Özgür Özel: "Asrın pişkinliği ile karşı karşıyayız"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3. yılı nedeniyle Kahramanmaraş'ta düzenlenen partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Gündem 03.02.2026, 14:25
Özgür Özel: "Asrın pişkinliği ile karşı karşıyayız"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, haftalık grup toplantısını bugün 6 Şubat depremlerinin merkezi Kahramanmaraş’ta gerçekleştiriyor.

Özel, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen grup toplantısında konuşuyor.

Özel'in açıklamasında satırbaşları şöyle:

"İstiklal madalyalı bu şehirde, Sütçü İmam'ın torunlarıyla birlikte, 6 Şubat'ın yıl dönümüne, 6 Şubat'a üç kala acının merkezindeyiz. Parti tarihimiz açısından, grup tarihimiz açısından istisnai, Kahramanmaraş açısından tarihinde bir ilki yaşıyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Toplantımızı Kahramanmaraş'ta yapıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz.

"KÜRSÜYÜ SIRTLANDIK KAHRAMANMARAŞ'A SİZİN BAĞRINIZA GELDİK"

Deprem bölgesinde hâlâ gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Bize dediler ki; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirmek ve her bir ilde kayıpların, acıların yaşandığı bu illerde yıl dönümünde tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, gölge kabinemizde görevli politika bakanlarımızla birlikte burada olmak istedik.

'Grup toplantısı var Salı günü' dediler. Dedik ki; Cumhuriyet Halk Partisi Meclis'i kuran partidir. Meclis sorunların tartışıldığı, görüşüldüğü, konuşulduğu yerdir. Milli iradenin tecelligahıdır, kutsal çatıdır. Eğer Meclis milletin sesini duymuyorsa, sorununu çözmüyorsa; Meclis milletin bağrının ta kendisidir dedik, kürsüyü sırtlandık Kahramanmaraş'a, sizin bağrınıza geldik.

"ALLAH BİR DAHA NE KAHRAMANMARAŞ’A NE MİLLETİMİZE BÖYLE BİR ACIYI BİR DAHA YAŞATMASIN İNŞALLAH"

Dün sabah Osmaniye’den başladık. Nurdağı ve İslahiye’den sonra bugün Kahramanmaraş’ta, günün erken saatlerinde, gittiğimiz her şehirde olduğu gibi deprem şehitliğimizi ziyaret ettik. Tarifsiz acıları bir kez daha yaşadık. Öyle şeyler gördük, öyle şeyler yaşandı, öyle şeyler yaşadınız ki; bu gerçekten insanın ömründe görüp görebileceği en büyük acılara, en büyük yaslara tanıklık ettik.

5 kişilik bir aile; anne bir tarafta, baba bir tarafta; 8 yaşında büyük babanın yanında, 6 yaşında ortanca annenin yanında, o 5 kişinin ortasında 2 yaşında bebek yatıyor. Ya da 2021 yılında aynı gün doğmuş, 2023’te 6 Şubat’ta birlikte Hakk’ın rahmetine kavuşmuş, iki ikiz kardeş ikişer yaşında yan yana yatıyor. Ne ömürler bitti hiç başlamadan, ne ömürler bitti gelinliğe, duvağa, damatlığa kavuşamadan. Askere gidip de dönemeyenler oldu, yurda gidip evine dönemeyenler oldu, yurttan dönüp evdekilerden hiçbirini göremeyenler oldu.

Bu büyük acıda, resmi rakamlarla 53 bin 537 kaybımız, 107 bin yaralımız vardı. Kahramanmaraş’ımız da; depremin merkez üssü Kahramanmaraş, 12 bin 672 kayıpla, 9 bin 243 yaralısıyla birlikte büyük bir acıyı yaşadı. Hem Kahramanmaraş’ta hem tüm bölgelerde yitirdiklerimizi Allah’tan rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve bu kahraman şehrin tamamına, tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah bir daha ne Kahramanmaraş’a ne milletimize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın inşallah.

