05.06.2023, 09:58

Otokrasi altında iktisadi büyüme

Bu yılın ilk çeyreğinde (Ocak-Mart) Türkiye ekonomisinin, geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla, yüzde 4 büyüdüğü açıklandı. Bir önceki çeyreğe göre büyüme ise sadece binde 3’te kaldı. (1)

Başta kötü durumdaki bütçe açığı, cari açık, enflasyon, işsizlik, dış borç stoku gibi makro ekonomik kırılganlık göstergeleri olmak üzere, ilk kez takas dahil Merkez Bankası döviz rezervlerinin ekside olması ve altın rezervlerinin azalması, CDS’in 600’ün üzerine çıkması, döviz kurlarındaki artışın sürmesi, piyasada ikili döviz kuru ve çoklu faizlerin yaygınlığı dikkate alındığında, ekonominin yüzde 4 büyümesi nasıl açıklanabilir?

İktidar cephesi bu büyüme verisini iktidarın bir başarısı ve ekonominin sağlamlığının göstergesi olarak yorumluyor.

Ancak gerçekten de ekonomi iyi durumda mı, iktidar bize doğruyu mu söylüyor, iktidar bloku ekonomi yönetiminde başarılı mı ve tek başına iktisadi büyüme verisi ekonomik başarının bir göstergesi olarak kabul edilebilir mi?

Hizmetlere, bankacılığa, ithalata ve tüketime dayalı bir büyüme

Büyüme verisinin güvenirliliğine geçmeden önce bu büyümenin ardındaki etkenlere kısaca göz atmakta yarar var.

Öncelikle, büyümenin sektörler bağlamında ağırlıklı olarak hizmetler ve bankacılık gibi finans sektöründeki büyümeden kaynaklandığı anlaşılıyor. Öyle ki bu sektörler ortalama yaklaşık yüzde 12 büyümüşler.

Nitekim bu ilk üç ayda bankacılık sektörünün toplam 211 milyar TL vergi sonrası net dönem kârı elde etmesi (2) bu büyümenin nasıl bir büyüme olduğunun bir göstergesi. Yani bankalar ciddi kârlar elde edince ekonomi büyüyor.

Sanayi ve tarım küçüldü

İkinci olarak, tarım sektörü yüzde 3,8 ve sanayi sektörü binde 7 oranında küçülmüş. Yani sanayi üretimi ve tarım küçülürken, üretken olmayan (başta bankacılık olmak üzere), hizmetler sektörü büyümüş, bu da ekonomiyi büyütmüş.

Harcamalar açısından bakıldığında ise büyümenin ardındaki en önemli faktörün yüzde 16,2’lik artışla hanehalkı nihai tüketim harcaması ve yüzde 5,3 ile devletin nihai tüketim harcaması olduğu görülüyor. Ayrıca bu süreçte ithalat yüzde 14,4 artarken, ihracat binde 3 azalmış.

Kısaca sanayi, ihracat ve tarım küçülürken, ekonomi kredilerle pompalanmış özel tüketim harcamaları, seçim harcamaları ağırlıklı devlet harcamaları, ithalat artışı ve bankacılık ve hizmetler sektöründeki büyüme ile büyütülmüş.

Nitekim hanehalkı kredi kullanımında Mart ayındaki yıllık artış oranı yüzde 78 ve özel şirketlerin kullandıkları kredilerdeki artış oranı yüzde 49 oldu ve bu eğilim Nisan ayında da artarak devam etti.(3)

Kuşkusuz böyle bir büyüme nitelikli istihdam yaratmadığı ve cari açığı ve dışa bağımlılığı azaltmayıp artırdığı gibi, gelir dağılımı adaletsizliğini de azaltmayan hormonlu bir büyüme. Kuşkusuz sürdürülebilir bir büyüme de değil.

Nitekim bu ilk üç ayda, işgücü ödemelerinin katma değer içindeki payı, EYT’lilere yapılan kıdem tazminatları ödemeleri düşüldükten sonra, sadece yüzde 33,5’te kaldı.

Otokratik yönetimler büyüme verilerini abartır

Gelelim TÜİK verilerinin gerçek durumu ne ölçüde yansıttığına. Bu kurumun güvenirliliğinin (özellikle de enflasyon verileriyle ilgili olarak) ne kadar tartışmalı olduğunu biliyoruz.

