banner14

CHP'li Öztrak: "Bunu hak etmiyoruz!"

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Bu devlet krizinin faturası başta iş alemimiz olmak üzere hepimize çıkıyor" eleştirisini yöneltti

Gündem 09.07.2021, 15:35
CHP'li Öztrak: "Bunu hak etmiyoruz!"

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Bu devlet krizinin faturası başta iş alemimiz olmak üzere hepimize çıkıyor" eleştirisini yöneltti ve "Son dönemde gayrimenkulü çıkarınca (net yatırımda) negatife geçmişiz. Sermaye Türkiye’den kaçıyor" açıklaması yaptı.

rdu’da CHP Ekonomi Masası’nın düzenlediği toplantıda konuşan Parti Sözcüsü Faik Öztrak, hükümetin para politikasını eleştirerek "Döviz kurumuz son Merkez Bankası başkanı değişikliğinden bu yana bütün kendine benzeyen ülkelerden çok daha fazla. Bu devlet krizinin faturası başta iş alemimiz olmak üzere hepimize çıkıyor" tepkisini gösterdi.

"Türkiye demografik fırsat penceresini yitiriyor. Borç yükü 2002 seviyesini de geçti" diyen Öztrak, "Elinizde faizden başka araç yok. Vatandaşlar için cehennem oluyor" düşüncesini dile getirdi.

Öztrak, açıklamasında şunları kaydetti:

"TÜRKİYE 2023 HEDEFİNDEN UZAKLAŞTI"

Ordu, ziyaret ettiğimiz 25. il ordu. İlçelerle birlikte ziyaret ettiğimiz yerleşim yeri sayısı 55’i aşıyor. Sahadayız. Ekonomiye baktığımız zaman, Türkiye rotasından çıkmış vaziyette. Türkiye’nin ilan edilen resmi 2023 hedefleri vardı. Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın 2 trilyon dolar olması öngörülüyordu. Hedeften tam 892 milyar dolar uzaklaşmış olduk. Bu rotadan şaşmanın üç nedeni var.

PATİNAJ YAPMAYA BAŞLADIK

Türkiye özellikle 2013’e kadar dünyadaki para bolluğu ile dışarıdan yurda gelen sıcak parayı kullanarak büyüme modelini tercih etti. 2013’te ABD Merkez Bankası Başkanı ‘para basamaya ara veriyorum’ dedi. O zaman dünyada iklim değişti. Biz bu iklimi okuyamadık. Biz bu iklimi okuyamadığımız için ekonomide patinaj yapmaya başladık. Bu iklim şunu söylüyordu; artık para eskisi kadar bol değil. Sermayenin risk iştahı, hangi ülkeye gideceğini belirleyen faktör olmayacak, sermayenin hangi ülkeler doğru politikaları uyguluyor, yani endişeleri daha belirleyici olacak. Yani itici faktörler kenara çekildi, çekici faktörler, doğruları yapan ülkeler, doğru politikalar ön plana çıktı. Biz bunu okuyamadık. Aslında 2007’den beri Türkiye reform hamlesine ciddi bir ara verdi. İkinci önemli konu; özellikle 2013’ten sonra Türkiye’de bir rejim değişikliğinin düğmesine basıldı.

"PANDEMİYİ KÖTÜ YÖNETTİK"

2018’e gelindiğinde Türkiye dünyanın başka yerinde görülmeyen, garip, ucube başkanlık sistemine geçti. Bu süreçte pek çok kurum tahrip oldu. Cumhurbaşkanlığı yaklaşık 70 tane KHK gönderdi, bu 70 KHK’nın 50’si daha önce yapılmış olanları düzeltmek amacıyla yapılmış. Yani her şey çabuk bitecek, hızlı karar alınacak derken hızlı karar alınamamaya başlandı. Son olarak 2020 yılında başlayan pandemiyi biz çok kötü yönettik. Türkiye dünyada, gelişmekte olan ekonomiler arasında, bütçesinden doğrudan destek veren 2. Ülke. Buna karşılık bu pandemide GSYH’ye oranla esnafına, çiftçisine en fazla borç veren ülke oldu. Bugün onun sıkıntısını çekiyoruz. Daha önümüzdeki dönemde de göreceğiz.

