“ABD askeri yardımları”: kime, nasıl, neden?
Orta Doğu’da Hamas’ın geçen yıl 7 Ekim’de İsrail’e karşı başlattığı saldırı ile başlayan savaş Gazze’de bir Filistinli katliamına dönüşürken, Siyonist İsrail devleti savaşı daha da tırmandırarak, İran’da olduğu gibi başka ülkelerin topraklarında üst düzey Hamas liderlerini öldürmeye başladı.
Bu gelişme bir kısım dünya kamuoyunda, “üçüncü dünya savaşının başlamasına ramak kaldığı” biçiminde yorumlanıyor.
Nerede savaş, orada ABD
Dünyadaki sıcak çatışma ya da savaş bölgelerinin hemen hemen hepsinin ortak özelliği ABD’nin (ve bazen de İngiltere, Fransa ve Almanya gibi müttefiklerinin) bu savaşlara bir biçimde dâhil olması. En son Ukrayna savaşında bu çok net bir biçimde ortaya çıktı.
ABD neredeyse 900 milyar dolara yakın askeri bütçesinin (Pentagon Bütçesi) bir kısmını dünyanın geri kalan kısmındaki ülkelerde ya da bölgelerde kullanıyor. “Askeri yardımlar” adı altında, desteklediği rejimlere ya da silahlı muhalif güçlere yaptığı bu yardımlar genel dış yardımlarının çok önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Aşağıdaki tablo 1948-2022 yılları arasında ABD’nin diğer devletlere yaptığı bu yardımların dağılımını ve bileşimini gösteriyor.
En fazla yardım İsrail’e yapıldı!

Bu tabloya göre ABD, 1948 yılından bu yana, askeri ve ekonomik yardım adı altında yapmış olduğu yardımların en büyüğünü açık ara İsrail’e yaptı. Öyle ki İsrail’e yaptığı yardım 300 milyar doları aşıyor. İsrail’e yaptığı bu yardımın üçte ikisinden fazlasının askeri yardım olduğu görülüyor.
İsrail’den sonra ABD yardımlarını en fazla alan ülke ise, ironik bir biçimde, 150 milyar doları aşan bir yardım ile Mısır. ABD yıllardır bu ülkedeki askeri diktatörlükleri destekliyor.
Yardımların üçte ikisi askeri yardım biçiminde
Listede en sonda yer alan Türkiye’ye yapılan yardım ise 80 milyar dolar civarında. Ancak bunun da üçte ikisini askeri yardımlar oluşturuyor. Ekonomik yardımların içinde ise örneğin “ABD buğdayını satın alma şartına bağlı”, ABD tarımsal üretiminin ve ihracatını güçlendiren yardımlar ön planda.
Yardımlar ABD askeri-sanayi-finans-teknoloji kompleksine hizmet ediyor
Askeri yardımlar geleneksel olarak daha ziyade askeri araç gereç, silah gibi ayni yardımların yanı sıra, günümüzde askeri robotlar ve yapay zekâ gibi modern teknoloji yatırımlarından oluşuyor. Bu da dev bir sektör haline gelen ve son zamanlarda büyük finans ve teknoloji şirketleriyle işbirliğine giren ABD “askeri sanayi kompleksi”nin gelişmesine büyük katkı sağlıyor.
ABD’de Roberto J. González adlı bir akademisyen tarafından hazırlanan “Büyük Teknoloji ve Silikon Vadisi Askeri-Sınai Kompleksi Nasıl Dönüştürüyor” başlıklı bir rapor, yapay zekâ destekli ölümcül otonom silah sistemlerinin ya da katil robotların tartışmalı yükselişini, Gazze'den Ukrayna'ya savaş alanlarında yapay zekânın nasıl işlevsel bir biçimde ölüm makinalarına dönüştüğünü anlatıyor.
González, 2018 - 2022 yılları arasında, aralarında Lockheed Martin, RTX, Northrop Grumman, General Dynamics, Boeing ve BAE Systems gibi savunma sanayi devlerinin ve Microsoft ve Amazon gibi yüksek teknoloji şirketlerinin, risk sermayesinin ve özel finans şirketlerinin Pentagon ile yaptıkları en büyük beş askeri sözleşmenin “toplamda en az 53 milyar dolarlık sözleşme tavanına sahip olduğunu” belirledi. (1)
Hegemonyayı canlı tutmak
Bu yardımlarla aslında ABD, kendi finansal sermaye, teknoloji ve meta üretimi ve ihracatını sürekli olarak artırırken, aynı zamanda emperyalist bir devlet olarak tek kutuplu dünyada mevcut pozisyonunu da korumaya çalışıyor. Zira başta hızla yükselen Çin olmak üzere BRICS ülkelerinin ayrı bir kutup oluşturma gayreti onun hegemonyasını sarsıyor.
