31.08.2024, 11:41

İktidara yakın bir patron daha fazla vergi ödediğinde daha mı değerli oluyor?

Gelir Vergisi rekortmenleri listesinin ilk iki ismi Saray’a çok yakın isimlerden oluşunca, özellikle de sosyal medyada bir tartışma başladı.

Öyle ki geçen yılın Gelir Vergisi rekortmenleri sırasıyla; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar ve kardeşi Haluk Bayraktar ve Türkiye’nin en büyük ve en eski sermaye gruplarından birisi olan Koç Holding’in patronu Mustafa Rahmi Koç oldu.

Selçuk Bayraktar 1,95 milyar TL, Haluk Bayraktar 1,68 milyar TL vergi ödeyerek ilk iki sırada yer alırken, Rahmi Koç 480 milyon TL vergi ödeyerek üçüncü oldu.

Saray’ın gurur tablosu mu?

Böyle olunca da Saray medyası ve Anadolu Ajansı gibi devlet medyası aşağıdaki tabloyu gururla yaymaya başladılar. Sarayın kadrolu danışmanı, “dolar 3 TL’yi geçerse yüzüme tükürün” vecizesi ile bilinen piyasa iktisatçısı Yiğit Bulut da her zamanki gibi AKP’li bu sermayedarlara övgüler yağdırdı.

Diğer yandan, daha ziyade ulusalcı, Atatürkçü, laik ya da sosyal demokrat olarak kendini tanımlayan bazı kesimlerse Koç Grubunun Bayraktarların yarattığı istihdamın 15 katından daha fazla istihdam yarattığına vurgu yaparak Koç’u savunmaya geçtiler.

Vergi etiği açısından bu kıyaslama ne kadar doğru?

Çok enteresan değil mi? İşin aslına bakılmaksızın ülkedeki iki sermaye grubu arasında, “iktidara yakınlık” veya “daha az yakınlıktan” yola çıkılarak vergi etiği açısından kıyaslamalar yapılıyor. Oysa durum “kimin daha çok ya da daha az vergi ödediği” hususundan çok daha önemli boyutlara sahip.

Öncelikle, hem Bayraktarlar hem de Koç Grubu ödedikleri vergilere temel teşkil eden kârlardan elde ettikleri gelirlerini, adına “güvenlik ve savunma sektörü” de denilen “askeri sanayi karması” bir sektörden sağlıyorlar. Bu sektör AKP iktidarlarının, özellikle de son yıllarda, en çok yatırım yaptığı, en çok desteklediği sektör oldu.

Bayraktarlar ağırlıklı olarak İHA ve SİHA gibi insansız-silahlı hava araçları üretimi ve satışlarından, Koç (Otokar) gelirlerinin önemli bir kısmını ise karada faaliyet gösteren hafif-ağır askeri araç ya da anti terör denilen zırhlı, robotik araç üretiminden sağlıyor.

Bu durum, özünde sermaye grubu farkı gözetmeksizin ülkedeki müesses nizamın nasıl “askeri sanayi karması” sektöre doğru yöneldiğini ve devletin bu o konuda aktif rol alarak bu sektörü nasıl desteklediğini gösteriyor. Kısaca bu tür bir iktisadi faaliyetin toplum ve doğa açısından ne denli faydalı (!) olduğunu sorgulamak gerekiyor.

Bu ürünlerin ülke içindeki temel alıcısı devlet

Yani bu kişiler ödedikleri gelir vergisinin önemli bir kısmını devlete ürün satmaktan elde ettikleri gelirlerle geri alıyorlar. Ülkede emek, demokrasi ve barışın inşası yönünde verilen mücadele açısından bu gerçeğin üzerinde dikkatle düşünülmesi gerekir.

İkincisi, her iki grup da acaba kendi yarattıkları değer üzerinden mi vergi ödüyorlar? Örnek olarak bir sanayi işçisi çalışarak ürettiği değerin bir kısmını gelir vergisi olarak devlete ödüyor (KDV ve ÖTV’nin yanı sıra).

Oysa ne Bayraktarlar ne de Koç’un kendi emekleriyle ürettikleri, yarattıkları bir değer var. Bu vergileri, işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerine ödemedikleri ve adına kâr dedikleri artı değerin kendilerine dağıtılması sırasında Gelir Vergisi olarak (menkul sermaye iradı) ödüyorlar.

Kısaca, aslında bu vergilerin ödenmesine esas teşkil eden kârı (artı değeri) işçiler ürettiğinden ve kapitalist düzende üretim araçlarının sahibi patronlar olduğundan işçiler bu artı değere sahip çıkamadıkları için, bu artı değerden ödenen vergiyi de son tahlilde işçiler ödüyor.