TÜRKİYE DEMOGRAFİK FIRSAT PENCERESİNİ YİTİRİYOR"

Uzunca süredir Türkiye büyüyemiyor. Yüzde 5’lerden yüzde 2’lerin altına inmiş vaziyetteyiz. Bir ekonomi politikasının başarısı insanlara ne kadar iş verdiği ile ölçülür. Sadece son 2 yılda bırakın iş vereyi 2 milyon vatandaşımız olan işini kaybetmiş. Gerçek işsiz sayısı dediğimiz 2020’nin sonunda 10 milyona ulaşmış. İşsizlik oranımız da yüzde 29 olmuş. Hükümet gençlerimiz sahipsiz değil diyor. 38 üyesi olan OECD içinde okulda ve işte olmayan genç sayısı en yüksek olduğu ülke biziz. Her 100 gencimizden 30’u evde oturuyor. Ev genci, hiçbir şey yapmıyor. Bu tablonun bir sorumlusu var. Bu da 19 yıldır ülkeyi yönetenler. ‘Gençlere sahip çıkıyoruz’ diyerek bunun üstesinden gelmek mümkün değil. Oysa Türkiye’nin en büyük avantajı genç nüfusu. Türkiye genç nüfusunu çalıştırmadığından demografik fırsat penceresini hızla yitiriyor.

BORÇ YÜKÜ 2002 SEVİYESİNİ DE GEÇTİ

Credit Suis bankasının son araştırması var. Buna göre Türkiye Rusya’dan sonra servet dağılımı en kötü ülke. Nüfusun yüzde biri servetin yüzde 42’sine sahip. Bu gerçekten ülkenin ne halde olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin borç yükü azaldı diyorduk, borç yükü hızla arttı 2002 yılındaki seviyesini de geçti. Ailelerin, şirketlerin, devletin ve bankaların borç yükü çok hızla arttı ama buna karşın Türkiye’nin yeterli döviz rezervi yok. Kasası ekside. Bence bunun arkasındaki en önemli faktör merkez bankasının durumu.

En son Merkez Bankası başkanı sadece 132 gün dayanabildi. 9 ayda bir Merkez Bankası başkanı değiştirmişiz. Dünyada merkez bankası başkanları 4-5 yıldan önce kolay kolay değişmez. Biz 9 ayda bir değiştirdik. Biz niye? Faizleri yükseltiyor diye. En sonuncusunu da rezervlerde eriyen 128 milyar dolar hakkında tahkikat açtırdı diye. Sonuç ne oldu? Politika faizi yüzde 19 dünyanın en yüksek yedinci faizi. Dünyanın en yüksek 14. enflasyonu. Döviz kurumuz son Merkez Bankası başkanı değişikliğinden bu yana bütün kendine benzeyen ülkelerden çok daha fazla. Bu devlet krizinin faturası başta iş alemimiz olmak üzere hepimize çıkıyor. Türkiye’nin kredi risk primleri Arjantin’den sonra en yüksek. Bunu hak etmiyoruz.

"ELİNİZDE FAİZDEN BAŞKA ARAÇ YOK"

Deniyor ki bunun nedeni dış güçler. Buna tedbir almak için yurt dışındaki altınları Türkiye’ye getirerek rezervleri güçlendirdik. E yurt dışındaki altınlar da bizim rezervlerimiz. Yurtiçine getirerek rezervleri güçlendirmek söz konusu değil. Türkiye özellikle geçen mahalli idare seçiminden başlayarak 128 milyar dolar rezervini yok etmiş. Hem dalgalı kur rejimi uyguluyoruz diyorsunuz hem de döviz satarak dibi delik kovaya su boşaltıyorsunuz. Rezervler buharlaşıyor. Bunun ciddi maliyeti var. Sizin döviz piyasasına müdahale edip dalgalanmayı yatıştıracak elinizde faizden başka araç yok. O zaman da dayanıyorsunuz faize. Güven uyandırmanız lazım. Güvenmiyor kimse.

"VATANDAŞLAR İÇİN CEHENNEM OLUYOR"

Biz artık bunu yapmayacağız, farklı bir sisteme geçtik diyecek programı milletin ününe koyamıyorsunuz. Sonra Türk lirası pul oluyor, Türkiye dolarla ihale verilenler için, dolarla avroyla maaş alanlar için, turistler için cennet oluyor, vatandaşlar için cehennem oluyor. Bulgaristan’dan gelip bizde arabalarına benzin doldurup gidiyorlar. Türkiye’de en düşük benzin var deniyor. Güzel benzin fiyatı çok düşük, Almanya’daki asgari ücretli gelip bir asgari ücretle 2176 litre benzin alıyor. Ülkesinde de 1065 litre benzin alabiliyor. Bizim Türkiye’nin asgari ücretlisi asgari ücretle sadece 517 litre benzin alabiliyor. Bunu kimse söylemiyor. Çok açık söyleyeyim hükümet millet öz yurdunda garip, öz vatanında parya etti. Bu kadar kendi vatandaşının refahını düşünmeyip başkalarına değer veren bir yönetim anlayışı. Anlamakta güçlük çekiyorum.

