ağzına dökülen Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken. Murat Dağı’nda tertemiz akan nehir daha sonra nelere maruz kalıyor, bunu görüyoruz. Bunun çok detaylı çalışılması gerekli diye bir süredir Manisa Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, MASKİ, İZDENİZ bu konuyu takip ediyor. Amacımız bizim sorumluluk alanımızda olan bölgelerde kirlilik noktalarını kaydetmek. Bu çalışmalara devam edeceğiz. Görünen o ki hem endüstriyel hem de insani ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklı kirlilik var. Çok farklı noktalarda çok farklı kirlenme süreçleri var. Biz bu konuyla ilgili farkındalık paylaşımlarını yapıyoruz ama Gediz Nehri’nin bazı unsurları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’yla ilgili. Herkes kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Bazı şeyler siyaset üstüdür. Gediz de bunun en güzel örneği” dedi.

“Temiz su hakkı ancak bütüncül korumayla mümkündür”

Gediz Havzası'ndaki herhangi bir noktada oluşan kirliliğin tüm sistemi etkilediğine dikkat çeken Tugay, güvenli su hakkının ancak havzanın tamamının korunmasıyla sağlanabileceğini söyleyerek, “En temel insani hak olan güvenli su hakkının tam anlamıyla sağlanabilmesi, havza suyunun her bir noktasında, yani bütünsel olarak korunmasıyla mümkündür. Havzada yaşayan her bir canlının, her bir vatandaşın temiz suya ve güvenli gıdaya ulaşabilme hakkı kutsaldır ve bu hakkı korumak bizim asli görevimizdir. Güvenli olmayan besinlerle beslenen insanların sağlıklarının iyi olmasını düşünemeyiz. Bütün havzanın bütüncül olarak değerlendirilmesi gerek. Gediz’in Manisa ve İzmir’in sınırlarını aşan bir yapısı var. Herkesi doğrudan ilgilendiriyor” diye konuştu.

“Yeraltı suları kirlendiğinde, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömülürüz”

Yeraltı sularındaki kirliliğin giderek arttığını söyleyen Dr. Cemil Tugay, tehlikenin boyutuna dikkat çekerek, “Eğer yüzey ve yeraltı sularımızdaki kirliliği bugün, hemen şimdi sonlandıramazsak çok yakın bir gelecekte tarımsal üretimi sürdüremeyiz. İnsanlar kuyulardan çektikleri suların temiz olduğunu düşünüyorlar ve kullanıyorlar. Yeraltı suları kirlendiğinde, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömülürüz” dedi.

Havza bazlı ortak rehber

Gediz Nehri'nin İzmir Körfezi'nin geleceği açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirten Tugay, “İzmir Körfezi'nin su kalitesini ve ekolojik dengesini belirleyen en temel unsur Gediz Nehri'dir. İzmir tarihinde hiç yapılmadığı kadar büyük bir tarama yapılıyor. Bugüne kadar 1 milyon 200 bin ton dip çamuru temizledik. Bugüne kadar bin tondan fazla deniz marulu temizledik. Körfezin suyunun temizliğini günlük olarak takip ediyoruz. Körfezi kurtarmanın yolu, öncelikle Gediz'i bir bütün olarak kurtarmaktan geçer. Maalesef tarım arazilerimizde bilinçsizce ve aşırı şekilde kullanılan gübreler ile zirai ilaçlar, sadece toprağımızın sağlığını bozmakla kalmıyor; yağmurlarla ve süzülmeyle hem nehrimize hem de yeraltı sularımıza karışarak yaşam kaynaklarımızı zehirliyor. Gediz Havzası üzerinde etkisi ve sorumluluğu olan tüm kurumlara şeffaf ve veriye dayalı bir çağrıda bulunuyorum. Gelin, bu bilimsel raporu havza bazlı ortak bir rehber altlık olarak kabul edelim. Her kurum amasız, fakatsız iş birliği içerisine girsin ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. Gediz temiz akana, İzmir Körfezi temizlenene ve topraklarımız sağlık saçana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.