Son olarak, “en çok vergiyi kimlerin ödediği” kadar, “bu vergilerin en çok kimler için kullanıldığı” çok daha önemli.

Toplanan vergilerden elde edilen gelirlerin, iktidarın bütçe hakkını da yok sayarak yaptığı harcamalara gittiğini, özellikle de iktidara daha yakın sermaye gruplarına ve cemaatlere; mali destekler, ballı ihaleler, sübvansiyonlar ve teşvikler olarak verildiğini, önemli bir kısmınınsa anapara ve faiz ödemelerinde kullanıldığını, daha da önemlisi bu vergilerin siyasal İslamcı otoriter bir rejimin ayakta kalması ve savaşların finansmanı için kullanıldığını biliyoruz.

Sonuç olarak

Her iki sermaye grubu da kendi kârlarını, sermayelerini ve ekonomik ve politik güçlerini büyütmek için bu vergileri veriyorlar. Bu vergi gelirlerinin, örneğin Bayraktar Grubunun İHA ve SİHA’larının Kuzey Afrika ülkelerinde dağıtılmasını sağlamak için bazı ülkelere karşılıksız bağış ya da çok ucuz faizli kredi biçiminde verildiği de ileri sürülüyor.

Özcesi, birbiriyle yarıştırılan bu iki sermaye grubunun ödediği vergiler halka daha iyi, nitelikli, ücretsiz ve kamusal eğitim, sağlık, barınma ve ulaştırma gibi temel hizmetleri fonlamak veya yoksullukla mücadele etmek amacıyla kullanılmıyor.

Bu vergi gelirleri kapalı devre bir sistem içinde kendilerine geri ödeniyor, özetle durum bu. Bu yüzden de emekçiler açısından bir sermaye grubunun “iktidara çok yakın” ya da “az yakın” olması arasında özde bir fark yok.

Anahtar sözcükler: Askeri Sanayi Karması, Bayraktar Grubu, Gelir vergisi, Koç Grubu, Nepotizm, Vergi rekortmenleri.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 19 46
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 19 41
4.  Göztepe 19 36
5.  Beşiktaş 18 32
6.  Başakşehir FK 19 29
7.  Samsunspor 19 27
8.  Gaziantep FK 19 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 19 22
11.  Gençlerbirliği 19 19
12.  Çaykur Rizespor 19 19
13.  Konyaspor 19 19
14.  Antalyaspor 19 19
15.  Kasımpaşa 19 16
16.  Kayserispor 19 15
17.  Eyüpspor 18 14
18.  Fatih Karagümrük 19 9
Takımlar O P
1.  Amed SK 22 43
2.  Erzurumspor FK 22 42
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Pendikspor 22 38
5.  Çorum FK 22 38
6.  Bodrum FK 21 33
7.  Keçiörengücü 22 33
8.  Bandırmaspor 22 33
9.  Iğdır FK 22 33
10.  Boluspor 22 32
11.  Van Spor FK 22 31
12.  Manisa FK 22 30
13.  Sivasspor 22 29
14.  İstanbulspor 22 28
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 22 27
17.  Serik Belediyespor 22 26
18.  Sakaryaspor 21 23
19.  Hatayspor 22 7
20.  Adana Demirspor 22 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 23 50
2.  Manchester City 23 46
3.  Aston Villa 23 46
4.  Manchester United 23 38
5.  Chelsea 23 37
6.  Liverpool 23 36
7.  Fulham 23 34
8.  Brentford 23 33
9.  Newcastle United 23 33
10.  Sunderland 23 33
11.  Everton 22 32
12.  Brighton & Hove Albion 23 30
13.  Bournemouth 23 30
14.  Tottenham 23 28
15.  Crystal Palace 23 28
16.  Leeds United 22 25
17.  Nottingham Forest 23 25
18.  West Ham United 23 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 23 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 21 52
2.  Real Madrid 21 51
3.  Atletico Madrid 21 44
4.  Villarreal 20 41
5.  Espanyol 21 34
6.  Real Betis 21 32
7.  Celta Vigo 21 32
8.  Real Sociedad 21 27
9.  Osasuna 21 25
10.  Elche 21 24
11.  Sevilla 21 24
12.  Athletic Bilbao 21 24
13.  Girona 20 24
14.  Valencia 21 23
15.  Deportivo Alaves 21 22
16.  Rayo Vallecano 21 22
17.  Mallorca 21 21
18.  Getafe 20 21
19.  Levante 20 17
20.  Real Oviedo 21 13