CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, AKP iktidarının suni gündemlerle halkın gerçek gündeminden uzaklaşmak istediğini, Türkiye’nin bugün ağır bir ekonomik krizin içinde olduğunu belirtti.
CHP’li Coşar konuşmasının devamında şu ifadelerde bulundu;
Faize ve Yandaşa Çalışan Bütçe, Halkın Ekmeğini Küçültüyor
“Pazar tezgâhları, mutfak yanıyor. Emekli geçinemiyor, asgari ücretli ve memur ay sonunu getiremiyor, esnaf siftahsız kepenk kapatıyor, çiftçi toprağından uzaklaşıyor, sanayici fabrikasından kopuyor, gençler gelecek kuramıyor. İktidar yıllardır krizin faturasını halka kesmektedir; vergi yükü altında ezilen halk fakirleşiyor, bütçesi faize ve yandaşa çalışan ülkede milletin ekmeği küçülüyor. Bu adil bir düzen değildir, bu düzen sürdürülemez ve değişmelidir.”
Özel Okul Öğretmenleri Yoksulluğa, Baskıya ve Güvencesiz Çalışmaya Mahkûm Edildi
Genel Kurul konuşmasında özel okul öğretmenlerinin sorunlarına da değinen CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, şunları ifade etti.
“Eğitim emekçilerimizin yaşadığı güvencesiz çalışma sorunu devam etmektedir. Özel okul öğretmenleri yıllardır düşük ücretle, uzun mesaiyle, baskı, mobbing ve belirsizlikle çalışmaktadır. Öğretmenlik gibi kutsal bir meslek piyasanın insafına terk edilmiş durumdadır. Özel okul öğretmenleri için taban maaş uygulaması kaldırıldı, öğretmenler patronlar karşısında yalnız bırakıldı; aynı diplomaya sahip, aynı emeği veren öğretmenler arasında ekonomik ve sosyal uçurum yaratıldı. Bu, yalnızca öğretmenlerin değil eğitim sisteminin sorunudur, çocukların, geleceğin sorunudur. Siyasi iktidarın eğitim emekçilerinin hakkını teslim etmediği, liyakati değil kayırmacılığı meşrulaştıran bu sistem adaletsizdir. Bu adaletsizliğe ses yükselten, hak arayışında olan öğretmenlere kolluk kuvvetleri Meclis önünde müdahale etti ve gözaltına aldı. Türkiye'nin ihtiyacı baskı, korku, yoksulluk ve keyfî yönetim değildir; Türkiye'nin ihtiyacı adalet, refah, liyakat, özgürlük ve hukukun üstünlüğüdür.”
Antalya Turizmi Krizde: Maliyetler Artıyor, Rekabet Gücü Düşüyor
CHP’li Coşar, turizm sezonunun ekonomik kriz ortamından olumsuz etkilendiğini belirterek, yapıcı çözümlerin üretilmesi gerektiğini söyledi.
“İktidarın sebep olduğu krizden turizm sektörümüz de olumsuz etkilenmektedir. Antalya başta olmak üzere turizm merkezlerinde yüksek kiralar hem işletmecilerin maliyetini katlıyor hem de sektör çalışanlarının barınmasını imkânsız hâle getirmektedir. Bu durum, ciddi bir nitelikli personel göçüne yol açmaktadır. Ayrıca, turizm esnafının ekonomik krizden kaynaklı geçmiş dönemlerden devreden ve biriken SGK primi, vergi borçları sorunu devam etmektedir. Artan kiralar ve maliyetler turizm sektöründe rekabet gücümüzü düşürmektedir. Antalya turizm sezonunda hem doluluk hem de talep olarak istenilen noktada değildir. Turizmci, turizm esnafı ve emekçileriyle birlikte bağlı sektörden oluşan bu ekosistem AKP'nin yanlış politikaları yüzünden alarm vermektedir. Kültür ve Turizm Bakanı başta olmak üzere, Maliye, Ticaret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları yapıcı çözümler üretmek zorundadır. Sizlerin hatalarını bütün bir turizm sektörü ödemek zorunda değildir.”
Antalya’da tarım üreticilerinin sorunları ve yaşanan çevre katliamlarına konuşmasında yer veren Antalya Milletvekili Coşar, konuşmasının devamında şunları ifade etti;
Borçlar Ertelenmez, Faizler Silinmezse;
Çiftçi Toprağından ve Üretimden Uzaklaşacak
“Siyasi iktidar, turizmde olduğu gibi tarımda da gerçekçi, somut adımlar atmamaya kararlılıkla devam ediyor. Antalya'mızda kışın yaşanan şiddetli fırtına ve sel felaketleri, örtü altı tarımın kalbi sayılan bölgelerde binlerce dönümlük sera alanını, narenciye bahçelerini ve ekili arazileri sular altında bıraktı. Afet sonrası çiftçilerimize sunulan destekler yetersiz kaldı. Sigortası olmayanlar destekten mahrum kaldı.
Artan maliyetler nedeniyle çiftçi üretimden uzaklaşma noktasına gelmiştir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan çiftçi borçlarının faizleri silinmeli, borçlar ertelenmelidir.”
Kaş Ormanlarına Maden, EXPO’da Tarım Arazisine Beton, Antalya’da Doğa Katliamı Bitmiyor
“Tarımı ve tarım arazilerini bitme noktasına getiren iktidar Antalya'nın doğasını talan etme amacına da hizmet ediyor. Antalya'mızın doğasıyla dünyaca ünlü turizm ilçesi Kaş'ın Dere Mahallesi'ndeki ormanlık alanda açılması planlanan maden ocağına maalesef ÇED olumlu kararı verilmiştir. Pınarcık Deresi'ne 274 metre mesafede, tarım alanına sadece 4 metre uzaklıkta olan bir yere maden ocağı açılması doğa katliamıdır.
Buna izin veren yetkililer sahayı görmeden masa başında izinler vermektedir. Bu talan ve rant izni derhâl iptal edilmelidir.
İklim Zirvesi COP31'e ev sahipliği yapacak olan Antalya'mızda EXPO alanının etrafındaki 300 dönüm tarım arazisi kamulaştırılıp otopark yapılmıştır. COP31'in amacı ve ruhunu anlamayan iktidar tarım arazilerini betona teslim ediyor. Bir ülkenin geleceğini, toprağını, suyunu ve ormanlarını tek bir adamın iradesine bırakan yönetim şekli demokrasi değildir, keyfîlik ve liyakatsizliktir.”





