İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kent gündemindeki katı atıklar sorunu ve kooperatif süreciyle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi. Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’ni kullanım için bakanlığın ek süre verdiğini, bölgenin kullanımı sakıncalı olmasa da oluşan duyarlılık nedeniyle mümkün olan en kısa sürede bu alanın terk edileceğini vurgulayan Başkan Tugay, 11 yeni alanla ilgili etüd çalışmalarının bulunduğunu ve yeni alanların tahsisi için ilgili kurumlarla ortak çalışma içinde olunması gerektiğini kaydetti. Kooperatif konusuna ilişkin de önemli bilgiler veren Başkan Tugay, kooperatif sürecinde hiçbir makama şikayette bulunmadıklarını vurguladı. İnşaatların tamamlanacağını belirten Başkan Tugay, mümkün olan en uzun vadeli en düşük ödemelerle çalışmanın yapılması için hesaplama yapıldığını, kooperatif üyelerinin üzerine yük binmemesi, masrafların azaltılması, o alanda yapılacak bazı çalışmalarla ek gelir sağlanması amacıyla en ince noktasına kadar düşünerek çalıştıklarını vurguladı.
“Siyaset üstü bir konu”
Çöp konusunun siyasete malzeme edilmemesi gereken, siyaset üstü bakılması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Metropolde yaşıyoruz. Her gün 5 bin 500 ton civarında atık çıkıyor. Atıkların bertarafı, halk sağlığı ve çevre sağlığı gözetilerek yapılması gereken bir iş. Bunun siyaseti olmaz. Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun bu konu herkesi ilgilendirir. Atık; çöpleri toplama, transfer etme ve bertaraf etme olarak üç aşamalı bir konu. Toplama aşaması kanunla, ilçe belediyelerine verilmiş bir iştir. İlçe belediyeleri, kendi sınırları içinde atıkları toplamakla yükümlü. İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda değildir. Transfer konusu, çöpleri o ilçeden alıp götürme konusu ve bertaraf etme konusu İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumluluğu ve yetkisindedir” dedi.
Mahkeme sürecini anlattı
Harmandalı’nın çöp depolama ve bertaraf alanı olarak kullanılmasıyla ilgili sonuçlanan bir dava olduğunu söyleyen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu davanın ne olduğuna herkesin bakması lazım. 2022 yılında heyelan riski var diye açılan dava ve 2023 yılında idari mahkeme kararı var ama 25 Haziran 2025’te bu karar Danıştay’ın onamasıyla birlikte kesinleşti. Bu alanı kullanamamaya başladık. İzmir’de bu dönemde neler yaptık? Bergama ve Ödemiş’te iki entegre çöp tesisi için izin alındı. 2015 yılında Yamanlar için İzmir Büyükşehir Belediyesi ÇED başvurusu yaptı ve bu süreç bir miktar ilerledi. ÇED süresince Devlet Su İşleri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir susuzlaştırma projesi yapmasını istedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu raporu hazırlattığı zaman büyük zorluklar içerdiği anlaşıldı. Uzun yıllar boyunca çok noktadan suyu çekerek burada susuzlaştırma yapılacağı ve uzun, zahmetli ve masraflı olduğu anlaşıldı. Burada öngörülen alan belediyeye ait alanlar değil. Önemli ve yüksek maliyetli mülkiyetler var. Bu süreç, bu iki nedenden dolayı durdu.”
“Sonuç almayı umuyoruz”
Tüm bunların dışında olgunlaşmış başvurular ve ilerletilmiş süreçler olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Menderes Gölova’da 2020 yılında başvuru var. Menemen Çaltı ve Yeşilpınar, Tire Karateke, Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde başvuru süreci başlatıldı ama bu başvuruların hepsi değişik nedenlerle durduruldu. Hiçbiri sonuçlandırılamadı. Başvuru yapılmadı, çalışma yapılmadı iddiası doğru değil. Bazıları siyasete malzeme edildi, bazıları da bürokratik süreçlerle durduruldu. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki evsel atık yakma tesisinin neden durdurulduğunu bilmiyoruz. Biz göreve geldiğimizden beri bu konu üzerine çalışıyoruz. 11 yeni ön etüd alanı var. Çalışma devam ediyor. Buralardan sonuç almayı umuyoruz. Harmandalı’da kayma olup olmadığına ve bu alanda depolama yapılıp yapılamacağına dair analiz raporu hazırlattık. Bu raporu üniversiteye onaylattık. Bu raporla beraber bakanlığa başvurduk. Değerlendirme sonrasında 31 Ekim’e kadar geçici olarak izin verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu süreçte bazı şartlar getirildi. Biz bu sorumluluğu aldık” sözlerine yer verdi.
“Tahsis gerek”
En doğru çözümün çağdaş, modern tesisler olduğunu belirten Başkan Tugay, “11 ön etüd alanının hiçbiri İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin atık bertaraf tesisi yapmaya uygun mülkiyeti yok. Bir kısmı maden, bir kısmı orman, bir kısmı mera alanı. Kurumların bu alanları tahsis etmesi gerek. Kendi kendimize bu tesisleri yapmak için yetki alamıyoruz. Bakanlık tarafından veriliyor. Bu süreçte her aşamada bakanlıkların, diğer kurumların onayına muhtaç durumdayız. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu süreci ilerletmekte çözmekte zorlanıyor. Harmandalı’da o bölgede yaşayanların duyduğu rahatsızlık, saygı duyduğumuz, önemsediğimiz ve dikkate aldığımız bir konu ama geçici süre ile kullanmaya zorunluyuz” ifadelerini kullandı.