"REFORMLARA ÖNCELİK VERMEMİZ GEREKİYOR"

Son dönemde gayrimenkulü çıkarınca (net yatırımda) negatife geçmişiz. Sermaye Türkiye’den kaçıyor. Bu rakamlar benim değil Merkez Bankası’nın.Bir başka önemli gösterge Eskiden bizim gibi ülkelerde yatırım yapmanın getirisi yüksekti. Bu makas yıldan yıla daraldı. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin yatırım getiri oranları yaklaştı. Bu da bizim çekici hale getirecek reformlara öncelik vermemiz gerektiğini gösteriyor.

"İŞLER İYİ GİTSE BU KADAR MALİ AF ÇIKMAZ"

19 yılda 18 mali af. İşler iyi olsa bu kadar mali af çıkarmayız herhalde. Tüm iş adamları biliyor Türkiye’nin muazzam bir potansiyeli var. Türkiye’nin iki önemli üstünlüğü var. Genç nüfus ve lojistik avantaj. Türkiye 4,5 saat uçuş mesafesi ile 58 ülke, 1,5 milyar nüfus, 22 trilyon dolarlık bir pazara ulaşıyor. Pandemi sonrasında değer zincirleri kısalıyor. Bizim lojistik konumumuzun önemi artıyor. Bunu kullanabilmek için iyi yönetilmemiz lazım.

"İSTİKRARLI BİR EKONOMİ OLMAK İÇİN İKTİSADİ EŞİTLİK ÖNEMLİ"

Dünyada daha önce Washington mutabakatı vardı. Şimdi son G-7 toplantısında Cornwell Mutabakatı ortaya çıktı. Orada diyorlar ki bu büyüme sürecinde kimseyi dışarıda bırakmamak lazım. Herkes payını almalı. Ancak o zaman hızlı büyüme sağlayabiliriz, devlet müdahaleci olabilir diyorlar. Bu yepyeni bir yaklaşım. Daha da önemlisi merkez bankaları fiyat istikrarı ile uğraşır. Şimdi ABD Merkez Bankası’nın Saint Luis’teki enstitüsü çıktı iktisadi eşitlik dedi. Merkez bankası ile iktisadi eşitliğin ne alakası var demeyin, demek ki istikrarlı bir ekonomi olmak için iktisadi eşitlik önemli.

"TÜRKİYE’NİN YANLIŞ YAPMAYA TAHAMMÜLÜ YOK"

Türkiye’nin artık yanlış yapmaya tahammülü yok. Türkiye’yi bu durumdan çıkarmak için güven sağlamak lazım. Şu anda yatırımcılar Türkiye’de kendilerini güvende hissetmiyor. Türkiye’nin en önemli açığı cari açık, bütçe açığı değildir. Tarafsız cumhurbaşkanı açığıdır. Türkiye’nin hızla istişarenin hakim olduğu güçlü bir parlamenter sisteme geçmesi lazım.

"TASARRUFLARIN BETONA YATIRILMAMASI LAZIM"

İç ve dış tasarrufların betona yatırılmaması lazım. Eğitim politikalarını paydaşlarla birlikte yeniden buluşturacağız. İşverenin talebi ile üniversitelerden mezun ettiğimiz gençlerin niteliği birbirine uymuyor. Eğitimde iş gücümüzün yarışma gücünü ve verimliliğini artıracak politika planlamasına önem vereceğiz. Dönüşüm ve destek programını uygulayacağız. Bu programla esnaf dükkanını borç kaygısı olmadan açacak, çiftçi tarlasına girecek, KOBi üretimini yapacak, işsiz iş bulacak. Bir takım kritik sektörlerde kendi kendimize yeterli olmamız gerekiyor. Aşı meselesi bunu gösterdi ileride gıda güvenliği konusunda da bunu göreceğiz.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Crystal Palace 13 16
12. Brentford 13 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Southampton 13 14
16. Watford 13 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Valencia 15 19
11. Osasuna 14 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 15 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7