"ARTIK EN KISA SÜREDE İKTİDAR OLMA SORUMLULUĞUMUZ VARDIR"

Sabahleyin şehitlik ziyaretinden sonra Sanayi ve Ticaret Odamızdaydım. Sanayi ve Ticaret Odamızın başkanı, odanın tüm bileşenlerini temsil eden bir heyetle bizi karşıladı. Ayrıca akademik odalara; Tabip Odasına, Eczacı Odasına, Ziraat Mühendisleri Odasına, mühendis mimarların bütün odalarına, akademik odalarına ev sahipliği yaptılar. Biz orada sağlıktan tarıma, eğitimden ulaşıma, Kahramanmaraş’ın hepinizi rahatsız eden, milletvekilimiz tarafından Meclis’te dile getirilen, örgütümüz tarafından; il başkanımız, yönetimi tarafından, ilçe yönetimlerimiz tarafından düzenli bize rapor edilen, bölgeye gönderdiğimiz milletvekillerimizin, parti meclisi üyelerimizin sürekli bildirdiği bu sorunları; gördüğümüzü, göremediğimizi konuştuk, not ettik ve bu konuda muhalefet görevimizi yapmaya devam edeceğiz.

Ancak şu kadarını söyleyelim; ana muhalefet olarak bir denetim sorumluluğumuz vardır. Eksikleri söyleme, uyarma sorumluluğumuz vardır. Ancak genel vaziyete bakınca son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim; Kahramanmaraş’a bakınca, deprem bölgesine bakınca, ülkedeki emeklilerin durumuna bakınca, çalışanların durumuna, çiftçinin durumuna bakınca, gençlerin durumuna bakınca elbette milletin verdiği görevle bir muhalefet sorumluluğumuz vardır ama memlekette hal böyleyken artık en kısa sürede iktidar olma sorumluluğumuz vardır.

Bunun için de sadece sorunları gören, söyleyen değil; bu sorunlara hangi çözümleri ürettiğimizi, geldiğimizde nasıl yöneteceğimizi, nasıl acıları dindireceğimizi, yaraları saracağımızı, nasıl Kahramanmaraş’ı yeniden kalkındıracağımızı Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizde, politika başkanlarımızla, gölge kabinemizle birlikte anlatıyoruz, çalışıyoruz, devam edeceğiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Maraş’ta ve tüm illerimizde artık sorun tespit eden değil, sesinizi duyuran değil; sizi duyan ve nasıl sorunlarınızı çözeceğini, iktidarımızda 100 yıl önce olduğu gibi işgalden kurtulmuş, yıkımdan kurtulmuş, salgın hastalıklarla baş eden, açlıkla, yoksullukla baş eden bir ülkeyi nasıl ayağa kaldırdıysak; 100 yıl sonra yine kurucumuzun önderliğinde bu ülkeyi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında nasıl birlikte ayağa kaldıracağımızı hep birlikte konuşacağız, hep birlikte başaracağız.

"132 MİLYAR DOLAR İKTİDARA GELDİĞİNDEN BUGÜNE SIRF DEPREMDE HARCASIN DİYE PARA VERİLMİŞ CEBİNE"

Şüphesiz depremin yıl dönümündeyiz. Deprem odaklı ve depremin yarattığı sorunları ve çözümlerini konuşan bir grup toplantısı olacak. Şöyle bir hatırlayalım. Biz bu felakete, biz bu felakete 6 Şubat 2023 günü sabaha karşı yakalandığımızda nasıl bir Türkiye'deydik? İki aylık bir iktidar mı vardı ne yapsın daha? Yeni gelmişler. İki yıllık bir iktidar mı vardı? Tamam iki yıldır iktidardalar ama depreme hazırlık kolay iş mi? Böyle bir mazereti olan iktidar döneminde yakalanmadık biz bu depreme. Biz bu depreme 21 yıldır Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile nasip olmayan 21 yıl süreyle üst üste tek başına koalisyon ortağı falan olmadan mazeret üretemeyecek bir süredir iktidarda olan bir süreçte bir gecede yakalandık. 21 yıldır iktidarda.