İzmir’in atık yönetim planını en çağdaş, olması gereken şekliyle yapmak için çalışmalara devam ettiklerini kaydeden Başkan Tugay, şöyle devam etti: “Bugün bunları açıklama sebebim, dün Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek’in sözleri üzerine AK Partili siyasetçilerin sert reaksiyon göstermesi. Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek ile görüştük. Anladığım kadarıyla kendisi yanlış bilgilendirilmiş. Harmandalı tesisini bakanlık kapatmadı, mahkeme kararı ile kapatıldı. Yeniden açılma sürecinde bakanlık bizi de zorlayan bir süreç yürüttü ama şehrimizin sorununun çözümü için bize yol açtı. Bu süreci özellikle AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve Milletvekili Eyüp Kadir İnan yakından takip etti. Onların bu sürecin çözümünde katkıları olmuştur. Doğruların ifade edilmesi açısından söyleme ihtiyacı hissediyorum.”
Karşıyaka’da, yakın zamana kadar da Buca’da şehir içinde çöplerin birikme nedeninin, ilçe belediyelerinin çalışanlarıyla yaşadığı sorunlar olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Diğer ilçelerde böyle bir sorunun olmama nedeni budur. Bunların çözümü ile ilgili Buca Belediyesi’ni ziyaret ettim. Bugün de Karşıyaka Belediye Başkanını davet ettim. Elimizden ne gelirse katkımızı sunmaya hazırız. Üzerimize düşeni yapacağız ama kanun ve mevzuatla belirli sınırlar olduğunu kimse unutmasın. İlçe çöplerini sürekli İzmir Büyükşehir Belediyesi toplayamaz. Bunu yaptığımızda kanun önünde suç işlemiş oluruz” dedi.
“Ortak çalışmaya ihtiyacımız var”
Atıkların evde ayrıştırılması ilgili çalışma başlattıklarını da sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “Bunu mümkün olan en hızlı şekilde ilerleteceğiz. Çöpün yüzde 50’sini oluşturan geri dönüşüm atıklarını bütün şehirde toplamak üzere 2 yıllık sürede çalışmayı sonlandıracağız. Bunu yapınca sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve yakındaki şehirlerde bu işi en başarılı yapan şehir olacağız. Organik atıkların komposta dönüşmesi için ciddi hazırlığımız var. Her türlü bertaraf tesisi, yakma tesisi ihtiyacı var. Bunlar için yer tahsis edilmesi, onay verilmesi, ruhsat verilmesi lazım. Bu süreçte başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere tüm kurumlarla ortak çalışmaya ihtiyacımız var” diye konuştu.
“Bizim hiçbir makama bir şikayetimiz olmadı”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentsel dönüşüm ve devam eden yargı süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Tugay, “Kooperatif konusunda biz hiçbir makama, savcılığa herhangi bir şikayette bulunmadık. Herhangi bir bildirimde bulunmadık ve şu andaki yargılamaların tutuklu olarak yapılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.
Bazı kişilerin konuşmalarında zaman zaman adını geçirdiğini ifade eden Başkan Tugay, şunları söyledi: “Beni doğrudan veya dolaylı olarak ima ederek 'İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay göreve geldikten sonra kooperatiflerin inşaat yapmasını durdurdu. Ondan dolayı bu süreç ilerlemiyor' diyorlar. Bu konu detaylı olarak açıklanmaya ve düzeltilmeye ihtiyaç duyulan bir iftiradır. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzun yıllar önce Karşıyaka Örnekköy, Uzundere, Gaziemir Aktepe-Emrez ve Ege Mahallesi'nde bazı bölgeleri kentsel dönüşüm alanı olarak belirledi. Bir model üzerinden burada kentsel dönüşüm projelerini gerçekleştirmeye başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi modeli diye bir şey var. Bu model Sayın Aziz Kocaoğlu zamanında hayata geçirilen bir çalışma. O dönem herhangi bir alanda kentsel dönüşüm yapma kararı alındıktan sonra o alanda mülkiyeti olan yurttaşlarla yüzde 100 uzlaşma çalışması yapıldı. Yüzde 100 uzlaşma sonucu onların tapularını İzmir Büyükşehir Belediyesi üzerine aldı. Alındıktan sonra 'Biz biz burayı kanuna uygun olarak kat karşılığı müteahhitlere vereceğiz. Müteahhitler bunu yaptıktan sonra size teslim edeceğiz' dediler. Bu şekilde Uzundere'de birinci, ikinci etap yapıldı. Bu şekilde Örnekköy'de birinci, ikinci ve beşinci etaplar ihale edildi. Gaziemir'de ikinci etap ihale edildi ve bitirilmeye yakın. Ege Mahallesi'nde de ihale ile verildi. İnşaat çalışması sürüyor. Aynı dönemde ‘biz buraları müteahhitlere vermekte zorlanıyoruz' diye Sayın Tunç Soyer döneminde başka bir model uygulanmasına karar verildi. O dönem 'İZBETON'a verelim' denildi. Daha sonra İZBETON burada yüklenici oldu ama bu inşaatı kendi yapmak yerine iş insanlarına verdi.”