Öyle ki kurum bu yılın Nisan ayında yıllık enflasyon oranını (TÜFE) yüzde 43,7 ve aylık yüzde 2,4 olarak ilan ettiğinde, bağımsız araştırmacı bir kuruluş olan ENAG aynı aya ait enflasyonu yıllık yüzde 105,2 ve aylık yüzde 4,9 olarak açıkladı. (4)

Büyüme verileri ile ilgili olaraksa, geçen yılın Eylül ayında The Economist Dergisi’nde yayımlanan bir makale otokrasilerdeki resmi iktisadi verilerin güvenilirliği konusundaki kuşkuları artırıyor.

Özetle bu makaleye göre (5), “uydu aracılığıyla alınan gece ışıklarının analizi otoriter rejimlerin ekonomik büyüme hakkında doğruyu söylemediklerini” gösteriyor.

Uydu aracılığıyla yapılan analiz

Şöyle ki: “2002 yılından bu yana otokrasilerde açıklanan resmi ekonomik büyüme hızı batılı demokratik ülkelerdekinden ortalama iki kat daha fazla. Ancak otokratların ekonomi yönetimi iddia ettikleri gibi verimli değil. Çünkü araştırmalar, otokratların ülkelerinin ekonomik büyüme verilerini büyük ölçüde abarttığını gösteriyor”.

Dergi bu savını ekonomist Luis Martinez’in Eylül 2022’de hakemli bir dergide yayımlanan makalesine dayandırıyor. Zira bu makalesinde yazar, otokrasi ile yönetilen ülkelerdeki GSYH büyüme rakamlarını okuyucuya sunuyor. Yöntem olarak da, uydu tarafından ölçülen ülkelerin gece ışıklarının parlaklığına ilişkin verileri kullanıyor. Çünkü bunu elektrik enerjisi kullanımının bir göstergesi olarak, bunu da ekonomik faaliyetlerin yoğunluğunun bir işareti olarak kabul ediyor. Yazar bu verileri, bir uluslararası bir demokrasi gözetleme kuruluşu olan Freedom House'un ülkelerin siyasi sistemlerine ilişkin güncel verileriyle birleştiriyor.

Yarı yarıya fark

Sonuçta, Martinez uydu verilerini (batılı demokratik ülkelerin büyüme rakamlarını doğru bir şekilde bildirdiğini varsayarak), otokratik ülkelerin ekonomik büyümelerinin ve GYSH rakamlarının bunun altında mı, yoksa üzerinde mi olduğunu tahmin etmek için kullanıyor. Elde ettiği sonuçlar aşağıdaki tablodaki gibi özetleniyor.

Tablo: Ülkelere göre resmi kişi başı GSYH ve uydu ile belirlenmiş kişi başı GSYH arasındaki fark (2021) (6)

Resmi kişi başı GSYH ($)

Uydu ile belirlenen kişi başı GSYH ($)

Fark

Özgür ülkeler

37,176

36,467

% 2

Kısmen özgür ülkeler

2,952

2,305

% 22

Özgür olmayan ülkeler (Çin, Rusya, Türkiye)

8,849

4,332

% 51

Böylece, Martinez’in sağladığı verilere göre, 2002 ve 2021 yılları arasında içinde Türkiye’nin de yer aldığı “özgür olmayan” ülkelerde kümülatif GSYH büyümesinin gerçekte neredeyse yarı yarıya düşük olması yani bu süreçte kümülatif yüzde 147’lik bir büyüme yerine yüzde 76 olması gerekiyor.

Yazara göre, “veriler, otokratik yönetimlerin açıkladığı büyüme hızlarının, ülkelerinin uydu görüntülerinin öngördüğünden çok daha yüksek olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu, söz konusu ülkelerin ekonomilerinin diğer ülkelerden farklı sanayilere dayalı olması veya insanlarının daha düşük ortalama gelire sahip olmaları ile açıklanabilecek bir durum değil”.

Dergi aradaki bu belirgin farkı şöyle açıklıyor: Otokratik rejimlerin tipik özelliği resmi verileri sorgulamanın (sorgulayan açısından), son derece tehlikeli olmasıdır. Keza otokratik rejimler, yüksek büyüme oranları açıklamak zorundadır. Zira düşük ekonomik büyüme ya da küçülme ve yüksek enflasyon, yoksullluk ve işsizlik gibi olgular, toplum tarafından diktatörlerin göze alamayacağı bir yetersizlik veya zayıflık işareti olarak algılanır.