Depreme hazırlanmak için ne lazımsa vardı, ne lazımsa. Ne vardı biliyor musunuz en önemlisi? Toplumsal duyarlılık ve rıza vardı. 1999 depremi olmuştu. Üçüncü gün daha herkesin çadırı yok diye Tayyip Bey Bülent Ecevit'e en ağır sözleri söylemişti. Bir hafta sonra, bir hafta sonra, bir hafta sonra efendim hala daha millete bir çorba bir çeyrek ekmek veriyorsunuz. Nerede üç öğün sıcak yemek? Nerede şunlar nerede bunlar? Dedikleri bir süreçte topluma biz olsak şöyle yaparız biz olsak böyle yaparız onu eksik yaptılar bunu eksik yaptılar diyerek rahmetli Ecevit'e ölünce mi bırakacaksın be adam yaşlısın işte hastasın bırak ben geleyim diyecek saygısız bir dille söylerken kendi partisinin, partisinin geçmişte siyaset yaptığı partisinin kurucusu Erbakan Hocaya yaş yetmiş iş bitmiş deyip ona değil bana görev dediği bir sürede millet depremin acısı ve yaraları sarmak için uygulanan ekonomik programa tepkisiyle geldi çağırdı al yönet dedi. Toplumsal rıza tamdı depremle mücadele depreme hazırlık için.

Diğer taraftan kanuni hazırlık tamdı ve bitmişti. Hatırlayın halen demiyor muyuz 99'dan sonraki kanunla yapılan yapılar yıkılmıyor diyoruz. Deprem yönetmeliği depremle ilgili kanunlar her şey hazırdı. Üç, para lazım değil mi? Para ve kaynak da hazırdı. O günlerde iki yıllığına, iki yıllığına deyip başlayıp bugüne kadar 26 yıldır Tayyip Erdoğan'ın sürdürdüğü bugünkü adı ÖTV Özel Tüketim Vergisi, o günkü adı Deprem Vergisi. Kanunu çıkmıştı ve iki yıl alınacaktı. O günden bugüne kadar önce 21 yıllık iktidarın 3 trilyon dolar vergi topladığını söyleyeyim toplam vergi. Bu yüzyıllık cumhuriyet tarihinde toplanan verginin toplamının iki katına yakındır. Ama o günden bugüne toplanan 41 milyar sadece deprem vergisi, 41 milyar dolar toplanmış deprem vergisi. 65 milyar dolarlık özelleştirme yapmış önceden kendine kalanı satmış parayı cebine katmış 26 milyar dolar da sekiz kez çıkardığı imar affıyla yani depreme dayanıksız binalar kolonu kesilmiş çatısı bilmem ne olmuş çıkardığı imar aflarıyla da 26 milyar oradan para toplamış toplam 132 milyar dolar iktidara geldiğinden bugüne sırf depremde harcasın diye para verilmiş cebine.

"KANUNU UYGULASA O GECEDE BİR KİŞİ BİLE ÖLMEZDİ"

Bu depremde yıkıldı ya evler yapılıyor ya Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bedava verelim dedi bedava olmaz dedi ya şimdi evleri yaptım diye övünüyor ya konuşacağız toplam maliyeti kendileri açıkladı 40 milyar dolar depremin depreme şu ana kadar harcanan toplam para 90 milyar dolar devraldığı Türkiye'den bugüne kadar toplanan deprem vergisi özelleştirme ve aldığı imar affı paraları 132 milyar dolar. Para da gani gani. Yani şunu açık söyleyelim. 6 Şubat gecesi biz depreme yakalandığımız sırada eğer gelirken millete verdiği sözü tutsa kanunu uygulasa var olan parayı kullansa doğru yere bu evleri yine yapardı yıkıp kendi yapardı o gecede bir kişi bile ölmezdi. O yüzden elbette deprem Allah'tan ama buna karşı hazırlanmak kulun görevi bu memleketin vatandaşları da görevi Erdoğan'a vermiş ve o gece biz depreme hazırlıksız yakalandıysak bunu savunacak bir tane de mazeret vermemiş. Herkes bunu böyle bilecek doğrusunu bileceğiz doğrusunu konuşacağız.

Hepimiz canlı tanığıyız. Depremi duyduk Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak sabahın 9’unda mesaj çektik. İlk bulduğunuz vasıtayla deprem bölgesine gidin, nerede olduğunuzu bildirin diye. Açık tek havalimanı Adana Havalimanı’ydı, Şakirpaşa. Çoğu arkadaşımız oraya uçtular. Kara yollarından da varabildikleri yerlerle 120 milletvekiliyle ertesi gün görev dağılımını yapmış sahadaydık.