Örnek olarak, ABD Devlet Başkanı Biden, Washington’un kendi emperyalist hesaplarıyla Ukrayna'ya ekonomik ve askeri yardım sağlıyor. Oysa Filipinler’den Vietnam ve Irak’a uzanan uzun emperyalist savaşlar tarihinin de gösterdiği gibi, Washington ulusal kurtuluş mücadelelerinin müttefiki değildir. Washington Rusya’yı zayıflatmayı, Doğu Avrupa’da genişleyen etki alanına müdahale etmesini önlemeyi ve NATO müttefiklerini sadece Moskova’ya karşı değil, NATO’nun tarihinde ilk kez stratejik odak olarak belirlediği Çin’e karşı da birlikte kullanmayı amaçlıyor. (2)
Biden’ın İsrail’in sürdürdüğü soykırım savaşına verdiği desteğin de gösterdiği gibi, ABD tüm dünyada ulusal kurtuluşun ve toplumsal devrimin başlıca düşmanlarından biridir. ABD, sefil bir statükoyu dayatmayı amaçlayan başlıca hegemondur ve bu nedenle uluslararası kolektif kurtuluşun müttefiki değil, rakibidir.
Ayrıca, ABD askeri yardımlarıyla körüklenen iç ve dış savaşlar, ABD’nin kuklası konumundaki devletlerin yardım gönderilen bölgede ya da ülkede bir savaş aparatı olarak işlev görmesini sağlarken, otoriter rejimlerin ve diktatörlerin ayakta kalmasına hizmet ediyor.
Buna karşılık ABD, bu yardımlarıyla bölgelerdeki halkların katledilmesine, ekonomilerin çökmesine, göçlere, hak ve özgürlüklerinin tamamen ortadan kaldırılmasına neden oluyor ve doğasına büyük zararlar veriyor.
Sonuç olarak
Nasıl ki ABD’yi “kurtarıcı” ya da “demokrasi havarisi” görme yanlışlığına düşmemek gerekiyorsa, aynı şekilde “düşmanımın düşmanını dostum” olarak görmek gibi tam tersi bir hataya da düşmemek gerekiyor.
Yani çeşitli şekillerde kaba anti-emperyalizm, sahte anti-emperyalizm ya da kampçılık olarak adlandırılan bir pozisyon alarak ABD’nin Çin ve Rusya gibi emperyalist rakiplerini sözde bir direniş ekseni olarak kabul etmemek lazım.
Son olarak, günümüzde ulusalcı soldaki bazılarının yaptığı gibi “jeopolitik indirgemecilik” pozisyonunu da benimsememek gerekiyor. Kısaca, çeşitli emperyalist devletlerin yağmacı doğasını görerek, bunların hiçbirini desteklememek gerekiyor.
Bu emperyalist güçler ezilen halklar ya da uluslar üzerinde çatışmaya girdiklerindeyse, bu halkların özgürlüklerini kazanmak için silahlanma hakları da dâhil olmak üzere, kendi kaderlerini tayin etme haklarını savunmak yerine, bu tür durumları emperyalistler arası rekabetin tek eksenine indirgeme yanlışına da düşmemek gerekiyor. Bu noktada emperyalist güçlerin fail, ezilen uluslarınsa mağdur oldukları unutulmamalıdır. (3)
Elbette emperyalist güçler ulusal kurtuluş mücadelelerini (eğer vekâlet savaşlarından başka bir şey değillerse) manipüle edebilirler. Ancak “jeopolitik indirgemeciler” bu olasılığı günümüzde meşru ulusal kurtuluş mücadelelerine verilen desteği reddetmek için kullanıyorlar. Bu hataya düşmemek gerekiyor.
Anahtar sözcükler: Askeri yardım, Emperyalizm, Filistin, İsrail, Jeopolitik indirgemecilik, Siyonizm, Soykırım.
Dip notlar:
- https://www.commondreams.org/news/military-industrial-complex-big-tech (17 April 2024).
- Ashley Smith, https://www.counterpunch.org/2024/05/29/imperialism-and-anti-imperialism-today (29 May 2024).
- Agm.