Bu nedenle de, otokratik liderler hep ekonomik durumun iyi olduğunu, kendilerinin ekonomiyi çok iyi bildiklerini, ekonomi yönetiminde son derece başarılı olduklarını, sorun çıktığında ise bunun dış güçlerin işi olduğunu söylerler. Hakim oldukları yaygın medya ağı da bu söylemi sürekli olarak tekrarlar.

Sonuç olarak

Martinez’in alternatif ekonomik büyüme ölçme yönetemine ilişkin eleştirilerimiz elbette olabilir. Bu eleştirileri saklı tutarak, ülkemizde neredeyse her dönem açıklanan yüksek ekonomik büyüme rakamlarının, tıpkı milliyetçilik ve din gibi otokrat iktidarın diğer tüm ekonomik ve sosyal sorunları gizlemek için altına süpürdüğü bir halı gibi işlev gördüğü dikkate alınırsa, The Economist’in bu iddiasını yabana atmamak gerekiyor.

Anahtar sözcükler: Demokrasi, Ekonomik büyüme, GSYH, Otokrasi, The Economist.

Dip notlar:

  1. TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023, https://data.tuik.gov.tr (31 Mayıs 2023).
  2. https://www.bddk.org.tr//BultenAylik (30 Nisan 2023).
  3. TCMB, Parasal Gelişmeler Raporu, Nisan 2023, https://www.tcmb.gov.tr (31 Mayıs 2023).
  4. TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi, Nisan 2023, https://data.tuik.gov.tr (3 Mayıs 2023); ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Nisan 2023, https://enagrup.org (3 Mayıs 2023).
  5. https://www.economist.com/graphic-detail/a-study-of-lights-at-night-suggests-dictators-lie-about-economic-growth (29 September 2022).
  6. Agm.
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 19 46
2.  Fenerbahçe 19 43
3.  Trabzonspor 20 42
4.  Göztepe 19 36
5.  Beşiktaş 19 33
6.  Başakşehir FK 20 30
7.  Samsunspor 20 30
8.  Gaziantep FK 19 25
9.  Kocaelispor 19 24
10.  Alanyaspor 20 22
11.  Çaykur Rizespor 20 20
12.  Antalyaspor 20 20
13.  Gençlerbirliği 19 19
14.  Konyaspor 19 19
15.  Eyüpspor 20 18
16.  Kasımpaşa 20 16
17.  Kayserispor 19 15
18.  Fatih Karagümrük 19 9
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 23 45
2.  Amed SK 22 43
3.  Esenler Erokspor 22 41
4.  Çorum FK 23 41
5.  Pendikspor 22 38
6.  Bodrum FK 22 36
7.  Iğdır FK 23 34
8.  Keçiörengücü 23 33
9.  Bandırmaspor 22 33
10.  Boluspor 22 32
11.  Van Spor FK 22 31
12.  Manisa FK 23 31
13.  İstanbulspor 23 31
14.  Sivasspor 22 29
15.  Ümraniyespor 22 27
16.  Sarıyer 23 27
17.  Serik Belediyespor 22 26
18.  Sakaryaspor 22 23
19.  Hatayspor 23 7
20.  Adana Demirspor 22 2
Takımlar O P
1.  Arsenal 23 50
2.  Manchester City 23 46
3.  Aston Villa 23 46
4.  Manchester United 23 38
5.  Chelsea 23 37
6.  Liverpool 23 36
7.  Fulham 23 34
8.  Brentford 23 33
9.  Newcastle United 23 33
10.  Everton 23 33
11.  Sunderland 23 33
12.  Brighton & Hove Albion 23 30
13.  Bournemouth 23 30
14.  Tottenham 23 28
15.  Crystal Palace 23 28
16.  Leeds United 23 26
17.  Nottingham Forest 23 25
18.  West Ham United 23 20
19.  Burnley 23 15
20.  Wolverhampton 23 8
Takımlar O P
1.  Barcelona 21 52
2.  Real Madrid 21 51
3.  Atletico Madrid 21 44
4.  Villarreal 20 41
5.  Espanyol 22 34
6.  Real Betis 21 32
7.  Celta Vigo 21 32
8.  Real Sociedad 21 27
9.  Osasuna 21 25
10.  Deportivo Alaves 22 25
11.  Girona 22 25
12.  Elche 21 24
13.  Sevilla 21 24
14.  Athletic Bilbao 21 24
15.  Valencia 21 23
16.  Rayo Vallecano 21 22
17.  Getafe 21 22
18.  Mallorca 21 21
19.  Levante 20 17
20.  Real Oviedo 22 16