"O TALİMAT 3 GÜN GELMEDİ"

Kulağımızda ilk günün sesi şuydu: ‘Sesimi duyan var mı?’. Ama 3., 4., 5. günün sonunda kolumuzdan tutanların sorduğu bir soru vardı: ‘3 gün boyunca ordu neredeydi?’. 3 gün boyunca şanlı şerefli Türk ordusu tüm eğitimi, gencecik ve bu ülkeye adanmış yürekleriyle, bütün ekipmanlarıyla bir talimat bekledi. Bir talimat. O talimat 3 gün gelmedi.

Şimdi tarih önünde tarihi bir hesaplaşmayı ifade etmek durumundayım. 1999 depremi. Deprem olduktan birkaç saat sonra deniz birliğiyle ulaşan dönemin komutanı ‘vaziyeti gördüm’ diyor, Rahmetli Ecevit’e bir telefon açıyor. Rahmetli Ecevit derhal talimatı veriyor ve Türk Silahlı Kuvvetleri sabahın ilk ışıklarıyla 37 helikopter, 12 general, 1392 subay, 33199 erbaş ve erle sahaya çıkıyorlar. İletişim kesilmiş. 99, hangimizde cep telefonu var o zaman? Çok azımızda. 3 Iridium cep telefonu merkezi, 2 uydu yer terminali ile iletişimi sağlıyorlar. 270 saat kesintisiz uçuşla binlerce yaralı bölgeden helikopterler ve uçaklar vasıtasıyla tahliye ediliyor.

"O GÜN 10528 BU DEPREMDE SAYI 327"

Ve sonuç. Rakam söyleyeceğiz, rakam konuşacak. O deprem, bizim 1999’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin enkaz altından 10528 vatandaşı enkazdan çıkarıp hastaneye ulaştırıp yaşamda tuttuğu, çıkarıp da ölenler bu rakamda değil, 10528 kişiyi Mehmetçik çıkarıyor ve yaşatıyor. Bu depremde 3 gün duran ordu, 3 gün sonra çıkıyor ya aynı kayıt. O da TSK’da. Kurtardığı kişinin adı, soyadı, T.C.’si, hangi enkazdan çıkardın hangi hastaneye teslim ettin? O gün 10528, bu depremde sayı 327 arkadaşlar, 327.

"BU MİLLETİN YÜZÜNE NASIL BAKIYORLAR"

Eğri oturacağız doğru konuşacağız. Hani var ya orduyu çıkaralım denince sarayda danışman aklına uyup ‘orduyu kışladan çıkarmak kolaydır, geri sokmak zordur’ çıkarırlarsa yönetime el koyarlar vehmiyle, iktidarı elimden alırlar korkusuyla 3 gün 3 gün kiminiz Facebook’tan yazdınız kiminiz enkaz başında bağırdınız kiminiz gittiniz valinin yakasına yapıştınız ‘ordu nerede, ordu nerede?’. O ordu ilk gün çıksaydı, bir de karşılaştırma açısından söyleyelim bizim bugünkü depremde 53537 kişi öldü, o gün 1999 depreminde 18000 kişi öldü. 18000 kişi ölmüş 10000 kişi kurtarmışlar, 53000 kişinin öldüğü yerde 300 kişi kurtarmışlar. Basit bir oranla zamanla teknoloji de artmıştır, iletişim artmıştır, aygıtlar güçlüdür. Hiç onları düşünmeyin bu 53000 kişinin en az 33000-35000’ini Mehmetçik en kritik 24 saatte, takip eden 24 saatte, o 72 saatte kurtarabilecekken o Mehmetçik’i bir vehimle, korkuyla içeride tutanlar bugün bu milletin yüzüne nasıl bakıyorlar, ben de buna utanıyorum.