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Galatasaray |
19 | 46 |
2. Fenerbahçe |
19 | 43 |
3. Trabzonspor |
20 | 42 |
4. Göztepe |
19 | 36 |
5. Beşiktaş |
19 | 33 |
6. Samsunspor |
20 | 30 |
7. Başakşehir FK |
19 | 29 |
8. Gaziantep FK |
19 | 25 |
9. Kocaelispor |
19 | 24 |
10. Alanyaspor |
20 | 22 |
11. Antalyaspor |
20 | 20 |
12. Gençlerbirliği |
19 | 19 |
13. Çaykur Rizespor |
19 | 19 |
14. Konyaspor |
19 | 19 |
15. Eyüpspor |
20 | 18 |
16. Kasımpaşa |
20 | 16 |
17. Kayserispor |
19 | 15 |
18. Fatih Karagümrük |
19 | 9 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Erzurumspor FK |
23 | 45 |
2. Amed SK |
22 | 43 |
3. Esenler Erokspor |
22 | 41 |
4. Pendikspor |
22 | 38 |
5. Çorum FK |
22 | 38 |
6. Bodrum FK |
22 | 36 |
7. Iğdır FK |
23 | 34 |
8. Keçiörengücü |
22 | 33 |
9. Bandırmaspor |
22 | 33 |
10. Boluspor |
22 | 32 |
11. Van Spor FK |
22 | 31 |
12. Manisa FK |
23 | 31 |
13. İstanbulspor |
23 | 31 |
14. Sivasspor |
22 | 29 |
15. Ümraniyespor |
22 | 27 |
16. Sarıyer |
23 | 27 |
17. Serik Belediyespor |
22 | 26 |
18. Sakaryaspor |
22 | 23 |
19. Hatayspor |
23 | 7 |
20. Adana Demirspor |
22 | 2 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Arsenal |
23 | 50 |
2. Manchester City |
23 | 46 |
3. Aston Villa |
23 | 46 |
4. Manchester United |
23 | 38 |
5. Chelsea |
23 | 37 |
6. Liverpool |
23 | 36 |
7. Fulham |
23 | 34 |
8. Brentford |
23 | 33 |
9. Newcastle United |
23 | 33 |
10. Everton |
23 | 33 |
11. Sunderland |
23 | 33 |
12. Brighton & Hove Albion |
23 | 30 |
13. Bournemouth |
23 | 30 |
14. Tottenham |
23 | 28 |
15. Crystal Palace |
23 | 28 |
16. Leeds United |
23 | 26 |
17. Nottingham Forest |
23 | 25 |
18. West Ham United |
23 | 20 |
19. Burnley |
23 | 15 |
20. Wolverhampton |
23 | 8 |
| Takımlar | O | P |
|---|---|---|
1. Barcelona |
21 | 52 |
2. Real Madrid |
21 | 51 |
3. Atletico Madrid |
21 | 44 |
4. Villarreal |
20 | 41 |
5. Espanyol |
22 | 34 |
6. Real Betis |
21 | 32 |
7. Celta Vigo |
21 | 32 |
8. Real Sociedad |
21 | 27 |
9. Osasuna |
21 | 25 |
10. Deportivo Alaves |
22 | 25 |
11. Girona |
21 | 25 |
12. Elche |
21 | 24 |
13. Sevilla |
21 | 24 |
14. Athletic Bilbao |
21 | 24 |
15. Valencia |
21 | 23 |
16. Rayo Vallecano |
21 | 22 |
17. Getafe |
21 | 22 |
18. Mallorca |
21 | 21 |
19. Levante |
20 | 17 |
20. Real Oviedo |
21 | 13 |
Galatasaray
Fenerbahçe
Trabzonspor
Göztepe
Beşiktaş
Samsunspor
Başakşehir FK
Gaziantep FK
Kocaelispor
Alanyaspor
Antalyaspor
Gençlerbirliği
Çaykur Rizespor
Konyaspor
Eyüpspor
Kasımpaşa
Kayserispor
Fatih Karagümrük
Erzurumspor FK
Amed SK
Esenler Erokspor
Pendikspor
Çorum FK
Bodrum FK
Iğdır FK
Keçiörengücü
Bandırmaspor
Boluspor
Van Spor FK
Manisa FK
İstanbulspor
Sivasspor
Ümraniyespor
Sarıyer
Sakaryaspor
Hatayspor
Adana Demirspor
Arsenal
Manchester City
Aston Villa
Manchester United
Chelsea
Liverpool
Fulham
Brentford
Newcastle United
Everton
Sunderland
Brighton & Hove Albion
Bournemouth
Tottenham
Crystal Palace
Leeds United
Nottingham Forest
West Ham United
Burnley
Wolverhampton
Barcelona
Real Madrid
Atletico Madrid
Villarreal
Espanyol
Real Betis
Celta Vigo
Real Sociedad
Osasuna
Deportivo Alaves
Girona
Elche
Sevilla
Athletic Bilbao
Valencia
Rayo Vallecano
Getafe
Mallorca
Levante
Real Oviedo