"ASRIN PİŞKİNLİĞİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

O yüzden millet çadır beklerken, Kızılay'a çadır sattıran bunlar. Millet enkaz altında yardım beklerken, cep telefonunda %2 şarj kalmış depremzedenin o telefona IBAN yollayıp para isteyen bunlar. Orduyu içeride tutan bunlar. Verdiği sözleri tutamayan bunlar. Çıkmış bir de pişkin pişkin 'Deprem, verdiğimiz bütün sözleri tutmanın mutluluğundayız. Asrın felaketini atlattık... Asrın felaketi evet Allah bir daha göstermesin ama asrın ihmali, asrın beceriksizliği ve asrın pişkinliğiyle karşı karşıyayız.

Gelelim övündüğü kısma. Öncesinde çalışmadı. Deprem sırasında arama kurtarmada çuvalladı. Diyor ki 'verdiğim sözleri tuttum'. Ne söz verdin sen? Ne söz verdin? Dedin ki 'CHP'ye oy verirseniz'... O lafı ilk duyduğumda böyle kanım akıyordu dondu. 6 Şubat'ta deprem olmuş, 8 Şubat 9 Şubat malum diyor, kimsenin aklında yok ya ne depremi? O gün bize dese, o gün dese, ya seçim var bu dönemde ne seçimi, gelin bu seçimleri 5-6 ay ileri alalım; valla Cumhuriyet Halk Partisi seçim meçim düşünmez. Adam iki gün sonra depremden 'malum 14 Mayıs'ta seçim var, sakın ha oyu başkasına verirseniz, onlar işi öğrenene kadar bir yıl geçer. Bu kardeşiniz bir yılda hepinizin evini yapacak ve sizi eve sokacak' dedi.

"270 BİN KİŞİ KONTEYNERLARDA YAŞIYOR"

Dedi mi demedi mi? Dedi. Ama, ama maalesef o günlerde kimse ona ev yapamazsın demedi. Ama o bize 'bunlar yapamaz' dedi. Şimdi diyor ki 'bize bu evleri yapamaz dediler'... Bir yılda bu evlerin yapılacağını söyleyip oy istemek, depremdeki insanların çaresizliğini görüp 'bunlar gelince işi öğreninceye kadar yapamazlar biz yaparız' diyerek insanları kandırarak oy istendi ve o istenen oyların sonucundaki iktidarı yaşıyoruz şu anda. Peki ne oldu? Bir yıl bitti. Biz buradaydık. Tüm Türkiye'de %2.7, %2.7'si bitmişti evlerin. İkinci yıl bitti tüm Türkiye'de, 11 ilde %30'u bitmişti evlerin. Üçüncü yıl bitti şimdi bitiyor, evlerin %70'i bitmiş... Şu anda da 270 bin kişi konteynerlarda yaşıyor. Osmaniye'de gittim, Gaziantep'te gittim, her şehirde konteynerda yaşayan toplam 270 bin kişi var.

Kiracılara ev yok, kiracıda para yok, eve girmeye imkan yok. Geliyor konteynerdaki elektriğini kesiyor 'çık artık'... 'Nasıl çıkacağım kiraya?' diyor. 'Depremden önce nasıl oturuyorsan otur' diyor. Dün ağladı adam. 'Lastikçiyim ben' dedi. 'Bir gelirim vardı' dedi. 'Şimdi yeniden iş buldum ama eve eşya alacak yok, ev tutacağım 15 bin lira ev, en ucuz ev 15 bin lira. Bir depozito istiyor, 3 aylık da peşin kira. Ben 60 bin lira ömrümde görmedim, nasıl çıkacağım buradan? Elektriğimi suyumu kesti' diye ağladı adam dün.

"SOKAĞA ÇIKIN MİLLETE ANLATIN BAKALIM"

Şimdi oradan 25 diyor. Bakan Kurum, milletvekillerinizin gözüne bakarak Meclis'te komisyonda 'o kadar çok ev yaptık ki' diyor. 'Şu anda deprem bölgesinde 5 bin liraya kiralık konut var kiracılar için' diyor. Dün Osmaniye'de sordum en ucuzu 15, ortalama 20. Gaziantep'te sordum en ucuzu 16-17, ortalama 20-22. Kahramanmaraş'ta soruyorum 5 bin liraya kiralık ev var mı? 10 bin liraya var mı? 15 bin liraya var mı? Burada 20 bin lira kiralık evlerin tutarı, en oturulmayacak ev de 15 bin lira ve Murat Kurum diyor ki 'Gidin deprem bölgesine 5 bin liraya kiralık konut var' diyor.

Buradan, bugün gerçi salondayız, dün iki gün meydandaydık, yarın yine meydandayız. Buradan Murat Kurum'a söylüyorum grup toplantımızda, buradan Erdoğan'a söylüyorum; öyle kapalı salonlarda, kışın ısıtıp yazın serinletip kendi seçtiklerinize bile değil, atadıklarınıza nutuk atarak bu milletin aklıyla alay etmeyin. Sokağa çıkın sokağa! Sokağa çıkın millete anlatın bakalım.

Bugün bugün itibarıyla Maraş'ta 112414 konut sözü verilmiş, teslim edilen 73956... Malatya'da %22'si bekliyor, Adıyaman'da 43'ü, Antep'te 26'sı Gaziantep'te... ve Hatay'da 254 bin konutun 153 bini verilmiş %40'ı bekliyor. İnsanlar anahtarı alıyorlar hazır değil. 'Hazır' diyorlar, hepiniz biliyorsunuz en az 100 bin lira ama çoğunlukla 300 bin lira ilave masraf edilmeden evin içine geçilemiyor. Evin çatısı akmasa borusu akıyor, borusu akmasa camı akıyor, parkesi kabarmış, boyası kabarmış. Doğru mu?"

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 20 49
2.  Fenerbahçe 20 46
3.  Trabzonspor 20 42
4.  Göztepe 20 39
5.  Beşiktaş 20 36
6.  Başakşehir FK 20 30
7.  Samsunspor 20 30
8.  Gaziantep FK 20 25
9.  Kocaelispor 20 24
10.  Alanyaspor 20 22
11.  Gençlerbirliği 20 22
12.  Çaykur Rizespor 20 20
13.  Antalyaspor 20 20
14.  Konyaspor 20 19
15.  Eyüpspor 20 18
16.  Kasımpaşa 20 16
17.  Kayserispor 20 15
18.  Fatih Karagümrük 20 9
Takımlar O P
1.  Amed SK 23 46
2.  Erzurumspor FK 23 45
3.  Esenler Erokspor 23 44
4.  Çorum FK 23 41
5.  Bodrum FK 23 39
6.  Pendikspor 23 39
7.  Bandırmaspor 23 36
8.  Boluspor 23 35
9.  Iğdır FK 23 34
10.  Keçiörengücü 23 33
11.  Van Spor FK 23 31
12.  Manisa FK 23 31
13.  İstanbulspor 23 31
14.  Sivasspor 23 30
15.  Ümraniyespor 23 27
16.  Sarıyer 23 27
17.  Serik Belediyespor 23 26
18.  Sakaryaspor 23 23
19.  Hatayspor 23 7
20.  Adana Demirspor 23 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 24 53
2.  Manchester City 24 47
3.  Aston Villa 24 46
4.  Manchester United 24 41
5.  Chelsea 24 40
6.  Liverpool 24 39
7.  Brentford 24 36
8.  Sunderland 24 36
9.  Fulham 24 34
10.  Everton 24 34
11.  Newcastle United 24 33
12.  Bournemouth 24 33
13.  Brighton & Hove Albion 24 31
14.  Tottenham 24 29
15.  Crystal Palace 24 29
16.  Leeds United 24 26
17.  Nottingham Forest 24 26
18.  West Ham United 24 20
19.  Burnley 24 15
20.  Wolverhampton 24 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 22 55
2.  Real Madrid 22 54
3.  Atletico Madrid 22 45
4.  Villarreal 21 42
5.  Real Betis 22 35
6.  Espanyol 22 34
7.  Celta Vigo 22 33
8.  Real Sociedad 22 28
9.  Osasuna 22 26
10.  Deportivo Alaves 22 25
11.  Athletic Bilbao 22 25
12.  Girona 22 25
13.  Elche 22 24
14.  Mallorca 22 24
15.  Sevilla 22 24
16.  Valencia 22 23
17.  Getafe 22 23
18.  Rayo Vallecano 22 22
19.  Levante 21 18
20.  Real Oviedo 22 16